Akın ÖZÇER
Birleşik Krallık’ın (BK) AB üyeliği hakkındaki referanduma günler kala, olası bir ayrılığın (Brexit) siyasi ve ekonomik sonuçları üzerindeki tartışmalar sürüyor. Perşembe günü (16 Haziran) yayımlanan anketler referandumu Brexit yanlılarının yüzde 52 (Survation) ya da 53 (İpsos-Mori) gibi yüksek bir oranda kazanacağını gösteriyordu. Jo Cox cinayetinden sonra anketlerde bir dengelenme olduysa da, dünyanın 5. büyük ekonomisinin AB’den ayrılması hâlâ ciddi bir olasılık.
Avrupa Ekonomik Topluluğu‘na (AET) üyelik başvurusu iki kez Fransa’nın vetosuna takılmış olan BK’nın, AB içinde Avro ve Schengen bölgeleri dışında kalarak esnek bir bütünleşmeden yana tutum izliyor olması nedeniyle, Birlik ‘ten ayrılmayı öngören Lizbon Anlaşması’nın 50. maddesini işletmeye kalkışan ilk üye olması şaşırtıcı değil aslında. BK’da iktidar partisinin muhafazakâr kanadı Tories başta, AB’ye sıcak bakmayan önemli bir toplum kesimi hep oldu. 1973’de AET üyesi olan ülkede sadece iki yıl sonra, 5 Haziran 1975’te Topluluk içinde kalıp kalmama konusunda referandum düzenlendi. O referandumu yüzde 67 oranında AET yanlıları kazanmıştı ama 1979’da iktidara gelen ve ardı ardına üç dönem başbakanlık yapan Demir Lady Margaret Thatcher “paramı geri istiyorum” (I want my money back) sloganıyla AET bütçesine alınandan fazla katkı yapılıyor olmasına karşı çıkarak “eurosceptique” kesimin sözcülüğünü üstlenmişti bir bakıma.
2007’de Muhafazakâr Parti’nin başına geçen David Cameron dönemin başbakanı Gordon Brown’ın 2009’da BK adına imzaladığı Lizbon Anlaşması’nı halkoyuna sunmayı vaat etti. Bu vaat Cameron’ un 2010 seçimlerini kazanmasıyla gündemde kaldı. Geçen yılki seçimlere de aynı vaatle giden Cameron, Brexit referandumu tarihini belirledikten sonra Brüksel’den AB’de kalmaktan yana kampanya yürütmek karşılığı bazı ödünler koparmayı başardı. Doğu Avrupalı göçmenlere yapılacak sosyal ödemelerin geçici bir süre kısıtlayıcı ölçütlere tabi tutulması, ulusal parlamentoların nitelikli çoğunlukla (yüzde 55) sözleşmelerin uygulanmasını askıya alabilmesi gibi ödünler Başbakan Cameron’u tatmin etti belki ama anketlere bakılırsa halkın ikna olduğunu söylemek güç.
Sandıktan Brexit çıkarsa
23 Haziranda BK’nın AB’den ayrılma seçeneği kazanırsa, ayrılığın fiilen gerçekleşmesi bir süre alacak. Lizbon Anlaşması’nın 50. maddesi, ayrılığın Brüksel ile varılacak bir anlaşmanın sonunda hayata geçmesini öngörüyor. Bu anlaşma AB’den ayrılacak üyenin AB ile gelecekte kuracağı ilişkileri de göz önüne alarak ayrılığın usul ve yöntemini belirleyecek. Anlaşma daha sonra Avrupa Parlamentosu’nun (AP) onayına sunulacak ve Konsey’in kararıyla yürürlüğe girecek.
AB’den daha önce hiçbir üye ayrılmadığı için bu konuda belirlenmiş bir usul yok ve izlenecek yol da oldukça uzun ve bulanık görünüyor. Uzmanların görüşü, Konsey’in BK ile anlaşmanın müzakeresini olasılıkla Komisyon’a havale edeceği ve Komisyon’un da müzakereleri BK’nın atayacağı Brexit ile görevli bir kişi, tercihan bir bakan ile yürüteceği yönünde. Söz konusu 50. madde müzakereler için azami iki yıllık bir süre öngörüyor. Bu süre içinde anlaşmaya varmak mümkün olmazsa, BK’nın tek yanlı olarak AB’den çıkabileceği kabul gören bir seçenek. Ama bunun nasıl olacağını ve öncelikle BK ve AB için hangi sonuçları doğuracağını ayrıntılarıyla bilebilmek mümkün değil.
