Celal BAŞLANGIÇ
AKP iktidarı uyguladığı çatışma stratejisini bir üst boyuta tırmandırıyor.
Sarayın talimatıyla AKP, özellikle HDP'li vekillerin dokunulmazlıklarını kaldıracak hamleyi yapıyor.
Bu sürecin sonunda HDP'li milletvekilleri cezaevine atılır mı, atılmaz mı; onu şimdiden kestirmek zor.
Ancak bugünden şunu net bir şekilde söylemek mümkün:
İzlediği bu politikayla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dokunulmazlığı kaldırılan ilk kişi oldu.
Çünkü Kılıçdaroğlu CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın programına çıkıp canlı yayında "Anayasaya aykırı ama biz dokunulmazlıkların kaldırılması için 'evet' oyu vereceğiz" dedi.
Herkes şaşırdı, hatta dehşete düştü. Kemal Bey'in çok yakınındakilerin bir kısmı bile...
Neden?
Tek bir gerekçesi vardı ki, kimseyi ikna edemedi:
"İstismar yapılmasına engel olmak için 'evet' diyoruz."
Yani hem "Anayasaya aykırı" diyor, hem de "evet" diyeceğini söylüyor.
Bugüne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı anayasaya aykırı davranmakla suçlayan Kılıçdaroğlu, demek ki bu suça ortak olmaya karar vermişti.
Bu noktada tekrar "Neden" diye sormak gerekiyor.
CHP kulislerinde bu soruya verilen birkaç yanıt var.
Birincisi, CHP'nin dokunulmazlıkların kaldırılmasına "Hayır" demesi halinde AKP'nin "CHP, PKK'nin vekillerinin önüne yatıyor" suçlamasından korktu.
İkincisi, CHP içindeki ulusalcıların kazan kaldırmasından çekindi.
Üçüncüsü, Kılıçdaroğlu hem Alevi, hem de Kürt olduğu için tırstı.
Dördüncüsü de Genelkurmay'dan aldığı brifing sonucu "Evet" demeye karar verdi.
Kılıçdaroğlu bu nedenlerin birinden, birkaçından ya da hepsinden dolayı "Evet" deme kararı vermiş olabilir.
Ancak bu kararı, zaten Kılıçdaroğlu'nun liderliği konusunda hayli tereddütlü olan CHP'liler arasında büyük bir infiale yol açtı.
Liderliği artık geri dönülmez biçimde tartışılmaya başlandı.
Hem de açık söylemek gerekirse "attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmedi" Kılıçdaroğlu'nun.
Yani ne kendi partisindeki ulusalcılara yaranabildi ne de AKP'nin korktuğu kara propagandasından kurtulabildi.
Bir de üstüne üstlük partisindeki alevilerin büyük bölümünün, zaten çok az kalmış Kürtlerin neredeyse hepsinin tepkisini aldı. CHP'deki demokratları, ilericileri, yurtseverleri saymıyorum bile...
Sonuç olarak tam bir siyasi beceriksizlik, geri dönüşü çok zor bir taktik ve strateji hatası oldu.
Bu hamlesiyle AKP'nin kara propagandasından kurtulabildi mi Kılıçdaroğlu? Ne gezer...
Dokunulmazlıkların kaldırılmasına "evet" diyeceğini açıklamasının ertesi günü, Davutoğlu esip gürlüyordu:
"Kılıçdaroğlu bize destek vermek zorunda kaldı. Dokunulmazlık konusunda önce itiraz ettiler. Kaçacak delikleri kalmayınca kabul etmek zorunda kaldılar."
Belli ki Kılıçdaroğlu o "istismar etmelerinden korktuğu" AKP'yi iyi tanımamış. Öylü fütursuzdurlar ki, yarın Kılıçdaroğlu'nu "Evet" demesi halinde "PKK'li ortaklarını sattı çarkçı Kemal" diye de suçlayabilecek kadar geniş kapasiteye sahipdirler.
Sonuç olarak Kılıçdaroğlu'nun "İstismar yapılmasına engel olmak için 'evet' diyoruz" argümanı tümüyle boşa çıkmış durumda.
Gelelim CHP içindeki ulusalcılara...
Belki Kılıçdaroğlu "Hayır" deseydi onlar "Evet" diyecekti ama...
Kılıçdaroğlu "Evet"ini açıklayınca Deniz Baykal ve Muharrem İnce'nin yakın çevresinden "Hayır" sesleri yükselmeye başladı.
HDP'li vekillerin cezaevine atılmaları pek umurlarında olmayabilir ama Kılıçdaroğlu'nu da boşa çıkartarak diktatörlüğe karşı durmanın sağlam gerekçelerini elde etmiş durumdalar.
"Biz geleceği düşünüyoruz" diyorlar, "HDP'lilerin vekillikleri düşürülerek anayasayı istedikleri biçimde yapmanın yolunu açmak istiyor Saray. Bunun için 'Hayır' oyu vereceğiz."
Şimdi daha kritik bir gerekçesine gelelim Kılıçdaroğlu'nun.
