Cemil KOÇAK
Elbette eski bir sosyalist olarak bendeniz de son zamanlardaki eski ve yeni sosyalistlerin ve hala sosyalist kalanların sosyalizme ilişkin tartışmalarını izledim, izliyorum; lâkin benim kapitalizmime yönelik bazı haksız ithamları da yanıtlamak isterim.
İyi oldu; sosyalizmden geriye ne kaldı tartışmasının açılması. Bir kısım eski sosyalist, benim de katıldığım şekilde hiçbir şeyin kalmadığını, aksine geride kalanın bir avuç yıkıntıdan ibaret olduğunu yazınca, hala sosyalist kalmakta ısrar edenler biraz bozuldular. Kimisi esasta bu görüşle mutabık olduğunu açıklasa da, gönlünden geçenin bu olmadığını, hatta sosyalizmin yeni bir ateşe ihtiyacı olduğunu yazmaktan kendisini alamadı. Evet, teori de, pratik de hiç parlak değildi; zaten daha işin başlangıcında bunun böyle olduğunu söyleyenler ve yazanlar olmuştu; lâkin siyasette başarı, her türlü teorik tartışmaya muhakkak üstün gelirdi ve Bolşeviklerin iktidara gelmeleriyle birlikte bu sesler kısaca “dönek” olarak susturuldu. Meseleye böyle yaklaşanlar, geçmişi sert bir eleştiri süzgecinden geçirmeden ileri bir adım atmanın imkansızlığını teslim etmekle birlikte (ki buraya kadar anladığım kadarıyla akıllarıyla konuşuyorlar), hemen ardından gönüllerine yatıramadıklarını da ifşa ediyorlar: sosyalizmin değerleri hala taşınmaya lâyıktır. Olabilir; lâkin sosyalizmin pek çok değerini sosyalist olmayan başkaca siyasal görüş ya da akımlar da zaten paylaşıyorlar. Yani kapitalizme karşı çıkan ya da kapitalizme karşıt olanlar muhakkak sosyalist olmak zorunda olmadıkları gibi, tarihsel olarak da böyle bir şey hiç olmadı. Ne yani anarşistlerin siyasal ve etik değerleri, sosyalistlerinkinden daha mı düşük? Fakat zamanında niçin anarşist olduk diye bir yazıyı nedense okuma fırsatım olmadı henüz. Kapitalizme karşı çıkmak isteyenlerin yüreğine su serpmek isterim; buradan muhakkak sosyalist olunması gerekir diye bir sonuç çıkmaz. Başkaca seçenekler de bulunmaktadır. Hatta bazıları sosyalist düşünüşün temel değerlerini paylaşmaktadır.
Çarlar devrimi ele mi geçirdi
Bir başka tez, aslında bütün bu olup biten sosyalizm macerasının gerçek olmadığı yönünde ki, bu tezin SSCB ile bütünüyle doğu Avrupa sosyalist modeline yönelik hayli eski bir eleştiri olduğunu hatırlamamazlık edemeyiz. Evet, doğru hatırladınız, hani şu çarlar sosyalist iktidarı devirip de yeniden işbaşına gelmişlerdi. Bir tek Çin’de, birazcık da Arnavutluk’ta saf bir sosyalist iktidar kalmıştı. Neyse uzatmayalım, neticede bütün sosyalist pratik bu görüş açısından şiddetle eleştirilmeyi hak etmişti. Çünkü onun sosyalizmi bu değildi. Onun sosyalizmi hiçbir zaman uygulama imkânı bulamamıştı. Şu olmuştu, bu olmuştu; iktidarı alan işçi sınıfı ve partisini birileri, bazıları yolunu bulup iktidardan uzaklaştırmış ve aslında sosyalist olmayanlar, adı sosyalizm olan bir sistemi inşa etmeye başlamışlardı. Bunu da bütün dünyaya sosyalizm adına satmışlardı ustaca. Belki de sosyalizmi kitlelerin gözünden düşürmeyi sağlamak ve başarısızlığa mahkûm etmek için kahrolasıca kapitalist dünyanın ve onun istihbarat örgütlerinin yeni bir komplosuyla karşı karşıya kalınmıştı. Ajanlar devşirilmiş ve zamanı geldiğinde de iktidar onlara teslim edilmişti. Tabii saf ve masum işçi sınıfı ile emekçiler bunun farkına asla varamamışlardı. Ne hazin bir tecelli, tabiî sosyalizm adına.
