Vedat Bilgin
“Türkiye’nin makro ekonomik göstergelerinin neredeyse tamamının olumlu seyrettiği bir ortamda FİTCH, MOODY’S gibi reyting kuruluşlarından arka arkaya ‘saldırıların’ gelmesinin anlamı nedir? Bu kararların ekonomik mi, siyasi mi olduğunu anlamak için doğrudan ekonomiye bakmak yeterlidir.”
FITCH’in yirmi beş Türk bankasını negatif izleme sürecine aldığı haberinin geldiği zaman Türk ekonomisinin en güçlü kurumsal yapısı olan finans kesiminin, ne öz sermaye yeterlilik oranı, ne öz sermayeleri ne de toplam kredi hacmi ve takipteki kredi oranları arasındaki ilişkilerde bir sorun görünmüyordu. Kârlılık oranlarının yüksekliği başta olmak üzere bankacılık faaliyetleri bakımından her bakımdan güçlü bir dönem yaşanmakta olduğu sırada böyle bir değerlendirme, böyle bir ‘izleme’ neyin nesidir?
Eşzamanlı olarak MOODY’S ten gelen açıklama daha da ilginçtir çünkü bu kuruluş ‘gelecek dönemdeki makro ekonomik politikalara yönelik belirsizlik’ gerekçesiyle ‘Türkiye’nin kredi notunu izlemeye’ aldığını söylemektedir. Hangi belirsizlik! Türk ekonomisinin bütün makro göstergeleri 2018 sonu için şimdiden %7 ‘lik bir büyümeyi gerçekleştirecek bir eğilimde iken bu hangi belirsizliktir?
Yüksek büyüme hedefi
“Dönüp dolaşıp geldikleri yer daha doğrusu dayandıkları tek nokta Türkiye ekonomisindeki ‘cari açık’ sorunudur ve bunun döviz fiyatlarında bir dalgalanmaya neden olacak operasyonlar için ‘gerekçe’ yapılmasıdır. Bilindiği gibi Türkiye büyümesini sürdürmek hatta daha yüksek oranda büyümek için başta büyük alt yapı yatırımları olmak üzere, sanayi, enerji üretimi gibi kapsamlı bir kalkınma politikasını uygulamaya sokmuştur.”
Bütün yatırımların ihtiyaç duyduğu şey ise tasarruf ve sermayedir. Türk toplumunda tasarruf oranlarının düşüklüğü ile yüksek büyüme amacı arasında ortaya çıkan çelişkiyi iktisat politikalarıyla gidermek için iki yola başvurulmaktadır: Dışardan yatırım sermayesi çekmek ve borçlanmak.
İş bununla da bitmez, alınan borçlarla yapılan yatırımların yarattığı katma değer, borçların maliyetinden mutlaka daha fazla olmak durumundadır yoksa ülkenin ‘dış ticaret hadlerinde’sorun yaşanmaya hatta artmaya devam eder ki bunun bir anlamı da borçların çevrilememesidir.
Operasyon araçları
“Demek ki burada iki meseleden bahsetme zarureti vardır. Bunlardan birincisi, toplumun tasarruf kabiliyetinizin üstünde bir büyüme hedefine sahip olmayı istemek veya bunu istememekle ilgilidir. Türkiye son on beş yılı aşan bir sürede bu yüksek büyümeye dayalı bir iktisat politikasını uygulamayı amaçlayarak tasarruf açığını dış tasarruflardan borç alarak hedeflerine ulaşmış ve bunda bir sorun yaşamamıştır.”
Kısaca Türkiye daha düşük büyüme oranına razı olarak, düşük tasarruf oranlarına uygun hareket ederek ‘ayağını yorganına göre uzatıp’, bugün ulaştığı yaklaşık yılda sekiz yüz milyar dolarlık milli gelir üreten bir büyüklükten mahrum kalmak yerine, dünya ekonomisindeki finansal hareketlerden de yararlanarak yüksek büyümeyi istemiştir.
İkinci mesele, Türk ekonomisinin müzmin sorunu olan dış ticaret hadleri sorununu bu yüksek büyümenin sağladığı imkanları kullanarak çözmeyi stratejik olarak öncelemektir ki bunun ilk adımı ara malları ve yatırım malları yatırımlarını, ithalatı ikame edecek teşvik politikalarıyla desteklemektir; diğer adımı ise yerli enerji kaynaklarını harekete geçirecek ‘milli enerji’siyasetidir. Önümüzdeki dönem bu yeni stratejinin etkilerinin açığa çıktığı bir zaman dilimidir. Reyting kuruluşlarının şimdiki saldırıları bu ‘siyaseti’ önlemek üzere harekete etmekten, bir operasyonda araç olmaktan öteye bir anlam taşımamaktadır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019