İbrahim Karagül
Bugüne kadar hep dışarıdan saldırıları, ülkemize yönelik müdahaleleri, Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya dönük kampanyaları, milletimizi birbirine düşürmeye yönelik örtülüsenaryoları, iç savaş tezlerini, rejim değişikliği projelerini, Türkiye'yi rehin almaya dönük çokuluslu planları, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibini tasfiye etmeye ve belki binlerce insanı yok etmeye ayarlı uluslararası operasyonları tartıştık.
Tartışmak zorundaydık çünkü çok ağır saldırılara maruz kalıyorduk. Birkaç kez uçurumun kenarından döndük, tarihin en ağır ihanetlerine maruz kaldık, terör örgütlerinin ve FETÖ istihbarat ağının ülkeyi mahvetme senaryolarına direndik. Millet direndi; medya direndi, gençler direndi, siyasetçi direndi, esnaf direndi, güvenlik mensupları direndi.
Biz artık çok daha iddialıyız
Topyekün saldırılarla topyekün mücadele ediyorduk. Edeceğiz de. Biliyoruz ki, bitmedi, bitmeyecek. Yeni dalgalar gelecek, yeni formüller denenecek, belki çok daha karmaşık planlar devreye alınacak, biliyoruz.
Ama biz bu mücadele döneminde inanılmazı başardık. Başardığımız şey sadece o müdahaleleri savuşturmak değildi. Savunma hatlarımızı güçlendirmeyi, kalkanlarımızı sağlama almayı, güçlü bir toplumsal bilinç oluşturmayı, Türkiye'ye sahip çıkmayı, ortak bir gelecek ve güçlü bir Türkiye için yollara düşmeyi, kenetlenmeyi öğrendik.
Vatan kavramını, vatanseverlik kavramını yeniden keşfettik. Anadolu'da yüzlerce yıldır yaşananları yeniden hatırladık. Eskinin sadece üzücü hesaplaşmalarını, acılarını değil iddialarını da bugünlere taşıdık.
Türkiye güçlü olduğu için bu saldırıları boşa çıkardı
Türkiye güçlü olduğu için Gezi olaylarına direndi, hemen bütün Avrupalı istihbarat örgütlerinin yönettiği o sokak terörünü alt etmeyi bildi. Türkiye güçlü olduğu için 17-25 Aralık sürecinin aslında ekonomik bir müdahale olduğunu, yolsuzluk gibi en hassas söylemle pazarlandığını, kamuoyunun bu şekilde ele geçirilip Türkiye'yi iddialarıyla vurmayı hedeflediğini farketti ve bu müdahalenin de üstesinden gelebildi.
Türkiye güçlü olduğu için, milletimiz dünyada ve coğrafyamızda neler döndüğünü anladığı için, yüzyıllara dayanan istilacı aklın yeniden topraklarımıza yöneldiğini kavradığı için 15 Temmuz gibi tarihin en ağır, en alçakça saldırılarını boşa çıkardı.
Hiçbir ülke, millet böylesine bir ihanet görmemişken, böylesine içeriden vurulmamışken, ülkeyi savunmakla yükümlü kadrolar silahlarını milletin kendisine doğrultup Türkiye'yi kalbinden hançerlemişken ayakta durmayı, onları rezillikleriyle birlikte tarihe gömmeyi, bir arada kalmayı bilmiştir.
Dünyada böyle bir örnek yok.. Peki nasıl oldu bu!
Türkiye'den başka hiçbir ülke bu tür saldırılara direnemezdi. Diremek için böyle bir azim, aşk, motivasyon, cesaret örneği sergileyemezdi. Bütün şehirlere saldırılırken, devletin güvenlik birimleri kontrolden çıkarken, siviller savaş uçaklarıyla bombalanırken, aynı anda bütün terör örgütleri ülkeyi vururken kimsenin korkup geri çekilmediği, kurşunların üzerine üzerine yürüdüğü, tankların önüne siper olduğu, F-16'lardan yağan bomba ve kurşunları hiçe saydığı bir örnek dünyada olmamıştır.
