M.Şükrü HANİOĞLU
Bir rejim olarak "cumhuriyet"in marjinal gruplar dışında karşıtı olmadığı bir toplumda çok kültürlülüğü, çoğulculuğu, piyasa ekonomisini ve örgütlenmiş dini ötekileştiren bir "yeni cumhuriyet kültü" yaratmak anlamlı değildir
Toplumumuzda bir rejim olarak "cumhuriyet"in marjinal gruplar dışında karşıtı yoktur. Buna karşılık unutulmuş bir "cumhuriyet kültü"nün yeni yorumlarla canlandırılarak, "demokrasinin karşı tezi" biçiminde kavramsallaştırılması ve "İki Türkiye"nin bunun üzerinden çatıştırılması, enerjimizin gereksiz biçimde harcanmasının ötesinde "bizim olmayan bir kavga"nın da sürdürülmesidir.
Cumhuriyet kuramı üzerine ciddî bir tartışmanın yaşanmadığı toplumumuzda 1923 sonrasında "devr-i sabık" yaratma amaçlı bir "cumhuriyet kültü" oluşturulmuştur. Bu yapılırken monarşiye atıfta bulunan "şâhâne," "seniyye" benzeri kavramların yerine "cumhuriyet" ifadesi geçirilerek, örneğin "hükûmet-i seniyye," "cumhuriyet hükûmeti" ile ikame edilerek ya da binalarda kazınan tuğralar yerine "T.C." ibaresi konularak, "cumhuriyet," monarşi karşıtı bir rejim olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu yapılırken de "cumhuriyet"in "halk hâkimiyeti"ne dayalı bir yönetim tarzı olduğu vurgulanmıştır.
Bu ciddî bir tepki doğurmamıştır. Bunun nedeni ise "hâkimiyet- i milliye" kavramının Osmanlı toplumunda kutsallık kazanmış olmasıdır. Unutulmaması gerekir ki, "hâkimiyet- i milliye," 1908 sonrasında gazete adı olacak kadar popülerleşmişti. Savunulduğu gibi 1923'te sultanın mutlak iradesiyle yönetilen, temsilin söz konusu olmadığı ve sınırsız iktidarı denetleyecek kurumların bulunmadığı bir yapıdan, "kulların vatandaşlara dönüştürüldüğü" bir düzene de geçilmemişti. Yapılan, Nisan 1909 sonrasında sembolik bir kuruma indirgenmiş olan "saray"ın fiilen de devre dışı bırakılmasıydı.
Cumhuriyet nasıl kavramsallaştırıldı?
Osmanlı entelektüelleri Ortaçağ Avrupası'nda canlanan "cumhuriyet kuramı" tartışmalarına ilgi duymamışlardı. Dolayısıyla bir Osmanlı Brunetto Latini ya da Machiavelli'si ortaya çıkmamıştı. Osmanlı idaresi altında bir cumhuriyet de bulunduğu için (Ragusa, günümüzdeki Dubrovnik) söz konusu olan "bilgisizlik" değil böylesi bir rejimin imparatorluk için anlamlı olamayacağı düşüncesinden kaynaklanan "ilgisizlik"ti. Benzer şekilde İbn Rüşd'ün, Eflâtun'un Cumhuriyet eserindeki rejim türleri üzerine yaptığı yorumlar biliniyor; ama bunlar ciddî seçenekler olarak gündeme gelmiyordu. İmparatorluğun son dönemlerinde de durum fazla değişmemişti. "Cumhuriyet rejimi" bir alternatif olarak tartışılmıyordu.
Bu tür bir tartışmanın yokluğu Atatürk ve Erken Cumhuriyet liderlerinin "cumhuriyet"i Rousseau, Fransız İhtilâli ve Üçüncü Cumhuriyet üzerinden kavramsallaştırmaları sonucunu doğurmuştur. Bunun neticesinde ise tıpkı Fransız laikliğinin bir laiklik türü olarak değil "laikliğin kendisi" olarak tanımlanması gibi, Üçüncü Cumhuriyet de bir "cumhuriyet şekli" değil, "cumhuriyetin kendisi" biçiminde kavramsallaştırılmıştı. Bunun günümüze yansıyan önemli neticeleri olduğu şüphesizdir.
Rousseau temelli bir "cumhuriyetçilik"in en önemli sorunu, onun insan karakterini değiştirme amacıyla otoriter dönüşüm mekanizmalarının kullanılmasına cevaz vermesiydi. Rousseau'nun bu nedenle sadece Jacobinlerin değil iki savaş arası dönemdeki baskıcı tek partilerin de düşünce babası olduğunu savunan yaklaşım günümüzde etkisini kaybetmiştir. Ancak Benjamin Constant'ın daha 1819'da vurguladığı gibi toplumsal iktidar, egemenlik benzeri kavramları binlerce yıl evvelki bağlamlarından çıkarıp farklı anlamlarda kullanan Rousseau'nun savunduğu cumhuriyetçiliğin, otoriterliğe açık kapı bıraktığı ortadadır.
