Hasan CEMAL
HASAN KAPTAN'IN SEYİR DEFTERİ
29.05.2012
4183
İnsan belki de zamanın esaretinden kurtulmak için açılır denize...
Kaptan Gökhan (solda), yılların amatör denizcisi Cüneyt Solakoğlu.
İlk ders Cüneyt’ten...’Deniz program kabul etmez, programını kendisi yapar. İnsan, zamanın esaretinden kurtulmak için denize açılır...’
9 Mayıs 2012, Çarşamba.
Marsilya’nın ilerisinde, İspanya sınırına yakın şirin bir marina...
“Bugün erken kalktım. Denizi uyandırdım” diye başlar İlhan Berk bir şiirine(*).
Bu sabah ben de böyle yaptım, Akdeniz’i pırıl pırıl güneşli bir güne uyandırdım.
İlk ders Cüneyt’ten:
“Deniz program kabul etmez, programını kendisi yapar. İnsan, zamanın esaretinden kurtulmak için denize açılır.”
En büyük mutluluk bu olmalı.
Zamanın esaretinden kurtulmak... Ya da saatine bakmaya ihtiyaç duymadan yaşamak herhalde yaşamı her daim zaman sınırlamalarıyla geçmiş bir insan için, sanıyorum, büyük bir ayrıcalık olmalı.
Son hazırlıkları yapıyoruz.
İlk işim su deposunun kapaklarını ‘diş kaptırma’dan kapatmak... Sonra, dolap düğmelerini tek tek bastırmak... Gemici düğümünü öğrenmeye sıra sonra gelecek.
Cüneyt bağırıyor Kaptan Gökhan’a:
“Koltuk halatını aldım.”
Peace’nin karayla bağı kesiliyor.
Saat 17.45
Vira bismillah!
Allah selamet versin.
Pırıl pırıl güneşin altında denizin üstü gümüşlenmiş gibi.
“Atla Gökhan!”
“Çıkın yavaş yavaş.”
“Derinlik 3.2 gösteriyor.”
Denizcilikte tabirler karışık. Vira demirin çekilmesi, karayla bağın kesilmesi demek. Kendi kaderinle, denizle bir başına kalıyorsun ‘vira’yla artık.
Bismillah ile de Allah’a sığınmış oluyorsun, denizde seni bekleyen tehlikelere karşı...
Balığa çıkan küçük bir tekneye rastgele selamı sallıyoruz.
Rüzgâr üşütmeye başlıyor.
Dalgalar ufak ufak büyüyor. “Ufka bakacaksın” diyor Cüneyt, “Kadın saçı gibi eğer dalgalanmaya başlarsa ufuk çizgisi, o zaman işin zordur.”
Önümüz derya deniz!

Saat 18.52
Lyon Körfezi’ne çıktık.
Korsika’ya doğru 36-40 saat açık denizde olacağız, kara görmeden.
Cüneyt memnun:
“Rüyamda görsem inanmazdım Lyon Körfezi’ni böyle bir havada geçeceğimizi...”
Atlantik’ten gelen hava Biskay Körfezi’ne patlar, Alpleri dolanıp Lyon Körfezi’ne dalarmış...
Denize çıkmadan İstanbul’da bazı dostlar -biri de Mustafa Oğuz- beni bu Lyon Körfezi konusunda o kadar korkuttular ki, bir gece önce rüyamda kâbus olarak gördüm, uğuldayan hırçın dalgalar üzerime gelirken ter içinde uyandım.
Bu rüyamı anlatınca, Kaptan Gökhan da “Vallahi Hasan Abi ilk defa denize çıkıp böylesine uzun bir yolculuğu göze almak gerçekten cesaret işi” demez mi, bi aferin çektim kendi kendime...
Çok hafif bir çırpıntının üstünde seyrediyoruz. Rüzgarın hızı saatte 6 ile 8 kilometre ya da 2-5 knot ancak. ‘Kafa rüzgârı’ymış bu, yelken yapılmazmış.
“Unutma 32 knottan sonrası fırtınadır. 40-45’e bile yükselir ki, Allah düşmanıma göstermesin.”
Denizden foş foş bir ses. Peace’nin denizi yararken çıkardığı ses.
Yapayalnızlık hissi derinleşiyor.
