İbrahim Kahveci
Yaşadığımız bir kriz mi , yoksa bir buhran mı?
Sorunun cevabını bulamazsak çözüme de ulaşamayız. Eğer yaşadığımızın bir ekonomik kriz olduğunu dahi kabullenmekte zorluk çekiyorsak, buhrana yönelik dönüşüm ve değişim reformlarını hiç yapamayız.
Zaten yapamıyoruz da.
Yıl 1994: 1987 bazlı GSYH hesap yöntemine göre ekonomimiz yüzde -6,1 küçülüyor. Lakin ertesi yıl yüzde 8,0 büyüme ile kriz öncesinin de yüzde 1,4 üzerine çıkıyoruz.
Yıl 1999: Ekonomimiz yüzde 3,39 küçülme yaşıyor. Oysa ertesi yıl yüzde 6,64’lük büyüme ile kriz öncesi seviyenin de (1998) yüzde 3,03 üzerine çıkıyoruz.
Yıl 2001: Ekonomimiz yüzde -5,96 küçülüyor. Ardından 2002 yılında yüzde 6,43 büyüme geliyor. Böylece kriz öncesinin de yüzde 0,08 üstüne çıkılıyor. Hatta 2001 krizinde toparlanma sonraki izleyen yıllarda yüzde 5,61, 9,64, 9,01 gibi büyüme oranları ile adeta tarihe karışıyor.
Yıl 2008 III ve IV ila 2009 I ve II dönemler: Ekonomi yüzde -6,32 daralıyor. Ardından 2009 ikinci yarısından 2010 yılının ilk yarısına yüzde 3,89 büyüme geliyor. 2010 yılı büyümesi ise yüzde 8,49 ila 2008 yılının yüzde 3,38 üzerine çıkılıyor.
***
Yaşadığımız son kriz de yıl başında değil, yıl ortasında başladı. 2018 yılı III. dönem yüzde 2,3 büyüme görülse de aslında kriz başlamıştı. Böylece 2018 III ve IV ila 2019 I ve II dönemlerde ekonomi bir önceki aynı döneme göre yüzde -1,06 küçüldü. Yıllık olarak ise 2018 yılını yüzde 2,83 büyüme ile kapattıktan sonra muhtemelen 2019 yılını da küçük bir büyüme ile kapatacağız. (2019 yılı ilk 3 dönem itibari ile yıllık küçülme sadece yüzde -0,66)
O zaman neden bu kadar ağır bir kriz edebiyatı yapıyoruz. Hatta bırakın krizi, bunun bir ekonomik buhran olduğunu ileri sürüyoruz?
Burada elbette TÜİK’in hesap sisteminin önemli etkileri bulunmaktadır.
Bir örnek verelim: Sanayi üretim endeksi 2019 III. çeyrekte iki yıl öncesi olan 2017 III. çeyreğe göre sadece yüzde 0,8 artış gösteriyor. Ama GSYH hesabında sanayi sektörü büyümesi 2017 III. çeyreğe göre yüzde 2,72.
Bir başka örnek ise sanayi üretimi ve elektrik tüketimi: EPDK verilerine göre lisanslı elektrik tüketimi ocak-eylül 2019’da yüzde -2,50 azalıyor. Sanayi sektöründe kullanılan elektrik ise yine aynı dönemde yüzde -5,23 düşüyor.
Ama diğer yandan bakıyorsunuz ki, ocak-eylül 2019 toplamında sanayi üretimi sadece yüzde -2,67 azalmış. Elektrik tüketimi yüzde 5,23 azalırken sanayi üretimi yüzde 2,67 azalıyor. Aynı sanayi üretimi GSYH hesabında ocak-eylül döneminde sadece yüzde -1,67 azalıyor.
l Elektrik tüketimi -5,23
l Sanayi üretimi -2,67
l GSYH sanayi -1,67
Yolculuk size de nasıl geldi? Hesaplar arasında uyum nasıl? Ne dersiniz? Kriz bile yok değil mi?
