M.Şükrü HANİOĞLU
Apolojetik (bahane bulucu/özür üretici) tarihçilik üzerine yaptığım değerlendirme nedeniyle çok sayıda mesaj aldım. Bu mesajlar tarihselleştirme maskesi altında gerçekleştirilen bu tarih yazımına karşı toplumda ciddî bir tepkinin oluştuğunu gösteriyor; bu şüphesiz fazlasıyla memnuniyet vericidir.
Söz konusu mesajların önemli bir bölümü apolojetik tarih yazımı örneği olarak ele alınan çalışmanın Türkiye'yi "aydınlattığını" savunduğu fizikî antropoloji ve freneloji (kafatası morfolojisi ile insan zekâ ve karakteri arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmayı amaçlayan ve Gall sonrasında bilimsellik atfedilen araştırma dalı) ile bunlara dayandırılan ırk kuramları ve milliyetçiliğin günümüze yansıyan etkilerinin tartışılması talebini dile getiriyor.
Apolojist tarihçilerin, "aydınlanmamızı sağlama amacıyla kullanıldı, sonra bir kenara bırakıldı, zaten uygulanmaları da amaçlanmıyordu" yorumuyla herhangi bir tortu bırakmadığını savundukları bu kuramlar, gerçekte günümüze ulaşan ciddî etkiler yaratmıştır. Bunların tartışılması, bu konuya yönelik özür üretici tarihçiliğin ne gibi sorunları beraberinde getirdiğini daha iyi anlamamıza da yardımcı olabilir.
Laik-Millî kimlikler çatışması
"Kimlik kazandırma" amaçlı bu kuramların en önemli sorunu "kimliksiz," daha da önemlisi "gerçek kimliğinin bilincinde olmadığı" varsayılan bir "kitle"düşünsel arka plânına dayanmalarıdır. Bu dahilî Oryantalizm "medeniyet yaratan üstün bir ırka mensubiyeti"ni unutarak kendisini "Müslüman" olarak kimliklendiren "cahil halk topluluğu"nu bu yanlıştan arındırmayı, onu"aydınlatarak" öz kimliği ile teçhiz etmeyi temel hedefi olarak görmüştür.
Bu yaklaşım ise doğal olarak "dinî" ile fizikî antropoloji temelli, seküler "etnik-millî" kimlik arasında uzlaşmaz bir "çatışma"yı varsaymıştır. Türk laikliğinin şekillenmesinden, birbirini dışlayan "dinî" ve "millî" kutsallar yaratılmasına ulaşan bir alanda etkili olan bu yaklaşım, sadece dindarlıkla ciddî sorunları olan bir milliyetçilik yaratmakla kalmayarak, toplumda laik-dinî çatışmasını da körüklemiştir. Türk laikliğinin basit bir din-devlet ayrımı ile yetinmeyerek, kuvvetli milliyetçi vurgular yapmasının nedeni de budur.
Kökleri Ziya Gökalp'e ulaşan geleneksel Türk milliyetçiliği "Türk-İslâm Sentezi" benzeri tezler üreterek bu seküler-millî çatışmasına cevap vermeye çalışırken, dindarlığı "ulusal kimlik"e yöneltilen bir saldırı olarak gören seküler ulusçuluk onu fazlasıyla sahiplenerek günümüze taşımıştır.
Kapsayıcı-hegemonik milliyetçilik
Bahane bulucu tarih yazımı, fizikî antropoloji temelli, brakisefal kafataslarına sahip, "dünya medeniyetinin" kurucusu ırk kimliğinin "kapsayıcı" olması nedeniyle gerçek anlamıyla "ırkçı" bir yaklaşımı yansıtmadığını, antropoloji üzerinden üretilen milliyetçiliğin "katılıma açık" bir kimlik yarattığını savunmaktadır. Gerçekten de "Anadolu halkı," "Türkiye devletini kuran halk" benzeri kavramsallaştırmalar aracılığıyla üretilen "Türk" kimliği kapsayıcı olmuş, onu kabul etmek isteyenlere kapılarını kapatmamıştır.
Ancak söz konusu kapsayıcılık, "üstün ırk" vurgusunu göz ardı etmemize neden olmamalıdır. Bu açıdan bakıldığında alt kimlikleri reddederek herkesi "üstünlere" katılmaya davet eden milliyetçiliğin, ortadan kaldırmayı amaçladığı bu kimliklerle hegemonik bir ilişki kurduğu kolaylıkla görülür. Söz konusu kapsayıcılık bu davete icabet edenler açısından yararlı olabiliyordu. Ârî ırka mensup olmayanların hiçbir zaman Almanlaşamayacağını savunana benzer ırk yaklaşımlarıyla kıyaslandığında böylesi bir kapsayıcılığın oldukça hoşgörülü olduğu kuşkusuzdur.
Ancak bu kapsayıcı milliyetçiliğin temel sorunu onun beraberinde getirdiği "kimliği" reddedenlere karşı aldığı tavırdadır.
Bu milliyetçilik kapsayıcı olmasına karşın, hem kendisi dışında kalanlarla hegemonik bir ilişki kurduğu (medeniyet kurucusu ve yayıcısı üstün bir ırkmillet ve onun öğrencileri olan diğerleri) ve hem de kendisine katılanları içinde eritmeyi amaçladığı için fazlasıyla sorunludur. Bu ise alt kimlikleri önemsizleştirmeye gayret eden, kapsayıcı Osmanlı kimliğini reddeden Osmanlı anâsırı gibi, kapsayıcı ancak hegemonik Türk milliyetçilik ve kimliğini kabule yanaşmayan unsurlarla günümüze ulaşan bir çatışmayı doğurmuştur.
