Ahmet TAKAN
7 Mart 2002... İstanbul'da Harp Akademileri'nde düzenlenen bir seminerde Prof. Dr. Erol Manisalı'nın sunumu üzerine dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç söz almış, "Türkiye, ABD'yi göz ardı etmeden, Rusya ve İran ile ilişkileri geliştirmelidir" demişti. Kılınç'ın bu çıkışı Türkiye'de adeta deprem etkisi yaratmış, "Türkiye eksen mi değiştiriyor?", "Avrasyacılık" tartışmalarını başlatmıştı.
S-400 krizi gölgesinde, Savunma Bakanlığında, ABD heyeti ile Suriye'de güvenli bölge pazarlıkları devam ederken o tartışma bir kez daha güncellendi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 11'nci Büyükelçiler Konferansı'nda "Yeniden Asya" açılımını ilan etti. AKP iktidarından gelen bu çıkış, "Türkiye'nin eksen"i tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 2002 yılında Kılınç'ın sözleri üzerinde "acaba bu bir devlet politikası mı" diye çok durulmuştu. Şimdi aynı soru, AKP iktidarının çıkışın gerçekçi olup olmadığı ile birlikte tekrar soruluyor.
Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç ile uzun bir telefon söyleşisi gerçekleştirdim. Kılınç, bugün de büyük tartışmalara yol açacak çarpıcı açıklamalarda bulundu YENİÇAĞ'a. Değerlendirmelerine şöyle başladı Kılınç;
"O günkü konu tamamen Türkiye'nin çevresinde bir güvenlik kuşağı nasıl oluşturulabilir genel çerçevesi içerisindeki görüşmelerdi. O görüşmelerde de AB, NATO, Türkiye'nin çevresindeki ülkeler hepsi irdelenerek ne yapılabilir konuşuluyordu. Panelin birisinde AB ile ilgili Türkiye'nin ilişkileri konuşulmuştu. O panelde varılan sonuç Türkiye'nin AB'ye alınmayacağı, bir şekilde oyalandığı şeklindeydi. Ben de ona aynen katıldığımı söyledim. Fakat bu arada 'Türkiye çevresi ile iyi ilişkiler içerisinde olmak koşuluyla, güvenliğini sağlayabilir çerçevesi içerisinde Rusya ile hem hudut değiliz şimdi belki ama arada başka ülkeler var, fakat yine de o ülkeler çevresinde bizim yine Rusya ile hem hudut gibiyiz aslında. İran mümkünse' dedim. Çünkü İran kuşkuluydu rejimi itibariyle çok fazla sokulganlık ya da birliktelik mümkün değildi İran ile ama yine de ticari ilişkiler en azından veya güvenlik açısından çevremizdeki ülkelerle iyi ilişkiler kurmanızın faydaları açısından ben böyle bir girişimde bulunmuştum. Tabi yorumlar çok değişik şeylere vardı. Alternatif kabul edildi benim söylediğim. Ben alternatif şey yapmadım. Ben bütünleyici unsurları dile getirmiştim.
Şimdi ne oluyor?
Şimdi durum çok karışık. Çünkü, devletimizin tutumu, bölge ülkeleri ile olan ilişkilerimiz bambaşka karmaşa. Amerika'nın Türkiye'ye karşı bir takım hasmane tutumları var. Zaten hiçbir zaman dost olmamıştır. O ayrı ama işte bu S-400 konusu arkasından F-35'lerin verilmek istenmeyişi ve hepsinden önemlisi Suriye'nin kuzeyi bizim güney bölgemiz, bu konudaki şeylerimiz uyuşmuyor. Amerika'nın beklentileri ile Türkiye'nin beklentileri uyuşmuyor. Ama Türkiye zaten başlangıçtan itibaren Amerika ile olan ilişkilerini kendi ulusal çıkarları çerçevesine oturtamadı. Amerika'nın bölgedeki, Ortadoğu'daki tamamen yıkıcı, kendini ekonomik açıdan kendisine bağlı unsurlar yaratma sevdası bizimkiler tarafından başka türlü yorumlandı, onun eş başkanı olundu bilmem ne oldu. Hal öyle olunca Amerika'nın Türkiye üzerindeki veya bölge üzerindeki beklentileri iyi değerlendirilemedi. Bu itibarla da bugüne gelindi. Bugün artık Suriye'nin kuzeyinde Amerika'nın vazgeçemediği ve belki orayı büyük bir ihtimalle bir atlama taşı gibi kullanmak istediği bir tutumu var. Dolayısıyla Türkiye sıkıştı. Türkiye bu saatten sonra nereye yalpalarsa yalpalasın ulusal çıkarlarımızı çok fazla koruyacak bir yapıda değil. Yani, benim kişisel görüşüm bu ama bilemiyorum tabi, iki süper güç arasında bir o tarafa bir bu tarafa bir takım tavırlar almak bir gelişmekte olan ülkeye çok fazla manevra sahası da bırakmaz ve de birinden kurtulursunuz öbürünün kucağına düşersiniz. Ama Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada bu şekilde birinden kurtulup öbürünün kucağına düşmek değil, her iki güce de eşit mesafede kendi ulusal çıkarları çerçevesinde ilişkiler kurmak olmalıydı. Maalesef gidişatımız pek parlak değil. Ne tarafa döndürürlerse döndürsünler yönlerini şu andan itibaren Türkiye'nin son dönemdeki siyasi tutumu maalesef büyük açmazlara, çıkmazlara sebep olmuştur. Benim şahsi görüşüm budur.
