Berrin Sönmez
Muhalefet partileri kurultay, kongre, eleştiri-özeleştiri, iç hesaplaşma, birbirini suçlama ya da aklama sürecindeyken iktidar çoktan yerel seçim sürecini başlattı. Partili muhalefet Mecliste kendi kendisini başarıyla oyalarken iktidar toplumun gündemini belirlemeyi hedefliyor. Kitlesel muhalefeti meşgul etmek için seçtiği Anayasa gündemi, özellikle herkesin dilinde. Seçim sonrası saray konuşmasındaki kışkırtılmış kitlenin “Selo’ya idam” çığlıklarıyla Erdoğan’dan Kurtulmuş’a, Uçum’a kadar her konuşanın bir anayasa hikayesi anlatması arasındaki ilişkiyi izaha gerek yok sanırım. 321 vekili var iktidar blokunun. Bu sayıyı 400’e çıkarmasının mümkün olmadığını kendileri de biliyor ki ”400 alsak bile halka soracağız” diyerek kendilerince prim yapmak niyetindeler. Adını demokratik, sivil, özgürlükçü vs. koymakla bu sıfatları kazanamayacak olan anayasanın salt halk oyuna sunulmakla demokratik olduğunu savunmaya hazırlanıyorlar. Mehmet Uçum’un uzun tweet zinciri kısaca böyle özetlenebilir örneğin. Neyse meclise dönelim, 360 referandum yeter sayısına ulaşmak için bir ümitleri olabilir ki gündemde tutuyorlar. Kitlesel muhalefeti meclisteki muhalefet partilerini ‘hayır’ cephesine kilitlemek için çalışmaya zorluyorlar. Hatta gündemin ilk sırasında tutmaya özen gösteriyorlar.
'9 ay sonra yerel seçim varken anayasa yapılamaz' diyerek kestirip atacak sözleri muhalefet partilerinden henüz duymadık. 'Apar topar anayasa yapılamaz' diyeni de görmedik partilerden. 'Anayasayı ihlal edenler anayasa yapamaz' diyen de çıkmadı. Bu muhalefet salt kendi ikbalini düşünen politikacılardan oluşuyorsa bilsinler ki kendi siyasi ikballerini bizzat kendileri böylesi bir aymazlıkla karartıyorlar. Demokratik, sivil, özgürlükçü anayasa ancak demokratik yöntemlerle yapılır bu da bunca kısa sürede gerçekleşmez. 'Uzun bir süreç ve demokratik ortam gerektirir' diyerek anayasa tartışmasını gündemden düşürmek yine kitlesel muhalefete düşüyor. Çünkü kitle biliyor ki anayasadan beklentileri idam yasağını kaldırmak, kadın haklarını yok etmek, çocukları evlilik adı altında istismara karşı savunmasız bırakmak, homofobik yaklaşımlarını norm haline getirmek. Aile dedikleri erkek egemen sistemi en küçük biriminden başlatarak toplumun her alanına yaymak. Başörtüsüne güvence diyerek kadın kıyafetine karışmak, devlet tarafından belirlenen normlarla kadın kıyafeti oluşturmak. Oysa başörtülü eğitim ve çalışma hakkı için güvence isteniyorsa bir “özür” yeter. 22 yıldır devleti yöneten kişi devlette devamlılık esası uyarınca devlet adına hakları gasp edilmiş nesillerden resmi özür dileyerek kapatabilir konuyu. Ancak istenen toplum düzeni, başörtülü kadınların çalışma ve eğitim hakkını güvence altına almak değil, uygun görüldüğü zaman minik bahanelerle kadın kıyafeti gerekçe gösterilerek eğitim ve çalışma hakkını gasp edebilme yetkisine sahip olmak. İdam ile öldürme yetkisi, başörtüsü kılıfı ile hak gaspı yetkisi, aileyi güçlendirme adıyla erkek egemenliğini yeniden ihdas ederek ayrımcılığı ve eşitsizliği norm olarak kabul eden bir toplum inşa etme yetkisi isteniyor. Ve partiler kendi dertlerinde birbirini yerken, kitlesel muhalefet anayasa yoluyla gerçekleştirilmek istenen bu toplum düzeni inşasına karşı mücadele ederken, yani oyalanırken iktidar, mecliste neler yapmaya hazırlanıyor bir de ona bakalım.
