Ümit KIVANÇ
Ahlâk ve hukukun iptalinin yalnız ekonomik çıkar, toplumsal tahakküm, hak edilmemiş kazanç sağlamaya, muktedir keyfiyle asıp kesmeye, esip sallamaya yarayacağı sanıldı. Yanlıştı. Çok yanlış.
Hukukun iptali, devletin niteliğini değiştirdi. Elbette hukuk devleti değildi, ama en azından kısmen öyleymiş gibi gözükmeye çalıştığı şey -bir sınırlama!- kısmen de iyi kötü olmaya çalıştığı şey -bir hedef- ortadan kalktı. Eline kudret geçirmiş zorbaların keyfince zulmettiği yerde, şiddet tekeline sahip organizasyona devlet deseniz ne olur demeseniz ne olur. Herkes nasıl bir keyfîlikle karşı karşıya olduğunu, kaderinin çeşitli “iki dudak”lar arasına sıkıştığını biliyor. Böyle bir sıkışıklık, bilinmese de hissedilir, ona göre yaşanır. Böyle yaşanıyor.
Ahlâkın iptali de, son yılların tecrübesiyle, ne kadar var olduğu konusunda derin yanılgı içerisinde olduğumuzu idrak ettiğimiz Allah korkusunun uzun yıllar geri dönmemek üzere toplum hayatımızdan uzaklaşıp gidişine eşlik etti. Ne yazık ki, Allah korkusu veya göklerden bizi gözleyip denetleyen ulu önder gibi izahsız, elle tutulur gözle görülür dayanaksız sınırlandırıcı manevî güçler olmaksızın kendine çeki düzen verebilecek bir insan topluluğu değiliz. Kendine ve başkalarıyla olan ilişkilerine, başkalarıyla ortak hayatına. Ki, toplum dediğimiz de esasen kendine başkalarıyla bir arada varoluşuna göre çeki düzen vermekten ibarettir. Beraberce manevî zenginlik ve mutluluk aramaya, bu topraklarda, dünya yıkılıp yeniden kurulduğunda, beş asır sonra falan başlanabilecek sanırım.
Kalın kalın araştırma-inceleme eserlerine, ama daha çok da uzun uzun romanlara konu olması gereken bu mevzuları gazete köşesinde halletmeye kalkışmayacağım. İdrak ve izanımızı her geçen gün biraz daha kaybediyorsak da, bu kadar sapıtmadık henüz. Burada size yaşadığımız hayata yön veren bazı kahramanların bazı söz ve tavırlarını, son birkaç günde yaşadıklarımıza dair pek kısa hatırlatmalar ve minik sorular eşliğinde aktaracağım. Bunları topluca ortaya serdiğimizde oluşan manzaraya normal sayılabilir bir toplum hayatı diyecek varsa beri gelsin.
Muradım bundan ibaret değil. Kendini dünyaya az buçuk aklı erer, mâkûl, mantıklı, şu bu sayanlarımız çoktur. Muhtemelen her şeyi çözmüş ve hiçbir ek bilgiye, şüpheye, aynaya, başka insana ihtiyacı olmayan büyükşehir ahalisi kadar yer kaplamayı beceremezler, ama az değildir, hayatına yalnız kendi hakkındaki iddialarına göre yön vermeyenlerimiz. Onlara sunacağım alttaki eserimi. Orada ortaya dökülenlere mâruz kalabilmemiz ve hiçbir şeyin yerinden kıpırdamayışı nasıl mümkün olabiliyor? Hep beraber kafa yoralım diye: Temeldeki, özdeki, ne diyecekseniz, eksiğimiz nedir? Siz de takılıyorsunuzdur buna; başka ihtimal zayıf. Gelin dolaşalım azıcık.
GÜN-GECE İÇ-DIŞ, Bütün oyuncular ve figüranlar
Suriye ordusunun ilerlemesini durdurmak için, askerî-stratejik yönden önemli kasaba Serakib’in giriş çıkışlarına barikat kuran TSK saldırıya uğrar, beşi asker sekiz görevli hayatını kaybeder. Olaylar, bunu izleyen birkaç gün içinde geçmektedir, kimilerinin sırası karıştırılmıştır.
SAHNE 1
- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan: “30 ila 35 civarında karşı taraftan Suriyeli, o ekibin içerisinde, etkisiz hale getirilmiş vaziyette.”
(“O ekip” ne, takılmıyoruz. “Karşı taraftan” ise TSK taraflardan biri mi, takılmıyoruz. “Suriye ordusu” denmiyor, “Suriyeli” deniyor, takılmıyoruz. Çünkü meselemiz başka.)
- Erdoğan: “F-16’lar ve obüslerle vurduk.”
(Tamamı şöyle: “Şu anda biz F16’larımız da dahil olmak üzere fırtına obüslerimiz, toplarımız…”
- Erdoğan: “06.15 itibarıyla 46 rejim hedefine 122 fırtına, 100 havan mühimmatıyla atış yapılmıştır.”
- Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar: “54 mevzi vurduk, 76 Suriye askeri öldürdük.”
- Hulusi Akar: “Şehitlerimizin bir damla kanının bile hesabı soruldu.”
