Hasan CEMAL
HANOİ
“Sevgili dedem, ‘Gece yarıları hâlâ o korkunç helikopter seslerinin kâbusuyla kan ter içinde uyanıyorum’ derdi. Geçen yıl kaybettik onu, 93 yaşındaydı...”
Hatıralar hayattır,
Hatıralar hayattır.*
Bu cümle kafamın içinde, Ho Amca’nın şehrinde dolaşıyoruz Ayşe’yle.
Ne kadar çok motosiklet var, insanın üstüne üstüne akın akın geliyorlar, yüzlerinde maskeleriyle, üstelik yeşil ışıktı, kırmızı ışıktı, trafik kurallarına hiç aldırdıkları yok.
Bu memlekette bana her şey ‘savaş’ı çağrıştırıyor.
Dipsiz kuyudan çıkıp gelen anılar hep Vietnam Savaşı’yla ilgili.
Vietnam halkının ‘Amerikan emperyalizmi’ne karşı bağımsızlık savaşı, yaşanan korkunç acılar.
İki fotoğraf alt alta.
İlkinde, B-52 bombardımanları için düğmeye basarken ABD Başkanı Nixon’ın sözü:
“Bu şehir, Hanoi yakında taş devrine geri dönecek!”
İkinci fotoğraf, Vietnam komünistlerinin gece vakti Hanoi sokaklarına astıkları bir pankart:
Ya bağımsızlık ya ölüm!
Sanki zaman tünelindeyim.
1960’lı yılların İstanbul’unda, Ankara’sında devrimci gençlerin sloganı...
Ho Ho Ho Şi Minh
Daha fazla Vietnam
Ernesto’ya bin selam.
Ve benim okulum Mülkiye’nin koridorlarında sosyalizm umudunu seslendiren o slogan...
Bugün Mülkiye’de,
yarın Türkiye’de!
‘68 gençliği’nin, Deniz Gezmiş’lerin, o genç insanların haksızlığa, adaletsizliğe, kurulu düzene karşı isyan günlerini bir daha içimde hissediyorum, Eluard’ın dizeleriyle:
Günleri ve mevsimleri
düşlerimize göre
yeniden yaratacağız!
Ne yazık ki yeniden yaratamadık.
Ayrıca o genç insanlara karşı devletin, bir ‘siyaset sınıfı’nın sergilemiş olduğu hoyratlığı, onlar için darağaçları kurmaya kadar giden acımasızlıklarını bir kez daha protesto etmek geliyor içimden...
Vietnam Savaşı korkunç bir hataydı'
Saygon’daki savaş müzesinin insanlığa karşı suçlar bölümünde savaşın korkunçluğunu simgeleyen o fotoğraflar.
Daha dün gibi.
1968’in My Lai katliamı... Çırılçıplak, sıskacık küçük kızın Amerikalı askerlerin önünden dehşet ve çaresizlik içindeki kaçışı...
Şakağına dayanmış bir tabancayla, gözlerini kapatmış Vietnamlı bir sivilin ölümünü beklerkenki korku dolu yüz ifadesi...
1975’in 30 Nisan günü sabaha karşı, Saygon’da Amerikan büyükelçisiyle birlikte son Amerikan askerlerini de alarak Vietnam’dan kaçan ABD helikopteri... “İşte bak” diyor, “Şu binanın çatı katına inmişti o son helikopter. Orası CIA’nın merkeziydi. Bahçe, Amerikalılarla birlikte kaçmak isteyen işbirlikçilerle ana baba gününe dönmüştü. Bu cadde bütünüyle silahlar, askeri giysiler, postallarla kaplıydı. Güney Vietnam’ın işbirlikçi askerleri her şeylerini üstlerinden atıp kaçmışlardı, Saygon’a girmek üzere olan devrimci gerillalara yakalanmamak için. ”
Son Amerikan askeri helikopteri...
Vietnam savaşının sonunu ilan eden o fotoğrafı çok iyi anımsıyorum.
