Sinan ÇİFTYÜREK
Halkımızı ve siyasetini bekleyen iki tehlike güncelliğini koruyor. Birincisi ve önemlisi, Arap milliyetçiliği ile Kürdistan ulusal hareketi arasında IŞİD sonrası kuvvetle ihtimal patlayacak büyük savaştır. İkincisi ise, Kürt siyaseti arasında, bazı kriz noktaları üzerinden muhtemel bir iç hesaplaşmanın yaşanacak olmasıdır. Birincisi, ağır ya da hafif kaçınılmaz olarak yaşanacak, Kürt ulusal hareketi buna hazırlanmalı. İkincisini ise engellemek mümkün, bunun için her şey yapılmalı. Kürtler iktidar olmadan iç iktidar hesaplarına girmeleri tehlikelidir, engellenmelidir.
Birincisini önceki yazılarımda belirtmiştim, yeni bir gelişme olmadığından üzerinde durmayacağım. İkincisinin üzerinde belli yönleriyle duracağım.
Kürdistan siyasetinde bugün; Rojava’da ki TEW-DEM ile ENKS arasındaki meseleler, Güney Kürdistan’da, Şengal ve Kandil meseleleri, Doğu Kürdistan sınırında kim egemen olacak meselesi ve Güney’de ağırlaşan iç siyasal kriz gibi birden fazla sıkıntılı alan var. Bu yazıda hepsinin üzerinde duramayız, esas Şengal meselesi ve çözüm önerileri üzerinden duracağız.
Şengal’e kalıcı çözüm:
Kürdistan bünyesinde statünün yanı sıra Kürt siyasetinin Güney ile Rojava’nın örtüşen geleceğine uygun davranmasıyla mümkün olabilir!
Öncelikle; Şengal’de Van, Qamışlo, Mehabat gibi Kürdistan’ın bir parçası olup halklarına aittir, X veya Y partisinin olamaz. Partiler bugün var yarın yoklar. Şengal ise halklar gibi kalıcıdır. Özelde de Şengal, parçalanmış Kürdistan’da, Güney parçasının kentidir ancak halen resmen Kürdistan iktidarına bağlanmamıştır.
İki; Şengal’i diğer Kürdistan kentlerinden ayıran esas özgünlüğü, O’nun genel Kürt kitlesinden farklı inanca sahip Êzidi Kürtlerin kutsal mekanı olmasıdır. Bu özgünlüğü nedeniyle bugün Güney Kürdistan’ın yarın birleşik Kürdistan’ın bir parçası olarak statü isteyebilir, istiyor da.
Şengal’e statü ve öz savunma meselesi üzerine tartışma da hem Êzidi halkında hem de Kürt partilerinde yeni değildir. Êzidi halkının yaşadığı onlarca katliam tartışmayı esas besleyen faktör. IŞİD’ın Şengal işgali ile başlayan katliam ise statü verilsin etrafındaki tartışmayı güçlendirmiştir.
Şengal’e statü meselesinde ki farklılıklar şöyle özetlenebilir. YNK gibi Kürdistan birliğine zarar vermeden statü meselesinin ele alınmasını savunanların yanı sıra, fiilen Êzidi Peşmerge Birliklerini oluştursa da halen statüye sıcak bakmayan PDK var. PKK ise Şengal’e statü ve öz savunma gücünü savunurken Kürdistan yerine Irak bağlı kanton olmalı diyor. Esas tartışma ve gerilim de bu önermeden kaynaklanıyor. Gerçi PKK, Şengal’e statü verilsin talebini, siyasal konjonktüre göre bazen Irak’a bağlı bazen de Kürdistan’a bağlı kanton olarak tarif edebiliyor.
Bununla birlikte, Êzidi halkının Kürdistan’a bağlı olarak Şengal’e statü ve hatta Peşmerge yapısı içerisinde Özel Êzidi Peşmerge birlikleri (ki var) talebi de artık engellenemez bir realiteye dönüşmüş gibi. Kürdistan içerisinde Şengal’e statü talebi, Êzidi halkımızın Kürt halkında hakim olan dini inançtan farklı inançları nedeniyle de ayrıca kendini dayatıyor.
Üç; Kürdistan’ın belli başlı partileri farklı amaçlarla Şengal’e önem vermektedirler. PKK, Şengal’in, gerek Kandil ile Rojava arasında köprü işlevini görecek coğrafik konumu, gerek Rojava’ya katacağı karasal derinlik gerekse de bağımsız devlete ilişkin karşı ideolojik tutumu gibi nedenlerle ayrı kanton olmasını istiyor.
