Celal BAŞLANGIÇ
ERDOĞAN EVREN'LE, BARO BAŞKANI MAFYAYLA ORTAKLAŞTI: SADECE KÜRT KENTLERİ DEĞİL, BÜTÜN ÜLKE ABLUKADA!
Osmanlı'nın gözünü seveyim! Hiç değilse Mehter Takımı iki ileri, bir geri yürürdü.
Zamane Osmanlısının "demokrasi yürüyüşü" bir ileri, beş geri gidiyor.
Kanal D'de Beyaz Show programına telefonla bağlanarak canlı yayında sadece"çocuklar öldürülmesin" diyen öğretmen Ayşe Çelik'in "terör destekçisi" olarak hedefe konması bile bizi 21 yıl öncesine döndürdü.
İstanbul ve Ankara'da aydınlar, sanatçılar, yazarlar, gazeteciler kendilerini savcılığa ihbar etmek için adliye önünde kuyruktaydı; "Ayşe öğretmenin suçuna katılıyorum" diye.
Aynen 21 yıl önce olduğu gibi...
'VAHDETTİN DE DEVLET BAŞKANIYDI'
1995'te de Beşiktaş'taki DGM binası önünde Yaşar Kemal'in "suçuna" katılmak için Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin önünde kuyruktaydık.
Sadece 21 yıl öncesine dönmedik. 32 yıl öncesinden daha da geriye sıçradık!
"Bu suça ortak olmak istemiyoruz" diye çatışmalı ortamın sona ermesini isteyen bildirgeyi imzalayan 1128 akademisyene hakaretler yağdırdı Cumhurbaşkanı Erdoğan:
"Kendilerine akademisyen denilen güruh", "müstemleke zihniyeti", "mandacı", "sözde aydınların ihaneti", "aydın müsveddeleri", "karanlık ve cahil" .
Sadece hakaret etmiyordu Erdoğan, "Terör örgütleri mensupları neyse, onların ağzıyla konuşanlar da odur" diyerek hedefe koyduğu akademisyenleri de "terörist" ilan ediyordu.
Hatta imzacı akademisyenleri yargılayıp mahkum ediyor, sadece cezalarının kesilmesini "ilgili kurumlara" havale ediyordu:
"İlgili kurumlarımızın da anayasamıza ve yasalarımıza göre açık suç teşkil eden bu ihanet karşısında gerekenleri yapacaklarına inanıyorum."
Darbeci Cumhurbaşkanı Kenan Evren de çok kızmıştı 1984 yılında "Aydınlar Dilekçesi"ne imza atanlara:
"Biz çok aydın gördük, vatan hainliği yaptılar. Son Padişah Vahdettin aydındır. Ama memleketi düşmanlara teslim etti. Ben ne yapayım öyle aydını?"
Aziz Nesin de cevabını yapıştırmıştı Evren'e:
"Vahdettin'in aydın olup olmadığı tartışılır ama devlet başkanı olduğu kesindir."
Kimsenin hakkını yememek için şunu da söyleyelim ki; "Bu suça ortak olmak istemiyoruz" bildirgesini imzalayan akademisyenlere Erdoğan'ın yaptığı hakaretlerin yanında darbeci generallikten Cumhurbaşkanlığına geçiş yapan Evren'in söyledikleri ancak "sitem" sayılır.
İMZACI AKADEMİSYENLER 'TERÖRİST' İLAN EDİLDİ
Dedik ya Ayşe öğretmen olayıyla 21 yıl geriye, akademisyenlerin bildirgesiyle de değil 32 yıl öncesine, daha da beterine sıçradık geriye doğru.
Erdoğan söyler de "ilgili kurumlar" durur mu? Elbette durmaz.
İmzacı akademisyenler hakkında rektörler soruşturma açmaya, görevden almaya başladı. YÖK ve Üniversiteler Arası Kurul toplantıya çağrıldı. Savcılar akademisyenler hakkında "terör" soruşturması başlattı.
Elbette "ilgili kurumlar" bunlardan ibaret değil. "Yandaş medya" da akademisyenleri hedefe koydu:
"PKK'nın suç ortakları", "Hendekçi hocalar", "Entellektüel kiralık katiller".
