Alper GÖRMÜŞ
Gazeteciliğin en güzel tariflerinden birinde, onun ‘temas ve mesafe mesleği’ olduğuna işaret edilir.
Gazeteciliğin temas etmeksizin icra edilemeyecek bir meslek olduğu apaçıktır da, mesafenin de en az onun kadar önemli olduğu ilk bakışta anlaşılmaz. Hatta ilk bakışta tam tersi geçerliymiş bile sanılabilir. Yani, ne kadar çok temas ve samimiyet, o kadar çok haber ve gazetecilik.
Temas ve mesafe arasında bir denge arayışının ifadesi olan bu tanım, başta devlet olmak üzere gazetecilerle güç odakları arasındaki ilişki için de esaslı bir referans teşkil eder. Nasıl ki güç odaklarıyla hiç temas etmeksizin gazetecilik yapılamazsa, onlarla sıkı fıkı ilişki halinde de iyi, kamusal gazetecilik yapılamaz.
Balbay’ın yeni gazetecilik tanımı
Mustafa Balbay, zamanın hükümetine ‘ayar’ vermek için toplanan generallerin sözlerini not aldığı günlükleri ortaya çıkınca ilginç bir şey söylemişti: Bir gazeteci olarak o notları ileride yazacağı kitap ya da kitaplar için tutmuştu, toplantıların yapıldığı günlerde doğrudan şahidi olduğu sözleri gazetesinde haberleştirmemesinin nedeni buydu.
Balbay böylece yeni bir gazeteci tanımı yapmış oluyordu. Bu tanımı doğru kabul edersek, gazeteci, izlediği olayları ‘sonradan kitaplaştırmak üzere’ kendine saklayan, saklama hakkı olan biri haline geliyordu.
Bu tuhaf tez, belki magazin vb. türü kamusal önemi zayıf haberler için geçerli olabilirdi. Fakat, bir darbe faaliyetini haberleştirmeyip ‘sonradan kitaplaştırmak üzere’ kendine saklamak, ortalığa dehşet saçan bir mafya örgütlenmesinin faaliyetlerini benzer bir muameleye tâbi tutmak gibi bir şeydi. Siz kitabınızı bastırana kadar kimbilir kaç kişi ruhunu teslim edecektir!
Taptaze benzer bir vaka
Zaman gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı bir süredir yayımladığı videolarda, gazetecilik günlerinde şahit olduğu, çoğu Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) yönelik eleştiriler içeren olayları, ‘hatıralar’ formatında anlatıyor.
Bunların sonuncusu, bu yazının başlığına cuk oturan bir içerikte...
Dumanlı’ya göre, 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin iktidarın ‘milis gücünü’ oluşturmaya yönelik olduğu doğruydu ve Başbakan Erdoğan bu yöndeki fikirlerini 2013 Haziran’ındaki Gezi eylemleriyle birlikte geliştirmeye başlamıştı. Ekrem Dumanlı bunu biliyordu çünkü bizzat kendisi Erdoğan’dan dinlemişti.
Fakat kamuoyu bilmiyordu, çünkü büyük ve etkili bir gazetenin genel yayın yönetmeni olan Dumanlı bu şok edici gelişmeyi haberleştirmemişti.
Cumhuriyet mitinglerinde bambaşka bir Erdoğan
Ekrem Dumanlı, 2013 Erdoğan’ını anlatmaya başlamadan önce, onun 2007’deki Cumhuriyet mitinglerinde nasıl ‘meşruiyetçi’ bir çizgide olduğunu anlatıyor. Biz de o sırayı izleyelim... Bakın 2007 Erdoğan’ı bizzat Dumanlı’nın kişisel tanıklığıyla nasılmış:
“(...) Kapıdan içeri girdiğimde bitkin, yorgun, umutları sönmüş bir adama rastladım. Teselli etmeye çalıştım. Bu iş atlatılır, şöyle geçer, böyle geçer. (...) O zaman çok hoşuma giden bir cevap verdi. Elhak, o gün de bugün de takdir ettiğimi bin defa konuştum, söyledim. ‘Ne yapayım Ekrem’ dedi, ‘insanlar Cumhuriyet mitingleri yapıyorlar, tepkilerini gösteriyorlar, 300 bin insan, 500 bin insan toplanıyor. Ne yapayım, bu sivil insanların üzerine insanları mı göndereyim, vatandaşı birbirine mi kırdırayım?”
Gezi olayları: ‘Erdoğan milis gücü kurmaya karar veriyor’
Dumanlı’nın doğrudan tanıklığına göre, bundan altı yıl sonra, 2013’te bambaşka bir Erdoğan vardır artık. Sahne: Gezi olaylarından bir hafta sonra, Dumanlı Başbakan Erdoğan’ı ziyaret ediyor:
“Kendisini yanımda bir meslektaşım ve bir işadamıyla ziyaret ettim. Cezayir’den yeni dönmüştü, Gezi olayları devam ediyordu. Erdoğan, Cezayir Başbakanı’nın tavsiyesini anlattı bize: ‘Sen bunlarla devlet güçlerini kullanarak mücadele edemezsin. Bizim de başımızda böyle bir bela vardı. Biz en sonunda çareyi sivil vatandaşları, taraftarlarımızı bunların üzerine göndermekte bulduk, meseleyi böyle çözdük.’