Ekonomiyi toparladık, iyi veriler geliyor denilen son 3 aya bakalım:
Ekim ayında elektrik tüketimi yüzde -0,97 ve kasım ayında da yüzde -1,08 yine düşmüş. Nitekim benzer sonuçlar kısmen ihracat rakamlarından da geliyor. Son üç ayda (Eylül-Ekim-Kasım) ihracat 45 milyar 593 milyon dolar ile sadece ve sadece yüzde 0,06 artı (26 milyon dolar).

Cumhurbaşkanı Erdoğan iki gün önce ülkenin yeniden büyüme dönemine girdiğini söylüyor. Verdiği örneklere bakalım:
l Kapasite Kullanım Oranı yüzde 77,2’ye yükselerek son 15 yılın zirvesine çıktı.
l Sanayi üretimi ekim ayında yüzde 3,8, perakende tüketim ise yüzde 5,9 artış gösterdi.
l Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam son iki ayda 103 ve son 4 ayda 212 bin artışla işsizlik oranı gerileyerek yüzde 13,9 oldu.
l Borsa 110 bin seviyesinin üzerine çıkarak son 1,5 yılın zirvesini gördü.
Ve şöyle tamamlıyor: “Tarihi bir rekordur bu. Tüm bu gelişmeler işlerin yolunda gittiğini, ekonomik toparlanmanın hızlı bir şekilde sürdüğünü bizlere gösteriyor.”
***
Kapasite kullanım oranı son 15 ayın en yüksek seviyesine çıktı aynı zamanda da sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 arttı.Buna rağmen şu soruyu sormamız lazım: Sanayi üretimi 2017 ekim ayında 123,3 endeks seviyesinden 2018 yılında 115,6 endekse düştü. Ve bu yılın ekim ayında yüzde 3,8 artışla 120,0 endekse yükseldi. Dikkat ederseniz sanayi üretimi halen 2017 ekim ayına göre yüzde 2,7 daha aşağıdadır.
Keza aynı durum perakende sektörü içinde geçerlidir. 2018 yılı ekim ayına göre tüketim yüzde 5,9 artmıştır ama bu artışa rağmen tüketim 2017 yılı ekim ayına göre yüzde 2,0 daha düşüktür.
Kısaca hem üretimde hem de tüketimde daha 2017 yılının gerisindeyiz. Ama sadece ve sadece baz etkisi ile yaşanan kısmi toparlanmayı “Ekonomide işlerin yoluna girdiği şeklinde” Tablo 2’de sunuyoruz.
***
Elbette bütün bunların dışında asıl önemli nokta İNSANDIR.
Bu krizde İNSANIMIZ ne durumda? İş var mı? Ekmek var mı? Sofrada yemek var mı?
Evet, işsizlik mevsim etkilerinden arındırıldığında temmuz ayında yüzde 14,2 seviyesindeyken, eylül ayında yüzde 13,9’a düştü.
Fakat size ilginç bir noktayı vermeden bu durumu anlatamayız.
Son 1 yılda (Eylül 2018-2019) işgücü piyasası sadece 210 bin kişi artmış. Oysa geçen yıl bu sayı (Eylül 2017-2018) 602 bin kişiydi. İki yıl önce ise 1 milyon 113 bin kişi. Eylül 2015-2016 döneminde ise 816 bin kişi. Yani bu yıl hariç tutulduğunda yıllık işgücü artış ortalaması 844 bin kişi.
Ama ne hikmetse bu yıl 210 bin kişi artıyor. Bu ne anlama geliyor?
Bakınız son 1 yılda (Eylül 2018-2019) 607 bin kişi işini kaybediyor. Buna ek olarak işgücü piyasasına yeni gelen 210 bin kişi de direkt işsizler hanesine yazılmış oluyor ve böylece toplam işsiz sayısı 817 bin kişi artarak 4 milyon 553 bin kişiye çıkıyor.
Bir an işgücü piyasasına girenlerin önceki yıllar gibi 844 bin kişi normal arttığını düşünün. O zaman 607 bin işini kaybedenlerin yanına 210 bin yerine 844 bin yeni işsiz daha eklenecekti. Ve böylece eylül ayında mevsim etkilerinden arındırılmış gerçek işsizlik sayısının 817 bin yerine 1 milyon 451 bin kişi arttığını ve işsizlik oranının da yüzde 13,9 değil yüzde 15,6 olduğunu görecektik.