Türkiye tarihinde de olmamıştır. Bu cesaret, kararlılık, azim nedir, nasıl bir güçtür, nasıl bir inançtır, nasıl bir ülke ve millet sevgisidir, nasıl bir Türkiye hedefine odaklanmadır ki, böylesine bir saldırıyı, bir çok ülkenin ortak saldırısını birkaç saat içinde boşa çıkarmıştır.
İşte biz bu gücün peşinden gideceğiz
İşe bu güce dikkat çekmek istiyorum. Saldırıları, acıları, üzüntüleri paylaşırken bu gücün, bu kararlılığın, bu başarıların ne olduğunu tartışmayı unuttuk. Bunu unutursak, göremezsek, tartışamazsak umutsuzluklara kapılırız, olumsuzluklara saplanırız, gelecek kaygısına düşeriz. Saldırılar bizi kendimize getirdi, gücümüzü farkettirdi, inancımızı, dayanışmamızı yeniledi. Saldırılar bizi büyük Türkiye ideali etrafında birleştirdi, kaynaştırdı, direncimizi artırdı, öfkemizi artırdı, daha bir bilendi, daha bir hareketlendik, ülkemize sarıldık.
Bu gücü farketmemiz önemli. Bizi ayakta tutacak olan, Türkiye'yi ayakta tutacak olan şey budur. Birkaç yılda bu kadar saldırıya direnebilen bir ülke, hep direnecek, asla pes etmeyecek, asla teslim olmayacak demektir. Bunun için aklı, bilinci, azmi, tecrübesi, kaynakları var demektir.
O kirli psikolojik operasyona dikkat
15 Temmuz son imha planıydı ve o kritik eşiği geçtik. Bu hızla çok daha büyük adımlarla yürüyeceğiz. Türkiye içindeki bütün istihbarat aparatlarından, ihanet çevrelerinden, ayakbağı olan yapılardan kurtularak, ezberleri zihinlerimizden atarak, cesur sözlerle ve cesur insanlarla tarih o tarih yapıcı misyonu besleyeceğiz.
Hiçbir şekilde umutsuzluk olmayacak. Yılgınlık, çaresizlik, karamsarlık bizi rehin alamayacak. Siz siz olun, Türkiye'yi küçümseyenlere, etkisiz göstermeye çalışanlara, ülkenin geleceğinin karanlık olacağı yaygaralarına prim vermeyin.
Onlara sala inanmayın. Sadece son üç yıla bakmanız bile bu yaygaraların nasıl bir kirlilik olduğunu, nasıl bir psikolojik operasyon olduğunu görmemize yetecektir. Bir tür söylemler yeni müdahale biçimidir ve karakteri itibariyle, önceki saldırılar gibi çokuluslu bir projedir.
Yeni küresel fırtına bizi değil onları vuracak..
Gerçekleri göreceğiz, öngöreceğiz, ihtimalleri tartışacağız ama asla pazarladıkları korkulara teslim olmayacağız. Türkiye'nin kritik eşiği aştığını, bundan sonra gelecek her fırtınaya kararlılıkla karşı koyacağını, buna imkanı olduğunu bileceğiz. Er ya da geç biz bu rüzgarı tersine çevireceğiz ve bunu işaretleri ortaya çıktı bile. Etrafınıza bakın, Avrupa'ya bakın, dünyanın geneline bakın… Fırtına sadece Türkiye'yi vurmuyor. Bize operasyon çekenlerin kendilerini operasyona açık hala getiriyor. Zayıf noktaları, zaafları, çaresizlikleri bir bir ortaya çıkıyor.
Onların bizden çok daha büyük korkuları var, gelecek kaygıları var. Bu yüzden de o korkularını örtbas etmek için bize, dışarıya, başkalarına saldırıyor, krizi ülkelerinden dışarı ihraç etmeyeçabalıyor, içinde bulundukları açmazları örtbas etmeyi planlıyorlar.
Uluslararası sistemin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez böylesine iflas ettiğini tanık oluyoruz. Artık ABD ile Avrupa Avrupa'nın kendi içinde bir çok sorun, kriz alanları belirginleşiyor, ortaklık alanları daralıyor, geçmişlerinden gelen ayrışmalar güç kazanıyor.
