Sezin ÖNEY
ABD'li sosyolog Edward Shils, 1961'de "Merkez ve Çevre" başlıklı makale yazdı. Shils'in, "Centre and Periphery" makalesinde şöyle deniliyordu.
"Her toplumun bir merkezi vardır. Her toplumun yapısında bir merkez bölge/nokta vardır. Bu merkez, toplumun ekolojik düzleminde yaşayan herkesi çeşitli şekillerde etkiler. Toplumun bir üyesi olma hali, ekolojik olarak belli bir sınırla çizilmiş bir alanda konumlandırılmış olma ve o alanda yaşayan diğer insanlarla ortak bir alana uyum sağlama ötesinde, bu merkez alan/noktaya olan ilişki çerçevesinde oluşturulur.
Merkez alan/nokta, yer olarak konumlandırılmış bir mesele değildir. Toplumun bağlı bulunduğu sınırlardaki alanla az veya çok bir ilgisi vardır. Fakat, merkeziliği, geometriyle tamamen alakasızdır ve coğrafya ile çok az ilintilidir.
Merkez, veya merkezi alan/nokta, değerler ve inançların odağında olduğu bir haldir. Toplumu yöneten değerler, semboller ve inançların düzeninin merkezidir. Merkezdir; çünkü, kesin ve azaltılamazdır ve böyle olduğu da, azaltılamayacağını dillendiremeyenler tarafından dahi hissedilir".
Bu şekilde uzayıp giden, Shils'in "Çevre ve Merkez" makalesi, Türkiye siyaset bilimine onlarca yıl şekil verdi.
Ama, Edward Shils adını bugün Türkiye ve Türkiye çalışanlar arasında bilen, makalelerini okumuşlar azdır.
Zira, 1971'de Şerif Mardin, bu tezi Türkiye'ye uygulayan bir makale yazdı. Ama, Türkiye'de Mardin'i okuyan veya eserlerine referans veren çoğu kişi, tezin ilk ileri süren Shils kimdir, "çevre-merkez" tezinin orijinali nedir hiç bilmez herhalde...
Mardin'in Türkiye'ye uyarladığı "çevre-merkez" tezi son yıllarda tüm siyasi algımızı şekillendirdi; sıklıkla yinelenen kaba taslak bir okumaya göre, 'merkez' çeperinden dışarı itilenler, 'çevre', merkezin bir parçası olmaya çalıştı. Muhafazakarlar, İslamcılar, Kürtler, çeşitli etnik, dini, dışlanmış gruplar, merkezin bir parçası olmak için mücadele etti. İddialara göre AKP de, merkezi "dışlananlara" açtığı için başarılı oldu.
Merkezin çöküşü
Shils perspektifinden bakınca asıl gözüken, Türkiye'ye yansımış halinden farklı aslında; Shils'in asıl kastı, toplumun dengesi, merkez ve çevredekilerin bağları üzerinde incecik bir ip üzerinde yürüyen bir cambazın dengesi olduğu.
Türkiye ise, "merkez-çevre ilişkileri" açısından şu an nükleer bomba travmasını yaşayan bir ülke gibi. Değil toplumun üzerinde durduğu ince dengelerin alt üst olması, Türkiye'nin tüm varlığının merkezinde atom bombası patlatılmış gibi adeta.
Geçen Haziran'dan bu yana, yani bir yılda, tahmini olarak yaklaşık 6 bin kişi çatışma kurbanı oldu.
Yaklaşık yarım milyon insan da, evlerinden barklarından oldu; göç etmek zorunda kaldı.
Kürt nüfus ağırlıklı bazı ilçe ve şehirler neredeyse tamamen yıkıldı.
Dahası, 7 Haziran seçimlerinden bu yana politik kutuplaşmanın aşırı artması ve Kürt Sorunu'nun tamamen "şiddetle çözülebilecek bir terör meselesine" indirgenmesi, dahası son yıllarda (ve hala) radikal İslamcı terör örgütlerinin ülke genelinde rahatça hareket edebildiği bir ortama göz yumulması ve siyasetin bunca sorun içinde sadece başkanlık sistemi tartışmasına endekslenmesi, Türkiye Cumhuriyeti olarak bildiğimiz yapının merkezini yok etti.
Çünkü, yanlış politikalar, tüm ortak değerler sisteminin kalbinde bir atom bombası patlattı adeta.
Son bir yılda, Japonya'da Hiroşima'da 1945'te ne yaşadıysa insanlar; Türkiye toplumu aynı travma halini, ruhsal ve zihinsel boyutta yaşıyor.