Çünkü, 1975’in nisan ayında o gece Cumhuriyet yazı işlerinde nöbetçiydim. Amerikan AP haber ajansından düşen fotoğrafı kendi elimle alıp getirmiştim gazetenin mutfağına.
Ertesi gün ‘Amerikan emperyalizmi’nin Vietnam halkının karşısındaki yenilgisini Cumhuriyet’in manşetinde bu fotoğrafla vermiştik.
Savaş müzesinden bir başka görüntü:
Robert McNamara, ABD Savunma Bakanı ve Vietnam Savaşı’nın mimarı, aradan yıllar geçtikten sonra hatıralarında itiraf ediyor:
“Vietnam Savaşı hataydı, korkunç bir hata... Ve bu hatayı neden yaptığımızı gelecek nesillere izah etmek zorundayız.”
Vietnam Savaşı’nın Amerika açısından büyük bir çıkmaz olduğunu 1960’larda yazan, bu nedenle de Amerikan yönetimleri tarafındanhain ilan edilen gazeteciler -biri de sanıyorum New York Times’dan David Halberstam’dı- aklıma takılıyor.
Savaş tünelinde aynı sorular
Savaş tünelleri...
Hanoi yakınlarındaki Cu Chi bölgesinde, balta girmemiş gibi sık ormanların ortasında.
1940’larda Fransız sömürgeciliğine direniş döneminde kazılmaya başlamış, Amerika’ya karşı savaşla birlikte 200 kilometreyi bulmuş...
Uzun yılar direnişin altyapısını oluşturan bu tünellerde, yerin altında doğan çocuklara tünel çocukları adı verilmiş. Her yıl doğum günlerini gelip bu tünellerde kutlamak bir gelenek haline gelmiş.
B-52 bombardıman uçaklarının açtığı kocaman derin çukurlar...
Ve yaprakların, dalların altında gizlenmiş delikler, tünel girişleri.
Birine girmeye çalışıyorum.
Turistik amaçla biraz genişletilmiş olmasına rağmen içim fena halde daralıyor. Ayşe hızla havlu atıyor.
Üç beş dakika yürümeye çalışırken daralıyorum, nefessiz kalır gibi oluyorum. Topraktan bir masa, çaydanlık ve fincan, bir de yatak... Vietnam Komünist Partisi’nin bölge sekreterinin masasına kendi başıma oturup soluklanıyorum.
İki milyonu sivil üç milyon Vietnamlının öldüğü korkunç bir savaşın turistik meta haline gelmesi...
Savaşlardan niçin ders çıkaramıyor insanlık, sorusu...
İnsanlık, kanla yazılmayan tarihleri hiç yaşamayacak mı?..
Ve benim böyle durumlara ilişkin klasik sorum:
Yaşamak için ille de acı çekmek mi gerekiyor?..
Ya da yaşanan acılar bizi ne zaman tam anlamıyla olgunlaştıracak?
Değişen bir şey yok!
Bir daha asla diye haykırdığımız zamanlar oluyor, ama kan ve gözyaşı da yer yuvarlağının orasında burasında oluk gibi akmaya devam ediyor.
Avrupa’nın göbeğinde, Bosna’da soykırım...
Afrika’da soykırım...
Gazze’de zulüm...
Afganistan, Irak, Suriye...
Savaş ve acılar bitmek bilmiyor.
İnsanlığın derinliklerinde
uğursuz bir canavar mı var?
Sabah vakti Mekong Deltası’na doğru yol alıyoruz.
İki yanımızdan sisler içinde pirinç tarlaları akıp gidiyor.
Uzun kırmızı gagalarıyla bembeyaz leylekler... Pirinç tarlalarının kenarlarında içinde tek tük gösterişli aile mezarları... Başlarında sarı hasırdan şapkalarıyla suların içinde iki büklüm çeltik eken kadınlar...
