Ümit KIVANÇ
Fotoğraf, gazetecilerin Minneapolis polisinden edindiği bir kare. Bakmayı bilenin elinde çok kahramanlı, dallı budaklı romana dönüşmesi işten değil. Hepimiz içinse trajedinin kamera arkası. Polisler kırk küsur yaşlarında iriyarı bir siyah adamı yere yatırmış, içlerinden buna özellikle hevesli biri diziyle boynuna basmış, adam nefes alamaz hale geliyor, yalvarmaya başlıyor, şuurunu kaybetmeye başladığında, “Anne…” diye mırıldanıyor. Kendisini koşulsuz kurtaracağını varsaydığı tek kişiyi yardıma çağırıyor olmalı. Çaresizlikle.
Fotoğrafta da başkalarının çaresizliği ve bunu aşma gayretleri görülüyor. İzlemekten ötesini yapamaz ama buna razı değil gibiler. Ötesine ve harekete geçmeye niyetlenen biri var. Göğsü yazılı kukuletalı sweatshirt’lü adam müdahale etmeye kalkışıyor, belli. Adım atmış, ama tereddütlü. Tereddüt güçlü ve yaygın, o da belli. Müdahaleye kalkışmış siyah adamla yan dönmüş askılı tişörtlü, çantalı kadının arasından, arkada kalmış mavi gömlekli adam, müdahaleye kalkışmanın bedelini hatırlatıyor öndekine, kolundan tutup çekerek. Bari onu sakınmaya çalışıyor. Çünkü polislerin yere yatırdığı adamı kurtarmaya kalkarlarsa olacaklara dair belli ki yeterince canlı tecrübeleri var. Elle tutulur beter ihtimaller bunlar. Bu yüzden kendisinin isyanını bastırmış, öbürününkini de bastırmaya çalışıyor. “Onu kurtaramazsın, seni de alırlar. Onu kurtarırsak hepimizin canına okurlar.” Böyle bir şey olsa gerek, ruhlara kazınmış bilgi.
Hiç mi bir şey yapılamaz? En sağdaki beyaz tişörtlü adam sesleniyor. George Floyd’un öldürülüşüne ait videoyu bütün dünyada kimbilir kaç yüz milyon kişiyle beraber izledik. Orada birinin polislerden birine adıyla seslenerek, “Ne yapıyorsunuz, nefes alamıyor adam!” yollu birşeyler söylediğini duyabiliyorduk. Belki bu adamdı.
Video çeken üç kişi görüyoruz. Üç genç kadın. İkisi beyaz, biri uzakta. Üçüncüsü, parmak arası terlikleriyle hafif içeri basan, yapılı, lacivert eşofman altlı, kukuletalı sweatshirt’lü olan, 17 yaşındaki lise öğrencisi Darnella Frazier. Dünyanın izlediği dokuz dakika yirmi dokuz saniyelik cinayet videosunu telefonuyla çekip Facebook’a koyan. Irkçı beyaz katil polisin yargılandığı ve üç ayrı suçtan da suçlu bulunduğu -inşallah hayatının karardığı- dünkü davada, adalete, bir uzmanın tâbiriyle, “yıldız tanık”ı temin eden genç kız. “Bugüne kadar polise karşı açılmış davalarda görülmüş en güçlü kanıt”, diyorlar bu video için.
Darnella Frazier, o gün, göğsünde “Love” yazılı açık yeşil sweatshirt’üyle yanında gördüğümüz, ayaklarına epey büyük gelen terliklerle evden fırlamış kuzenini alıp birşeyler atıştırmaya çıkmış. Oraya geldiklerinde polislerin elinde debelenen George Floyd’un halini görmüş, kuzenini arkalarındaki Cup Foods’a oturtup kaldırıma gelmiş, başlamış gördüklerini görüntülemeye. Kuzeni az sonra meraklanıp çıkmış yanına gelmiş.
Darnella, yerde yatan, nefes alamadığını söyleyerek yalvaran adama baktıkça babasını, amcasını, abisini gördüğünü söyleyecek sonradan: “Acı çekiyordu. Canı yanıyordu. Dehşete düşmüştü.” Şöyle söylüyordu Darnella: “Kendisi için her şeyin bittiğini anlamış gibiydi.”
On yedi yaşındaki lise öğrencisinin, beyaz polislerin elinde debelenen siyah adamın yüzüne bakıp, “kendisi için her şeyin bittiğini anlamış gibiydi” diyebilmesi, biliyoruz ki, yüzyılların olgunluğuyla kazanılan bir idrak yolu ve kapasitesi. Toplumumuzda da bu kapasiteye sahip insanlar vardır. Keşke kazanılmasa…
Niye dokuz dakika yirmi dokuz saniye boyunca o videoyu çektiğini ve Facebook’a koyduğunu Darnella, pek basit ve pek güçlü ifadelerle açıkladı: “Doğru değildi. Kabul edilemezdi.”
Bir şey daha var, kendisiyle yapılan görüşmelerde de mahkemede de kendini merkeze oturtmadan, sakin ama kararlı konuşan bu lise öğrencisinin söyledikleri arasında. “Hiçbir şey yapmadan duramazdım” anlamında: “Gördüğümü bütün dünya görmeliydi.”
Katil polis memuru, üç ayrı suçtan hüküm giyecek. Hüküm iki ay kadar sonra açıklanacak. Yerleşik sistem ırkçılığı devreye girerse, on küsur yılla yırtabilir, kabaran adalet dalgası etkisini gösterirse kırk yıla kadar hapis cezası alabilir. Daha fazlasını alabileceğini söyleyenler de var.
Mahkeme kararı siyahlar ve Floyd’un öldürülüşünün ardından haftalar boyunca onlarla birlikte sokaklarda yürüyen herkes tarafından sevinçle karşılandı. Kimileri, özgüvenle “bu daha başlangıç” duyuruları yaptılar, kimileri temkinli iyimserlikle “mücadeleye devam” dediler ve olanları gerçekçi bakış açısıyla tarif ettiler: dokuz dakikalık videoyla işlendiği kanıtlanmış cinayetin cinayet olduğunu tescil ettirebilmek için milyonlarca insanın haftalarca yürümesi ve bunca zaman haykırması gerekti.
Bu mahkeme kararının siyasî yansımaları, giderek ırkçı beyaz militan grupların peşinde faşizanlaşan Cumhuriyetçi Parti’nin nereye evrileceği, Demokratların, Başkan Biden’ın ırkçılıkla ve özellikle polis içindeki ırkçı örgütlenmelerle mücadelede kararlı davranıp davranmayacağı, insan hakları odaklı kitle hareketlerinin istikbali… bir dizi siyasî-toplumsal mesele ortada. Bir an için bütün bunları kenara koyup Danialle Frazier üzerine düşünebiliriz. Cesareti, kararlılığı, ahlâkî sağlamlığı, bunların yanısıra, pek basit bir mücadele aracının ne kadar etkili kazanımlar getirebileceğini kanıtlaması… Frazier, Minneapolis polisinin, deyim yerindeyse, tek lokmada yutacağı bir minik canlı. Üç-dört metre ötesinde sergilenen gaddarlığa karşı birşeyler yapması gerektiğini hissetti ve bunun için kendini yüreklendirdi.
Dünyanın değişmesi için bundan çok da fazla şeye ihtiyaç yok, aslına bakarsanız.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024