Parti içersinde en çok tartışılan konu şu:
"Gündüz MYK ile yaptığı görüşmede genel eğilimin 'Hayır' oyu kullanmaktan yana olduğunu bile bile aynı günün akşamı televizyonda 'Evet' oyu vereceğini söylemesinde Genelkurmaydan aldığı brifingin etkisi büyük."
Gelelim bu işin Mart sonundan beri süren tartışmalarına.
1 Nisan günü Can Dündar'la Erdem Gül'ün ikinci duruşmaları var.
İlk duruşmada bazı CHP'li milletvekilleri HDP'liler ile birlikte direnerek iki gazeteci hakkında beklenen tutuklama kararı alınmadan duruşmanın ertelenmesini sağlıyorlar.
İkinci duruşmaya gelen bazı CHP'li milletvekilleri Kılıçdaroğlu'na tepkiliydi:
"Biz buraya Genel Başkana rağmen geldik."
İddiaya göre Kılıçdaroğlu bir gün önce Genelkurmay'dan brifing almıştı. Sonra da Can Dündar ve Erdem Gül'ün ilk duruşmasında HDP'lilerle birlikte direnen bazı CHP'li vekillerini Kılıçdaroğlu adına telefonla arayan bir parti yöneticisi "İkinci duruşmada çok önde görünmeyin" demişti.
Hatta dava günü bu durum "Acaba MİT TIR'larında Genelkurmay'ın bir rolü var da, bu yüzden bizim çok önde görünmememizi mi istiyorlar" değerlendirmesine yol açmıştı.
Ancak o zaman kimsenin aklına gelmemişti Kılıçdaroğlu''nun aldığı Genelkurmay brifingiyle ilgili tartışmaların HDP'li vekillerin dokunulmazlığına kadar uzanacağını.
İlk dillendiren HDP'li milletvekili Mithat Sancar oldu:
"CHP'ye Genelkurmay 'evet' dedirtti."
Bütün CHP örgütünü, hatta İzmir'den Malatya'ya kadar bütün parti kadrolarını ve CHP milletvekillerinin çok büyük kısmını ayaklanmaya yönelten bu kararı kim aldırabilir, bu kadar büyük bir siyasi hatayı başka kim yaptırtabilir?
Bu soruya "Genelkurmay"dan başka mantıklı bir yanıt bulunamıyor.
CHP'nin grup başkan vekilleri , Kılıçdaroğlu'nun çok yakınındaki politikacılar bile bu kararı savunamıyor.
Hatta "Çok sıkıştı, siyasi hata yaptı. Bakmayın öyle dediğine, kendisi bile 'Hayır' oyu verecek" demek zorunda kalıyorlar.
CHP içersinde görünen o ki, Kemal Kılıçdaroğlu artık CHP'de liderliği tartışmalı değil, tartışmasız biçimde fiilen bitmiş bir siyasi aktördür.
Artık CHP'liler Kılıçdaroğlu'nu en çok "Yerine kim gelecek" diye tartışırlar.
CHP'nin bu yıl Ocak ayında yapılan kurultayından sonra Haberdar'a yazdığım yazının başlığı şöyleydi:
"Kılıçdaroğlu'nun sondan bir önceki kurultayıydı sanki..."
Ancak yaşanılan süreç, Kılıçdaroğlu'nun "sondan bir önceki kurultayını" hızla daha erkene aldığını gösteriyor.
Bugüne dek HDP'li vekillere pek de destek vermeyen, hatta bazı söylemlerine karşı çıkan bazı CHP'li milletvekilleri bile kolları sıvamış partiden kocaman bir blok "Hayır" oyu çıkarttırmak için uğraşıyorlar. Hem de iş ciddi bir iddiaya binmiş. Daha dün parti merkezine yakın bir milletvekili şunları söylüyordu:
"İçimizdeki ulusalcı vekillerin de 'Hayır"dan yana olmaları bizi çok cesaretlendirdi. Şu anda en fazla 12 milletvekili çıkacak CHP'den 'Evet' diyecek. Bu sayıyı altıya kadar düşürmek için çalışıyoruz."
Sonra kağıtlar kalemler alınıyor ele, hesaplar yapılıyor.
"AKP'den gelmeyeni, gelip de 'Hayır' diyeni en az 20 olur. MHP'den de en az 10 fire olur. CHP'de 'Evet' diyecek milletvekili sayısı 30'u bile bulsa bu oylamada 'Evet'ler 360'a varamaz. Sonra referandum tartışmaları başlar."
İlk bakışta durum, yapılacak oylamanın dokunulmazlıkların kaldırılması için en azından bir referandumu zorunlu kılacağı yolunda.
"Kürt ateşi" herkesi yakıyor bu ülkede. Önce iktidara en uzak noktadan başladı. HDP'nin siyaset alanı daraldıkça daraldı. Sonra MHP'yi dağıttı, toz şeker kıvamına getirdi. Şimdi CHP aynı "Kürt ateşi"nden yanıyor. Alevler artık merkezdeki iktidara doğru yürüyor.
Daha bugünden "HDP'liler dokunulmazlıklarını kaybetti" demek olanaksız. Ama kesin bir saptama olarak şunu söyleyebiliriz:
TBMM'de oylama bile yapılmadan dokunulmazlığını ilk kaybeden Kılıçdaroğlu oldu.
CELAL BAŞLANGIÇ | HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021