Yıldıray OĞUR
Geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan Malezya’da düzenlenen Kuala Lumpur Zirvesi’ne katıldı.
“Kalkınma Önceliği ve Zorluklar” başlıklı zirvenin ev sahibi Malezya’nın 94 yaşındaki efsanevi Başbakanı Dr. Mahathir Muhammed’di.
Zirveye Türkiye’den Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında, İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Katar Emiri El Sani ve Endonezya Devlet Başkan Yardımcısı da katıldılar.
Katılacağı açıklanan Pakistan Başbakanı Imran Han ise son anda ziyaretini iptal etti. İptalin arkasında Pakistan’ın ekonomik olarak elini kolunu kaptırdığı Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen baskılar var.
Baskıların sebebi, Malezya’daki zirveyi, Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yaptığı ve başını çektiği İslam Konferansı Teşkilatı’na alternatif bir girişim olarak görmesi.
Suudiler ve İKT Genel Sekreteri rahatsızlıklarını açıkladılar.
Malezya, Türkiye, İran, Endonezya ve Katar’ın bir araya geldiği bir zirvenin Suudileri rahatsız etmesi normal. Dr. Mahathir ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da IKT’nın atıl halinden şikayetçi olup, bu işbirliklerinin artacağının sinyalini verdiler.
Buraya kadar olan kısmı tabii ki önemli, Türkiye’de zirveyle ilgili haberler de genelde bu tartışmalar çerçevesinde verildi.
Tabii dünyadaki bütün gelişmelerle ilgili olarak yapıldığı gibi bu zirveden de “Türkiye korkusu”, “Malezya Başbakanı’ndan Türk savunma sanayine övgü” gibi narsist başlıklar çıkarıldı.
Zirveyle ilgili sosyal medyada en çok ilgiyi ise emektar Başbakan Mahathir Muhammed’in yaptığı cesur açılış konuşması gördü.
Konuşma Türkiye’de de haber oldu ama bir miktar sansürlenerek.
Örneğin Mahathir’in konuşmasında “Bugün dünyanın saygısını kaybettik. Biz artık ne bilimin kaynağı, ne de insan medeniyetinin rol modeliyiz" dediği haberlerde yer aldı ama hemen ardından söylediği cümle herhalde fazla sert bulunup çıkarıldı: “Biz, İslam’dan korkulmasına neden olduk.”
Yine konuşmasından şu bölüm haber yapıldı:
“Bugün hiçbir Müslüman ülke gelişmiş olarak tanımlanmamaktadır. Bütün servetlerine rağmen bu ülkeler gelişmekte olan sınıfındadır. Bu ülkeler maalesef zayıf ve İslam ümmetini korumada yetersiz kalmıştır."
Ama devamındaki daha sert şu eleştirileri atlandı:
“18’incü yüzyıldan 20’inci yüzyıla kadar uzun zaman Müslüman ülkeler Avrupalı güçlerin egemenliği altındaydı. Şimdi büyük ölçüde hepimiz bağımsızlığımızı kazanmış durumdayız. Ama bağımsız milletler olarak daha iyisini yapamadık. Hatta bazılarımız tekrar eski kolonyal efendilerimize bağımlı hale geldi. Bugün küçük Müslüman devletler bile iyi yönetilmiyor. İster otoriter ol ister olma iyi yönetim imkansız değildir. Bizler baskıcı olmamalıyız.”
Yine de halimize şükretmeliyiz. İran medyası bu kadarını bile veremedi.
94 yaşındaki Dr. Mahathir, masada sağında ve solunda oturan Türkiye ve İran Cumhurbaşkanlarının arasında bu cesur özeleştirileri yaparken, insan dinleyiciler arasında onu izleyen bir ismin aklından ne geçtiğini merak ediyor:
Enver İbrahim’in...
Dr. Mahathir siyasi hayatı, neredeyse 1957’de İngiltere’den bağımsızlığı kazanan Malezya’nın tarihiyle eşit.
1950’lerde genç bir tıp doktoru olarak katıldığı milliyetçi ve muhafazakar Malay Birliği Milli Teşkilatı (UMNO) partisinden 1964 Meclis’e girmiş, bir malay milliyetçisi olarak bir kez partiden atılmış ardından tekrar döndüğü partiye 70’ler bakan olarak girmiş, 81’e kadar bakanlıklar, başbakan yardımcılığı yapmış, yeni ekonomi programını hazırlamış, 1981 yılında da ülkenin dördüncü Başbakanı seçilmişti.