Tek cumhuriyet Üçüncü Cumhuriyet midir?
Bu nedenle Erken Cumhuriyet liderlerinin cumhuriyet kavramsallaştırmasını Locke, Harrington ya da Montesquieu değil Rousseau üzerinden yapmış olmaları önemlidir. Ancak bundan daha mühimi, Fransız Üçüncü Cumhuriyeti'nin "ideal rejim" ve "gerçek cumhuriyet" olduğunun varsayılmasıdır. Bunun yapılması ve 1923'ün Türk 1789'u olarak kavramsallaştırılması sadece "cumhuriyet"in değil onun "karşıtlarının" da siyaset bilimcilerin "istisnâ olma" özelliğini vurguladıkları Fransız örneğine göre yorumlanması sonucunu doğurmuştur.
Türk cumhuriyetçiliği, Fransız örneğinde monarşi taraftarları ile kilisenin "cumhuriyet"e karşı amansız bir savaşı elele vermelerinden yola çıkarak, "örgütlenmiş din" ve "saltanat destekleyicileri"nin "cumhuriyet"in düşmanları olduğuna karar vermişti. Ancak bunlar büyük çapta hayâlî muhaliflerdi.
On dokuzuncu asırdan beri anayasacı girişimleri destekleyen İslâmcı hareket, mutlak monarşiye karşı meşrutî idareyi bütün gücüyle savunmuş bir geçmişe sahipti ve "rejim olarak" cumhuriyete yönelik kurumsal bir tepki ortaya koymamıştı. Bunun da ötesinde John England'ın telgrafın mucidi Samuel Morse'un "Katolikliğin cumhuriyet düşmanı" olduğu iddiasına cevap verirken dile getirdiği gibi "din-cumhuriyet çatışması" global ölçekte anlamlı da değildi. Gerçekten de cumhuriyet kuramının tarihî şekillenmesi gözönüne alındığında, özgün Fransız örneğinden yola çıkarak "dinlerin cumhuriyet karşıtı" olduğunun savunulması imkânsızdır. Unutulmaması gerekir ki, Machiavelli'nin arkasında Girolamo Savonarola vardı.
Bunun yanısıra 1923'te toplumda ciddî bir cumhuriyet taraftarlığı yoktu; ama bir "aristokrasi"nin varolmaması, "cumhuriyet" ile dişe diş kavgayı sürdürecek bir toplumsal tabakanın da bulunmaması anlamına geliyordu. Dolayısıyla Türkiye'deki gelişim 1789 sonrası Fransası ile ciddî bir benzerlik göstermekten uzak kaldı.
İki örneğin benzerliğini savunanların düştükleri önemli hata, Türkiye'de rejimin belirli siyasetlerine muhalefetin "cumhuriyet karşıtlığı" olarak kavramsallaştırılmasıdır. Tek Parti rejimine muhalefet büyük çapta bir "cumhuriyet rejimi karşıtlığı" olmaktan uzaktı. Muhalefet partisi bile adına "cumhuriyet" ûnvanını ekliyordu. Bir örnekten yola çıkarsak, "şapka iktisası hakkında kanun"un eleştirilmesi "cumhuriyet"e değil, bir "siyaset"e muhalefetti. Unutulmamalıdır ki, II. Mahmud'a asker ve memurlara fes giyme mecburiyeti koyması nedeniyle gösterilen muhalefet de "cumhuriyet karşıtlığı" değil, bir uygulamaya gösterilen tepkiydi.
Yerli Debray'cilik
Bu nedenle Türkiye'de çok partili rejime geçiş sonrasında da ciddî bir "cumhuriyet aleyhtarlığı" ya da monarşi özleminin dile getirilmesi görülmedi. Dolayısıyla Erken Cumhuriyet döneminde yeni rejimi "devr-i sâbık" üzerinden farklılaştırma zorunluluğuyla yaratılmış olan "cumhuriyet kültü" ve onun "düşmanları" bir kenara bırakıldı.
Bu açıdan bakıldığında Türkiye'de son yirmi yıldır Regis Debray'nin "demokrasiye karşı cumhuriyet" söyleminin uyarlanmasıyla canlandırılmaya çalışılarak, demokrasiyi, çok kültürlülüğü, piyasa ekonomisini ve örgütlenmiş dini ötekileştiren "yeni cumhuriyet kültü" hayalî düşmanlara karşı gereksiz bir çatışma yaratmaktadır.
Blandine Kriegel'in felsefî temellere oturtmaya çalıştığı böylesi bir çatışma Fransa için belki anlamlı olabilir; ama bu bizim kavgamız değildir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları








































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.11.2018
12.11.2018
5.01.2018
29.10.2018
22.10.2018
15.10.2018
24.09.2018
16.09.2018