Teknenin Ölümü isimli şiirinde büyük ozan Melih Cevdet Anday der ki:
“Yalnızlıktır denizin tek yasası.”
Korsika’nın batıya bakan Ajajio limanına doğru yol alıyoruz. Güneş parlak ama hava soğuyor.
Sevgili babam Ahmet Cemal’i anımsadım. Trakya’daki Alpullu Şeker Fabrikasından ilk defa İstanbul’a gelmiştik. Beş altı yaşındaydım. Haydarpaşa’dan Kadıköy’e sandalla geçerken demişti ki bana:
“Elini denize sok, ağzına götür.”
“Aa tuzluymuş!”
İnsanın suyla ilişkisi ne tuhaf, hele açık denizde, sonsuzluğun ortasında...
Saat 19.10
Güneşin altında Akdeniz’in mavisi parlıyor.
Ama hangi mavi?
İsmet Özel, bir şiirinde, “Akdeniz’in ufka doğru mora çalan mavisi”nden söz eder. Şimdi öyle galiba. Akdeniz’in mavisi değişken, insanın aklını başından alıyor bazen, o kadar güzelleşebiliyor ki, hele gökyüzüyle birleştiği vakit...
Allah Allah, dümende kimse yok.
Sadun Boro’nun deyişiyle, Kaptan Neptün’ün görünmez ellerine emanet bizim yelkenli. Rota belli, ‘oto-pilot’a bağlanmış gidiyoruz. Dokunmak gerekmiyor.
Yukarımızda, uzakta Marsilya’yı geçiyormuşuz. “Hava çok güzel” diyecek oldum, Gökhan Kaptan, “ Maşallah maşallah, Allah bozmasın yani” dedi. Cüneyt, “Hele Lyon Körfezi’nde hiç bozmasın” diye tamamladı. Denizciler arasında bu Lyon korkusu epeyce yaygın...
Elektronik haritaya, GPS’e bakıyorum. Hayati bir alet, üstündeki radarıyla. 102 rotasında gidiyoruz. Port Leucate’den Korsika’ya, Ajajio’ya ince bir çizgi olarak hem rotamız, hem de Peace’nin yeri görünüyor.
Hızımız saatte 7.3 mil.
Daha 250 mil yol var.
Deniz ve yelkenli galiba insana sabır nedir çok iyi öğretiyor.
Doğuya gidiyoruz.
Güneş arkamızda alçalıyor.
Denizin rengi rüzgârı anlatır
Denizde sağımı solumu Feryal’den öğrendim İstanbul’dayken. “Sancak sağdır, s’den aklında kalsın, iskele de teknenin sol yanı...” demişti.
Ben de Hande’nin hediye ettiği kahverengi deri kaplı, üstünde Hasan Kaptan’ın Seyir Defteri’nin ilk sayfasına not etmiştim iskeleyle sancağı...
Güneş arkamızda, tam dümen suyumuzda gittikçe incelirken hava soğumaya başlıyor. Havuzlukta oturuyoruz.
Öğrenmenin yaşı yoktur.
Burun, baş taraf. Arka ise pupa. Yanlar borda. Cüneyt, dersimize denizle devam ediyor, Alman disiplini var adamda:
“Bak, denizde yer yer açık damarlar var. Rüzgârsız, genç suratlı, ürpertisi olmayan sütlaç gibi yerler... Rüzgârlı yere girince, denizin ürperdiğini görürsün. Yelkenciler yarış sırasında, rüzgârın geldiğini denizin renginden, ürpertisinden anlar, mal geliyor diye bağırırlar. Bu rüzgârla yelkenlerini doldurup yarışı kazanırlar. Şu anda biz hafif bir kafa rüzgârı alıyoruz. Keşişleme esiyor güneydoğudan. Kuzeybatı olsaydı arkamızdan, yani pupamızdan gelecek ve biz daha hızlanacaktık.”
Ekliyor:
“Arkadan gelsin, kol gibi gelsin der denizciler!”
Saat 20.55
Güneş kor yığını halinde batıyor. Birazdan bizi karanlıkta bırakacak. Tepemizde önce bir uydu beliriyor çok parlak, bizi dümen suyumuzda takibe alıyor. Karanlık inmeye başladı.
