İbrahim Karagül
Önümüzdeki dönemin en büyük riski “açığa düşmek”tir. Kişiler, kurumlar, şirketler, sivil örgütler, cemaatler, siyasi hareketler dünyadaki genel eğilimi, Türkiye’nin büyük dönüşümünü doğru okuyamaz, nereden gelip nereye doğru gittiğini kavrayamaz, önümüzdeki yıllarda çok daha hızlanacak bu değişime yatırım yapamazsa “açığa düşecek”, iddialarını kaybedecek, bazıları siyasi ve ideolojik tezlerini yitirecektir.
Çok güçlü yapıların eridiğini, akıllıca hareket eden kişi ve çevrelerin büyük güce dönüştüğünü, bu anlamda dramatik değişimlerin yaşandığını görebiliriz. Çok güçlü kişiliklerin unutulduğunu, büyük şirketlerin zayıflayıp dağıldığını, yeni aktörlerin öne çıktığını, bugün küçümsenen bazı yapı ve çevrelerin merkeze kaydığını, Türkiye’nin geleneksel iktidar alanında önemli yer tutanların o dairenin dışına itildiğini görebiliriz. Çünkü bu dönemde “açığa düşme”nin sonucu erimek, yanlış hesapların içine düşüp zayıflamak ve kaybolmaktır.
Geleneksel siyasi tezler de medya refleksi de çökmüştür
Bunun çok örneklerini göreceğiz. Bugüne kadar görmediğimiz hızda değişikliklere tanık olacağız. Türkiye’de geleneksel siyasi tezler çökmüş, siyasi dil eskimiştir ve iktidar alanında da toplumsal alanda da karşılığı kalmamıştır. Marjinal siyasi kimlikler dışında bu geleneksel alan dağılmıştır. Siyasi çevreler ya da partiler, yen bir dil geliştiremedikleri ölçüde toplumsal zemin kaybı yaşayacaklardır. 24 Haziran seçimlerinin en önemli sonucu budur.
Türkiye’de geleneksel medya refleksi çökmüştür. Kullanılan dil de, siyasi duruş da tükenmiştir. Medya’nın devlet ve toplumla ilişkisi boşa çıkmış, eskinin medya guruları unutulmuştur. Çünkü hiçbir karşılıkları kalmamıştır. Çünkü devletin ve toplumun genel eğilimine, yükselen o dalgaya uyum sağlayamamışlardır, okuyamamış, kendilerini yeniden kuramamışlardır. Medyadaki yerlileşme ve millileşme bir süre sonra kendi değerlerini, entelektüel ürünlerini öne çıkarmaya başlayacaktır.
Herkesin bunları kişisel, kurumsal, ekonomik ya da kültürel açılardan değerlendirmesi, durduğu veya duracağı yeri buna göre biçimlendirmesi gerekiyor. Türkiye’yi bu büyük dönüşüme taşıyan bazı çevre ve kurumlar için de bir “açığa düşme” riski çok aleni biçimde mevcuttur.
Türkiye’yi bugünlere taşıyan “aklı” küçümseyen kaybeder
24 Haziran sonrası bu çevrelerden yükselen itirazlara, eleştirilere, memnuniyetsizliklere bakınca, bu “şaşırma hali”nin aslında bir şeyleri görememeden kaynaklandığı ortadadır. Birçoklarının, Türkiye’yi 15 yılda bu seviyelere getiren “aklı” küçümsediğini, sürekli yanlışlarına vurgu yaptığını görüyoruz.
Son 15 yılda yaşanan değişime destek verenlerin, farkında olmadan değişimi de, ülkeyi de sahiplendiklerini, bu sahiplenmeyi şahsileştirdiklerini, büyük ödüller beklediklerini, istedikleri ölçüde merkeze yerleşemeyince de bir dip dalga eleştiri korosuna katıldıklarını görüyoruz. İşte bu, bundan sonrasını okuyamamaktır. İşte bunu yapanlar kaybedecektir.
24 Haziran sonrasında hayal kırıklığı yaşayanlar
Çünkü onlar, dünyadaki genel eğilimi, o güçlü dalgayı, Türkiye’deki büyük dönüşümü, yeni tarih yürüyüşünü okuyamayanlar, kavrayamayanlar zihinlerindeki soru işaretlerine, eski usul itirazlara, artık bir karşılığı kalmayan ve son derece kişiselleşen eleştirilere teslim oluyorlar.