BK için olası sonuçları
Bu konuyla ilgili son yazımda (http://www.serbestiyet.com/yazarlar/akin-ozcer/brexit-ve-iskocya-faktoru-681306) Cameron hükümetinin Brexit’ in BK ekonomisine vereceği olası zararları grafiklerle ortaya koyan 202 sayfalık raporundan söz etmiştim. Raporun özetle AB üyeliğinin BK ekonomisine iki düzeyde yararlı olduğunu ortaya koyduğunun altını çizmiştim: “ birincisi, üyelerle serbest ticareti kolaylaştırıyor, ikincisi de AB’den olduğu kadar AB dışındaki ülkelerden yatırımları da teşvik ediyor olması. “ Raporun sonuç olarak, “Brexit yanlılarının iddialarının tam aksine, AB dışında kalmanın Britanya vatandaşlarının yılda ortalama 4300 pound (17.200 TL) gelir kaybına uğrayacaklarını ortaya koyduğuna” ayrıca dikkat çekmiştim.
Hükümetin raporundan sonra, Brexit’ in özellikle BK’nın başta ekonomik alanda olmak üzere ulusal çıkarlarına aykırı olduğunu söyleyenler, yazanlar çizenler çok oldu. Hatta tartışmaya Amerikan Merkez Bankası FED Başkanı Janet Yellen bile dâhil oldu. IMF ve G7’den de uyarılar geldi. Brexit’ in BK’ya ekonomik zararının şu sırayı izleyeceğini ileri sürenler oldu: ilk aşamada Sterlin’ in hızlı bir değer kaybı olacak ki Brexit kampanyasının başından bu yana görülmeye başlandı. İkinci aşamada yabancı yatırımlar ve mali piyasalarda düşüş yaşanacak. Ardından emlak fiyatları düşecek, ülke resesyona girecek, işsizlik ve enflasyon patlayacak.
Brexit yanlısı kuruluşlar ise aksine BK’nın AB’den ayrılarak bütçesine hâkim olacağını ve ekonomisini düzlüğe çıkaracağını savunuyor. Her şeyin BK’nın AB ile yeni ilişkilerinin nasıl olacağına bağlı bulunduğunu öne sürüyor. Ama bunu AB ile uzun sürecek müzakerelerden önce kestirmek kolay değil. Dolayısıyla Brexit’ in BK için ilk ekonomik sonuçlarının olumsuz olması kaçınılmaz görünüyor.
Brexit’ in BK için önemli bir siyasi sonucu da olacak olasılıkla: İskoçya’da bağımsızlık referandumunun yinelenmesi. Yukarıda atıfta bulunduğum yazımda ayrıntıyla aktarmış olduğum gibi, İskoç Milli Partisi SNP (Scotish National Party) Başkanı ve İskoçya Başbakanı Nicola Ferguson Sturgeon BK’nın AB içinde kalması yönünde kampanya yürütüyor. Eğer BK genelinde Brexit, İskoçya’da ise AB’de kalma seçeneği kazanırsa, yeniden referanduma gideceklerini açıkça söylüyor. AB’nin geleceğini de ilgilendirdiği için bu konuyu aşağıda geliştireceğim.
AB için olası sonuçları
İkinci büyük ekonomisinin üyelikten ayrılması, Konsey Başkanı Donald Tusk’un belirttiği gibi, AB için “gerçek” bir risk. Ama AB için nasıl sonuçları olacağını kestirmek o kadar kolay değil. Kriz içindeki Yunanistan’ın AB kurumlarının girişimiyle üyelikten çıkarılması (Grexit) bir ara gündeme gelmiş olsa da, Brexit’i aynı çerçevede değerlendirmek mümkün görünmüyor. Bu konuda birçok lider Brexit ’in kriz içindeki AB ekonomisi için bir deprem oluşturacağı görüşünde birleşiyor.
Paris I Üniversitesi ekonomi profesörlerinden Philippe Dessertine, Brexit ’in AB’ye orta/uzun vadedeki olumsuz etkisinin “çok ağır” olacağını savunuyor. AB’nin sonuç itibariyle dünyanın 5. büyük ekonomisinden, üç motorundan birinden yoksun kalmasının küçümsenemeyeceğini vurguluyor. OECD tarafından yayımlanan bir raporda da bu görüş savunuluyor. Rapora göre, Brexit ’in AB üzerindeki olumsuz etkisi, başta ortak pazarın tümüyle dengesini yitirmesi ve ardından Almanya lehine, Fransa aleyhine yeniden dengelenmesi yönünde olacak.
