Amberin ZAMAN
AKP kongresi, Binali Yıldırım, dokunulmazlıklar, derken kayda geçsin, arada kaynamasın istedim.
18 Mayıs günü ABD başkanı Barack Obama ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen ve tercümeler dahil bir saat 10 dakika süren, telefon görüşmesini kast ediyorum. Konuşmanın ardından yapılan resmi açıklamada, ana konunun IŞİD’e karşı ortak mücadele olduğunun altı çizildi.
Güvenilir kaynaklardan edilen bilgiye göre görüşme ABD tarafının‘umduğundan iyi’ geçti. Oysa iyi geçmeme ihtimali bir hayli yüksekti çünkü esas konu Membiç kentini IŞİD’den ele geçirme operasyonuydu. Önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi beklenen harekatın YPG’nin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleriyle (SDG) yapılması planlanıyor.
Kürt bölgesinde konuşlu, çoğunluğunu ABD’lilerin oluşturduğu koalisyon özel kuvvetleri SDG’ye operasyonel destek sağlayacak. Koalisyon uçakları ise yol temizliği yapacak.
Türkiye başından beri Membiç operasyonuna soğuk bakıyordu. Nedeni basit. YPG’nin bu kez batıya doğru ilerleyerek Afrin ile Kobane arasında koridor açmak suretiyle Kuzey Irak’ta olduğu gibi bir ‘de facto’ Kürt devletçiği kurmasından endişe ediyor.
Son yazımda belirttiğim gibi Washington Türkiye’nin bu endişelerini gidermek için olağanüstü çaba sarf ediyor. Kent ele geçirildikten sonra YPG güçlerinin Membiç’ten geri çekileceklerine dair garantide bulunuyor. Kentin önde gelen Arap aşiret temsilcileri Ankara’ya benzer teminatlar verdi.
Türkiye ikna olmuş görünüyor yoksa Erdoğan Obama görüşmesi tarif edildiği biçimde yumuşak geçmezdi. Ve işin gerçeği şu ki Türkiye ikna olmasa da ABD Membiç operasyonunu SDG ile birlikte yapacaktı.
Yapacak. Rakka’ya ise daha zaman var…
CHP ve dokunulmazlıklar
CHP’nin dokunulmazlıkların kaldırılmasında sergilediği tavır nereden tutsanız elinizde kalıyor. Çiçeği burnunda Cumhuriyet yazarı Aslı Aydıntaşbaş durumu güzel özetlemiş. “Kimse CHP’deki yüksek stratejinin ne olduğunu anlamış değil” diye söze başlayan Aydıntaşbaş, Meclis’te rastladığı vekiller arasında “Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabilen dahiyane stratejiyi beğenen, sahip çıkan tek bir CHP’liye rastlamadım” diyor.
Sayıları 20 civarında tahmin edilen ‘Evetçi’lerin Kılıçdaroğlu’nun talimatı yönünde oy kullandıkları iddia ediliyor. Efendim dokunulmazlıkların kaldırılması meclisten geçmeseymiş Erdoğan’ın kafasındaki ‘partili cumhurbaşkanı’ maddesiyle birlikte referanduma sunulup bu kez halkın vereceği oylarla geçermiş.
Bu tehlikenin önünü kesmek için CHP böylesi bir ‘strateji’benimsemişmiş. Bir başka iddiaya göre ise AK Partinin CHP’ye yapıştırmaya çalıştığı PKK’li damgasını bertaraf etmek için bu yola başvurulmuş. Kimilerine göre de askerlerin telkinleriyle. Hangisi doğru bilmiyorum. Aslında fark etmiyor. CHP başından beri elindeki imkanları yanlış kullandı.
Fezlekeleri bulunan 27 AK parti milletvekili var. CHP aleyhlerindeki iddiaların üstüne gitmeliydi. Aralarında Erdoğan’ın yakın kurmaylarından İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün de yer aldığı vekillerin birçoğu‘görevi kötüye kullanmak’ ile suçlanıyor.
