Yıldıray OĞUR
88 yıl sonra ilk kez 2010’da izin verilen ve 15 Ağustos’ta tekrarlanan Trabzon Sümela Manastırı’ndaki bu yılki ayin itirazlara rağmen 10’uncu kez yapıldı.
Bu yıl Sümela’daki ayinin iptal edilmesi için ciddi bir kampanya yapıldı.
Kampanyaya en hızlı FETÖ avcılığı ve Mavi Vatan teorisyenliği sonrası terfi ve üstün hizmet madalyası alması beklenirken gelen sürpriz istifasından sonra emekliliğini “palikarya tehdidi” teorilerine adayan emekli amiral, git gide 50’ler Büyük Doğu dergisi retrospektif sergisine benzeyen Yeniden Refah Partisi ve anlaşılan seçim sonuçlarından çıkardığı ders milliyetçilikte en iyi olmak olan İYİ Parti de katıldı. Onlara, iktidardan daha vatansever olduklarını ispat vesilesi olarak neredeyse yok olmuş bir dini azınlığın iki saatlik ibadetine taş koymayı seçen başka yerli ve milli muhalifler de eklendi.
İYİ Parti Sözcüsü ve Yeniden Refahlı milletvekili ayin için 15 Ağustos’un yani Trabzon’un Fethi’nin yıldönümünün seçilmesinin tesadüf olmadığına dikkat çektiler.
Böylece Trabzon’un Fethi’nin intikamı mı alınıyordu?
Yine de birden bire büyük hassasiyet gösterdikleri Trabzon’un Fethi yazıp bir Google’a basmaları hassas bir davranış olurdu.
Eğer böyle yapsalardı; 1953’te 500’uncü yıldönümünde ilk kez fethi kutlanan İstanbul gibi, Trabzon’un fethinin de ilk kez 500’üncü yıldönümünde 1961’de kutlanmaya başlandığını, meşhur tarihçi İsmail Uzunçarşılı’ya referansla fethin yıldönümünün 1961’den 2023’e kadar 26 Ekim’de kutlandığını öğrenmiş olurlardı.
Geçen yıl bazı tarihçilerin tarihi vesikalarla itirazları üzerine Trabzon Valisi, Trabzon Fethi yıldönümünü değiştirdi ve 15 Ağustos yaptı. Bu yıl da fetih ilk kez 15 Ağustos’ta kutlandı.
Yani 2010 yılında Sümela’da ilk ayin 15 Ağustos’ta yapıldığında ve geçen yıl 9’uncu kez bu ayin yine aynı gün tekrarlandığında Trabzon’un fethinin yıldönümü 15 Ağustos değildi, 26 Ekim’di.
Peki, Sümela’daki ayin niye ısrarla 15 Ağustos’ta yapılıyor?
1500 yıllık bir ısrar bu.
Ortodoks Hristiyanlar ve diğer bütün Hristiyanlar, 6’ıncı yüzyıldan bu yana 15 Ağustos gününü “Meryem Ana’nın göğe yükseliş günü” olarak kutluyor. Hatta öncesinde 15 gün oruç tutuyorlar.
15 Ağustos’ta Meryem Ana’nın göğe yükselişinin kutlanacağı en iyi adreslerden biri de Sümela Manastırı.
Çünkü bu manastır MS. 386’da İsa’nın havarilerinden Aziz Luka’nın yaptığı az sayıdaki ikonadan biri olduğuna inanılan Meryem ile İsa’yı gösteren Panagia Atheniotissa’nın yüzü suyu hürmetine yapılmıştı.