1981-2003 arası 22 yıl boyunca oturduğu Başbakanlık koltuğunda Malezya’yı, bugünkü Malezya yapan isim oldu.
Ama bunu tek başına yapmadı.
1982’de kabinesine aldığı 35 yaşındaki genç bir siyasetçiyle birlikte yaptılar; Enver İbrahim’le.
Aslında Dr. Enver İbrahim, Dr. Mahathir’in sağcı milliyetçi siyasi çizgisinden epey uzak İslami gençlik hareketinin lideriydi. Genç yaşına rağmen 70’lerde hapis yatmış, açlık grevleri düzenlemişti.
Aynı zamanda ihya ve tecdid çizgisinde, dünyadaki İslami hareketlerce tanınan bir entelektüeldi. 80’lerde Türkiye’de de çok tartışılan “bilginin İslamileştirilmesi” gibi tartışmaları başlatan İsmail Raci Faruki ile birlikte ABD’de Uluslararası İslami Düşünce Enstitüsü’nü kurmuşlardı.
1991’e kadar çeşitli bakanlıkları yürüten, eğitim bakanlığında yıldızı parlayan Enver İbrahim’i, Mahathir 1991’de Maliye Bakanı yaptı. Mahathir ve İbrahim, “Malezya Başarabilir”, “2020 Vizyonu” hedefler koyarak büyük bir kalkınma hamlesi başlattılar ve Malezya’yı Asya’nın kaplanları arasında soktular. Enver İbrahim, Mahathir’in doğal halefiydi artık.
Ama Enver İbrahim için sadece ekonomik kalkınma yeterli değildi.
İslam’ın çok kültürlülük ve demokrasiyle biraya gelmiş bir modelini Malezya’da hayata geçirmek istiyordu. Örnek aldığı model farklı dinlerin ve kültürlerin asırlarca birarada yaşadığı ve yüksek bir kültür ürettiği İslam’ın altın çağı olan Endülüs’tü. Endülüs’ün o parlak yüzyıllarına “Convivencia” yani “yaşa ve yaşamasına izin ver” adı verilmişti. Dr. İbrahim, Malezya’da “Convivencia” çağını başlatma hayaline etrafında toplanmış gençleri ve aydınları da inandırmıştı. Kurduğu Uluslararası İslam Üniversitesi bu idealin taşıyıcısıydı.
Bu hayale inanan aydınlardan biri de Pakistanlı düşünür Ziyaüddin Serdar’dı. Londra merkezli “İcmalci” denen İslamcı elit bir entelektüel grubun içindeki Serdar, kitapları pek çok dile çevrilmiş, Türkiye’de de tanınan bir isim.
Pakistan’da tebliğ cemaatinden Afganistan’da Usame Bin Ladin’e, Avrupa ve Türkiye’deki İslami hareketlere kadar her yeri dolaşmış, herkesle tanışmış, İslami düşünce içinde çıkış ve çözüm yolları aramış ama onu en çok Enver İbrahim heyecanlandırmıştı.
2004 yılında yazdığı (Desperately Seeking Paradise: Journeys of A Sceptical Muslim) ve Türkçe’ye umutsuzca kısmı atılarak “Cenneti Arayan Adam: Septik Bir Müslümanın Yolculuğu” diye çevrilen kitabında işte bu arayışlarını ve Malezya’daki hayal kırıklığını anlatıyor.
İlk hayal kırıklığı Malezya’nın büyümesinin beklenmedik sonuçları olmuştu:
“Ekonominin büyümesi yalnızca genel yaşam standartlarını yükseltmekle kalmadı bazıları için olağanüstü bir zenginlik üretti. Yeni zenginler gösterişli yaşamlar sürmeye başladı. Tasarımcı imzalı giysiler, pahalı aksesuarlar ve BMW veya Mercedes standart hale gelmişti. Özelleştirilebilecek her şey özelleştiriliyor ve Başbakan’ın çevresinde kümelenmiş dostlarına satılıyordu. Çok fazla çaba gösterilmeden elde edilen ani zenginlik, büyük fikirler doğuruyor ve Malezya büyük, çok büyük düşünüyordu: Bu düşünceler [1998-2004 arasında] dünyanın en yüksek binası olan Petronas Towers ve dünyanın teknolojik bakımdan en gelişmiş uluslararası havaalanı şeklinde somutlaşıyordu. Bu milletin uzun süredir Guinness Rekorlar Kitabı’na duyduğu hayranlık, nihayet orada yer almalarıyla gerçeğe dönüşüyordu.”
