Ali Türer
İktidar yargı cephesinden gelen birinci (17 Aralık), ikinci (27 Aralık) ve en son İzmir yolsuzluk dalgalarını, dış bağlantılardan güç alan Cemaatin kendine açtığı bir savaş, yargı yoluyla kendine karşı bir kalkışma denemesi olarak değerlendirdi.
Peki, öylemiydi? Diyelim öyleydi? Saldırının usulen sakat olması, esasen sakat olduğunu da gösterir mi? İddianın arkasında bir örgüt olması, iddiayı düzmece yapar mı? İddiayı ortaya atan örgüte savaş açarak haklı çıkabilir misiniz?
Elbette normal, demokratik, hukuk sistemi güven veren, denetlendiğinizi bildiğiniz, sivil toplumu güçlü bir ülkede iktidarda olsanız; bu iddiayı ciddiye alır, mümkünse hukuk içinde kalarak iddiayı çürütmeye, boş ve düzmece olduğunu dosta düşmana göstermeye çalışırsınız.
Ama Türkiye ne yazık ki normal bir ülke değil; Türkiye kurtarıcılar ülkesi.
Siyasal yaşamı ve hukuku, toplum mühendisliği ile velayeti üstlenen kurtarıcılar tarafından yukarıdan aşağıya belirlenmiş bir ülkede yaşıyoruz. Ülkeyi ve toplumu yönetme gücünü ve iradesini Allah’a en iyi bağlanan olmaktan alan kurtarıcı; her ciddi hak arayışını ve yaşama alanı savunusunu kendi gücüne ve iradesine bir ortak çıkma, bir “şirk koşma” girişimi olarak görür ve değerlendirilir. Kurtarıcının iradesine karşı çıkmak aynı zamanda kurtarıcının dayandığı iradeye karşı çıkmak anlamına gelir. O nedenle “şirk koşmak” bağışlanamayacak tek gerçek günahtır, en büyük günahtır.
Kurtarıcı iradeyi temsil eden AKP saldırıyı hemen gördü. “Yavuz hırsız” rolü üstlenip İstiklal Savaşını ilan etti. Saldırıyı göğüslemenin ve durdurmanın tek yolu muktedir olduğunu göstermekti. Yandaşlara ve karşıtlara “güç bende” mesajı vermeliydi. Hiç vakit kaybetmeden binlerce polis müdürünün, kolluk görevlisinin bürokratın görev yerini değiştirdi. Savcılara, soruşturmalara, yargıya doğrudan müdahale etti.
Hiç de beklemediği anda kucağında bulduğu bu önemli savaş malzemesini muhalefet de pek sevdi. Malzemeyi kullanarak AKP’ye mümkün olduğunca fazla zararı vermeye, hükümeti yönetemez duruma getirmeye çalıştı, çalışıyor.
Fakat asıl savaş, hükümet ile savcılar ve yargıçlar arasında, hükümet ile onları harekete geçirdiği varsayılan Cemaat arasında geçiyor. Bu savaş, kurtarıcılar sistemini (etnik kimlik üzerinden kurulup hâkim bir mezhebin birleştirici gücü üzerinden sürdürülmeye çalışılan sistemi) tahrip edebilme gücü bakımından etnik kimlikler üzerinden yıllardır süregelen çatışmanın bile önüne geçmiş gözüküyor.
Bir de her türlü yolsuzluk, gayrı meşruluk, anti demokratik müdahale karşısında ilkesel duruşu olan yazar ve bilim insanları ile “ne yaparsa yapsın gene de iktidarın yanında olmam lazım” diye düşünen ve öyle davranan yandaş yazarlar arasında süren kavga var. Bu kavganın da birincisi kadar şiddetli ve acımasız geçtiğini teslim edelim. Toplumda yarattığı tahrip edici sonuçları da o ölçüde ciddi ve önemli aslında.
Son seçimlerde en iyi tahmini tutturan SONAR’ın 2013 Aralık sonunda yaptığı ankete göre AKP %42, CHP %29 oy alacakmış gibi görünüyor. Tabi bu ankette son İzmir operasyonun etkileri yok. Bu sonuçlar AKP’nin tek başına iktidara gelebilir imajının giderek sarsıldığını açıkça ortaya koyuyor. Ama AKP’nin durumu henüz o kadar da umutsuz değil. Medyadaki ateşli yandaşların tavrından bunu çıkarabiliyoruz. Ambarın boşaldığını fark edip gemiyi terk edişlerini görmek için biraz daha beklemek gerekiyor anlaşılan.
