Ali Türer
Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli kendilerinden beklenenin ötesinde bir performansa imza attılar. Cumhurbaşkanı adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu ismi üzerinde uzlaştılar. CHP ve MHP aldıkları bu kararın arkasında durabilirlerse, Türkiye’de siyasal ve kurumsal yaşamının dönüşümüne ve yeniden yapılanmasına hesap bozan bir etkide bulunabilirler.
Öncelikle kimlik siyasetinden gelenlerin bir seçime uzlaşma içinde girmeleri alışık olduğumuz bir şey değil. Bizim kurtarıcının başka bir kurtarıcıya tahammülü yoktur, kitabında uzlaşma yazmaz. O yüzden kimlik siyasetinde esas olan çatışma oldu hep.
Etnik kültüre dayalı da olsa siyasal birliğin geleneksel güçler ayrılığı temelinde sürmesi ilkesi, bugün açık bir tehdit altında. Sistem AKP elinde parti hegemonyasına dayalı bir rejime doğru sürükleniyor. R.T.Erdoğan liderliğinde AKP, Sünni çoğunluğun değerlerini temsil üzerinden bütün ipleri kontrol altında tutabileceği bir başkanlık sistemine sistemi taşıdığında, muhalefet partilerine sistemi meşrulaştırıcı birer figüran rolü düşecek. Kimlik üzerinden muhalefet edenlerin asıl kötüye karşı mevzilerini koruyacak bir uzlaşı arayışına girmeleri bu yüzden.
Cumhurbaşkanlığı seçimini kritik hale getiren de bu. Sistem parlamenter rejim içinde mi kalacak, yoksa ne olduğu belirsiz bir başkanlık sistemine doğru mu sürüklebecek?
R.T.Erdoğan egolarını aşamayan CHP ve MHP liderlerinin kendilerine biçtiği rol içinde hareket edeceklerini umuyordu. Ama Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli yetişme tarzı ve aldığı sorumluluklar bakımından muhafazakâr kanadın yakından tanıdığı ve sempati duyduğu, fakat öte yandan laiklik konusunda belirli duyarlılığı da olan, parlamenter sistemin daha fazla eğilip bükülmesine izin vermeyecek bir ismi aday göstererek AKP liderinin oyununu bozdular. Ortaya koydukları bu performans ve ileri görüşlülükle ile bizi şaşırttılar.
Durumun kötüye gittiği apaçık ve kritik bir aşamadasınız. Duruma müdahale edecek elverişli bir araç arıyorsunuz. Hata yapma gibi bir lüksünüz de yok. Seçeceğiniz araçta ne ararsınız? Aracın amaca uygun olmasını, kullanışlı ve hayata geçirilebilir olmasını ve nihayet güvenilir olmasını değil mi?
Öyleyse bakalım. Öncelikle aday amaca uygun mu?
Aldığı eğitime, kendisini yakından tanıyanların belirttiği kişilik özelliklerine, geçmiş başarı ve kariyer öyküsüne baktığımızda; gerçektende Ekmeleddin İhsanoğlu parlamenter sistemin daha fazla tahrip edilmesine izin vermeyecek bir aday. Karmaşa ve çatışma içindeki bölgenin sağlıklı yeniden yapılanmasına bilgisi ve ilişkileri ile katkıda bulunabilir. Türkiye’nin bölgede yeniden belirli bir itibara sahip olmasını sağlayabilir. Türkiye’de iç huzurun yeniden tesis edilmesinde rol üstlenebilecek bir özelliği var. Bunun için ihtiyaç duyduğu bilgi, birikim ve deneyime de sahip görünüyor.
Peki, Sayın İhsanoğlu Cumhurbaşkanı olabilmek için gerekli asgari oyu alabilir mi, mevcut koşullarda başarıyı yakalayabilir mi?
Bu soruya “evet” cevabı verilebilir. HDP-BDP çizgisini bir tarafa bırakın, AKP den adaya gelecek oylar ile adayın arkasında duran ve ileride durabilecek partilerin (MHP, CHP, BBP,DSP ve SP ) tabanından AKP adayına kayabilecek oyların kafa kafaya geleceğini farz edin, yerel seçimlerdeki oy dağılımını göz önünde tutarak ne sonuca varırsınız? Sayın İhsanoğlu ile AKP’nin göstereceği aday bir iki puan önde ya da arkada alacakları oy oranı ile birinci turu geçerler. Yani Sayın İhsanoğlu tercihi muhtemelen seçimi ikinci tura taşıyacak. Muhtemelen birinci turda Cumhurbaşkanı olmak için gerekli asgari oyu hiçbir aday alamayacak. Türkiye’nin siyasi alanındaki mevcut parselasyonuna bakarak varabileceğimiz sonuç bu.
Tabi İktidar partisinin adayının yarışın başında sahip olduğu belirli bir avantaj da var. O nedenle seçimin ikinci tura kalmasını Sayın İhsanoğlu’nun kâğıt üzerinde ulaşabileceği en iyi sonuç olarak görmek lazım.
