Aydın ENGİN
Pek çok halkın, pek çok ulusun uzak ya da yakın tarihinde kara lekeler vardır. Pek çok devlet uzak ya da yakın tarihlerde insanlığa karşı suç işlemiş ya da suç işlenmesini özendirmiş ya da suçun işlenmesine, ardından da suçu işleyenlere göz yummuştur...
Saymaya kalksam kitap olur.
Ama yine de bir kaç örnek: ABD’nin kızılderililere uyguladığı soykırım (Peki peki, soykırım terimi uluslararası hukuk literatürüne 1948’den sonra girdi; o yüzen soykırım demekten vazgeçeyim, kırım, katliam, cankırımı terimleriyle idare edin. Ama bilin ki ben soykırım demekteyim)... Fransızların Cezayir’deki cankırımı, eski sömürgeleri Ruanda’da, Çat’ta gözyumdukları, hatta destekledikleri cankırımlar... İspanyol fatihlerin Aztek ve Maya kızılderililerini köklerini kazımacasına yok edişleri... Yine ABD’nin Vietnam’da, Irak’taki cankırımları... Çin’in Tibet ve Doğu Türkistan’da işlediği insanlık suçları... Rus çarlarının ve daha yakın tarihte Stalin’in Tatarlara uyguladığı cankırımlar... Israil’in Filistin halkına yönelen kırımları ve tabii Almanya’nın Yahudilere uyguladığı (E artık burada eşyayı adıyla çağırayım) soykırım...
Türkiye’nin yakın tarihi de benzer kara lekelerle kirlendi, kanlandı. İşte Dersim, işteKahramanmaraş cankırımı, işte Çorum, işte Hamidiye alayları gerçeğinde Kürdü Kürde kırdırma suçları, işte 1 Mayıs 1977, işte faili meçhul cinayetler...
Halkların yakın tarihleriyle hesaplaşmaları, yüzleşmeleri kolay değildir. Bilinçaltına işlemiş suçluluk duygusuyla yüzleşmek kolay olur mu! Devletler ise yukarıda örneklerini verdiğim gibi kara ve kanlı lekelere “politik ve ulusal çıkarlar” denilen iğrenç bir açıyla bakarlar. O yüzden sadece yüzleşmekten kaçınmakla yetinmezler, inkâr ederler, reddederler, üstünde tartışmayı bile yasaklamaya yönelirler...
Nitekim ABD kızılderilerilerden özür dilemedi; yarım ağız bir şeyler geveledi. Fransa Cezayir’de hâlâ ellerinin temiz olduğunu iddia etmekte. Çin, Tibetlilerden özür dilemek bir yana onları hain ilan etmek, hain göstermek için devlet aygıtının bütün kirli propaganda olanaklarını kullanmakta. İspanyollar için Maya ve Aztek halklarının kasapları Fernando de Soto, Hernan Cortez bugün de ulusal kahraman...
Peki Türkiye’nin, kendi yakın tarihindeki kara ve kanlı lekelere karşı tutumu ne?
Çok değil 15-20 yıl öncesine kadar bu soruyu sormak bile mümkün değildi. (Örneğin ben bu yazıyı sadece buraya kadarıyla bile yazsam, 1970’li yıllarda tutuklanırdım. Nitekim benzer gözükaralıkları –isteyenler enayilik diyebilir- sık sık yaptım ve sık sık tutuklanıp sıkıyönetim hapishanelerine konuk oldum).
Ancak ve ne mutlu ki değişen Dünya’da sivil hareketler gelişti; yaygınlaştı. Bilişim teknolojilerinin Dünyayı kocaman bir köye dönüştürdüğü, “Ne olmuş, ne bitmiş, kim yapmış, neden yapmış, nasıl yapmış” gibi sorular daha kolay cevaplanabildiği için bugün sadece sormuyor, tartışabiliyoruz da... Henüz özüne inemesek de, suçluları sanık iskemlesine oturtamasak da yakın tarihimizin karanlık sayfaları, kara lekeleri ile ucundan kıyısından da olsa yüzleşmeye; en azından tartışmaya başladık...
Dersim, faili meçhul cinayetler, Kahramanmaraş cankırımı bunun taze ve çarpıcı örnekleri... Devletin ağır sillesi bu konuları tartışanlara, kurcalayanlara, suçluları teşhir edenlere eskisi kadar kahhar bir şiddetle inmiyor; inemiyor.
