Berrin Sönmez
Açlık grevi eylemleri sürerken ıstırap çok yönlüydü. Eylemcilerin bedensel ve düşünsel ıstırapları en önemlisiydi. Onların sağlığından endişe edenlerin ıstırabı da az değildi. Cezaevi önlerinde annelerin bekleyişi, kamu gücünün bu bekleyişe dahi tahammül edemeyişi… Orantısız güç kullanımının çok ötesine geçen aşırı hoyratlıkla devletin sopası saygısızca itip kakma, gaz ve basınçlı su olarak annelerin üzerine inerken yaşanan tarifsiz acıyı hissetmeyen yoktu sanırım. Yaşanan acının çaresizlik duygusuna değil kolektif dirence, direnişe dönüşmesi ise insani olan, insana yakışandı. İnsana yakışan bu kolektif direnç, insanlıkta ortaklaşma belki tek kazanımdı. Duyarlı insanların varlığını görmenin ötesinde politik kazanç sağladı mı bu eylem biçimi ve süreci?
Sonuçta politik başarı elde edildiği söylenebilir mi, sorusuna cevap aramaya geçmeden önce kendi açmazımı açıklasam iyi olur. Şüphesiz yalnız olmadığım zihinsel ıstıraptı açmazım. Eylemcilerin siyasal taleplerini haklı bulurken, eylem biçimi olarak açlık grevini insanlık dışı gördüğüm halde bunu yazamamak. Kişisel tercih olarak yazmaktan kaçınmak ki, sansürün en kötüsüne, oto sansüre talip olmak denebilir. Şimdi eylemler sona erdi ve yazmak gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle altı aylık sürecin özetini tekrar gözden geçirmek isteyenler için Hacı Bişkin’in haberini buraya bırakayım. Sonra da içimi kemiren, dilimi ısırırcasına sustuğum bilgiyi ileteyim. Ki susmamın nedeni sadece açlık grevi yapan insanlara, duygu ve düşüncelerine saygısızlıktan kaçınmaktı.
Leyla Güven, 7 Kasım’da açlık grevini duyurmadan haftalar önce hapishanelerde yeni bir eylem dalgası başlayacağı haberi bana kadar ulaşmıştı. Bana bile geldiğine göre herkesin bildiği sırlardandı kuşkusuz. Haberin can alıcı tarafı “bu sefer ölümlü olacak” hükmünü(?) içermesiydi. Birilerinin ‘ölüme yatırılacağı’ anlamı aşikar olan bu haberin doğru olmaması, gerçekleşememesi umuduyla kendime sakladım duyduğumu. Ki büyük olasılıkla başkaları da benzer duygu ve düşüncelerle yazmamış, söylememiştir. Açlık grevi eylemi yapanlara saygısızlık olmaması için de bugüne kadar dilimi ısırmak zorunda hissettim kendimi. Artık eylemlere son verildiği için de konuşma zamanı geldi bence. Hatta konuşma zamanı değil, söyleme mecburiyeti diyebilirim. Çünkü önceden ölümlü olması planlanan böyle bir eylem dalgasının bir kere daha başka insanların yaşam hakkını, sağlığını tehdit edecek şekilde önemli bir siyaset yapma biçimi olmasını engellemek gerekir. İnsana yakışan bu eylem biçiminin insanlık dışı olduğunu görüp, göstermektir bence.
Açlık grevi eylemleri sırasında yaşamına son verenlerin anısına hürmet için bu eylem biçimini siyasi hayatımızdan çıkarmanın yollarını aramalıyız. Çeşitli cezaevlerinde Zülküf Gezen, Ayten Beçet, Zehra Sağlam, Medya Çınar, Mahsum Pamay, Yonca Akici, Siraç Yüksek ve Almanya Krefeld’de kendisini yakan Uğur Sakar’a borçluyuz bu çabayı. Bu eyleme katılan 2 bin 235 kişinin kalan ömürlerinde ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşacak olması ihtimalini hatırda tutarak itiraz etmeliyiz, açlık grevine. İtiraz etmeliyiz ki örgütler insanları bu kadar kolay ölüme yatıramasın. Politik başarı gibi görülmesin açlık grevleri. Eylemcilerin özgür iradesi, kişisel kararları gibi ifadeleri altı ay boyunca eylemler sürerken kullandık. Ben de kullandım. Sırf eylemcilerin sahsına ve siyasi taleplerinin haklılığına hürmetimden dolayı bu ifadeyi kullandım. Ancak şimdi hem eylemcilerde oluşan bedensel ve zihinsel hasarı iyileştirmek hem de tekrarlanmasını önlemek gerekiyor. Birbirimizi ve kendimizi kandırmaktan vazgeçme zamanı geldi. Bir daha yaşanmaması için artık eylemler bitmişken gerçeği teslim etmek gerek. Aylar, haftalar önce verilmiş örgütlü kararla eylemlerin peş peşe başlamasını ve Öcalan’ın önce kardeşi sonra avukatlarıyla görüştürülüp mesaj iletmesinin ardından bıçakla kesilir gibi sonlanmasına hiçbirimiz artık eylemcilerin özgür iradesi diyemeyiz. Bunu söylememeliyiz ki bundan böyle örgütlerin veya siyasi partilerin açlık grevi, ölüm orucu gibi eylemleri birer politik araç olarak kullanmasını önlemek mümkün olsun.