Birçokları, anlayamama, ölçememe başarısızlığını bu eleştirilere haklılık kılıfları giydirerek aşmaya çalışıyor. Bunu yaparken de, 30 yıllık, 20 yıllık, 10 yıllık beklentilerini, varolanı koruma dürtülerini, dar kişisel güç/iktidar tutkusunu gizleyerek yol alacaklarını sanıyor.
Özellikle 24 Haziran seçimlerinden sonra derin hayal kırıklıkları yaşayan çevreler, tepkilerini kişilere odaklıyor. “O bakan kötü, şu müdür kötü, böyle atama mı olur, ne yapıyor bunlar, biz bunun için mi mücadele ettik” gibi şikâyetleri sıralarken aslında biz o kişinin beklentilerinin ne olabileceği üzerine düşünmeye çalışıyorsunuz.
Çok güçlü yapıları bile ezip geçebilir
Artık kişilerin çok ötesinde, kurum ve çevrelerin çok ötesinde bir akıl, yürüyüş, dinamizm ve değişim dalgası var. Bu dalga Türkiye’yi olağanüstü ölçekte büyütüyor, büyütecek. Cumhuriyet tarihinin bütün klasik algılamaları da ölçekleri de değişecek.
Dolayısıyla kimse hesaplarını, bugüne kadar edindiği alışkanlıklara göre yapmasın. Bu öyle bir dalga ki, çok güçlü yapıları bile ezip geçebilir. Kurumları, şirketleri, cemaat adı altında örgütlenen iktidar gruplarını, medya organlarını, entelektüel direnç odaklarını un-ufak edebilir.
Dünyada merkez ülkelerin tamamı kendine dönüyor. Tarihine ve iddialarına dönüyor. Merkezi güçlendirmeye, toplumu diri tutmaya çalışıyor. Savunma hatlarına güç veriyor, ekonomisini diri tutacak adımlar atıyor, toplumsal kimliğini olağanüstü ölçekte yerlileştiriyor, “yabancı” nitelikli bütün akım ve hareketlere kendini kapatıyor.
Türkiye de bunu yapıyor işte. Güce odaklanıyor, merkeze odaklanıyor, devletin merkez iktidar alanına güç veriyor, toplumsal kimliğini bir milli eksende topluyor, savunma kalkanlarını güçlendiriyor, siyasi dili yerlileştiriyor. Ama Türkiye, birçoklarından çok daha hızlı biçimde güç biriktiriyor. Bu olağanüstü güç merkezi, kendine direnecek her şeyi ezip geçecek nitelikte.
“Yerlileşme”ye muhafazakârlık kimliği ile direnmeye çalışmak
Bu öyle bir gelecek yatırım ki; bireylerin, siyasi çevrelerin, kurumların, şirketlerin, medya organlarının, cemaatlerin, küçük İslâmcı yapıların tamamını yerlileşme testinden geçirecektir. Süreç ve o büyük dalga ister istemez bunu yapacak, önünde hiçbir engele izin vermeyecektir. Çünkü bu, olağanüstü bir değişimdir, tarih değiştiren bir dönemdir. Bu yerlileşmeye muhafazakârlık ya da İslâmcılık kimliği altında bile direnmek mümkün olmayacaktır.
Çünkü Türkiye, çok büyük ölçekli adımlarla izlenecek, coğrafyayı biçimlendirecek bir güce dönüşecektir. Artık kimse bugünkü Türkiye ölçeğinde düşünmesin. 24 Haziran’dan sonra, “Erdoğan ne yapmaya çalışıyor” sorusunu soran “bizden” bazı çevrelerin ciddi bir körlüğe saplandıkları ortada. Bugünlerde duyduğum bütün itirazların bu körlükten kaynaklandığını biliyorum.
Dalga ilk “muhafazakâr muhalefet”i vuracaktır
Siz siz olun, bu büyük yerlileşme, güçlenme, yükselme döneminde eski defterlerden notlar bulmaya çalışmayın. Siz siz olun, cemaatlerinizin ve İslâmcılığınızın bu dönemde “yabancı”laşabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Siz siz olun, eski alışkanlıklarınızla kendinizde merkezi güç vehmedip hayal dünyasına kapılmayın.
Türkiye’nin yürüdüğü yol yerlileşme, millileşme, Müslümanlaşmadır. Tarihe dönüştür, geleceğe yürüyüştür. Sakın ola ki, “muhafazakâr muhalefet”in süslü cümlelerine, büyük iddialarına kulak asmayın. Çünkü bu dalganın ilk vuracağı çevre burasıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları











































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021