Sinan ÇİFTYÜREK
28-29 Şubat tarihlerinde Berlin’de gerçekleşen “Küçük Asya Halkları’nın HAKLARDA BİRLEŞME Konferansı; “Haklarda Birleşme, 19 Ocak İnsiyatifi”ni oluşturmuştu. İnsiyatif, “ZULME UĞRAMIŞ KÜÇÜK ASYA HAKLARI LİGİ” kısa adıyla AMG LİGİ kuruluncaya kadar belirlenmiş görevleri yerine getirecektir.
“Haklarda Birleşme, 19 Ocak İnsiyatifi” önüne birçok görev koymuş bulunmaktadır. Bunlardan biri de 18-19 Haziran Beyrut’ta uluslararası bir toplantı gerçekleştirmekti. Toplantı 200’ü aşkın uluslararası temsilcinin katılımıyla gerçekleşti ve iki gün devam etti. Birinci gün konuyla ilgili genel politik görüş ve öneriler sunuldu. İkinci gün ise daha önce oluşturulmuş uzmanlar komitelerinin raporları üzerinde tartışma sürdürülerek toplantı sonlandı.
Toplantı vesilesiyle ÖSP’li (KKP’li) kadrolar 30 yıl aradan sonra Beyrut’ta yani Teğmen Ali (Cevat Saim Çelen), Mustafa Çetiner ve İmam Ateş yoldaşların şehit düştükleri topraklardaydılar.
ÖSP kadroları bir dizi ikili görüşmeler de yaptılar. Rojava’dan PYD ve PDK-S temsilcileriyle, Güney Kürdistan’dan gelen parlamenterlerle, Lübnan Komünist Partisinden gelenlerle ve aydınlarla güncel gelişmeler üzerine görüşmeler yapıldı. Gerek bu görüşmelerde gerekse kürsü de yapılan sunumda Kürdistan’da yapılacak bağımsızlık referandumu dile getirildi ve destek istendi. Aynı destek yapılması gündemde olan Katalanya bağımsızlık referandumu için de dile getirildi.
Toplantıda yaptığım konuşmanın metni aşağıdadır.
***
TÜRKİYE KENDİ TARİHSEL DİNAMİKLERİYLE BARIŞMALIDIR!
Değerli dostlar,
Küçük Asya Halklarının acılarını, yaşayan-hisseden-paylaşan değerli katılımcılar,
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Çalışmaları bu evreye kadar getirme de emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Soykırımla ile ilgili ne zaman bir kitap-belge-makale okusam tüylerim diken diken olur! Bu duygularla yeryüzünde yaşanmış bütün soykırımları lanetliyorum.
Tüm soykırımlar özelde de Anadolu ve Kürdistan’daki soykırımlar sürecinde; gerek yaşamını yitirenlerin ve gerek tehcir sonucu uzak diyarlara zorunlu göç edenlerin, gerekse de toprağında ancak kimlik değiştirerek sağ kalabilenlerin anıları önünde saygıyla eğiliyorum.
Anadolu ve Kürdistan’daki Hıristiyan, Musevi halkların “binde bire” düşürülmesi yüzkarası bir durumdur!
Türk rejim yetkililerinin sabah akşam, “hamdolsun yüzde 99.99 Müslümanız” diyerek böbürlenmesi, övünülecek değil utanılacak bir durumdur. Mısır, Suriye, Ürdün, Irak, İran, Azerbaycan gibi komşu İslam ülkelerinin her birinde, %2 ile %12 arasında Hıristiyan, Musevi inançtan hakların yaşadığı gerçeğini dikkate aldığımızda; Küçük Asya’nın otokton halkları olarak Ermeni, Rum, Süryani, Keldani, Yahudi… halkların kendi topraklarında adeta kazınarak numunelik orana düşürülmesi, Türk rejimi adına yüzkarasıdır.
Ortak vatanda birlikte yaşam, milliyetçilik aşılmadan mümkün değil!
Değerli dostlar, katılımcılar,
Her ulus, devletle sınırları çizilmiş her coğrafya, kendi “milli tarihi”ni yazıp öne çıkarır. Her “milli tarih” ise az ya da çok komşu halkların, ulusların, coğrafyaların kültürel, siyasal, bilimsel değerlerini (tarihlerini) kendisine mal ederek yazıldı.
Her “milli tarih” kendini yazmakla da kalmaz, “kendim” diye yazılan tarihte başkalarının değerlerini kendine mal eder. Bu kendine mal etme de, başta Ortadoğu ve Akdeniz havzasında tarih boyunca kültürlerin geçişli olmasının rolünün yanı sıra esasen milliyetçiliği bayraklaştıran “milli yarar” siyaseti belirleyici rol oynamıştır. Bunu en kapsayıcı olarak Avrupalı tarihçiler dünya tarihini Avrupa merkezci perspektifle yazmakla gerçekleştirdiler.