Bu görüşe karşı çıkan ve Brexit ‘in AB ve üyeleri için maliyetinin düşük olacağını savunan uzman kuruluşlar da var. Bunlardan biri olan Ekonomik Konjonktürler Fransız GözlemeviOFCE (Observatoire français des conjonctures économiques) AB ile Ada arasındaki serbest ticari ilişkilerin süreceğinden hareketle, AB içinde dikkate değer olumsuzluk yaşanmayacağı görüşünde. Konuyu bu noktadan ele alırsak, Brexit’le birlikte teorik planda dile getirilmekte olan “iki vitesli” Avrupa’ya doğru yelken açıldığını da tartışmaya açabiliriz elbette.
Kabul etmek gerekir ki BK’nın AB’den ayrılmasının sadece ekonomik değil siyasi sonuçları da olabilir. Brexit’in domino etkisiyle AB’nin sonunun başlangıcı olacağını öne sürenler de var belki ama bu tartışmayı o noktaya taşımak için henüz çok erken. Üye ülkelerin çoğunda mülteci akımının güçlendirdiği ırkçı, yabancı düşmanı ve daha da önemlisi AB karşıtı siyasi parti ve hareketler yükseliyor. AB’nin üyelerini ekonomik krizden koruyamamasının ve yeni üyelerde beklenen refah düzeyini sağlayamamasının da bunda etkisi var kuşkusuz. Ama buna karşın AB’nin iki motor ülkesi Fransa ve Almanya’da gelecek yılki seçimlerde siyasi dengeler bozulmadıkça, olası bir dağılmadan söz etmek şimdilik kolay değil.
Bununla birlikte, bir önceki alt başlıkta sözünü ettiğim İskoçya’nın bağımsızlık referandumu AB içindeki bağımsızlık talepleri bakımından bazı dengeleri değiştirebilir. 2014 referandumu bağımsızlık aleyhinde sonuçlanmışsa, bunun başlıca nedeni, İskoçların AB dışında kalmak istememeleriydi. AB kurumları, Katalan ve Basklar için olduğu gibi, İskoçlar için de, bir üye devletten ayrılmanın otomatik olarak Birlik dışında kalma sonucu doğuracağını defalarca vurgulamışlardı. Şimdi bunun tam tersi söz konusu ve yanıtlanması gereken soru da şu: Brexit nedeniyle yapılacak bir bağımsızlık referandumundan “evet” çıkarsa, İskoçya’nın AB’nin içinde kalması mümkün olabilir mi?
Romaric Godin’in önceki gün La Tribune’de yazdığına göre, AB ile BK arasındaki ayrılma müzakereleri iki yıl süreceğinden bu mantıken mümkün belki ama bunu düzenleyen bir hukuki çerçeve henüz yok. Buna karşılık yanıt bekleyen sorular çok: bir kere BK, tam AB’den ayrılmışken İskoçya’nın petrolünden ve milli bütçeye katkısından vazgeçer, 2014’te yaptığı gibi, referandumun sonucuna uymayı taahhüt eder mi? İskoçya tek yanlı bağımsızlık ilan edip, AB’ye başvurur, bu başvurusu kabul edilir mi?
Tek yanlı bağımsızlık ilanlarıyla üyelik yolu açılırsa, İskoçya’yı Katalunya ve Euskadi’nin izleyeceğini biliyoruz. Dolayısıyla AB’nin İspanya’nın vetosuyla bu yolun açılmasına karşı çıkacağını da… Peki, ama o zaman AB’den ayrılan üyelerin tek yanlı bağımsızlık ilan eden bölgelerinin üyelik başvurularının kabul edilmesine ilişkin bir içtihat mı oluşacak? Tersten okunduğunda, böyle bir içtihat, üyelere AB içinde kalmaları için ilave bir gerekçe mi oluşturacak?
Brexit, görüldüğü gibi, daha sandıktan çıkmadan cevabı bilinmeyen, ayrı tartışma konuları olan birçok soruyu akla getiriyor. Brexit’in sadece BK ve AB’nin değil, dünyanın geleceği üzerinde önemli etkileri bekleniyor ki AB’den yana ve ırkçılık karşıtı görüşleriyle tanınan bir siyasetçi, medeni bilinen bu ülkede güvenliği yeterince sağlanamadığından “gözü dönmüş” bir Neonazi katil tarafından öldürülebiliyor. Daha da kötüsü cinayetin referandumdan Brexit karşıtı bir sonuç çıkması için yaptırılmış olduğu bile ima edilebiliyor.
2003’te bir başka medeni bilinen ülke İsveç’te AB yanlısı Dışişleri Bakanı Anna Lindht’in Avro referandumundan dört gün önce katledilmesi halkın sandıkta ortak para birimini reddetmesi sonucunu değiştirmemişti. O bakımdan Brexit’le ilgili kapsamlı değerlendirmeler yapmak için 24 Haziranı beklemekte yarar var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025