Bunların arasında ‘çıkar amaçlı yüz kızartıcı’ suçlar olduğu iddia ediliyor.
AK Parti tabanında yolsuzluk iddialarıyla ilgili rahatsızlığın arttığını bizzat AK Parti çevresinden duyuyorum. Huzursuzluk sadece Davutoğlu’nun yeterince biat etmediği için koltuğundan edilmesinden kaynaklanmıyor.
Rantın ‘horon çetesi’ olarak tabir edilen ve Saray’ın etrafında kümelendiği iddia edilen çoğunluğu Karadenizlilerden oluşan dar bir çevre tarafından paylaşıldığı söylentileri de homurdanmalara neden oluyor. Pelikan muhtırasının akabinde Twitter’da patlak veren‘Davutoğlucu’ ile ‘Reisçi’ hesaplar arasındaki polemikler de buna işaret ediyor zaten.
Bu manzara karşısında CHP atak oynayacağına defansa geçti. HDP üzerinden oyun kurdu. Mağdurlara gol atılması için AKP’ye pas verirken kendisi de gol üstüne gol yedi. Bu gidişle de yemeye devam edecektir.
Birleşmiş Milletler’den Osmanlı tokadı
Kabaağaçlızade Şakir Paşa’nın soyundan gelen BM İnsan Hakları Komiseri Prens Zeid Ra’ad el Hüseyin 10 Mayıs’ta Güneydoğu’da yaşanan hak ihlallerine dair zehir zemberek açıklamalarda bulunmuştu.
Güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanarak sivil yerleşim yerlerini yıkmaları, keskin nişancıların sivilleri hedef alarak öldürmeleri, Cizre’de üç ayrı bodrum katında 100’ü aşkın insanın yanarak can vermesi, gibi iddiaları dillendiren el Hüseyin Türkiye’nin ivedilikle BM yetkililerine yerinde incelemelerde bulunmaları için izin vermesi gerektiğini söyledi.
Hızını alamayan Komiser bir de demecini sözlü okuyarak videoya çekti ve Twitter’da paylaştı.
Dışişleri bakanlığı sözcüsü Tanju Bilgiç’in el Hüseyin’i taraflı olmakla suçlayıp, “Güneydoğu Anadolu bölgemize istediği zaman”gelebileceğini açıkladıktan sonra 11 Mayıs’ta Türk makamlarına Güneydoğu’ya BM heyetine izin vermesi için yazılı başvuruda bulundu.
Geçtiğimiz Salı günü Washington’un önde gelen düşünce kuruluşlarından Brookings’de bir konuşma yapan el Hüseyin’e Türkiye’den cevap gelip gelmediğini sordum. Komiser Ankara’dan herhangi bir cevap gelmediğini belirttikten sonra Türkiye’yi ‘think tank’camiası önünde ağır bir dille eleştirdi.
Diyarbakır, Cizre, Nusaybin, Silopi’yi teker teker saydıktan sonra Güneydoğu’daki durum konusunda ‘çok endişeli’ olduğunu yineleyen el Hüseyin sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk makamlarına şöyle söyledim: Saklayacağınız herhangi bir şey yoksa girmemize izin vermelisiniz.”
Avrupa Konseyi’nin Haziranda yayınlanması beklenen olan Güneydoğu raporuna da değinen el Hüseyin, “Sis perdesi kalkınca bulacağımız şeyler oldukça korkunç olabilir” uyarısında bulundu. Bu arada BM’nin‘İşkenceyi Önleme Komitesi’ de 13 Mayıs’ta Türkiye’deki hak ihlallerini kınayan bir ön rapor yayınladı.
O da zehir zemberek. Karnesi hızla kötüleşen Türkiye hak ihlalleri konusunda müttefikleri tarafından olmasa da uluslararası kurumlar tarafında gittikçe sıkıştırılıyor. Bizden iletmesi.
Ankara’da umursayan var mı, o ayrı…
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018