Hava kaldı, rüzgâr dindi tamamen. Lyon Körfezi bana kıyak yapıyor, yaşasın.
Ama Cüneyt uyarıyor:
“Denize sakın aldanayım deme. Şimdi bu hava sana gel gel yapıyor. Seni içine çekiyor. Sonrası belli olmaz.”
Yoksa bu deniz futbol topu gibi olmasın biraz kancık...
Deniz tanrısı Kaptan Neptün vaziyete hâkim! Oto-pilotun arkadaki iki dümeni bir sağa bir sola oynaşarak rotamızı tutuyor.
“Merak etme” diyor Gökhan Kaptan, “Radar var. 3 mil çapında bir yarım daire içinde ne varsa, ne çıkarsa hemen alarm verir, düüt düt öter.” Cüneyt, “Önümüz neta” diyor, yani temiz...
Yıldızlar gökyüzünde bir yükseliyor, bir alçalıyor. Bumba direği bir oraya bir buraya sallanıyor.
Açık denizde motorun sesini dinliyorum. Uğultulu bir ses, homurtular duyuluyor bazen. Anlaşılan, pervane denizi parçalıyor.
Ve Lyon Körfezi’nde şahane bir gün batarken Aynur’un sesi patlıyor:
“Keçike Kürdanem...”
Vakti keraat geldi galiba:
“Kaptaan rakıı!”
Saat 23.25
Gökyüzünü yıldızlar bastı.
Arada bir kocaman bir dalga Peace’yi sırtına alıyor, şöyle bir iki yana iki yana beşik gibi yumuşacık salladıktan sonra bırakıp kendi yoluna gidiyor.
Ortalık sırılsıklam, rutubet yağmaya başladı. Mehtabı bekliyoruz. Birazdan kapkara bulutların arasından çıkacak, biliyorum.
Daha yolumuz uzun. Korsika’ya kadar 39 saat sürecek açık denizdeki yolculuğumuz. Havuzlukta sırtüstü uzandım, yıldızları seyrediyorum. Ve Sabahattin Kudret Aksal’ın o şiiri:
“Adam oturmuş denize karşı
Elinde oltası yıldız tutar.”
* Bu yazılarımda şiir alıntılarımın hepsini, Deniz Şiirleri Antolojisi; derleyen: Abdülkerim Dinç; Akçağ Yayınları’ndan yaptım.
Deniz bir maceradır!
Deniz bir maceradır!
163 saat
1438 mil
15 gün...

Deniz bir maceradır!
Fena bir giriş değil.
Akdeniz’i boydan boya geçtik, azgın dalgalarla aslanlar gibi boğuşarak!
Bu cümle de idare eder.
Cem Duna’nın yalancısıyım.
Avcılık gibi denizcilikte de abartıya, eski deyişle mübalağaya biraz izin varmış...
Azgın dalga deyince öyle otuz kırk metre olmasa da, gün oldu üç dört metrelik dalgaların arasında saatlerce yuvarlana yuvarlana yol aldık.
Korktum mu?
Evet, ara sıra korktum.
Ama belli etmedim.
Zifiri karanlıkta bazen uluyan, bazen çığlıklar atan sert rüzgarların kabarttığı dev dalgaları içim ürpererek seyrederken, Sadun Boro’nun, denizciliğimizin yaşayan efsanesi Sadun Abi’nin o şen şakrak sesi kulağımdan hiç eksik olmadı:
“Cüneyt, aman tekneyi havalimanı olan yere sakın ha yanaştırma ve de Hasan’ı ayaklarından sıkı bağla ki, zoru görünce tüymesin!”
Yola çıkmadan Boğaz’da, Rumelihisarı’ndaki keyifli bir gecemizde sormuştum:
“Sadun Abi, Peace yelkenlisi 16 metre, (Jeanneau 53) okyanusu geçer mi?”
Kahkahayı atmıştı:
“Kısmet 11 metreydi. Bugünkü teknolojiden, elektronik aletlerden de yoksundu. Ama tam üç yıl dünyayı dolaştık.”
Üç kişiydik Peace’de.
