Yalçın ERGÜNDOĞAN
CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin milletvekilliği genel seçimi için HDP'yi dışında tutarak oluşturduğu "Millet İttifakı" protokolü 5 Mayıs 2018 Cuma günü Yüksek Seçim Kurulu’na verildi.
İttifak protokolü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın imzalarını taşıyor.

AKP, MHP ve sonradan da BBP’nin dahil edilmesiyle oluşan “Cumhur ittifakı” da Milletvekili seçimlerine beraber katılacağını çok önceden açıklamış, yasal düzenlemeleri de kendilerine uygun (!) yürürlüğe sokmuştu.
“Millet İttifakı”nı oluşturan partilerden DP hariç diğerleri kendi Cumhurbaşkanı adayları ile CB seçimlerine katılırken, “Cumhur İttifakı” ise “Reis”i çoktan aday ilan etmişti.
Görünen, bu ittifaklar ile de tescillenmiş oldu: “Millet” de “Cumhur” da resmen bölücü.
Nasıl ki, AKP “memleketi koalisyonlar mahvetti” diye diye yarattığı algı ile iktidara geldiği günden beri ülkeyi koalisyonlarla yönetiyorsa; bu ittifaklar da “bölünme” korkusu algısıyla fiilen kendileri bölücülük yapıyor.
7 milyona yakın yurttaş ne “millet”in, ne de “cumhur”un içine alınıyor…
* * *
“Millet İttifakı” ittifak protokollerini YSK’ya teslim ederken bildiri yayınlamış. Bildirilerinin son cümlesi ise şöyle:
“Farklı program ve dünya görüşlerimizi muhafaza ederek Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, İyi Parti ve Saadet Partisi olarak, 24 Haziran 2018 günü yapılacak 27. Dönem Milletvekili Seçimine “Millet İttifakı” adı altında birlikte katılmayı kararlaştırdığımızı Aziz Milletimize saygıyla duyururuz…”
Bu bildiriyi okurken sahiden güldüm. “Farklı program”, “farklı dünya görüşü…”