Yandaş medya denen iktidarın pespaye basın bültenlerinin, yalaka kalemşörlerin talepleri de belliydi:
"İmza veren akademisyenlerin eli silahlı teröristten farkı yoktur. Eli silahlı teröriste ne yapılıyorsa bu akademisyenlere de aynısı yapılmalıdır."
Yani "kalemi kırmış"tı yandaş medya; "akademisyenleri imha edin" diyordu.
"Göreve çağrılan kurumlar" halka halka yayılıyordu.
MHP lideri Devlet Bahçeli de aynen AKP gibi "kurumları" göreve çağırıyordu. Ülkü Ocakları, imza veren akademisyenleri "yaşadığın kenti dar getiririz" diye tehdit ediyordu.
7 Haziran seçim sonuçlarından sonra "oluk oluk kan akıtmak istediğini" meydan mitingleriyle ilan eden mafya bozuntusu da elbette oyundaki yerini alacaktı. O da Erdoğan'ın "kurumları" göreve çağırmasından kendine vazife çıkartmıştı.
"Sözde aydınlar çanlar ilk önce sizin için çalacak" diye başlayıp "Bu sözde aydınlar ve akademisyenlere, oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve kanlarınızla duş alacağız"tehdidiyle bitirdi.
İşin ilginci meseleye "hukukun üstünlüğü" açısından bakan Türkiye Barolar Birliği Başkanı da "oluk oluk kan akıtmak isteyen" Mafya bozuntusuyla "sözde aydınlar" konusunda hemfikirdi.
Ona göre de imzacı akademisyenler "mütareke döneminin, işgal altındaki İstanbul'un sözde aydınlarının kalıntıları"ydı.
Aslında Kürtlerin yaşadığı kentlerden başlayan tanklı, toplu, bombalı, keskin nişancılı kuşatmanın bütün ülkeyi saracak bir cendereye doğru giderek artan bir şiddetle verilmesiydi bugünlerdeki tanıklığımız.
Bu gidişle gelecekte bizi nasıl bir hayat beklediğini... Bu gözü kan bürümüş sürecin nereye evrileceğini... Toplumun tüm hücrelerine ne kadar sineceğini... Bu coğrafyanın en ücra köşelerine kadar hayatımızı nereye kadar kuşatacağını anlamak için geçtiğimiz hafta şair Şükrü Erbaş'ın İzmir'in Kiraz ilçesinde yaşadıklarına bakmak yeterli.
ŞAİRE AYAKTA ŞİİR OKUMAK YASAK!
Eğitim-Sen temsilciliği bir şiir dinletisi için davet ediyor Şükrü Erbaş'ı.
Etkinliği de Sağlık Meslek Lisesi Salonunda yapacaklar.
Ancak ilçe kaymakamı etkinliği iptal ediyor; "Bu kadar şehit gelirken" izin vermiyor salonun kullanılmasına, ne alakası varsa...
Bunun üzerine etkinliği düzenleyenler bir düğün salonu kiralıyorlar.
Ancak etkinliğe birkaç gün kala salon sahibi bu kiralamayı da hiçbir gerekçe göstermeden iptal ediyor.
İleri Haber'den Erkan Altuner yaşanan bu abuk durumun devamını şöyle aktarıyor:
"Son çare olarak Kiraz’da bulunan tek otel olan Koru Otel’e alınan etkinlik için İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden ilginç bir kısıtlama getirildi. Emniyet Müdürlüğü ile yapılan görüşmede şair Şükrü Erbaş’ın şiirlerini ancak 'oturarak' okuyabileceğini, dinleti esnasında oturduğu yerden ayağa kalkması ve şiirlerini ayakta okuması durumunda 'Emniyet Güçleri' tarafından müdahalede bulunulacağı belirtildi. Müdahale tehditleri nedeniyle Koru Otel yönetimi tarafından da 'salon dolu' denilerek iptal edilen etkinlik 13 Ocak tarihinde Eğitim-Sen Ödemiş temsilciliği tarafından Ödemiş İlçesinde gerçekleştirildi."