Beni bu müthiş yolculuğa ikna eden sevgili dost ve yılların amatör denizcisi Cüneyt Solakoğlu, Kaptan Gökhan Efe ve ben yalancıktan Hasan Kaptan... (Ama ortak bir yanımız var, üçümüz de sıkı Galatasaraylıyız)
Bana denizin kapısını açan sevgili karım Ayşe de bize katılacaktı, ama maalesef hava muhalefeti, iş muhalefeti derken ancak son durakta, Marmaris’te bize yetişebildi.
En zorlusu Messina’ydı
9 Mayıs 2012 Çarşamba günü, Fransa’nın İspanya sınırına yakın Port Leucate isimli bir marinasından vira bismillah dedik.
O çok ürkülen Lyon Körfezi’ni selametle aşıp ulaştığımız Korsika’nın şirin Bonifacio limanında, havadan dolayı mecburen üç gece geçirdik ama pişman olmadık.
Çünkü Bonifacio’da Galatasaray’ın Saracoğlu’nda kupa kaldırdığı Fenerbahçe’yle şampiyonluk maçını büyük bir coşkuyla izledik internet başında...
Mare Terrano’yu -Tiran Denizi’ni- arada bir yüreğim ağzıma gelerek arkamızda bırakıp Sicilya’nın Messina limanına kapağı attık.
Messina Boğazı’ndan sonra en zorlu etabı Adriyatik ortasında, İyon Denizi’ni geçerken yaptık. Bir gece yarısından sonra, pırıl pırıl mehtap altında Yunanistan’ın Patras limanına kapağı atınca dünyalar benim oldu.
Sonra bir gece yine vira bismillah dedik, Patras Körfezi’ne açıldık, şafak kıpkızıl sökerken kekik kokularını içimize çeke çeke Korint Kanalı’nı geçtik ve Atina Körfezi’yle birlikte en nihayet Ege’ye açıldık.
Rotamız Paros adasıydı, bu kez kurşuni bir denizde seyretmeye koyulduk neşeyle. Amargos adasında bir gece kaldık.
Ve her iki adada gece vakti uzo eşliğinde yediğimiz kalamarlar, sardalya ve iri barbunlar damağımızdan kolay silinmeyecek tatlar bıraktı.
Saat saat doldurdum...
24 Mayıs 2012 Perşembe günü gece karanlığında Marmaris’e ulaştık.
Özetleyecek olursam:
Peace’yle 163 saat seyrettik.
1438 mil yaptık.
15 gün sürdü yolculuğumuz.
Memlekette siyaseten neler oluyor sorusuyla ancak cep telefonuma düşen mesajlar kadar ilgilendim.
Günlük tuttum, Hasan Kaptan’ın Seyir Defteri’ni saat saat doldurdum. Günlüğüme bu sefer siyaset değil, deniz hâkimdi ki, bundan da çok mutlu oldum.
Artık bu günlük de yaşantımın bir parçası haline geliyor. Siyasetten sıkıldıkça bu köşeyi denize bırakacağım.
Bugüne kadar mavi yolculuklar kadardı denize dönük ilgim, bundan böyle biraz daha derinleşecek inşallah...
Deniz maceradır, unutmayın.
YARIN: Açık denizde geçirdiğim ilk gecemde neler oldu?
Yorum Yap
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar (1)
- Terörsüz Türkiye! İyi güzel, peki ya demokratik Türkiye?..
14.04.2025 - Ankara-İmralı-Kandil üçgeninde hava olumlu
3.03.2025 - Silahlara veda zamanı... Hoş geldin barış!
28.02.2025 - Erdoğan "eyy TÜSİAD" diye bağırdı, polis anında başkanları topladı!
20.02.2025 - Yine CHP'nin önemi üzerine..
13.02.2025 - Dostluklar insanı ayakta tutar!
28.11.2024 - CHP'nin önemi
12.11.2024 - Terör ve şiddete lanet olsun!
24.10.2024 - Açık mektup!
27.08.2024 - Ortadoğu cehennemine Gazze'ye BARIŞ gelecek mi?
20.04.2024
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































cevdet zeydanlı
CHP kendi hastalıgını bilse bile tedavisi zor ancak şu türküyü söylemeli <> cumhuriyet döneminin başına dönüp bakması lazım. onada göz ve cesaret gerekiyor.