Alper GÖRMÜŞ
Hrant Dink Vakfı ile Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nün ortaklaşa düzenlediği“Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler” konferansı 2-4 Kasım 2013 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Salonu'nda gerçekleştirilecek.
Malatyalı Hayırsever Ermeniler Kültür ve Dayanışma Derneği'nin de (HAYDER) katkıda bulunacağı konferans, Hrant Dink'in hayatının son döneminde düşünsel ve pratik mesaisinin önemli bir bölümünü ayırdığı bir konuya odaklanacak.
“Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler” konferansının, bu nedenle Hrant'ın düşünsel ve pratik vasiyetlerinden birini yerine getirmek gibi bir anlamının da olduğu kanaatindeyim.
Öte yandan, Anadolu'daki Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin izini sürmedeki ısrarının, onun ölüm fermanının yazılmasında belirleyici bir rol oynadığını düşünen biri olarak, konferansın, Hrant'ın katlini örgütleyenlere bir cevap da teşkil ettiği kanaatindeyim... Böylece onlara şöyle denmiş olacak:
“Teşhisiniz ne yazık ki doğruydu: Hrant'ın, Türkiye'nin Ermeni sorununu temas ve kardeşlik üzerinden çözme girişiminin en önemli parçalarından biri olan Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenileri gün yüzüne çıkarma çabasının sizler açısından doğuracağı yıkıcı sonuçları gördünüz ve onu katlettiniz! Fakat bakın, onun bedenini ortadan kaldırsanız da fikirlerini ve hedeflerini ortadan kaldıramadınız!”
Kampanya ne zaman başlamıştı?
Taraf'ta kaleme aldığım yazılarda, Hrant'ı ölüme götüren kampanyanın, Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in gerçekte bir Ermeni olduğu haberinin AGOS'ta yayımlanmasından sonra başladığından hareketle, “Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler” konusunun devletin genlerinde yazılı bir kodu ortaya çıkarmış olabileceğini öne sürmüştüm.
Bu yazıda, önceki yıllarda kaleme aldığım yazılardan da yararlanarak bu söylediklerimi açmaya, temellendirmeye çalışacağım.
Oktay Ekşi'yi bile şaşırtan Genelkurmay bildirisi
Hrant Dink'i ölüme götüren kampanyanın 2004'teki Sabiha Gökçen haberiyle başladığını herkes kabul ediyor, zaten sağlığında bu tespiti bizzat Hrant'ın kendisi de yapmıştı. Fakat Sabiha Gökçen’in Ermeni olma ihtimalinin başta Genelkurmay olmak üzere devletin kimyasını neden hiç kimsenin tahmin edemeyeceği ölçüde bozduğu üzerinde yeterince durmadığımızı düşünüyorum.
O tarihlerde, bunu basitçe “Ermeni dölü ırkçılığı”nın bir tezahürü sayıp geçmiştik: Düşünmüştük ki, bir Türk’ün Ermeni “çıkması” Genelkurmay’ın kanına dokunmuş, askerler, içine girdikleri “infial”in sıcaklığıyla o zehir zemberek bildiriyi kaleme almışlardı.
Oysa mesele bu kadar basit olamazdı...
Bildiri o kadar sertti ki, “Türkiye Türklerindir” gazetesinin başyazarı Oktay Ekşi bile şaşırmış, “ne var canım bunda, Türkiye'nin kurucusunun bir Ermeni kızını evlat edinmesi, olsa olsa Türklerin âlicenaplığını gösterir” mealinde bir yazı kaleme almıştı.
İşin içinde başka bir iş olmalıydı.
Hrant “başka Sabihalar” bulup çıkarmasın diye...
“Başka bir iş” üzerinde düşünmeye başladığımda vardığım sonuç şu olmuştu:
Genelkurmay’ı bu kadar hiddetlendiren şey, bizim zannettiğimiz gibi, sembol değeri bulunan bir Türk’ün Türklüğünün sorgulanması, bunun da “en Türk” kurum olan Genelkurmay’ın kanına dokunması değildi. Mesele, bu yolun bir kez açılmasıydı, ki Hrant Dink de devamının geleceğini imâ etmişti zaten.
Yani Hrant Dink, “başka Sabihalar” bulup çıkarmasın diye, bundan kaynaklanan bir endişeyle öldürülmüştü.
(Elbette bu, Hrant'ın ölüm fermanını imzalayanların başka “gerekçeleri”nin bulunmadığı anlamına gelmez, fakat belirleyici nedenin bu olduğunu düşünüyorum.)
Peki, devleti, bu ihtimal kuvveden fiile çıkmasın diye sonu cinayete gidecek bir hassasiyet içine sokan şey neydi?
Yazının bundan sonraki bölümünde, süreci hatırlatarak bir yandan bu soruya cevap vermeye çalışacak, bir yandan da öne sürdüğüm bu tezi temellendirmeye çalışacağım...
“Din değiştiren Ermeniler tabusunun çatlamasını” isteyen Hrant Dink...
Sabiha Gökçen’in Ermeni asıllı olabileceğine ilişkin ilk haber 6 Şubat 2004 tarihli AGOS’ta yayımlandı. Bu ihtimal, Karin Karakaşlı’nın Tûba Çandar'ın Hrant kitabındaki sözleriyle,“1915 olayları sırasında sağ kalan ve din değiştiren Ermeniler tabusunun çatlamasını” isteyen Hrant’ı çok heyecanlandırmıştı. Çünkü Hrant, ”1915 olaylarının ağırlıklı olarak kayıpların sayısı üzerinden konuşulmasından büyük rahatsızlık duyuyor ve bu konunun artık sadece ölenlerin sayısı üzerinden değil, sağ kalanların yaşadıkları üzerinden de konuşulmasını istiyordu.”