Sophorinos ve Barnabas adındaki iki ermişin rüyasına giren Meryem Ana’nın tarifiyle kaçırılan ikonalar Trabzon’un ıssız ormanlarındaki bir mağarada bulunmuştu. O mağaranın üzerine de Meryem Ana Manastırı da denen Sümela Manastırı inşa edildi. Ve dünyanın her yerinden Hristiyanlar yüzlerce yıl boyunca bu ikonaya yüz sürmek için Sümela’ya tırmanıp hacı oldu. Daha sonra manastıra İsa’nın çarmıha gerildiği kutsal haçtan bir parça (rölik) da bağışlanarak kutsal emanetler zenginleşti.
1200’lerde Marco Polo’nın bile Çin’e giderken ve dönerken kullandığı Trabzon -Tebriz yolunun yaz güzergahı üzerinde yer alan Sümela Manastırı popüler bir hac merkezi haline gelmişti. Sümela’yı ziyaret için yılın en iyi zamanı da 15 Ağustos’tu.
Sümela Manastırı’nın 1600 yıllık tarihin 1920’lere kadar en mutlu ve kutsal günlerini Pontus üzerine çalışmalarıyla tanınan tarihçi Özhan Öztürk, şöyle anlatıyor:
“Trabzon ve civarında yaşayan Rumlar hatta Rusya’ya yerleşmiş olanlar bile yılda bir defa Ortodokslar ve Hristiyan âlemi için Meryem Ana’nın göğe yükseliş günü olması hasebiyle kutsal olarak kabul edilen 15 Ağustos günü Sümela manastırına gelerek mucizeler yarattığına inandıkları “Kutsal Bakire” ikonasını öperek, önünde dua etmekteydi. Bunun için “Meydan” da hazır bekleyen katır sürücüleriyle anlaşırlar ve 14 Ağustos günü şafak sökerken manastırda hazır bulunurlar, hastalıklarına derman ararlardı. Meryem Ana’dan şifa bekleyen Müslüman ziyaretçiler de manastırdan eksik olmazdı. Ziyaretçiler kendileri için hazırlanmış derme çatma barınaklarda ağırlanır, keşişler manastırın 15 katırıyla ziyaretçileri doyurmak için 2 hafta öncesinden Maçka ve Akçaabat’tan gıda malzemesi stoğu yaparlardı. Ayin devam ederken eğlenilmez, manastırın çanıyla ayinin bittiği ilan edilince horonlar edilir, tüccarlar bağırarak mallarını satmaya çalışır, ertesi gün 16 Ağustos’ta herkes dönüş hazırlıklarına başlardı.”
Anlaşılan hayatlarında ilk kez duydukları Trabzon Fethi için ortalığı ayağa kaldırmaya çalışanlar, Ankara’daki bazı bürokratları da bir süre etkilemiş, bu seneki ayine izin gecikmiş, ama araya giren siyasiler bürokratik bağnazlığı çözmüş ve birkaç saatlik ayine bu yıl da izin verilmiş.
İstanbul’un fethi gibi, Trabzon’un fethini de hiç kutlamamış olan Osmanlıların fetihten sonra koruyup kolladığı bir manastırda birkaç saat Tanrı’nın adının anılmasından endişeye kapılmak pek büyüklük işareti olmasa gerek.
Devlet Arşivleri sayfasına girip arama yaptığınızda bugünkü vatanseverlerde olmayan o özgüvenin izleri görülüyor.
II. Beyazıt, I. Selim, II. Selim, III. Murat (1574), I. İbrahim (1640), IV. Mehmet (1648), II. Süleyman (1687), II. Mustafa (1695) ve III. Ahmet (1704) Sümela Manastarı’nı korumak için fermanlar çıkarmış, Trabzon’daki şehzadeliği sırasaında Yavuz Sultan Selim manastıra 2 şamdan ile 10 adet el yazma kitap hediye etmiş. 1710’da III. Ahmet ve 1749’da I. Mahmut dönemlerinde duvarları onarılıp, fresklerinin yenilemişti.
1880 ve 1895 yıllarına ait evraklara göre Sümela Manastırı’nda yaşayan rahipler keçi sütünden yaptıkları özel tereyağlarını düzenli olarak padişaha hediye olarak sunmaktalardı.

Yine evraklardan dağın başındaki izbe manastırın devletin bilgisi sahilinde Patrikhane tarafından metropolit ve papazlar için bir sürgün yeri olarak kullanıldığı anlaşılıyor.

1920’lerde Rus işgali sırasında Rum çetelerin mesken tuttuğu manastır, 1923’de son papazlar da Lozan mübadelesiyle Yunanistan’a göç ederken bile iyi durumdaydı.

Ağustos 1923’de manastırdan göç eden son papazlar yolda başına bir şey gelmemesi ya da bir gün geri gelme ümidiyle Sümela’yı asırlar boyu bir hac merkezine çeviren üç kutsal emaneti, manastır yolu üzerindeki Aziz Barbara Şapeli’ne gömmüşlerdi:

“12 Havariden Lukas’ın resmettiğine inanılan Kutsal Meryem ikonası, haydutların saldırısı sonucu 640 yılında yağmalanan ve tahrip edilen Manastırın, 644 yılında yeniden inşasına öncülük ettiğine inanılan Aziz Christopher tarafından parşömen üzerine yazılmış olan İncil nüshası ve Komnenos Kralı III. Manuel tarafından Manastır’a bağışlanmış olan İsa’nın çarmıha gerildiği kutsal haç parçası (rölik)”
Mübadele sonrası başka kiliseler gibi Sümela da yıllarca define avcılarının yağmasının mağduru oldu.
1931 yılında olanı ise devletin resmi Sümela sayfasından okuyalım:
“1931 yılında Trabzon’dan göç etmiş olan Rumların ve Santi Metropoliti Polycarp’ın, dönemin Yunanistan başbakanı Eleftherios Venizelos’u Sümela’da kalmış olan kutsal eşyalar; “Lukas ikonası, haç parçası ve İncil nüshası” hakkında bilgilendirmesi üzerine; Venizelos mezkur kutsal eşyaların Yunanistan’a götürülmesini sağlayacağına söz verir. Sözünü tutan Venizelos, aynı yıl Başbakan İsmet İnönü ile bir buluşmasında bu durumu gündeme getirmiş ve eşyaların Yunanistan’a götürülmesi için izin istemiştir. İsmet İnönü Venizelos’un talebini olumlu karşılamış, Kurtuluş Savaşı dönemindeki faaliyetlerinden dolayı 1921 yılında Amasya İstiklal Mahkemesi tarafından gıyaben idama mahkum edilen 74 kişinin arasında bulunduğu için kendisi Türkiye’ye gelemeyen Trabzon eski Metropoliti Hırisantos, Sümela’nın keşişlerinden Ambrosios’u kutsal eşyaların gömüldükleri yerden alınarak Yunanistan’a götürülmesi ile görevlendirir. Ambrosios, 22 Ekim 1931 tarihinde Türkiye’ye gelmiş, Türk güvenlik güçlerinin denetiminde, kutsal eşyaları Aziz Barbara Şapeli’nde gömülü oldukları yerden çıkartarak Yunanistan’a götürmüştür. Kutsal eşyalar Atina Bennaki Müzesi’ne konularak yirmi yıl burada muhafaza edilmişler, daha sonra Karaferye’de inşa edilen “Yeni Sümela Manastırı”na konulmuşlardır.”
1931 yılında Venizelos’un Türkiye ve İsmet İnönü’nün Yunanistan ziyaretlerinde kararlaştırılan bu kazı izninin belgesi hala Cumhurbaşkanlığı Arşivleri’nde duruyor.
İznin altındaki imza Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’e ait.