Milliyetçilikle, “Milli yarar” eksenli siyasetle ne dünyanın ne de Küçük Asya’nın sorunlarına halklar lehine çözüm getirilemez. Çünkü her devletin/ulusun “milli çıkarları” başta komşuları olmak üzere başka devlet ya da ulusların “milli çıkarları”nı az-çok mutlaka zedeler.
Devletler arasında son 200 yıldır devam eden kanlı boğazlaşmaların asıl nedeni herkesin kendi “milli çıkarları”nı komşularının ve başkalarının “milli çıkarları” aleyhine genişletme arayışıdır. Milli yarar siyasetinin doğası gereği dost değil düşman üretmesi buradan gelir. Herkesin kendi milliyetçiliği temelinde geliştirdiği siyaset; halklara, toplumlara barış, demokrasi ve özgürlük değil, yoksulluk, gerici dikta rejimleri altında ağır siyasi baskılar ve sonu gelmeyen savaşlar üretti, üretiyor.
Osmanlı sonra Türkiye Cumhuriyeti, aynı “milli yarar” gerekçesiyle tek tipleştirme-standartlaştırma-merkezileştirme yönelimiyle önce Ermeni, Süryani, Pontus sonra Kürt soykırımlarını gerçekleştirdi. Kısacası Amerikan yerli halklarından Küçük Asya halklarına, Avrupa Yahudi halklarından Balkanlara ve Afrika’ya uzanan tüm fiziki ve kültürel soykırımların temelinde, ırkçı milliyetçilikle iç içe tek tipleştirme yatar. Hepsinin temelinde, ırksal, inançsal ya da kültürel arındırma-tek tipleştirme bulunur. Hepsinin temelinde bir biçimiyle “tek millet, tek devlet, tek din, tek dil, tek bayrak” deli gömleğini halklara zorla giydirmek bulunur.
Bugün de sosyal ve kültürel soykırım devam ediyor.
Günümüzde ise etnik olarak Türk ve inanç olarak Sünnilerin dışındaki herkes Türk rejiminin asimilasyon kıskacı altındadır.
İstanbul başta olmak üzere Türkiye ve Kürdistan’da yaşayan toplam 80 milyon insanın büyük çoğunluğu (Kürtler, Araplar, Çerkesler, Lazlar, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler…) yani Türk olmayan tüm halklar, ağır bir asimilasyon kuşatması altında yok olmakla yüz yüze. Bir kuşak sonra İstanbul, Çukurova, İzmir, Antalya, Antep, Malatya, Elazığ, Erzurum, Bingöl…. de Türkçe dışında konuşulan dil kalmayacak. Tehlike bu kadar çaplı ve yakın!
Çözüm; Küçük Asya ve Mezopotamya’nın uygarlık tarihinin büyük sentezinde saklıdır!
Dünya kültürünün beşiği, ilk tanrısal inançların boy verdiği topraklar, genelde Büyük Doğu, özelde “Verimli Hilal”dir. Toprağı işlemek kültürel üretimin ilk ve temel adımıysa bu ilk adımı atan Mezopotamya ve daha kapsayıcı olarak da Doğu halklarıdır. Mezopotamya dünya uygarlığının ilk beşiğidir, kültür ve bilimin ilk filizlendiği coğrafyadır.
İnsanlığın uygarlık yürüyüşünün birinci halkasını Antik Mezopotamya-Mısır; ikinci halkasını Antik Hint-Çin ve Maya-Aztek; üçüncü halkası olan Batı uygarlığını ise Yunan-Roma temsil eder.
Hem Büyük Doğu hem de Batı uygarlığı, öncelikle Mezopotamya-Mısır’dan etkilenip beslenmiş, sonra ikinci adımda karşılıklı geçişlerle birbirlerini etkileyip inşa etmişlerdir. Dicle-Fırat havzası ile Nil’in de aktığı Akdeniz havzası, tarihte halklar/toplumlar arası ortak kültür ve sentezin önemli odağıdır.
Kültürler, uygarlıklar tarih içerisinde geçişli olup iç içe geçmiştir. Bakıldığında, hiçbiri homojen, katışıksız değil, hepsinin orijinal dokusu karşılıklı geçişlerle farklılaşarak, yekpare olmaktan çıkıp melezleşmiştir. Bu melezleşme ya da sentezleşmenin ilk adımı öncelikle Mezopotamya-Mısır arasında ve bunu takiple Mezopotamya-Mısır-Anadolu-Hindistan-Çin’deki uygarlıkların karşılıklı geçişlerle birbirlerini etkileyip inşa etmesiyle gerçekleşti.