DEVLET PARTİLERİNİN ABLUKASI
Geçen hafta bu sütunlarda yayınladığım “Tünelin ucundaki ışığa erişebilmek…” başlıklı makalemde yaptığım analizde şu tespiti yapmıştım:
“…Üç, dört parçaya bölünmüş devletin yüzeydeki ve derindeki yapılanması içinden “devletin bekası diye diye bu iş saraydakinin bekasına dönüştü” homurdanmaları da çoktan işitilir olmuştu. En büyük çekişme, kapışma, çatışma ve tabii ”muhalefet” de bu yapılanma içindeydi…”
Gelişmeler, kurulan ittifaklar ve ilan edilen adaylar da analizimi doğrular nitelikte.
Devlet içindeki çatlaklar, her biri “devlet partisi” olan muhalefeti yaratıyor. Kanatlar kendi içlerinde kurdukları ittifaklarla bir savaşa girişiyor. Yani özünde hepsinin hedefi bir: “Devletin bekası…”
Biri fazla ileri gidip devletin bekasını, kendi bekası ile örtüştürmüş. O, hizaya sokulacak, sokulmalı…
İyi de dev bir yumak olmuş sorunlar nasıl çözülecek?
“Devlet partileri”nin ve “devletçi muhalefet”lerin gündeminde o yok.
Peki, gündemlerinde olsa çözümleri ne olurdu?
Elbette ki; çözümleri: Çözümsüzlük!
Nasıl yani?
Tıpkı Kıbrıs’ta olduğu ve 45 yıldır sürdürüldüğü gibi…
Şimdi, yaptığım analizi derinleştirerek; beraberce hikayeyi yeni baştan gözden geçirelim…
“PARLAMENTER SİSTEMLE OLMUYOR!”
Mesele, ‘beka’yı kendi bekasına indirgeyen “Recep Tayyip Erdoğan meselesi”ne dönüştürüldü mü, “devlet muhalefeti” için çözüm de kolaylaşıyor. (Bu muhalefet tarzına “ulusalcılar” ve kimi “solcu kafalar” da dahil.)
Türkiye’nin önündeki en önemli meselenin “Kürt sorunu” olduğunu devletin çeşitli kanatları da görüyor ve biliyor. Bu sorunu demokrasiyle ve hakları teslim ederek çözmek istemediklerinden ve bunda uzlaştıklarından, mutabık olduklarından; çok sayıda partiyle “muhalefet” ederlermiş gibi yaparak durumu idare edip zamana yaymaya çalışıyorlar.
Kendilerini “Millet ittifakı” olarak adlandıran partilerin “farklı program ve dünya görüşlerimizi muhafaza ederek…” cümlesiyle bildirilerini sonlandırmaları; -yukarıda belirttiğim gibi- bu nedenle beni gülümsetmişti.
* * *
Hikayeyi irdelemeye devam edelim.
Devletin içinde yapılanan bir kanadın onayıyla, bizzat Genelkurmay Başkanları ve MİT yetkililerinin resmi ağızlarının açıklamaları ve tescilli ifadeleriyle; “PKK’yı defalarca temizleyerek sıfırlamamıza rağmen, Kürt sorunu çözümlenmediği için her seferinde yeniden güçlenmesini engelleyemedik” saptamasıyla barışçıl“çözüm süreci” dönemine girilmişti.
Hatırlayalım, öyle olmuştu değil mi?
Evet, aynen.
Peki; eksiği, gediğiyle -şeklî de olsa- bir Parlamenter sistem içinde yürütülen bu süreçte yapılan Genel Seçimler birden bire hangi partiyi öne çıkarmıştı: Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Selahattin Demirtaş’ı…
Sürecin devam etmesi halinde, gidişat neyi gösteriyordu?
Barışçıl, demokratik siyaset ve çözüm süreci, “parlamenter sistem” içinde hemen hemen hatta mutlakmışçasına HDP’yi “ana muhalefet” partisi yapma sürecine doğru koşar adım götürmüyor muydu?
Bu hikaye çok yakın geçmişte, gözlerimizin önünde cereyan etmedi mi?
Peki, HDP’nin ana muhalefet partisi konumuna yükseldiği koşullarda, birbirine benzer diğer partilerden bazılarının da halâ varlığını sürdürdüğü düşünüldüğünde; bir koalisyon hükümeti kurulması gündeme gelebilir ve pekala HDP bu koalisyonun ortağı olma olasılığını büyük ölçüde yakalamaz mıydı?
Zira süreç öyle işliyordu… HDP koalisyon ortağı olduğunda, bakanları aracılığıyla “Milli Güvenlik Kurulu”na bile girmez miydi?
Tabii ki, elbette, mutlaka!..
Öyleyse, derinlerdeki mühendislik hesapları derhal “parlamenter sistem” yerine; bir “tek adam”, “başkanlık”sistemini işaret etmeliydi…
Bombalar patlamalı, çözüm masası devrilmeli, yeniden çatışmalı döneme girilmeliydi. “Coğrafya” da zaten bu operasyona uygun alt yapıyı çoktan sunmuştu…
HİKAYENİN SONUNA GELİNDİĞİNDE…
Süreç böyle işledi. Süreç böyle işlediğinde insani yıkımı, ekonomik yıkımın izlemesi de kaçınılmaz oldu tabii.
“Pokerci suratlı”ya işaret fişeğinin ateşlettirilmesi ile ülke bir seçim ortamına sokuldu.
Zira durum çok karışık ve kaygı vericiydi.
Dünyadan yalıtılmış bir Türkiye, kapıda bekleyen Cumhuriyet döneminin görmediği büyüklükte ve yıkıcılıkta bir ekonomik kriz, kökleri kuruluş yıllarından devralınan mirasa dayanan muazzam ahlâk çürümesi eşliğinde, bir çözülme…
Şimdi tamamen “bölücü” iki ittifakla, “devletin bekası” için, devlet etrafında kümelenmiş partiler, el birliğiyle rejimin kolunu kanadını kırmasına, zindanları yöneticileri ve üyeleriyle doldurmasına rağmen baraj altına düşüremediği HDP’yi imha yarışındalar.
* * *
Ama, artık iyi biliyoruz ki; toplumsal mücadeleler, derinlerdeki “mühendislik hesapları” ile her zaman istenildiği gibi şekillendirilemiyor.
O nedenle, gerçek muhalefet dikkatli davranırsa, Selahattin Demirtaş’a kayacak oylarla Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ikinci tura bırakmak da mümkün olacak.
CB seçimi ikinci tura bırakılırken; aynı tarihte yapılacak milletvekilliği seçimlerinde, mühendislik hesaplarını fark edenlerin gerçek muhalefete kaydıracakları oylar da o zaman oyunu bozabilecek işlev görecek…
* * *
Her türlü devlet imkanı ve büyük medya gücü kullanılarak, büyük paralar akıtılarak devlet partilerinin gerçekleştireceği adil olmayan seçim propagandası yarışında, Selahattin Demirtaş’ın içerden yürüteceği kampanyanın gücü ve kıymeti ise zaten ortada:

“Neyine güvenerek cezaevinden aday oldun diyenlere; cezaevindeki hücremde yaptığım ankette hep yüzde 100 ben çıktım.
Şaka şaka…
Bir defasında kendime kızıp oy vermeyince yüzde 50 çıkmıştım...”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.12.2019
3.02.2019
26.11.2019
4.01.2019
29.10.2019
8.07.2019
8.07.2019
3.06.2019
4.02.2019
28.01.2019