Peki, bu kavgalar Türkiye’yi nereye taşır. Nereye taşıdığı belli değil mi?
Ordusunun iktidarına, iktidarının muhalefetine, Cemaatin eski ortağına, yargısının iktidarına, devletin etnik yapılara, etnik, dini ve ideolojik yapıların sisteme kumpas kurduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Kurtarıcılarının birbirini ihanet etmekle suçlamayı alışkanlık haline getirdikleri bir ülke burası! Bütün bu savaşların, kumpasların bedelini en ağırından ödedik aslında. Nice bilim insanımızı, düşünürümüzü, yazarımızı, bürokratımızı, devlet adamımızı, sıradan insanımızı bu savaşta faili meçhul cinayetlere, teröre kurban verdik.
Türkiye’de bugün Rojava’da uçaklarla parçalanıp katledilen 34 gencin hesabını veremeyen, bu yüzden Birleşmiş Milletlere şikâyet edilen bir iktidar ve ordu var.
Bankacılık, inşaat, demiryolları, limanlar, belediyecilik, ihaleler derken yolsuzluğa bulaşmamış çalışma alanı, yolsuzluğun taşınmadı il kalmadı. Yolsuzluklar münferit olaylar olmaktan çıktı, derinleşti, “organize işler” haline geldi. Yolsuzlukların üstünü örtmek için pazarlıklar yapılıyor, ittifaklar kuruluyor, bir takım taahhütler rüşvet olarak veriliyor.
Bir iktidar beceriksiz olabilir, ülke yönetiminde hata üzerine hata yapabilir. Ülkede siyasi hatta ekonomik bir krize neden olabilir. Eğer demokrasiniz güçlüyse, güvenilir bir hukuk sistemine, kurumsal bir işlerliğe sahipseniz eninde sonunda krizden çıkışın bir yolunu bulursunuz.
Fakat yaşadığımız başka bir şey.
Kapatılmaktan kurtulmak için üç yıl önce görece bağımsız hale getirdiği yargı sistemini bugün tehdit olarak gördüğü için değiştirip kendisine bağlamaya çalışan, kontrolü altına alabilmek için kurumsal işleyiş ile kafasına göre oynan, ama yolsuzluk yüzünden dört bakanını gözden çıkarmak zorunda da kalmış bir iktidar var başımızda.
İktidarı ve iktidara göz kulak olmayı kendine görev bilmiş, ordusunun başındaki generalleri, çocuklarına katliam yaptıkları için uluslar arası kuruluşlara şikâyet eden bir halk var öte tarafta da. Sesine kulak verilmediği, taleplerinin üstü örtüldüğü, temsilcileri olur olmaz bahanelerle cezaevlerinde tutulduğu için hukuk sistemine güvenini yitirmiş, öfkesi her geçen gün biraz daha derinden derine büyüyen bir halk bu.
Gençlerimizin enerjisini tüketen, kişiliklerinde telafisi mümkün olmayan çöküntülere yol açan bir işsizlik var yaşadığımız. Yolsuzlukla birlikte giderek daha fazla el yakmaya, can acıtmaya başlayan bir çarşı pazar var öte tarafta. Ülkenin en önemli ekonomik faaliyetlerinin yolsuzluk ile ilintilendirilir hale gelmesi var.
Bir de 11 yıldır muhalefette kendi içinde birbirini yiyen, illerde çalışacak doğru dürüst örgüt bırakmadığı için, eski muhaliflerinden devşirdiği adaylarla seçimlere girerek şansını denemeye çalışan; devleti nasıl yönetmek istediğine dair ne düşündüğüne bir türlü henüz karar veremediğimiz muhalefet partilerimiz var ortada.
Şimdi yıllardan beri birilerine kulluk etmeye alışmış, alıştırılmış bu halk ne yapsın? Hangi kurtarıcıya yar olsun, kime biat etsin? Derdine çareyi nerede bulsun?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024