Çoktandır, Avrupa ile Asya özellikle Mezopotamya, Pers, Komagene, Mısır, Anadolu, Yunan, Roma’da kültür, bilim ve felsefe geçişli olup karşılıklı girdilerle birbirini tamamlayıp inşa etmişlerdir.
Yunan uygarlığı içerisinde Mezopotamya-Pers uygarlığı; Mezopotamya-Pers uygarlığı içerisinde Yunan; Roma uygarlığı içerisinde Mısır-Anadolu; Mısır-Anadolu uygarlığı içerisinde de Roma vardır.
Daha kapsayıcı olarak kültür, bilim ve felsefe alanında Batı Doğu’yu, Doğu da Batı’yı içerir. Kültürler, uygarlıklar tarih boyunca geçişli olmuşlardır. Bunun tipik örneklerinden biri olarak Roma İmparatorluğu’nun Asya’da doğulaşmasıdır. Bugünde ortak vatanda birlikte yaşamada belirttiğimiz büyük sentez bize yol göstericidir.
Yapılması gerekenler ya da talep ve öneriler
Adına konuştuğumuz coğrafya da kan fazlasıyla döküldü, halklar fazlasıyla acı çekerek bedel ödedi. Halklar yönünde meselelerin barışçıl yol ve yöntemlerle çözümünden başka bir alternatifi yok. Daha somutta şunları öneriyoruz:
I – Öncelikle acıların ve sorumluların adını doğru koyalım. Bunun üzerinden ortak vatanda birlikte yaşamayı arayalım. Küçük Asya’da Müslüman olmayan halklara yapılan katliam-tehcir-soykırımların sorumlusu ve uygulayıcısı Türk rejimidir. Bu ırkçı siyasetin icrasında, mülkiyet hırsı ve inanç faklılığı nedeniyle başta Türk egemen sınıflar olmak üzere Müslüman toplumların egemen sınıfları da, dolaylı veya doğrudan yer almışlardır.
Türk rejimi, öncelikle Ermeni, Rum, Süryani, Êzidi gibi Müslüman olmayan halklara yönelik katliam ve soykırımdan dolayı özür dilemeli, soykırım kurbanlarının mirasçılarına vatandaşlık haklarını iade etmeli, el konulmuş maddi zenginliklerini iade veya tazmin etmeli.
II – Ermeni, Süryani, Pontos, Yahudi, Kürt halklarına yönelik katliam ve soykırımların önemli sonuçlarından biri de “evlad-ı metruke” ya da Dersim özelinde “Dersim’in kayıp kızları” olarak el konulan çocuklardır. Bu hiçbir maddiyatla karışlanamaz ancak Türk rejiminin içten, gönülleri fetheden özürle birlikte dostluk elini uzatarak telafisi mümkün olabilir. Türkiye kendi tarihsel dinamikleriyle yani Ermenisiyle, Rumuyla, Süryanisiyle, Yahudisiyle, Alevisiyle, Kürdüyle… barışmak için bu dostluk elini uzatmalıdır.
III- Dolaysıyla bu İnsiyatif, sonuç elde etmek istiyorsa; milliyetçilikten, milli yarar siyasetinden ve milli haritaların tanımlanmasından bilinçli uzak durmalıdır.
IV – Alternatif “ortak tarih” yazımı da bu İnsiyatif için başka bir mayın tarlasıdır, ilerlemek isteniyorsa girilmemelidir diye öneriyoruz.
V – İnsiyatif; Kurmanclar, Kırmanckiler, Soranlar, Goranlar, Lorlar yani Kurd dilinin farklı lehçelerini konuşan Kürt halkının tümünden ve siyasi yapılarından destek alınmak istiyorsa “Zazaları, Kürtlerden ayrı bir millet” olarak gören savunudan uzak durmalıdır. Ayrıca yanlıştır da!
VI- “Kürt halkı, Gayrimüslim Küçük Asya halklarının felaketinden maddi olarak fayda sağlamıştır” tespit ve yaklaşımları da yanlıştır. Doğrusu Kürt halkı yerine Kürt egemenlerinin bir kısmı maddi yarar sağlamıştır denilmeli.
VII – Diğer bir hassasiyet, belge ve söylemlerde Êzidi halkı anılırken “Yezidiler” denilmemelidir.
VIII – Kemalizm’in halklara ve inançlara deli gömleği misali giydirdiği ırkçı milliyetçi tek tipleştirmeye, Anadolu ve Kürdistan’da bugün kararlılıkla karşı durmalıyız. Anadolu ve Kürdistan halkları, dil-kültürde tıpkı Batı Avrupa benzeri modernist merkezileşme- standartlaşma-tek tipleşmeyi yaşamak zorunda değiller. 18.06.2018
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları










































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018