Malezya büyüdükçe, Mahathir’in yakın çevresinde bir saadet zinciri ortaya çıkmıştı. Ülkenin ekonomisinin patronu olan Enver İbrahim, aynı zamanda yolsuzluklarla mücadele eden bakanlığın da başındaydı. Sık sık ehliyet, liyakat, kurumsal sorumluluk, yolsuzlukla mücadele için sesini yükseltiyor, Serdar’ın tabiriyle “Mahathir ve onun kibirli ensesi kalın ahbapları Enver’i küçümsüyordu.”
İkisi arasındaki ipler 1997’deki Asya Finans Krizi’nde koptu. Tartışma çok tanıdık.
Çöken ekonomiyi toparlamak için Enver İbrahim, faizleri artırıp, kuru dengelemeyi ve IMF ile anlaşarak kemer sıkma politikaları uygulanmasını savunuyordu.
Mahathir ise içe kapanmacı eski usul mali politikalarla devam etmek istiyordu. Komşu Endonezya’daki muadili Suharto’nun ekonomik krizle başlayan isyanlarla devrildiğini görmüş ve korkmuştu.
Mahathir’e göre krizin arkasında Malezya’nın kalkınmasını kıskanan dış güçler, Soros, Yahudiler, yabancı basın ve IMF vardı.
Bir bakanlar kurulu toplantısında tartıştılar, Mahathir, Enver İbrahim’den istifa etmesini istedi ama o kabul etmedi ve direndi. Parti içindeki eğitimli genç kadrolar Enver İbrahim’in tarafındaydı.
Bunun üzerine Dr. Mahathir, elinin altındaki medya gücünü ve propaganda makinesini harekete geçirdi.
Bir parti toplantısında “Enver İbrahim’in Başbakan Olmaması İçin 50 Sebep” adlı bir kitap dağıtıldı. Kitapta, Enver İbrahim yolsuzlukla ve eşcinsellikle suçlanıyordu.
Eşcinsellik, Malezya yasalarına göre ağır bir suçtu, Malezya siyasetinde birini itibarsızlaştırmak için daha önce de kullanılmış etkili bir silahtı.
Kampanyaya Mahathir’in kontrolündeki yargı ve medya da katıldı.
Enver İbrahim’in eşinin şoförü, polise gidip, Enver İbrahim’in kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini iddia etti.
İddialar ayrıntılarıyla gazetelerin manşetlerinden verildi. Enver hakkında soruşturma açıldı.
Soruşturma üzerine Dr. Mahathir Enver İbrahim’i bakanlıktan aldı ve partiden ihraç etti.
Ama burada da durmadı. Bu kez yolsuzluk iddiaları dolaşıma sokuldu. Bu kez Enver İbrahim hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Mahkemeye çıkarıldığında bir gözünün morardığı görülmüştü. Sadece tutuklanmamış, ülkenin iki numaralı ismi bir de karakolda dövülmüştü.
Önce yolsuzluktan dokuz yıl ceza aldı, birkaç ay sonra da eşcinsel ilişkiden altı yıl ceza daha verildi. Şoförün iddiaları, güya Enver İbrahim’den alınan DNA örneğiyle doğrulanmıştı.
Beş yıl hapis yattıktan sonra 2004 yılında yüksek mahkeme kararı bozdu. Şoförün iddialarının çelişkili olduğuna, DNA örneğinin nereden alındığının belli olmadığına karar verdi ve Enver İbrahim hapisten çıktı.
Ama mahkum olduğu için beş yıl siyaset yasağı vardı. Bu sırada yurtdışına gitti, üniversitelerde ders verdi, think tanklerde çalıştı.
Onun hapse girmesinden sonra Dr. Mahathir, ülkedeki ipleri iyice elinde toplamış, otoriterliğin dozunu artırmış, dünyada gazetecilerin en büyük düşmanı ilan edilmişti. Nazi soykırımını inkar eden, 11 Eylül’ü ABD’nin yaptırdığını söyleyen açıklamalarıyla dünyada da eski itibarını kaybetmişti. Kendisine yönelik protesto gösterilerini bile hapisten telapati yoluyla Enver İbrahim’in organize ettiğini söylüyordu.
2004 yılında Başbakanlık koltuğunu Abdullah Bedevi’ye bırakıp, partinin manevi lideri olarak kenara çekilmişti.
Enver İbrahim, dört yıl sonra 2008 yılında eşinin lideri olduğu parti için tekrar siyaset meydanına indiğinde hakkında bir kere daha eşcinsellik suçlaması yapıldı. Bu kez eski bir danışmanı olan genç polise gidip ondan şikayetçi olmuştu. Bir kere daha tutuklandı, sonra mahkeme iddiaları mesnetsiz bulup onu tekrar akladı.