Eğer doğduğu Selanik Yunanistan’ın eline geçmiş, İstiklal Harbi’nde Yunan ordusuyla savaşmış Mustafa Kemal Paşa, Pontusçuluktan endişelenseydi hatta Yunan düşmanlığı yapsaydı onu suçlamazdık.
Ama Mustafa Kemal’in özgüven gösterdiği bir konuda, aşırı hassasiyet yapmak 2023 yılında başkalarına nasip oldu.
Ama tabii türlerinin tek örneği değiller.
Trabzonlu bir mübadil aileden gelen Drama Metropoliti Pavlos da Yunanistan’daki benzer milliyetçilerden çok çekmişti.
2019 yılında Gümülcine’deki Türkiye elçiliğinin 29 Ekim için düzenlediği resepsiyona katıldığında milliyetçiler ayağa kalkmıştı.
Yunan Çözümü (Elliniki Lisi) Partisi Başkanı ve Larisa milletvekili Kiriakos Velopulo, verdiği soru önergesinde “Türkiye’nin Kıbrıs’ı işgal ettiğini, orada bulunan kiliseleri otele, depoya ve ahırlara dönüştürdüğünü bir Türk yetkilinin “Batı Trakya’nın gerçek sahibi biziz” dediğini hatırlatıp, Metropolit’in bu davette ne işi olduğunu” sormuştu.
Metropolit Pavlos ise 2010 yılında memleketi Trabzon’daki Sümela Manastırı’nda ibadet izni haberini alınca gözyaşlarına boğulduğu Türkiye ile iyi ilişkiler kurmakta ısrar etti.
2022 yılında 59 yaşında vefat ettiğinde mezarına Trabzonspor forması konacak kadar fanatik bir Trabzonspor taraftarıydı.

Bu yılki törende İmrozlu Patrik Bartholomeos, Trabzonlu Pavlos’tan bahsetti:
“Bugünkü dualarımızda, merhum Drama Metropoliti Pavlos da vardı Kendisinin, memleketi Trabzon’a olan sevgisi o kadar büyüktü ki, bu sevgiyi ve ilgiyi bize ve patrikhanemize de aşıladı. Merhum Metropolit Pavlos’un temelini attığı bu sevgiyi ise, siz kıymetli Trabzonluların bizlere olan alakası daha da büyüttü.”
Bartholomeos, ayin için izin veren yöneticilere de tekrar teşekkür etti.
Sümela tartışması gösterdi ki, 88 yıl sonra Sümela’daki anmaya 2010 yılında ilk kez izin veren AK Parti iktidarı, her ne kadar 2010 yılındaki demokrasi, insan hakları karnesinin hayli gerisine düşmüş olsa da milliyetçilik, yabancı düşmanlığı, azınlık hakları gibi konularda muhalefetten hala ileri bir yerde duruyor.
Muhalefetin de yerine sessizce oturmayla sonuçlanan bu aşırı ve gereksiz yükselmelerden çıkaracağı dersler var.
Ayinin üzerinden geçen 10 saatin ardından Trabzon hala Türkiye sınırları içerisinde, babaannesi hala Rumca konuşanların bile Kıpçak Türkü olduğuna emin olduğu Trabzon’da kimse Pontus hülyası kurmuyor, zaten Patrik ve papazlar da çoktan İstanbul’a döndüler.
Bir tek ayine katılan Trabzonspor’un Yunan futbolcuları şehirde kaldı. Trabzonlular da onlardan ve yılda bir kere bölgedeki turizmi canlandıran ayinden çok memnun görünüyor, bir mani çıkmazsa seneye yine bekliyorlar.
Bu arada Trabzon’un Fethi’ni de bu yıl ilk kez 15 Ağustos’ta kutlandı.
Onlar için daha fazla endişelenmenize gerek yok.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları







































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026