- Dışişleri Bakanı, bu çıkışı neden yaptı?
Yani tabi bunlar bir takım beklentiler nedeniyle... Hem bir gözdağı vermek hem bak o tarafa doğru dönersem şu olur bu olur gibilerden. Yani sizin içinde bulunmuş olduğunuz NATO paktından bilmem neden ayrılmanızın size çok büyük bir yarar getirebileceğini düşünmek tam manasıyla saçmalıktır. Kurulmuş bir denge var bir düzen var. O düzen içerisinde siz batı dünyası ile yine batı dünyasından beklediğiniz demokrasiye daha fazla geçebilme imkânlarını elinizden tamamen bırakmış olursunuz ki bunlar yanlış şeyler. Dış siyasette ani çıkışlar, büyük zikzaklar, makas değiştirmeler bunların ileriye dönük büyük fayda getirebileceğini söylemek yanlıştır.
- Amerika ile yapılan pazarlıklara, S-400, F-35 krizini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hepsi birbirine bağlı aslında. Birini diğerinden ayrı düşünmek mümkün değil. Genel tutuma baktığınız zaman Amerika'nın Türkiye'ye bakışı, bizim onlara bakışımız son derece muğlâk, son derece karmaşa bir durumda. Belki yine aynı hani caydırma veya karşı tarafa bilmem şey göstermek suretiyle siz güneyde Amerika'nın vazgeçmek istemediği bazı mesafe açısından veya tutum açısından bütün bunları sırf belki caydırırım veya belki biraz taviz koparırım babında yapılan şeyler. Bunlar artık kökleşmiş siyasi tutumlar içerisinde pek fazla kale alınacak hususlar değildir. Herkes her şeyin nasıl yapılacağından, neler yapılabileceğini, neler yapılmayacağını değerlendirebilir. Biz, Amerika'ya karşı 1 Mart'ta alınan Millet Meclisi'nin kararı sonrasında bir defa bizi idare edenler tuttu Silahlı Kuvvetleri suçladılar. 'Silahlı Kuvvetler bilmem şey yapmadı dolayısıyla 1 Mart tezkeresini geçiremedik' babında. Amerika o günden sonra Silahlı Kuvvetler'i kendisine hedef aldı, başımıza çuval geçirdi, bilmem ne halt etti, ondan sonra böyle saçma sapan şeyler Amerika'dan geldi. Dolayısıyla Amerika ne Türkiye'nin ne hiçbir devletin gerçek dostu olur. Gerçek çıkarları çerçevesinde ilişkiler yürür. Bu itibarla bugünden siz dirsek gösterseniz, şöyle yapsanız böyle yapsanız karşı taraf sizin ne imkânınızın olup olmadığı manevra sahanızın ne kadar olup olmadığını çok iyi takdir ediyor ve ona göre hareket ediyor.
- S-400'lerin alınmasını doğru buluyor musunuz?
Bir defa karar verilmiştir, evet alınması gerekir, bu artık sizin için namus meselesi olmuştur. Bir tutum yani bundan vazgeçtiğiniz zaman siz bütün kredinizi her şeyinizi kaybedersiniz. Bir, bundan vazgeçilemez. İkincisi, eğer NATO çerçevesinde gerçekten Türkiye topraklarını hava savunmasını sağlayacak bir unsur elimizdeyse NATO bundan müşteki değil bundan memnun olması lazım. Siz NATO'nun imkânlarını kullanmıyorsunuz, kendi imkânlarınızla hatta imkânları zorlayarak böyle bir sistem alıyorsunuz ve NATO toprağını koruyorsunuz. Bu saçma bir durum değil aslında ve de Amerika'dan almak istediğimiz sistemleri vermediklerine göre o günkü koşullarda bunu bizim almamız kadar doğal hiçbir şey olamaz. Ama bütün bunların temelinde ekonomi çıkarları yatıyor. Amerika'daki silah üreticiler, roket firmaları bunların bastırması ile hala Türkiye'ye sen al da bunu kullanma bilmem ne yap, ben sana öbür sistemi vereceğim gibi oyalamalar var. Bütün hepsinin temelinde milyar dolarlık satış var, niye Amerika'dan yapılmadı da Rusya'dan yapıldı şeklindedir.
Kaynak Yeniçağ: "Birinden kurtulursunuz, öbürünün kucağına düşersiniz" - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları










































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021