Artık başbakanlık koltuğunda ise ülkenin ikinci başbakanın oğlu, üçüncü başbakanının yeğeni aristokrat bir aileden gelen Necip Rezak oturuyordu.
Enver İbrahim, bir sonraki seçimlerin favorisiydi. Hatta Dr. Mahathir’e Enver İbrahim yeni başbakan mı olacak diye sorulmuş o da “O ancak İsrail’in Başbakanı olur” demişti.
Enver İbrahim tam 2014 seçimlerinde aday olacağını açıklamıştı ki temyize giden eşcinsellik suçlaması cezası yüksek mahkeme tarafından bozulup, onandı.
Böylece 2015 yılında aynı suçtan bir kere daha hapse girdi.
O hapisteyken Malezya Necip Rezak’ın iktidarı altında iyice yolsuzluk ekonomisine teslim olup, fakirleşmişti.
Rezak’ın Kudüs, ümmet hamaseti de bu yıkımı örtmeye yetmedi.
Halk sokaklara çıktı. Artık yolsuzlukları ayyuka çıkmış Rezak’ın istifasını isteyenlerden biri de onu oraya getiren hocası Dr. Mahathir’di.
Rezak direnip, iktidarda sertleşince, Dr. Mahathir 91 yaşında, kurucusu olduğu ve 22 yıl başkanlığını yaptığı iktidar partisine karşı bir parti kurarak, tekrar mokasenlerini giydi.
Enver İbrahim’in mahkemesine gitti, ondan helallik istedi, barıştılar.
Ve 2018 seçimlerinde hapisteki Enver İbrahim’in eşinin başkanlığını yaptığı parti ve Mahathir’in partisinin kurdukları ittifak sandıktan zaferle çıktı.
Necip Rezak yolsuzluktan hapse atıldı. Mahathir 93 yaşında ülkenin Başbakan’ı oldu.
2020 yılında ise artık koltuğu çok çile çektirdiği Enver İbrahim’e bırakması bekleniyor.
Herhalde Enver İbrahim, şimdi bilgece İslam dünyasına tavsiyelerde bulunan 94 yaşındaki Mahathir’i dinlerken, Malezya’nın kaybolan bu yıllarını düşünmüştür.
Neyse ki Dr. Mahathir 90’lı yaşlarda olsa da hatadan dönmüş, ülkesine verdiği zararı telafi edebilmek için elini taşın altına sokmuştu.
Ama aynı hatalar onun konuşması sürerken yanı başında liderlerinin oturduğu iki ülkede yaşanmaya devam ediyor.
İran’da ülkenin eski başbakanı ve muhalefet lideri Musavi hala ev hapsinde. Türkiye’de ise yeni parti kuran eski Başbakan’ın kurucularından olduğu üniversiteye kayyım atandı.
Ziyaüddin Serdar, 2004 yılında “Cenneti Arayan Adam”da, Enver İbrahim’in hapse atılması sonrası yaşadığı hayal kırıklığı için şöyle yazmıştı:
“Bu dönem bizim 1492 yılımızdı. Bizler Endülüs’ten sürülüyorduk. İbn Hazm’ı düşünmeye devam ettim. Bir defasında “Ne kadar açık fikirli ve zeki olursanız olun, otoriterlik daima çevrenizden dolanacak bir yol bulur demişti. İbn Hazm’a göre çoğulculuk ve otoriterlik sürekli bir savaşa kilitlenmiştir. Tek bir megaloman inşa edilmesi onlarca yıl, hatta yüzlerce yıl almış bir cenneti anında yıkabilir. İbn Hazm Endülüs’ün böyle kaybedildiğini anlatıyordu... Umutsuzca aradığım cenneti tasarlayacak en mükemmel kişi hapsedilmişti. Cennet belki de bulunmak istenmiyor diye düşündüm.”
(Daha fazla okuma ve bilgi için yazıda çokça yararlandığım, üniversite eğitimini Malezya’da tamamlamış, Asya siyaseti üzerine uzman olan Şehir Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Hasan Kösebalaban’ın geçen yıl Karar için yazdığı “Doktor Mahathir’in Dönüşü Umutlu Başlangıç” başlıklı yazısını tavsiye ederim) https://www.karar.com/gorusler/hasan-kosebalaban-yazdi-doktor-mahathirin-donusu-umutlu-baslangic-851516
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları










































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026