Şaka gibiydi yaşananlar. Gözlerime inanamamıştım haberi okuyunca. Şair dostum Şükrü Erbaş'ı aradım "doğru mu?" diye.
"Maalesef doğru" dedi Erbaş "Çok saçma birşey oldu. Hatta toplantının Kiraz'da olamayacağını anlayınca bir yemek yiyip Ödemiş'e geçmek istedik. Kiraz Öğretmen Evi'ne gittik. Yan masaya altı yedi sivil polis gelip oturdu. Ayağa kalkıyorum onlar da ayağa kalkıyor, kapının önüne çıkıyorum, onlar da geliyor, yerime geçip oturuyorum, onlar da yan masaya gelip oturuyorlar. Kişisel birşey olduğunu düşünmüyorum. Ama bugün bölgede amaçlarına ulaşırlarsa Batı'da herkese diz çöktürecekler...
İktidar sahipleri amaçlarına ulaşırsa işte bizi nasıl bir hayatın beklediğinin en somut göstergesi şair Şükrü Erbaş'ın İzmir'in Kiraz ilçesinde yaşadıkları...
HER 'BARIŞ' DİYEN TERÖRİSTSE...
Dedeleri Osmanlılar gibi "iki ileri, bir geri" bile yürümeye tahammül edemeyip, demokrasi yolunda bir ileri beş geri giden AKP iktidarında artık Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın darbeci Cumhurbaşkanı Evren'le, Barolar Birliği Başkanının mafya bozuntusuyla aynı noktada buluştuğu büyük bir ablukada yaşıyoruz.
Kürt kentlerindeki tanklı, toplu, bombalı, keskin nişancılı kanlı ablukanın bilançosu çok ağır.
İHD Diyarbakır Şubesinin 16 Ağustos'ta başlayan ve hala süren sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili beş aylık bilançosu korkunç:
Yedi il, 19 ilçede tam 59 kez sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.
Şu anda bile Cizre ve Silopi'de 32, Sur'da 44 gündür sürüyor ilan edilen sokağa çıkma yasakları.
Bu yasaklar boyunca 29'u çocuk, 39'u kadın 170 sivil yaşamını yitirmiş.
Binlerce insan göçüyor. Geride kalanların yaşam hakları tehdit altında. En temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. İnsanlar aç. Evleri yıkılıyor. Eğitim ve sağlık hizmeti alamıyorlar. Cenazeler morglarda, sokaklarda günlerce defnedilmeyi bekliyor.
İnsanlar da kalkıp aylardır yaşanan bu zulme karşı çıkınca, "savaşma, konuş", "ben bu suça ortak olmayacağım" deyince hem "terörist" diye yaftala, hem de hedef göster oluk oluk kan akıtmak isteyenlere.
Şovmen Beyazıt Öztürk'ten, programa telefonla katılan Ayşe öğretmenden bile terörist çıkartabilen bir anlayışla karşı karşıyayız.
İşten atmakla, terörist ilan etmekle, gazete, televizyon taklidi yapan pespaye iktidar bültenlerinin önüne atmakla, vampirlikle mafya reisliğini karıştıran çapulcuların tehdidiyle salınan korku, ağırlaşan bu abluka tutmayacak.
Her "Barış" diyeni, her "çocuklar ölmesin" diyeni "terörist" ilan ettikçe karşındaki "terörist"ler azalmayacak, aksine çoğalacak.
Çünkü artık zulme karşı ayaklanmaya başladı vicdanlar.
Bütün tehditlere karşın ilk bildirgeyi imzalayan 1128 akademisyene yenileri katılıyor. Sayıları iki bini aşıyor.
Edebiyatçılar, sinemacılar, eğitimciler, avukatlar, gazeteciler, "Biz de bu suça ortak olmayacağız" diyorlar.
Sadece Kürt kentleri değil, bütün bir ülke dalga dalga ablukaya alınıyor. Ablukada olan aslında bu coğrafyada yaşayanların insanlığı.
Ama hangi abluka sonsuza kadar sürmüş! Eninde sonunda, kırılacak bu abluka!
CELAL BAŞLANGIÇ | HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları







































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021