Kabahat teoride değil, pratikte
İşte olan biten buydu; bu teze göre gerçek sosyalizm hiçbir yerde hiçbir zaman gözle görülmediğinden asla eleştiri konusu da olamazdı. Herkesin sosyalizmi tabiî yine kendisine ait olduğundan, biraz tuhaf bir teori oldu ama şimdilik olsun bakalım, gönlünden geçene ait olduğundan. İşin tuhafı bu tezi savunanların kapitalizm konusunda hiç de tolerans göstermemeleridir. Oysa kapitalizmi hiç kimsenin eleştirmesine izin veremem; son zamanlarda anladım ki, meğerse benim bir zamanlar kıyasıya eleştirdiğim kapitalizm, gerçek kapitalizm değilmiş; evet değilmiş, yanılmışım, feci halde yanılmışım. Kapitalizmin tarihine, gerçek özüne yeniden eğildim, birden fark ettim ki, kabaca iki yüzyıl kadar geriye uzanan bu sistemin hiçbir kabahati yokmuş, kabahat teoride değil, sadece kapitalizmin uygulanmºasındaymış maalesef; eğer yakın bir zamanda uygulamada radikal değişiklikler olursa, yani kapitalizmin özüne, saf haline, teorinin gerçeğine geri dönülebilirse, bu takdirde kapitalizmin ortaya çıkardığı ve sertçe eleştirilen bütün yönlerini ortadan kaldırmak ve onu yeniden diriltmek mümkünmüş.
Kapitalizm insanlığın kurtuluşu olarak tasarlanmıştı
Evet, aynen böyle; kapitalizmin eşitsizlikçi yapısından mı şikâyetçisiniz, yarattığı adaletsizlikler mi sizi rahatsız ediyor, çok zenginlerin yanında fakirlik mi vicdanınızı yaralıyor, tarihsel boyuttaki geniş sömürü ilişkilerinden mi muzdaripsiniz, uluslar arası tekelci sermayenin siyasi ve ekonomik gücünün ve hegemonyasının yarattığı sonuçlardan mı üzüntü duyuyorsunuz, emekçi kitlelerin her geçen gün daha çok sömürülmesi mi sizi rahatsız ediyor; kapitalizme yönelik öfkenizi kontrol ediniz lütfen. Çünkü bu gördüğünüz kapitalizm, gerçek kapitalizm değildir, kapitalist atalarımızın bize bıraktığı teoriden kaynaklanan bir sistem hiç değildir. Zamanını tam olarak henüz saptayamadım; fakat sürecin bir anında maalesef uygulama teorinin dışına çıktı. Nasıl mı? Aslında kapitalizm, insanlığın kurtuluşu olarak tasarlanmıştı, kurucu atalar, onu eşitliğin, adaletin, özgürlüğün tasarımı olarak kurmuşlardı. Ne var ki, uygulamada bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler felsefesi yerini yüksek gümrük duvarlarına; serbest rekabet felsefesi ise yerini tekelciliğe kaptırdı. Dahası bazı üçüncü dünya ülkeleri zamanı gelmediği halde kapitalizmi bir gelişme ve kalkınma ideolojisi haline getirerek içini boşalttılar ve onu gerçek özünden uzaklaştırdılar. Bütün bunlar o kahrolasıca uygulayıcılara ait olan günahlardı; fakat asla sistemin özüne uygun değildi. Bunu anladığımda çok utandım ve kapitalizme yönelik bütün eleştirilerimi geri almak zorunda kaldım. Olmayan bir şeyi eleştirmekten adeta hicap duydum. Bir gün eğer kapitalizm gerçekten uygulamaya konulabilirse, ancak bu takdirde eleştiri hakkımı kullanmaya karar verdim, fakat o gün gelinceye dek ona yönelik bütün eleştirileri göğüslemeye kararlıyım; benim kapitalizmim sizin bildiğiniz ve eleştirdiğiniz şey değildir, siz başkalarının kapitalizmini, yanlış kapitalizmi eleştiriyorsunuz arkadaşlar; bu bakımdan da haklı değilsiniz.