Tarihsizlik
Fizikî antropoloji temelli Erken Cumhuriyet milliyetçiliğinin beraberinde getirdiği ve günümüze yansıyan sonuçları olan bir diğer sorun da ciddî tarihsel kopukluktur. İnşa etmeye çalıştığı "ulus" için Neolitik çağda gerçekleştiği varsayılan bir parlak geçmiş yaratan, Sümer ve Hitit uygarlıklarını kuran "atalar"ı kutsayan bu milliyetçilik, Osmanlı tarihini üstün bir ırkın kendi değerlerine uygun olmayan inançlara kapılarak özünden uzaklaştığı bir karanlık çağ olarak kavramsallaştırmıştır.
Bu nedenle hatırlanamamaktan da öte tahayyül de edilemeyen, somutlaştırılamayan bir "parlak geçmiş" ile "kurucu atalar" ve "kuruluş mitleri"ne sahip olan bir toplum yaratılmaya gayret edilmiştir. Bu tarihle kendilerini ilintilendirmekte fazlasıyla zorlanan bireylere de toplumsal belleğin hatırlayabildiği geçmişi reddetmeleri telkin olunmuştur. Bunun pek çok yeni rejimin yaptığı türden bir devr-i sâbık değil tarihsiz bir toplum yarattığı gözden kaçırılmamalıdır. Türk Tarih Tezi anlamsızlığındaki bir yaklaşımın verdiği zararın akademik tahribatla sınırlı kaldığı zannedilmemelidir.
Yaşanan toplumu antropoloji üzerinden "tarihten önce var olan" atalarla ilintilendirmesine karşılık yakın geçmişle kavga ettiren milliyetçiliğe duyulan tepkiler ise Osmanlı tarihinin romantik bir yaklaşımla "her şeyi ile iyi" bir zaman dilimi olarak kavramsallaştırılarak toplumda günümüze kadar uzanan bir "tarihler savaşı" yaşanmasına neden olmuştur.
Somut ürün: Ulusalcılık
Türk Tarih ve Dil tezlerinin günümüzde mizahî amaçlarla kullanılmaları, fizikî antropoloji temelli milliyetçi ideolojinin günümüze yansıyan etkileri olmadığını düşündürmemelidir. Bahane bulucu tarihçilik tarafından savunulan tezlerin aksine bu ideoloji günümüz Türkiye'sinin kimlik sorunundan dinî-seküler çatışmasına, farklı kültürlerin reddinden tarihler savaşına uzanan pek çok sorununun temel nedenlerinden birisidir.
Günümüz "Türk ulusalcılığı" temel tezleri ve eylemleriyle söz konusu ideolojinin toplumun bir kesiminde ne denli derin etkiler yarattığını anlamamızı ve onu somut olarak gözlemlememizi mümkün kılmaktadır.
Bahane bulucu tarihçiliğin "aydınlanmamıza, laikleşmemize katkıda bulundu, sonra unutuldu gitti" yorumuyla övdüğü kuramların yarattığı sorunlara baktığımızda "keşke bu yolla aydınlatılmasaydık" diye hayıflanmamak mümkün değildir.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Unuttuğumuz savaş
19.11.2018 - İstiklâl Marşı’nı okuyarak ırkçılık mı yapıyoruz?
12.11.2018 - Otoriter ritüel ve söylemleri eleştirmek “Türklük” karşıtlığı mıdır?
5.01.2018 - “Temsilî demokrasi” krizinde Türkiye
29.10.2018 - “Millî irade-vesayet” kısır döngüsünü kırmak
22.10.2018 - Avrupa’da ne yükseliyor?
15.10.2018 - Ortadoğu Balkanlaşırken Ortadoğulu da Balkanlılaşıyor mu?
- “Sosyal medya”nın demokratikleştirici etkisi: Gerçekleşmeyen hayal
- “Liberal” düşmanlığının hedefi “liberalizm” mi?
24.09.2018 - Eğitimde reform “hukuk sorunumuz”u çözebilir mi?
16.09.2018
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları







































































































































Hrac Madooglu
Kemalistlerin olmayacagi gunler yakin degil ama demokrasiye ve insan haklarina saygili bir hukumetin iktidara gelmesi de yakin degil. Kendimizi kandirmayalim. Secmenin %50si AK Partili, %35i CHP-MHPli. Bu kavga dincilerle Kemalistler arasinda, Kurtler de bu hengameden birseyler koparma umudunda. Gerisi figuran. Bu ulkede sizin gibi gercekten sosyalizme inanan, sosyalizmin ne oldugunu bilen parmakla sayilacak kadar az. Gayrimuslum azinlik desen, nufusun %0.1i bile degil artik. istediginiz kadar ustalasin, bu ulkede en azindan 2 nesil daha demokrasiye ve insan haklarina saygili bir devlet veya hukumet goremezsiniz.