Ekonomik kriz değil, jeopolitik çöküş olur
15 Temmuz'dan sonra ekonomik krizle vurmaya çalışanlar, piyasa üzerinden operasyon yapanlar 2008'den çok daha beter ekonomik krizle yüzleşmeye doğru gidiyor. Dikkatle bakan herkes bunu görecektir. O krizde olağanüstü hal yasalarını değiştirmiş, toplumsal patlamalara karşı hazırlıklara başlamış, ordunun iç güvenlikte kullanılmasına dair yasa bile çıkarmışlardı.
Yeni dalga onlara neler yaptıracak, daha mı saldırganlaştıracak yoksa içeri mi kapatacak göreceğiz. Ancak bu dalga hiç bir şekilde sadece ekonomik kriz olarak kalmayacak çok ciddi jeopolitik sarsıntılara, ayrışmalara hatta çatışmalara yol açacaktır. Aşırı sağın yükselmesi işte bu tehlikeli gelişmenin sonuçlarından biridir. Aşırı sağ yükseldikçe de kendi aralarındaki ayrışmalar tetiklenecektir.
'Dolarla dövme' planı tutmaz, tutmayacak..
Türkiye, her saldırıyla kendini biraz daha tamir etti, yeniledi, sağlamlaştırdı. Her saldırı dalgası Türkiye'yi zeminini daha da güçlendirmeye itti. Bu yapıldı, yapılıyor da. 15 Temmuz gibi bir saldırıyı hiçbir Avrupa ülkesi göğüsleyemez, ayakta kalamazdı. Türkiye ayakta kaldıysa, üstelik bunu iyi okuyup açıklarını kapatıyorsa, kendini sağlamlaştırıyorsa bu ülkeye inanmak, güvenmek zorundayız.
Bir takım gevezelerin, sorumsuzların, kaygısızların boş laflarınısiyasi analizler olarak görmeyi bırakmalıyız. Onların Türkiye diye bir kaygıları yok, ortak gelecek arzuları yok, hiç olmadı zaten.
Dolar üzerinden operasyon yapıyorlarmış, ekonomiyi vuracaklarmış, bizi dolarla döveceklermiş, yeni tür darbe yapacaklarmış... Belki Türkiye'nin zayıf yanı burasıydı ve bu vesile ile şimdi ekonomi alanında kalkanları güçlendirme zamanıdır. Zaten öyle de yapılıyor. Türkiye bu alanda da hazırlıklarını son sürat devam ettiriyor.
Başarma şansları yok, kendileri köşeye sıkıştı
Biz dünyayı kasıp kavuracak o büyük krize hazırlandık. Açıklarımızı kapattık, kapatıyoruz. Siyasi akıldan ve öncülükten ekonomiye, sistemin yenilenmesinden ve yeniden biçimlendirilmesinden (Başkanlık Sistemi) savunma atılımlarına kadar yeni bir Türkiye'nin, yeni bir kuruluşun temelleri atılıyor.
Tahmin edilenden çok daha fazla yol aldık. Bir çok ülkeden daha ilerideyiz. Öyleyse, psikolojik çöküntüye neden olanların, Türkiye'yi inancımızı hedef alanların söylemlerini ciddiye bile almayın. Onlar, bu ülkeye operasyon çekenlerin, kendi zaaflarını gizleme telaşında olan ülkelerin içeride servisçiliğini yapıyor.
Türkiye çok daha kararlı
Elbette yeni saldırılar gelecek, yeni kriz senaryoları devreye alınacak. Ama artık başarma şansları olmayacak. Çünkü hem Türkiye eski Türkiye değil ve çok güçlendi hem de Türkiye'yi köşeye sıkıştıranlar kendileri köşeye sıkışmak üzere…
Sadece biraz daha sabır..
Ama direnci, dayanışmayı bırakmadan, çok daha kararlıadımlarla…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları









































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021