Hakiki Kemalistler de dert yandılar
Bu tartışmaya birden kendilerini hakiki Kemalistler olarak tanımlayan bir grup da katıldı; ben biraz uzaklarındaydım, fakat kulak misafiri oldum. Günümüzde Kemalizme yönelik eleştirilerin haksızlığından söz ediyorlardı kendi aralarında. Biri, galiba grup lideri olan şahıs, bu eleştirilerin haksızlığından uykularının kaçtığını anlatırken birden ilgimi çekti konuşmaları. Haklı olabilirdi; nitekim reel Kemalizme yönelik eleştirilerin haksızca kendilerine yöneldiğini anlatıyordu. Oysa Kemalizm hiçbir zaman doğru uygulama şansı bulamamıştı ki. O halde niçin eleştiriliyordu? Yüksek sesle anlatan şahıs, Kemalizmin teorik doğrularının maalesef pratikte ehil olmayan ellerde perişan olup gittiğinden söz ediyordu ki, haklı gibiydi. Maalesef Atatürk’ten sonra, hatta Atatürk döneminde dahi teorinin özü korunamamış, Atatürkçü dünya görüşü, onu anlayamayanların ya da yanlış anlayanların elinde sönmüştü. Bugün içinde bulunduğumuz ve hayli karamsar ifadelerle betimlediği siyasal gündemin tamamen bu nedenle oluştuğunda ısrarlıydı. Kemalizmi yaşatması gereken kadrolar reel Atatürkçülük adı altında aslında ona ihanet etmişlerdi. Halkımıza Kemalizmin gerçeğini yeniden anlatmak gerekiyordu. Yani daha yolunda başında idik; hepimize çok önemli görevler düşüyordu. Özellikle Kemalizmi doğru anlayanlar için gelecek aydınlık ve güvenliydi. Yanlarından ayrıldığımda kafamın içi dopdoluydu; bana reeli değil fakat gerçeği anlatacak olanları aramaya çıkmaya karar verdim; yolum uzun, sarp ve dolambaçlı olabilirdi; ne var ki, inancı hiçbir güç sarsamaz.
Nasyonal- Sosyalistler de itiraz ediyorlar
Geçenlerde Alman nazilerini eleştirirken, sanırım neo-nazilerden biri karşıma çıktı ve eleştirilerimin haksızlığını yüzüme vurdu. Önce şaşırdım ve sarsıldım, ardından söylediklerini anlamaya çalıştım. Sanırım özetle şöyle bir savunma yaptı; nasyonal-sosyalizme karşı yapılan eleştiriler ve saldırılar, en azından tıpkı sosyalizme karşı yapılanlar kadar haksızdır. Sizler dedi ve devam etti, aslında nasyonal sosyalizmi eleştirmiyorsunuz, onun reel halini eleştiriyorsunuz. Fark mı var dememe kalmadı; elbette diye devam etti, uygulama başkadır, teori bambaşka. Hayli dertli görünüyordu; tarihsel ve reel nasyonal sosyalizmi gerçeğiyle karıştırmamak gerektiğinden söz etti. Maalesef iktidara geldikten sonra dejenere olmuş bir siyasal görüşten söz ediyorduk. Eğer teori olduğu gibi uygulama şansına kavuşsaydı, bugün nasyonal sosyalizme karşı yapılan saldırıların hiçbiri olmazdı. Fakat tarihsel bir trajedi söz konusuydu; sonra ben de hatırladım o anlattıkça, her şey mükemmel başlamıştı; tâ ki SS’ler SA’ların yerini alıncaya dek. İşte tarihin bu kırılma ânı, bütün ideolojinin eksiksiz ve özüne uygun uygulanma şansını almış da götürmüştü. Nereye götürdüğünü sormadım; fakat muhatabımın derdini anlamıştım. SA’ların uygulamaya başlayacakları fakat bu şansı SS’ler yüzünden ellerinden kaçırdıklarını ben de anlamıştım artık. Nasyonal sosyalizmin reel haline bakarak hakkında olumsuz yargıda bulunmak çok büyük bir haksızlık olurdu, oluyordu. Muhatabım gelecekteki saf haldeki nasyonal sosyalizmin ütopyasını da anlatmaktan çekinmedi. Etkilenmediğimi söylersem doğru söylememiş olurum. Gençti, daha önünde uzun bir hayat vardı; belki de gelecek kuşaklar onun nasyonal sosyalizmini nasıl hayata geçirdiğini görme şansına sahip olabilirlerdi. Kendisine başarılar dileyerek yanından ayrıldığımda, arkamdan hala reel nasyonal sosyalizme sövüp duruyordu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları



































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2016
3.02.2016
26.03.2016
19.03.2016
13.03.2016
5.02.2016
28.02.2016
20.02.2016
13.02.2016
7.02.2016