“Erdoğan’ bunu aktarınca, aman efendim öyle şey olur mu, memleket uçuruma gider, iç savaş çıkar, vahşet olur, dehşet olur, Anayasa askıya alınır, Türkiye haydut bir ülke haline gelir, dedim. Fakat dinletemedim. (...) Yüzde 50’yi evinde tutamıyorum fikrinin altında da demek ki bu varmış.”
Dumanlı’dan biz şimdi ancak ‘hatıralar’ dolayımıyla öğreniyoruz ama, o günlerde konuyu açtığı bazı başka meslektaşları da olmuş:
“Duyduğumda kulaklarıma inanamadığım bu sivilleri sivillerin üzerine sürme planı konusunda ben Erdoğan’a söylenmesi gereken her şeyi söylediğimi düşünüyordum. Dünyada da ahirette de mahcup olmyacak şekilde ‘bu doğru değildir, bu memleketi bir ateş çemberinin içine atmaktır, uçurumun eşiğine getirmektir, dedim mi, dedim. Gönlüm bu açıdan rahat. Bunun dünyevi cezası, sıkıntısı nedir, bunu da öpüp başımıza koyduk mu, eyvallah.
“Fakat benim içime dert oldu. Dedim ki, belki Erdoğan’a benden daha yakın bazı arkadaşlar daha etkili bir şeyler söyleyerek onun bu yanlıştan dönmesine sebep olabilirler.”
Dumanlı, bu düşüncelerle, zaten bir toplantıda buluşacağı bazı gazeteci arkadaşlarını toplantı saatinden bir saat önce çağırmış ve:
“Dedim ki gelin bir araya gelelim, size bir şey soracağım. Çok arkadaş geldi, onlardan aklımda kalanlar, onların da affına sığınarak söyleyeceğim, çünkü gizli bir şey değildi; Akif Beki vardı, Mustafa Karaalioğlu vardı, Abdullah Kılıç, Eyüp Can ve başka gazeteci arkadaşlar...
“Onlare dedim ki, arkadaşlar ben geçen hafta Başbakan Erdoğan’ı ziyaret ettim ve kulaklarıma inanamayacağım feci bir şey duydum. Parti kapatma sırasında ‘Ben vatandaşımı vatandaşıma kırdırtmam’ diyen adam gitmiş, ‘bu adamların üzerine adamlarımı göndereceğim’ diyen başka bir adam gelmiş.
“(...)
“Arkadaşlar dedim, 2007’de Cumhuriyet mitinglerinin kışkırtıcılığına bile tahammülle yaklaşan bir zihniyet gitmiş, eline sopa alıp bu adamlara bir ders vermek gerekir düşüncesi hakim olmuş... Bunun farkında mısınız? Benim rastladığım Erdoğan geçici bir kızgınlıkla mı bunları söyledi, yoksa bir zihniyet değişimi mi var?
“Ben böyle deyince, ismini söylemeyeceğim, ama Erdoğan’la uzun yıllar çalışan bir arkadaş dedi ki, ‘Sen yeni uyanmışsın, sana ilk defa söylemiş. Abi, adam maalesef ve maalesef rayından çıktı dedi. Aynen kendi ifadesi...”
Yoksa vakit çok mu geç?
İşte böyle... Anlattıkları doğruysa, Dumanlı’nın bildiğini başkaları da biliyormuş, fakat onlar henüz konuşmadığına göre onları şimdilik dışarıda tutabiliriz.
Ekrem Dumanlı, videosunun sonunu bağlarken, 696 Sayılı KHK çıkınca, bu konuda konuşmanın vaktinin geldiğini söylüyor. (Yoksa vakit çok mu geç?)
Bu ikrarın, bir zamanlar kurulmuş ittifakın çökmesine ve kardeşlerin düşman kesilmesine bağlı olduğunu biliyoruz, ittifak sürseydi bunları hiçbir zaman duymayacaktık. Mustafa Balbay örneğinde ise, vesayetçilerle zihniyet ortaklığı sürdükçe tuttuğu notları hiçber zaman öğrenemeyecektik.
Her iki olayın ortak noktası ise şurada: Gazeteci, başta devlet olmak üzere şu veya bu nedenle güç odaklarına fazla yaklaşmışsa, kamusal önemi ne kadar büyük olursa olsun, bazı haberleri ondan öğrenmemiz mümkün olmayacaktır. Belki ileride, konjonktür uygun olursa... O arada darbe mi olmuş, milis tartışmalarına yol açan KHK mı çıkmış, bunlar da bu tür gazeteciliğin sıradan maliyetleri işte...
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları




































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025