Evet anayasa gündemini “cambaza bak” nevinden bir taktik olarak görüyorum en azından yerel seçime kadar kullanılacak bir oyalama politikası olduğunu düşünüyorum. Tabii emin olmak mümkün değil ama, meclis çoğunluğunu kullanmakla daha kolay ulaşacağı hedeflere öncelik vermesi daha uygulanır bir politika olarak görünüyor. İstanbul’u “fethetmek” için genel seçimde alınan oylara bakılırsa YRP’ye iyi davranmak, onun önceliklerini yerel seçime kadar gerçekleştirmek isteyecektir. Yeniden Refah elbette bunun farkında ki son günlerde 6284 sayılı şiddet yasasının kaldırılması için amansız bir çarpıtma kampanyası başlattılar bile. Özellikle koruyucu ve önleyici tedbir kararlarını hedef alıyor, en iyi bildikleri yöntem olarak erkekleri mağdur gösteriyorlar. Şiddetle mücadelenin olmazsa olmazı koruyucu ve önleyici tedbir kararlarıdır. Bu kararların yasadan çıkarılmasını isteyenler açıkça ve net olarak “erkek şiddetini önleme, kadınları şiddetten koruma” demiş oluyor devlete. Tabii ki yasanın diğer maddelerine de itiraz ediyorlar. Cumhur İttifakı protokolünde yer verilen ifadeyle söylersek “ayıklanacak” başka maddeler ve başka yasaların başka maddeleri de gündemlerinde kuşkusuz. Elleri değmişken HÜDA PAR’ın da gönlü olsun hatta “aman canım ayıklamakla kim uğraşacak toptan kaldıralım olsun, bitsin” çizgisine de gelebilir Erdoğan. Yani meclis gündeminin başlarında 6284’ün olacağını tahmin ediyor herkes haklı olarak.
Ve Medeni Yasa. Bazı muhalif, hatta kendisini eşitlikçi olarak takdim eden ve lugata hassas erkek yurttaşlardan, okurlardan hemen “Medeni Yasa nereden çıktı onun adı Medeni Kanun” itirazı yine gelir belki ama “aklına takılan tek şey bu mu kardeşim, torba yasa kavramına itiraz etmiyorsan bunun da içeriğine bir bak, karşı çıkmadan önce” diyerek geçeyim. Medeni Yasa belki 6284 ile eş zamanlı belki peşpeşe meclisin gündemine taşınacak. Torba yasa paketlerinin birinin içine kimi Medeni Yasa maddeleri tıkıştırılırsa kimse şaşırmasın. Her şeyden önce şu an iktidarın elinde Medeni Yasa'da değişiklik yapmak için yıllardır arayıp da bulamadığı fırsat var bunu aklımızdan çıkarmayalım. Hukuki açıdan yapılan değerlendirmelere göre bazı feministlerde 'AYM’nin kadının soyadına ilişkin maddenin bir kısmını iptal etmesi yeni soyadı düzenlemesini kaçınılmaz hale getirmedi' görüşü yaygın. Evlilikle birlikte “kocanın soyadı kadının aile adından sonra gelmek üzere” ibaresi iptal edildi, madde iptal edilmedi dolayısıyla yeni düzenleme gerekmeden eski haliyle devam eder, edebilir görüşü yaygın. Ancak iktidarın, yoksulluk nafakasının nasıl bir toplumsal sorun yarattığı yönündeki iddialarını destekleyecek tek bir veri paylaşmadığı halde yıllardır nafaka karşıtlığını gündemden düşürmediğini biliyoruz.
Mesele Medeni Yasada değişiklik yapma kararlılığı. Yıllardır iktidar oldukları halde muktedir olamadıkları sivil haklar alanına kendi damgalarını vurmak suretiyle bir kompleksten kurtulmak isteği. Laik hukuk sisteminin en ağır yarayı alacağı yer burası çünkü. Şimdi o “90 yıllık reklam arası” heveslerinin gerçekleşebileceği yerdeyiz. Kimse bu fırsatı AKP’nin hem de böylesi radikal bir meclis aritmetiğini yakalamışken, elinin tersiyle bir kenara iteceğini sanmasın. Salt soyadıyla yetinmeyecekler. Nafaka, evlilik yaşı, eşlerin eşitliği, mal rejimi, boşanma hakkı ki yoksulluk nafakası ile doğrudan ilişkili olduğunu yıllardır söylüyor, yazıyorum, kadının velayet hakkı ve çok daha fazlası bir çırpıda karşımıza gelebilir. Bizler anayasa ile oyalanırken. Bu ülkede kabulü anından itibaren Medeni Yasaya karşı ve alevi hiç sönmeyen bir dindar damar vardır. Ve şimdi iktidar bloku içinde. Ve şimdi İstanbul’u ve diğer büyük şehirleri kazanmak istediği yerel seçim yaklaşırken Erdoğan bu alevi görmezden gelmez. Hatta bir kere daha anayasayı çiğneyerek Cumhurbaşkanı olabilmek için harladığı bu alevin kendisini de yutmasını önlemek için kaçınılmaz olarak Medeni Yasaya müdahale fırsatını ertelemez.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları





































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025