HPG gerillalarının hem IŞİD’in Şengal işgaline karşı hem de IŞİD’in Şengal’den çıkarılmasında Peşmerge ile birlikte savaşmalarının kendilerine sağladığı prestij ve konumlanma üzerine, PKK kadroları doğrudan kendileri veya bölgeyi ziyaret eden yasal parti heyetleri üzerinden, “Şengal Güney Kürdistan yönetiminden ayrı bir kanton olmalı” söylemini sıkça dile getirdiler.
PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, “Artık bir Şengal Kantonu oluşmalı, onun önü açılmıştır” derken, Mustafa Karasu da,“Özerk bölgeler olur. Şengal özerk bölgesi. Ninova özerk bölgesi. Kerkük özerk bölgesi. Xaneqin özerk bölgesi. Özerk ve öz savunmalı toplum modeli her tarafa uygulanabilir. Hata Telafer ile Şengal ortak özerk bölge de olabilir. Ortak kantonal sistem anlayışında ortak özerklik de kurabilirler” diyerek kantonal sistemi Güney Kürdistan için Şengal ile de sınırlı tutmadıklarını açıkladır.
Bu ve benzeri açıklamalar başta Güney Kürdistan siyasal partileri olmak üzere Kürt siyasetinden ciddi tepkiler aldı. Bağımsızlığa PDK’ye göre mesafeli duran YNK bile “bugünkü Güney Kürdistan şartlarında Kanton geri adım olur. Yeni bir hamle olacaksa bu bağımsızlık olmalıdır” diyerek tepki vermişti.
Benzer tepkiler üzerine, PKK yöneticileri, “KCK’nin Sincar’da kanton kurma niyetinin olmadığını” ya da “Kürdistan içerisinde statü olmalıdır” şeklinde görüşler belirtiler. Ancak genelde PKK ile Güney Kürdistan siyaseti, özelde de PKK ile PDK arasında Şengal meselesi varlığını koruyor. Musul operasyonu sürecinde veya sonrasında durum taraflar arasında ağırlaşabilir, buna şimdiden dikkat çekiyorum. Çünkü Musul’un IŞİD’ten temizlenmesi ile birlikte Kerkük, Diyala gibi Şengal’in de resmen nereye bağlanacağı da öne çıkacaktır.
Dört; Batı Kürdistan için karasal (coğrafik) derinlik, önemlidir fakat bunu Şengal üzerinden aramak yerine neden bir bütün olarak Güney Kürdistan üzerinden aranmıyor? Yani hazır beklenmedik bir hızla Güney Kürdistan ile Rojava parçalarının örtüşen gelecekleri, pratikte kendini bugün IŞİD ile savaş üzerinden yarın Arap militarist şovenizmine karşı savaş üzerinden dayatmışken; Rojava ile Güney Kürdistan’ın karasal derinliği iki parçanın birliği üzerinden geliştirilmelidir.
Haritada Rojava’ya bakıldığında kendi başına bir parça özelliği bile taşımadığı görülür. Dün çizilen yapay sınırlarla Rojava, esas olarak Kuzey’in kısmen de Güney Kürdistan’ın uzantıları olarak durur. Dolaysıyla Rojava için coğrafik derinliği Şengal üzerinden arayıp Güney Kürdistan yönetimiyle karşı karşıya gelmek yerine şimdilik iki parçanın birliği üzerinden aramak doğru olandır. Böyle bir pratik yönelim başta Rojava olmak üzere iki parçaya da coğrafik/stratejik derinlik katacak. Demek ki Rojava için hayatı önemi olan sadece Şengal değil Güney Kürdistan’ın bütünüdür. Güney için de tersi doğrudur.
Beş; elbette bağımsız veya federal Güney Kürdistan’a bağlı olarak Êzidi Kürtlerin kutsal mekânı Şengal’e kültürel özerklik benzeri statü verilebilinir. Parçalanmış Kürdistan koşullarında bu mesele bugün tamamıyla Güney Kürdistan’ın bir iç meselesidir. Şengal ve Êzidi halkımızın meseleleri tüm Kürt siyasetinin meselesi olmakla birlikte bugün özelde Güney Kürdistan’ın iç meselesidir. Şimdilik Güney Kürdistan’ın yarın ise birleşik Kürdistan’ın iç meselesi olarak Êzidi halkımız için statü ele alınmalıdır.