Büyük bir mezarlığın önünde duruyoruz.
Gerilla lideri, Tran Van Xieu.
Benimle aynı yıl doğmuş, 1944. Ve 7 Mart 1965’te, ben Mülkiye son sınıftayken 21 yaşında hayata veda etmiş...
Nehirde, Mekong Deltası’nın içlerine doğru yol alıyoruz, uzun bir kayık motorla.
Etraf renk çümbüşü.
Çiçekler, kocaman yemyeşil yapraklar, muz ve hindistan cevizi ağaçları, meyveler... Her şey o kadar güzel ki.
Bu güzellikler, bu muhteşem bitki örtüsü 1960’larda, 1970’lerde napalmlarla, cluster bombalarıyla, kimyasallarla yakılmış, gökyüzünden durmaksızın ölüm yağdıran B-52bombardımanlarıyla karartılmış...
Kim bilir kaç kez aynı soruları yazdım.
İnsanlık nasıl oluyor da cennette cehennemler yaratmayı başarabiliyor?
Acaba insanlığın içinde, derinliklerinde, karanlıklarında bir canavarmı gizleniyor, ara sıra meydana çıkıp, kötülüklerini yapıp boşaldıktan sonra tekrar gizlenen uğursuz bir canavar...
Çan sesleri kulağımıza geliyor.
1929’da, sömürge döneminde Fransızların yaptığı bir Katolik kilisesiymiş. Anlaşılan günlerden pazar...
Hoi An’daki Çin tapınağı, biblo gibi.
Ve Japon köprüsü.
Üç kültürün, Çin, Vietnam ve Japon kültürlerinin harmanlandığı bir nokta...
Bu Çin tapınağı, şirin pagado beni yıllar öncesine, 1979’da rahmetli meslektaşım Örsan Öymen’le yaptığımız uzun Çin yolculuğuna götürüyor.
Hafızanın insanı hüzünlendiren hiç beklenmedik sürprizlerinden biri olmalı...
Günlükleri Delila'yı andıran kadın doktor Elimde, Vietnamlı genç kadın doktorun günlüğü.
O da bir gerilla.
1970 yılında, daha 28 yaşındayken ormanda bir Amerikan pususuna düşüp hayata veda ediyor.
Günlüğü 30 yıl sonra bulunuyor.
Delila’yla benzeşen yanları o kadar çok ki. Günlüğüyle konuşması, eleştiri ve özeleştirileri, bir gerilla olarak davaya bağlılığının yanı sıra hayata dair özlemleri...
Dikkatimi çekiyor.
Günlüğünün girişine, Sovyet yazarı Ostrovsky’nin Ve Çeliğe Su Verildi isimli kitabından bir alıntı koymuş.
Benden iki yaş büyük Thuy Tram.
Benim gençliğimin devrimci kuşağının komünistlik yollarında yürürken okumuş olduğu kitaplardan birini -diğerleri Gladkov’unÇimento’su, İlya Ehrenburg’un Paris Düşerken ve Fırtına isimli romanlarıydı- okumuş. (Aynı kitapları, Che Guevara’nın da 20'li yaşlarında okuduğunu 1990’larda elime geçen bir biyografisinde öğrenmiştim).
Thuy Tram'ın kitaba adını veren cümlesinin altını çiziyorum:
Dün gece rüyamda barışı gördüm!**
“Vietnam’dan, Kamboçya’dan: Hatıralar hayattır”ın ikinci yazısı yarına...
(Fotoğraflar Ayşe Sözeri Cemal)
* 27 Ocak 2015 günü CNN International kanalında Ausschwitz’in 70. yıl anma törenlerini izliyordum. Amerikalı film yönetmeniSteven Spielberg, yanına yaklaşan bir televizyon muhabirine, iki kez “Memories are life, memories are life” dedi ve yürüyüp gitti.
** Dang Thuy Tram, Last Night I Dreamed of Peace, s. 27, Rider Books, 2008.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024