AKP adayının R.T. Erdoğan değil de mevcut Cumhurbaşkanı Sayın Gül olması bu iktidar partisi adayının işin başında sahip olduğu avantajı nasıl etkiler? AKP kurmaylarının bugünlerde aralarında tartıştıkları konu da bu olsa gerek. R.T. Erdoğan’ın AKP tabanından aldığı güçlü destek avantajıdır, ama kutuplaştırıcı dili Sayın İhsanoğlu karşısında bu tabandan oy kaybettirebilir. Sayın Gül, R.T. Erdoğan kadar karizmatik değil bu doğru, ama Sayın İhsanoğlunun yumuşak, demokrat, kucaklayıcı dili karşısında, AKP tabanında ikinci turda ortaya çıkacak oy kaybını önlemede R.T.Erdoğan’a göre daha başarılı olabilir. Bu riski R.T. Erdoğan’ın nasıl değerlendireceği, AKP adayının kim olacağını önümüzdeki günlerde belli edecek.
Birinci tur seçimden sonuç alınamazsa ne olur?
1. AKP adayı, ikinci tur seçime karizması çizilmiş olarak girer. Aday R.T. Erdoğan olduğunda bunun AKP tabanındaki olumsuz etkisi daha da büyük olacaktır.
2. Birinci turda rüştünü ispatlamış, kendini kabul ettirmiş bir İhsanoğlu ikinci turda muhtemelen birinci turdan daha fazla oy alacaktır.
3. HDP oylarının adaylara nasıl dağılacağı, ikinci tur seçiminde belirleyici rol oynar.
Görünen o ki birinci tur seçimden sonuç alınamadığında, 2015 genel seçimlerinde alacağı oyu da yakından etkileyecek hayati bir karar vermek durumu ile karşı karşıya kalacak HDP ikinci turda. AKP’nin çözüm sürecini işleten parti olduğu algısı nedeniyle BDP’ye oy veren Kürtlerin en azından bir bölümü, adaylarının yarıştan koptuğu ikinci turda AKP adayına oy verebilirler. İkinci turda Sayın İhsanoğlu’nu destekleme kararı alırsa, HDP bunun önüne büyük ölçüde geçer.
HDP ikinci turda AKP’ye açıktan destek verirse, bundan kamuoyu iki sonuç çıkarır: Ya HDP çözüm sürecinde AKP’nin ortaya koyduğu performanstan memnundur, ya da AKP ile HDP arasında seçim sonrası çözüm süreci ile ilgili bir anlaşma yapılmıştır. Böyle bir algı hem BDP içinde hem de bütünleşmeye çalışılan sol kesim ile BDP’liler arasında ciddi sorunlara, hatta kopuşlara yol açar.
O nedenle HDP Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması halinde Sayın İhsanoğlu’na muhtemelen ya destek verecektir, ya da tabanını serbest bırakma yolunu seçecektir. Tabanını serbest bırakması halinde bile kendi içinde yaşayacağı tartışma ve çatışmalar 2015 genel seçimlerinde ortaya koyacağı performansı zayıflatacak bir etki yaratabilir. Seçimin ikinci tura kalması halinde HDP’nin takınacağı tutumun, hem Türkiye için hem de kendisi için hayati bir önem kazanacağı ortada.
Buraya kadar yaptığımız analizde CHP ve MHP’nin ortak aday tespitinin hem amaca uygunluk, hem de gerçekleşebilirlik bakımından yerinde bir tespit olduğunu gördük. Peki, Ekmeleddin İhsanoğlu tercihi aynı zamanda güvenilir mi?
İşte işin bu tarafı biraz karışık!
CHP’nin özellikle de MHP’nin kanına dokunabilecek, HDP’nin ise elini rahatlatacak bir duruşu var aslında Sayın İhsanoğlu’nun. Kariyer geçmişine, başarı öyküsüne baktığımızda etnik milliyetçiliğin dar kalıpları içine sığmayacak İslami bir duyarlığa, aynı zamanda bu duyarlılıkla uzlaştırabildiği laik bir duruşa sahip Sayın İhsanoğlu. Bu duyarlık ve duruş CHP ve MHP’nin ideolojik yapısı ile pek de örtüşmüyor. Asıl sorun da burada!
Zamanında siyasi birliğin alışıla geldiği gibi “Türklük” temelinde değil de “vatandaşlık” temelinde örülmesini öngören bir anayasa taslağının hazırlanmasına katkı vermiş Sayın İhsanoğlu. Sünni İslam’ın Kemalizm ile harmanlaşması içinden yükselen yeni muhafazakârlığın sorgulanmasına kapı aralayabilecek bir düşünsel alt yapısı var ortak adayın. R.T. Erdoğan’ın kamplaştıran, kutuplaştıran, ötekileştiren bir dil kullandığı yerde, İslami duyarlılık içinde bütün kimliklerin barış içinde yaşayabileceği siyasi bir birlik özlemine vurgu yapabilir Sayın İhsanoğlu. Uzlaşmayı, kardeşçe birlikte yaşamayı öne çıkarabilir. Böylece çözüm sürecine yeni bir ivme de kazandırabilir. Seçimi kazandıracak moral güç de bence buradan gelir.
Sayın İhsanoğlu bu yolda ilerlerken kendisine umut bağlayanlar ters köşe olurlar mı? CHP’nin ulusalcıları, MHP’nin şahinleri Sayın İhsanoğlu’nun performansını ne ölçüde içlerine sindirebilirler?
İşte burası meçhul, yaşayıp göreceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024