Ayrıca bugünün federal hatta fiilen konfedaral, yarının bağımsız Güney Kürdistan’ı kendi idari sistemini tartışabilir, tartışmalıdır. Dahası bugün Güney Kürdistan, yarın birleşik Kürdistan kendi içerisindeki etnik ve dini farklılıkları dikkate alarak idari, siyasi sistemini kantonal mı, federalizm mi, konfedaralizm mi üzerinde kuracak? Bu mesele bugünden de tartışılmalıdır. Karşı çıktığımız, Şengal ve ya Kerkük’e ilişkin “fedaral Irak’a bağlı otonom/kanton olmaları” yönündeki statü talepleridir.
Altı; Şengal bir süredir fiilen Peşmerge ile PKK Gerillalarının denetimde resmen ise Irak hükümetine bağlıdır. Bu durumda Şengal Diaspora Meclisi’nin “Şengal’e statü tanınsın” kampanyasının muhatabı kim? Güney hükümeti mi, PKK mı yoksa Irak hükümeti mi? Kimden statü isteniyor ve önemlisi kime yani Güney Kürdistan’a mı yoksa Irak rejimine mi bağlı “Şengal’e statü tanınsın” deniyor?
Kimden, ne için, kime bağlı statü isteniyor? Bu soruların yanıtı netlikle verilmeden Şengal Diaspora Meclisi’nin “Şengal’e statü tanınsın” kampanyasını sorunlu görüp desteklenmemesi gerektiğini belirtmiştim.
Kısacası kimden gelirse gelsin, “statü verilsin” talebiyle, Şengal’in Güney Kürdistan yerine Irak federal yapısı içerisinde ayrı bir kantona dönüştürülmeli savunusu kabul edilemez.
Yedi; PKK’nin “gerilla güçlerimiz, halkımızın ve Güney Kürdistan'ın güvenliğini sağlamak için, her türlü desteği vermeye ve Peşmerge güçleriyle birlikte aktif bir biçimde savaşmaya hazırdır” beyanı anlamlıydı.
Ayrıca Şengal’de, IŞİD işgaline karşı HPG gerillalarının mücadelesi önemlidir, herkesçe de bilinmekte olup daima olumlu anılacaktır. PKK tarihe not düşen bu duruştan kalkarak “Şengal Güney’ın bir parçası olmasın bunun yerine Irak’a bağlı ayrı bir kanton olsun” vb. dememeli. Derse hem tarihe not düşen mücadelesine ciddi gölge düşürür hem de Güney ile arasında ciddi bir krize neden olabilir.
PKK askeri güçlerinin Şengal’da ki kalıp kalmama meselesi de Güney Kürdistan hükümeti ile uzlaşarak çözüme bağlanmalıdır. Tıpkı Kobanê’ye dayanışma için savaşmaya giden Peşmergelerin Kobanê’nin özgürleşmesiyle birlikte anlaşma gereği geri dönmeleri benzeri bir çözüm Şengal için de bulunmalıdır.
Sekiz; Bize gelince, ne PDK’nin ne de PKK’nin gözlüğüyle Kürdistan’a özelde de bugün Şengal’e bakmadık, bakmamalıyız. Biz Kuzeyli komünistlerin kendi gözlüğü ve özgün duruşu hep var olageldi. Rojava meselesinde de, Şengal’in geleceği konusunda da, Güney’de başkanlık krizi sorununda da, YNK ile PDK ilişkilerinde de, Doğu Kürdistan’da zaman zaman yaşanan PDK-İ ile PKK gerilimlerinde de hep kendimiz olduk, olmalıyız. PDK’nin ya da PKK’nin de doğrusuna doğru yanlışına yanlış diyen politik çizgimizi de sürdürmeliyiz.
Sonuç olarak;
Ortadoğu’da Kürt siyasetinin önem kazandığı; farklı halklar ve inançların Kürdistan’ı kendilerini güvende hissettikleri coğrafya olarak görmeye başladıkları; Dünyanın belli başlı güçlerinin Kürt ulusal hareketlerine önem verdiği, hatta Doğu Kürdistan’a dönük başta olmak üzere Kürt parti ve örgütlerine “birlik olun” çağrısında bulundukları; yapılması beklenen Musul ve Rakka operasyon sonuçlarının Kürtler lehine yeni imkan ve de engeller çıkaracağı koşullarda Kürdistan siyaseti iç iktidar hesaplarının beslediği tansiyon düşürülmelidir. Somutta da gerek PDK ile YNK arasında, gerek YNK’nin kendi içerisinde ve gerekse PDK ile PKK arasında ki gerilim noktaları hızla aşılmalıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları










































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018