Hilâl KAPLAN
Çok şey istemiyoruz aslında.
Ana muhalefet partisi, sokağı kışkırtarak hükümeti devirmeye çalışmasın.
HDP, bir siyasî parti olduğu için şiddeti meşrulaştırmasın.
Bir de mümkünse adı Anayasa Mahkemesi olan kurum, anayasayı çiğnemesin.
Farkındasınızdır,17-25 Aralık sonrası Anayasa Mahkemesi’ne, başta Başkan Haşim Kılıç olmak üzere bir haller oldu.
Önce anayasaya aykırı şekilde, daha iç kanun yolları tüketilmeden twitter’a ilişkin bireysel başvuruyu kabul edip karara bağladı. Twitter’daki isimsiz kullanıcıların mahremiyet ve kişilik haklarını çiğnediği vatandaşlarını değil, twitter’ın hakkını önceledi.
Ardından, HSYK Kanunu’ndaki değişiklik üzerine CHP’nin yaptığı iptal başvurusunu jet hızıyla kabul edip, olağanüstü gündemle toplandı ve gece 23’te kanun değişikliğinin önemli bölümünü iptal etti. Mahkeme Başkanı Kılıç’ın yaptığı siyasî içerikli açıklamaları saymıyorum bile.
Tam da ‘yeni muhalefet partisi AYM mi oldu?’ diye tartışılırken, seçimlere altı ay kala, seçim barajını iptal etmek AYM’nin gündemine giriverdi. Twitter başvurusunu gündeme alırken anayasaya aykırı şekilde aceleci davranmalarını Kılıç, ‘telafisi imkânsız zarar var’ diye açıklamıştı. 2010 referandumundan bu yana tam üç seçim atlattığımız için sormak vacip oldu: Bu ‘telafisi imkânsız zarar’ şimdi mi aklınıza geldi?
Üstelik şu anda %95 gibi, temsil açısından meclisin en yüksek düzeyde olduğu bir dönemdeyiz. 2015 seçimleri açısından bence en büyük sorun HDP’nin, meclisteki diğer partilerin aldığı maddi destekten faydalanamamasıdır. Ancak bunların hiçbiri AYM’nin siyasete doğrudan müdahalesini ve dizayn çabasını meşrulaştırmaz.
Seçim kanununda değişiklik yapmak, ancak meclisin yetki alanına giren bir konu iken, Anayasa Mahkemesi, yeniden anayasayı ayağının altına alarak bu değişikliği yapmayı düşünüyorsa, ‘yok’ hükmünde sayılmaya hazır olmalıdır.
Zira 2010 referandumundaki değişiklikle tanınan ‘bireysel başvuru’ hakkının çerçevesini çizen maddenin üçüncü fırkası aynen şöyle:
“Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.”
“Ne diyem, Mahmut mu diyem”in anayasacası ancak bu kadar olur. Buna göre AYM’nin seçim barajını ‘bireysel başvuru’ kapsamında kabul etmesi dahi anayasaya aykırıdır. Nitekim Haşim Kılıç da bu abukluğun farkında olacak ki ‘konu hassas olduğu için ‘bireysel’de değil, ‘genel kurul’da görüşeceğiz” demiş. Konu hassas değil Haşim Bey, konu anayasaya aykırı!
Bu arada sanırım neden mantar gibi partilerin türediği de anlaşılmıştır. Plana göre seçim barajı sıfırlanacak, meclis en marjinal partilerin bile doluştuğu bir kakofoni mekânına dönüşecek, siyasî istikrar sona erecek, bu ekonomik düşüşü tetikleyecek, vs. Böylelikle aradıkları kaos ortamına ulaşmış olacaklar.
Yazıyı tersten okuyanlar için zorunlu açıklamayla bitirelim:
Hayır, seçim barajını savunmuyorum.
Evet, seçim barajının çok yüksek olduğunu düşünüyorum.
Ak Parti ile diğer partiler anlaşarak, barajı aşağıya çekecek bir formülü el birliğiyle çıkarırlar diye ümit ediyorum. Çünkü darbe kalıntısı bir uygulamanın, başka bir darbeci anlayışla değiştirilmesini istemiyorum. Darbecilerden darbeci beğenenlerden değilim.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019