Hiroşima'nın bir tanığı şöyle anlatıyor; "6 Ağustos 1945 sabahı, kör edici, bıçaklayıp geçen bir ışık ortaya çıkıverdi aniden; ve çevredeki her şey, tuhaf, mavimsi bir gölgeye büründü. Ardından da, şiddeti kemiklerime kadar işleyen adeta, şimşek gibi bir patlama meydana geldi; kulaklarım adeta ortadan biçildi, sağırlaştım".
Bizim toplumumuzda da önemli bir kesim körleşti, sağırlaştı ve yanlış politikaların radyasyonu, tüm toplumun kemiklerine kadar işledi.
Türkiye'nin dört bir yanından, her türlü sınıf ve kesimden lise öğrencisi mezun olurken, o yüzden isyan ediyor. Büsbütün manasızlaşmış, epriyip çöken bir ülke düzeni olduğunu görüyorlar çünkü.
Artık "merkez" olma vasfını tamamen yitirmiş, saygınlığının üzerinde tepinilmiş Ankara'nın, Türk-İslam sentezi ideolojisi dayatmalarını, Ankara'dan uzanan zehirli sarmaşık gibi kollarla toplumu saran yolsuzluğu, insanları birbirine düşman eden politik kutuplaşmayı reddediyorlar.
Birbirine sürekli sataşan, birbiriyle dövüşen "merkez temsilcilerine", siyasetçilerin bugünkü itiş kakış, seviyesizlik haline mi özenecekler "merkez" Ankara'ya bakıp?
Genç yaşta kalkıp bir sırt çantası dünyayı gezebilecekken, önlerine aşılmaz vize engelleri çıkarılmasına karşılık, meseleyi sadece ucuz bir pazarlık konusu yapan "devlet büyüklerine" isyan etmeyip de ne yapacaklar?
Sokağa çıkıp dilediklerince gezecek görecek yaşlarındayken, geçen yazdan beri gerçekleşen 11 terör saldırısının travmasını yaşamak zorunda kalmalarına ve devletten kimsenin sorumluluk alıp istifa etmemesine kızmayıp da ne yapacaklar?
Dahası bugünün gençleri, bilgiye anında erişebiliyor; dünyanın en iyi eğitim sistemleri, başka ülkelerde gençlerin ne kadar daha fazla hak ve özgürlüklere sahip olduğunu küçücükten öğreniyor; kendi halleriyle başka ülkelerin gençlerinin hallerini karşılaştırabiliyorlar.
Her şeyi geçtim; Google'a erişimin durduk yerde mahkeme kararı ile engellendiği ve engelleme kararı ile ilgili de açıklama bile yapılmadığı ülkede, neden liseliler isyan içinde diye soruyor muyuz gerçekten? "Google" gibi dünyayı değiştirecek fikirler üretecek gençler, tek tipleştirilmeye, baskılanmaya, boğucu bir geleceğe mahkum edilmeye çalışılıyorlar.
Gençlik işsizliğinin yüzde 20'lere vardığı, eş dost ahbap çavuş ilişkileri ile, kayırmacılıkla işlerin yürüdüğü bir ülkede, gençler elbette "yeter artık" der.
Sonunda, bugünün yeni mezun liseleri gibi haklarını arayan gençler kazanacak.
Zaman, onların yanında.
Keşke, bu okulların eski mezunları, liselilerin yaşamakta olduğu sıkıntılara karşı, müdür değişimleri, yeni yönetimlerin dayatmaları gibi konulara müdahale etmek için, öğrencilerle bugüne kadar daha aktif bir dayanışma içinde olsalardı.
Gençlerimiz, "abi-ablalarından" daha girgin, çünkü kaybedecekleri bir gelecekleri var. Daha sonraki kuşaklarda bir sinmişlik hakim olurken, "doğru olanı", yapılması gerekeni hatırlatıyor liseliler.
Ve onlar, geleceklerini kazanacaklar.
Ancak, değişim korkusu arttıkça Ankara'nın, "suni merkezin", çevreye olan baskısı da, aynı oranda çok çok artacak.
Not:
Bu hafta üzerine fazla konuşulmayan bir haber, özel güvenlikçilere, resmi güvenlik görevlilerinin neredeyse tüm yetkilerini tanıyacak bir yasa tasarısı idi. Mafyöz kişiliklerden geçmişi karanlık bazı eski güvenlik görevlilerine, Türkiye'de "özel güvenlik şirketi sahibi" çok tuhaf insanlar var. Elle aramadan kimlik kontrolüne, araç durdurmaya ve aramaya, özel güvenlikçiler aynen polis, jandarma gibi davranabilince, acaba Türkiye daha güvenli bir yer mi olacak?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları




































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024