Eylem sürecini ve sonucunu politik başarı olarak görenlere cevabı İsmet İnönü versin. Hadi canım sen de! Bazı insanların yaşamını, büyük çoğunluğunun sağlığını kaybetmesi, kimseye bir şey kazandırmadı, kazandıramazdı da zaten. Abdullah Öcalan’ın yıllar önce hücresi değiştirilip, 25 santimetre kare küçüldüğü zaman yapılan eylemlerde onlarca gencin yaşamını yitirmesi de kazandırmamıştı. Şimdi de kardeş ve avukat görüşmesiyle tam iktidarın işine yaradığı zaman, tam iktidarın ihtiyaç duyduğu mesajları iletmiş olması da politik başarı değil. Kürt siyasetine bir şey kazandırmadı, Öcalan tecridinin kalkması gibi bir sonuç bile vermedi. Çünkü iktidar cenahından tüm mahkum ve tutukluların ve bu arada Abdullah Öcalan’ın da yasal haklarına riayet edileceğine dair bir açıklama gelmedi. Tecrit politikasının hata olduğunu, bu hatadan vazgeçileceğini taahhüt eden devlet yetkilisi çıkmadı.
Devlet, iktidar açısından bir başarı olduğu da söylenemez. Tersine açlık grevi eylemlerinin tekrarlanmasına yol açan hukuksuz siyasi kararları yol açmıştı, bu altı aylık sürece. Söylediğini yutan, haksızlıklarını tekrar eden ve bu tekrarlar neticesinde giderek daha fazla hak ihlali yapan devlet görünümü verildi yine. Oy hesabıyla tecrit politikasına mola vermesi ceberut devlet uygulamalarının ve AKP iktidarının Kürt politikası karnesini iyileştirmedi. Basın ve kamuoyu nezdinde imzalanmış olan Dolmabahçe Mutabakatı’nı bile kolaylıkla inkar edebilen iktidar, hiçbir söz vermemişken tecridin bittiğine, biteceğine kimse inanmaz. Kaldı ki toplumsal barış ve Kürt Meselesinin demokratik çözümü önündeki tek engel de tecrit değildi zaten. Devlet aygıtını hukuk sınırları içinde işletmeyen siyasi iktidar da açlık grevlerinden, ölümlerden en az örgütler kadar sorumlu. İktidar partisi, basit oy hesaplarıyla yüzyılın sorunlarına yüz yıllık yanlış politikalarla yaklaşmaktan vazgeçmedikçe de sorumluluğu bitmez. İşte bu yanlış politikalardan vazgeçilmedikçe de demokrasiye hizmet edilmez. 27 Mayısı, Adnan Menderes’i anmakla, Yassıada’yı demokrasi sembolü yapmakla, laf üretmekle olmaz. Yanlıştan dönmekle olur. Ve şayet yanlış Kürt politikalarından vazgeçilirse belki günün birinde İmralı da eşitlik müzesine dönüşür.
Bir mesele daha var ki iktidara, devlete, yönetenlere karşı sözümüzü söylemek kolay da örgüte karşı Kürt siyasetinin direnmesi zor. Bu nedenle Türkiye siyaseti, iktidarın yaptığının tem tersi bir politika üretmeli. Ülkenin, toplumun, insanın yararını hedefliyorsa HDP’yi sarıp sarmalamalı, örgüt karşısında yalnız bırakmaktan vazgeçmeli, siyasi partiler. Hem devletin hem örgütün kıskacında siyaset yapamaz hale getirilen Halkların Demokratik Partisi, şüphesiz pek çok yanlışına ve açlık grevi eylemlerini sahiplenip tecrit molasını politik başarı olarak görmesine rağmen demokratikleşme ihtimalinin en büyük aracı olan Kürt siyasetinin temsilcisi. Bir çözüm ve barış umudu için HDP’nin varlığı olmazsa olmaz koşullardan. Keşke ülkedeki bütün siyasi partiler ve HDP de bu gerçeği artık görebilse. Gücünü silahından, teröründen alanların dayattığı hak ihlallerini ve demokratik olmayan politikaları benimsemekten kurtulması için desteklenmeli HDP.
Not: Teşekkürler İYİ Parti
Fikri takip adına 14 ve 16 Mayıs tarihlerinde İYİ Parti’ye yönelik nafaka önerisinin geri çekilmesi çağrımın karşılık bulduğunu belirtmek isterim. 23 Mayısta Sayın Meral Akşener inisiyatifiyle önerinin geri çekildiğini öğrenmek tüm kadınları sevindirdi. Sürecin devamında kadın taleplerinin desteklenmesi umudu verdi. Eleştiri ve itirazlara duyarsız kalmayarak demokratik siyaset için de umutları yükselttiği bir gerçek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları


























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025