Tersine bugün iktidardakiler ya da yüksek bürokrasidekiler bile tartışmalara bir ucundan katılıyor; en azından “Evet çok kötü olaydı ama işte o dönemin koşulları...” gibisinden “kabul ederek reddetmeye” çabalıyorlar.
* * *
1915 hariç...
Abartıyor muyum?
Hiç de değil...
Acaba Fransa (yahut bir başka ülke) parlamentosunda “Kahramanmaraş’ta sünniler kışkırtılarak ülkenin Alevi yurttaşları kitlesel kıyıma uğratıldı” ya da “1 Mayıs 1977’deki kanlı katliamının suçluları hâlâ serbest ve devlet bu konuda adım bile atmıyor” gibi bir karar almaya kalkışılsaydı Çumhurbaşkanından Başbakanına, muhalefet liderlerinden sermaye örgütlerine kadar geniş bir kesim küplere biner; Fransaya karşı yaptırım uygulamaktan söz eder; kimileri yellim yepelek Paris’e koşup lobby faaliyetine filan girişir miydi?
Peki bu neden böyle?
Devlet katında 1915 Ermeni soykırımı niye bu kadar kesin ve katı bir tabu perdesiyle örtülmekte?
İttihat Terakki’yi koskoca imparatorluğu batırdığı için alabildiğine suçlayan, genç Cumhuriyetin, İttihat Terakki kadro ve çizgisi ile hiç bir bağı olmadığını ilkokul tarih kitaplarına bile koyan devlet, 1915 için ne düşünerek “Bu suçu İttihatçılar işledi. Türkiye Cumnhuriyeti’nin bu suçla hiç bir bağı yoktur” gibi bir savunmaya dahiyanaşmıyor?
Devleti, Kürt sorununda, demokratikleşme adımları konusunda yer yer şaşılacak kadar sert eleştiren, eleştirebilen sermayadar sınıflar ve onların örgütleri 1915 Ermeni soykırımı sözkonusu olduğunda neden domuz topu gibi kenetlenip devletin yanında saf tutuyor, en azından neden susuyor?
TV tartışmalarında, gazete köşelerinde resmi görüşü savunan ya da resmi görüşe yakın duranlar niye tartışmayı “Kaç Ermeni öldü; kaç Ermeni, Suriye çölüne sağ olarak ulaştı? Sayıları 300 bin mi, 400 bin mi, 30 bin mi, 40 bin mi ” gibi kelle hesapları içine hapsetmekte özel bir özen gösteriyorlar?
* * *
Sorun 1. Dünya Savaşında Doğudaki Ermeniler arasından çıkmış silahlı güçlerin Rusyanın safında yer tutup Osmanlı ordularını arkadan vurmasının hesabının sorulması mıdır, yoksa İttihat Terakki’nin Irkçı-Türkçü ideolojisinin somutlandığıAnadolu’nun Türkleştirilmesi politikası’ının korunması mıdtır?
Karışık bir cümle mi oldu?
Peki daha yalın sorayım:
Ermeniler öldürüldüler, sürüldüler. Az ya da çok. Ama Anadolu’da hemen hemen hiç Ermeni kalmadı. Peki onlarıın malları ne oldu?
Tarlaları ne oldu. Otlakları, evleri, dükkanları ne oldu?
O dönemde ülkenin zenaat ve sanayi gücünün ve sermayesinin omurgası Ermenilerden oluşmaktaydı. (İnanmayanlar Cumhuriyet ideologu Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya” kitabını dikkatle okusunlar). O işletmelere ve servetlere kimler el koydu?
Yine mi karışık bir cümle oldu?
Peki daha da yalın sorayım:
Bugün Türkiye’nin anlı şanlı ve büyük sermaye gruplarının bir kesiminin servetlerinin kaynağı el konan Ermeni mülkleri ve servetleri midir?
“Ermeni metrukesi” pek çok sermaye grubunun geçmişini açıklamak için bir kavram haline dönüşmüştür. Acaba neden?
1915’in bu kadar koyu, bu kadar kesin ve bu kadar inatla savunulan bir tabu olmasının altında yatan canalıcı soru bu olabilir mi?
* * *
Savcılar için not: Dikkat ettiyseniz, ben bir yargı vermedim, sadece “Olabilir mi” anlamına gelen sorular sordum. Eh bu kadarı da düşünce özgürlüğüne girer ve suç oluşturmaz değil mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları






































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021