Yani: Hrant, Sabiha Gökçen’in Ermeniliğini tekil bir olay olarak düşünmüyordu, Ermeni sorununu “ölüm” üzerinden değil “hayat” üzerinden; ölüler üzerinden değil yaşayan somut insanlar üzerinden tartışmamızı sağlayacak çok etkili yeni bir yaklaşımın parçası olarak düşünüyordu... Bunu hayata geçirebilseydi, sorunu sadece “soykırım”ın inkârı ya da ikrar talebi üzerinden konuşan her iki devletin ve Ermeni diasporasının ağırlıklı bölümünün canının nasıl sıkılacağını, buna karşılık Ermenistan ve Türkiye’deki halklar arasında nasıl bir sıcaklık oluşacağını kolayca hayal edebiliriz...
Sabiha Gökçen haberi Genelkurmay’ı neden zıplattı?
Haber, aşağı yukarı aynı içerikle ve düzgün bir haber diliyle 21 Şubat 2004’te Hürriyet’te Ersin Kalkan imzasıyla yayımlandı. Hrant, çok önem verdiği bu haberin Hürriyet gibi yaygın ve etkili bir gazetede yayımlanmasından memnundu.
Fakat hesap edemediği bir şey vardı...
Haber, Hürriyet'te AGOS'ta durduğu gibi durmadı; ortalık birden bire gerildi. Bu sonuç sadeceHürriyet'in yaygın ve etkili bir gazete olmasıyla ilgili değildi, ondan da çok o âna kadar oluşturduğu imajıyla ilgiliydi. Öyle bir imaj ki, aynı metin başka bir gazetede yayımlandığında trajik bir öykü olarak algılanmışken, Hürriyet'te sanki küfürlü bir içeriğe sahipmiş gibi algılandı.
... Ve hemen ardından Genelkurmay'ın kimsenin, Oktay Ekşi'nin bile tahmin edemeyeceği sert tepkisi geldi.
Hürriyet başyazarının şaşkınlığı samimiydi, çünkü o da tepkiyi bir Türk’ün Ermeni “çıkmasının” Genelkurmay’ın kanına dokunmasından kaynaklandığını düşünmüş ve tepkiyi fazla abartılı bulmuştu.
Şimdi düşünelim: Mesele sadece bundan ibaret olsaydı, Genelkurmay’ın “maazallah, bu işin devamı da gelir” korkusu olmasaydı, biraz iz’an sahibi olan herkeste “ne bu ya?” duygusu uyandıran o bildiri yayımlanır mıydı? Bence yayımlanmazdı. Belli ki, bu konudaki bir bilgi devletin kodlarına işlenmişti ve biri o alana girer girmez savunma ve saldırı mekanizması harekete geçmişti.
O bildiriden sadece birkaç gün sonra İstanbul Ülkü Ocakları AGOS'un önünde bir “ya sev ya terk et” gösterisi yaptı.
Devlet harekete geçmişti...
Belki de niyet sadece Hrant’ı korkutup ülkeyi terk etmesini sağlamaktı... Bu gerçekleşmeyince, yeni bir bela sarıldı başına: Yazdığı uzun bir yazıdan hareket ederek ve “uygun bölümü cımbızlama” tekniğini devreye sokarak “Türklüğe hakaret”ten dava açıldı hakkında...
Sonrasını hep birlikte yaşadık.
İki görev
Türklüğe hakaret davası o kadar temelsizdi ki, o zamanlar bunu neden ve nasıl göze alabildiklerini kendi kendime sormuş, cevabını bulamamıştım. Şimdi, bu davanın, yağmur halinde “yeni Sabihalar” ihtimalinin yarattığı korkunun bir türlü aşılamamış, buna karşılık Hrant’ın da susturulamamış olması nedeniyle açıldığını düşünüyorum. Bence Sabiha Gökçen olayı patlamasaydı, Türklüğe hakaret davası da açılmayacaktı.
Diyebilirsiniz ki, öyle ya da böyle Hrant’ı kaybettik, cinayetin asıl nedeni Sabiha Gökçen olayı olsa dahi bu neyi değiştirir ki?
Bu soruyu 2010'da kaleme aldığım yazılardan birinde de sormuş, şu cevabı vermiştim:
“Bu yorum doğruysa, evet, Hrant’ı geri getiremez ama onun hatırası doğrultusunda yapmamız gereken iki görevi tarif eder.
“Bir: 'Müslümanlaştırılmış Ermeniler' meselesinin, daha ilk uç vermede Genelkurmay’ı ve devleti neden bu kadar büyük bir infiale sevk ettiği gerçeği üzerinde uzun uzun durmalıyız. Belli ki bu kopkoyu bir kırmızı çizgidir, öyleyse bu çizgiyi zorlamalıyız.
“İki: Hrant’ın o kadar önem verdiği; yaşasaydı, belki de mücadele pratiğinin temelini oluşturacak bir çizginin doğmadan yok edilmesi, bize o çizginin devam ettirilmesi yükümlülüğünü yüklüyor... Müslümanlaştırılmış Ermeniler meselesi üzerinde daha çok düşünmeli; yaşasaydı, Hrant’ın ona vereceği önemi göz önünde bulundurarak davranmalıyız.”
Kasım başında gerçekleştirilecek konferans, üç yıl önce bunları yazmış biri olarak beni haliyle çok heyecanlandırdı ve sevindirdi.
Düzenleyicilerine minnettarım.
T24
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları





































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025