Bir başka nokta ise şurasıdır. Sanayi üretimi ve perakende sektöründe artışları veriyoruz ama bu iki sektörde çalışan sayısı eylül 2018’e göre azalmıştır. Sanayi sektöründe 154 bin ve perakende toptan sektöründe de 184 bin kişi artık işsizler hanesine geçmiştir.
Kısaca Haziran 2012’de 2 milyon 086 bin kişi ve yüzde 8,0 olan mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı kronik şekilde istikrarlı bir artış göstererek bugün örtülmemiş oranla yüzde 14,0’lere demirlemiştir. Örtüyü kaldırdığımızda ise bu oranın yüzde 15,5’e geldiğini söyleyebiliriz.
Ülkemizde yapısal bir işsizlik vardır ve mevcut kredili büyümeler bu işsizliği azaltmadığı gibi kronik şekilde artırmaktadır.
***
Geçen hafta Prof. Dr. Daron Acemoğlu bazı görüşlerini basınla paylaştı. Bazı satırbaşlarını aktarmak isterim:
l Ekonomik krizin bitmediğini belirterek, krizin bitmesi için Türkiye’de ekonomik ve sosyolojik değişiklikler olması gerektiğini vurguladı.
l ”İnşaat sektörü Türkiye için de bankalar için de çok önemli ve inşaat sektöründeki durum hiç iyi değil. Bu problemleri 1-2 yıl daha yaşayacağımızı düşünüyorum”.
l “Türkiye’nin üretken bir şekilde büyümesi lazım. Son 10 yıldır üretkenliğin artışı sıfır. Üretkenlik olmadan büyümeye çalışıyoruz bu da olmaz.”
l ”Ekonomik problemlerin sosyal değişimler olmadan doğru yönde çözüleceğine inanmıyorum. Türkiye’nin politik ve sosyal durumu aynı kaldığı sürece olmaz.”
l ”Birkaç şirketin eline daha fazla güç vermek bunların devletle iş yapmasını sağlamak kapsayıcı büyümeyi getirmeyecek. Toplumun özgürlüğünün, sesinin ve özgüveninin artması lazım.”
l ”Güçlü devlet birçok toplumda var ama problem şu ki güçlü devlet olduğu zaman onu kontrol etmek de çok zor.”
***
Bu dönemi eski yazılarımı takip edenler iki bölüme ayırdığımı bilirler. Önce KRİZ döneminde gelir hızla düşer ve ardından BUNALIM döneminde düşük gelir -yüksek işsizlik yaşarız.
Evet, ekonomide kamu kaynakları ve şeffaf olmayan bir MB-Kamu Bankaları eliyle şişkinlik oluşturduk. Buna rağmen çarklar hala çok geride. Ama riskler giderek artıyor.
Hangi açıdan alırsanız alın kaynakların verimli kullanılmadığı ve asla da kullanılamayacağı bir süreçteyiz.
Bu yol bizi giderek artan refaha değil, giderek daha fazla bunaltan bir uzun döneme taşımaktadır.
Net olarak artık şunu görmeliyiz: Türkiye basit bir ekonomik kriz değil, derin bir ekonomik BUHRAN içindedir.
Bu buhran dönemini ifade etmek için evlerden çıkan cansız bedenlerden daha somut ne gösterge olabilir ki.
“Özür dilerim kızım” yazan babanın kendi hayatına son vermesi hangi İslami inanç ve dava ile es geçilebilir?
3 maymunu oynayarak hayatlarına son veren insanların yükümlülüğünü nasıl örtebilir ve görmezden gelebiliriz? Yoksa borsa endeksi 115 bine çıktı diye sevinirken sadece geçen hafta 4 kişinin intiharı hangi endeks ile açıklanabilir?
İNSANİ ENDEKSİMİZ NEREDE? İNANÇ ENDEKSİMİZ YÜKSELİYOR MU? YOKSA HAYATLARINA SON VERENLER BİRER HAİN Mİ? ÜMMETİN BİRLİĞİNİ Mİ BOZUYORLAR?
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları






































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026