SAHNE 2
- Rusya: “Türkiye Hava Kuvvetleri, Suriye sınırını ihlal etmedi.”
(F-16’larla vurma??)
- Suriye ordusunun mevzilerine yönelik saldırı tespit edilmedi”
(F-16’lar, fırtına obüsleri??)
- Rusya: “İdlib üzerindeki hava sahası bizim kontrolümüzdedir.”
(Rusya, yaralıların taşınması için TSK helikopterleri ve yalnız onları korumakla görevli F-16’lara izin verir.)
- Rusya: “Türkiye bize haber vermediği için saldırıya uğradı.”
- AKP Sözcüsü Ömer Çelik: “Türkiye Rusya’ya düzenli ve anlık bilgi vermektedir. Bu son olayda da bilgi verilmiştir.”
- Hulusi Akar: “Rusya’ya iki defa bilgi verildi.”
(Saatlerini de aktarır: 16:13 ve 22:27.)
- Rusya gazetesi Vedomosti, “askerî kaynaklar”a dayanarak (Rusya uzmanı akademisyen Kerim Has aktarıyor): “Türk tarafı bilgilendirmeyi Rusya’ya önceden değil, Suriye ordusunun bombardımanı başladıktan sonra yaptı.”
- Erdoğan: “Muhatabımız siz (Rusya) değilsiniz, rejimdir.”
SAHNE 3
- Rusya: “TSK, Suriye ordusunun teröristlere yönelik saldırısının hedefi oldu.”
- Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov: “Terör örgütlerinin bu bölgede devam eden hareketliliği nedeniyle endişe duymaya devam ediyoruz.”
- Erdoğan: “Kim terörist? Kendi toprağını savunanlar mı terörist? Bunlar direnişçi.”
(Aşağıdaki sahnede yer alacak SETA uzmanı kapıdan başını uzatır, gülümseyerek geri çekilir.)
- Ömer Çelik: “Rejim terör faaliyeti gerçekleştirmeye devam ediyor.”
- Çavuşoğlu: “Rejimin saldırganlığını acilen durdurmamız gerekiyor.”
SAHNE 4
- Erdoğan: “Rusya, Astana ve Soçi’ye sadık değil.”
- Hulusi Akar: “Soçi ve Astana mutabakatlarında bize düşen ne varsa yerine getirdik.”
- Erdoğan: “Astana süreci diye bir şey kalmadı.”
- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: “Astana ve Soçi süreçleri bitmedi ama yara almaya başladı.”
- SETA uzmanı: “Türkiye’nin Rusya’ya karşı gelişmekte olan ‘savaşını’ NATO ve ABD seyretmekle mi yetinecek?”
- Çavuşoğlu: “İdlib’de Rusya’ya önemli görevler düşüyor.”
(Rusya uçakları İdlib’in her tarafını bombalarken.)
- Ahmet Davutoğlu (Rusya uçağı düşürülürken başbakan): “Suriye’yi Rusya’yla beraber cezalandırmalıyız.”
SAHNE 5
(Bu sahne sinematografik bakımdan zayıf. Hem oyuncular azıcık beceriksiz hem de diyaloglar uzun, boş laf çok.)
- Gazeteci: “HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) ve diğer radikal örgüt bakiyeleri de dahil her türlü tehdit Türkiye’nin angajman yaklaşma kurallarına dahil edilmeli ve aksi davranışta vurulmalı. O zaman üslere saldırılara hiçbir gerekçe gösterilemez. Özetle HTŞ, Türk askerinden uzaklaştırılmalı ve bölgeden çıkarılmalı.”
- SETA uzmanı (İngilizce konuşur): “SMO (Suriye Millî Ordusu) günlerdir rejim ve Rusya’ya karşı muhalefete yardım etmek için İdlib’e takviye kuvvet sağlıyor. SMO’nun insangücü bakımından büyüklüğüne dikkat edin: Kendi bölgelerinde cephe hatlarını ve mevzilerini tutuyor – Libya’ya savaşçılar gönderiyor – İdlib’e savaşçılar gönderiyor – Gerektiğinde kendi başına büyük taarruzlara girişebiliyor.”
- SETA uzmanı: “Halep’teki cephe hatları yabancı grupların İdlib’deki savaşçıları tarafından da takviye edildi. Şok edici birlikler ve tank avcıları olarak yetenekleri gerçekten çok iyi. Aşağıda Türkistan İslâmî Partisi tarafından gerçekleştirilmiş küçük bir tank katliamı.”
(Vurulup devre dışı bırakılmış tam yedi tankın görüldüğü bir fotoğraf eşliğinde.)
- SETA uzmanı: “HTŞ’nin aşırılıkçıları da çok aktif hale geldiler ve Halep’i savunmaya hazır olduklarını kanıtladılar. Muhammed el-Colani motive edici nutuklar atıyor ve söylendiğine göre Batı Halep’te HTŞ’nin şu anda sürdürdüğü taarruza bizzat komuta ediyor.”
SAHNE 6
- Erdoğan: “İdlib’deki gelişmeler altından kalkılamaz bir duruma geldi.”
Haydi başımı belaya sokmadan bunlar bugünlük bu kadarıyla kalsın, sevgili seyirciler.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları





















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024