Berrin Sönmez
İktidarın, Anayasa değişikliğinin içeriğinden bile daha çok istediği şey referanduma kapı aralama girişimi. Erdoğan’ın meşhur özgüveni, iktidar cenahında körleşmeye yol açtığı için değişen sosyolojiyi idrakten de uzak. Gözleme ve bilimsel araştırmalara dayalı gerçeklerden koptuklarını anlamaları da bu saatten sonra pek mümkün değil.
Evet, siyaseti hala iyi okuyup boşlukları görebiliyor. Ancak o boşlukları doldurma yöntemi olarak seçtiği politik tavrın, bugün aynen geçmişteki gibi işleyebileceğini sanması büyük hata. 2017 referandumundan hiç ders almadığını düşündüren iştahıyla yeni referanduma bel bağlamış halde. Kötü yönetimin sürdürülebilmesi için meşruiyet arayışının ilanı referandum ısrarı. Yönetim sistemi değişikliğini sadece 49/51 gibi düşük oranla geçirebilmiş olması gerçekçi bir politikacıyı derin derin düşündürmeliydi aslında. Geçerli oylarda sadece 1 milyon 380 bine yakın (1 milyon 379 bin 934) farkla kabul ettirebildiği anayasa değişiklik paketiyle kurduğu sistemin yarattığı sorunlar seçmen nezdinde de ayyuka çıkmış halde. Üstelik o referandumun, Meclis oylamasından başlayarak pek çok usulsüzlük yapıldığı halde az farkla kazanılması, normal şartlarda bir iktidarı temkinli olmaya yöneltmeliydi. Ucube sistemin yolsuzluk, yoksulluk, yoksunluk, hukuksuzluk, adaletsizlik üretme ve yönetim zafiyeti oluşturma potansiyelini göremeyen o bir buçuk milyondan az seçmenin bugün ne tarafta olacağını tahmin etmesi ve üstüne eklenen yeni seçmenin eğilimini hesap etmesi beklenirdi evet.
Bunları görüyor olabilir ama nasıl dolduracağını bildiğinden kuşkuluyum. Aldığı tavsiyeler, uyduğu akıllar arasında Eski Rize Belediye Başkanı Şevki Yılmaz’ın önerdikleri şu an uygulanıyor gibi. Hatırlayanlar vardır Şevki Yılmaz’ın bu yıl ocak ayının ilk günlerine ait sözleri büyük tepki çekmişti. “Efendim 700 ton altınımız var, Merkez Bankasında şu kadar dolarımız var diyorsunuz. Kime bırakacaksınız? Bu hırsızlara mı?” Kamu kaynaklarının sırf bir seçim daha kazanmak için ölçüsüzce siyasi çıkar amaçlı kullanılması, tavsiye ediliyordu. Bu sözlerin geçtiği paylaşımlar hakkında gerçi dava açılmış ve Şevki Yılmaz yargı tarafından haklı bulunmuştu. Ancak haklı bulunduğu kısım “kazanamasak bile arkadan gelenler tufan yaşasın” ifadelerinin ona ait olmadığı ile ilgiliydi. Şimdi ben bu çıkarımı yazmıyorum. Ancak itiraz etmediği kısmı yani kamu kaynaklarının kullanımını hatırlatıyorum. Ve bakıyoruz ki iktidarın yaptığı aylardır bu tavsiye ve görüşlere uymak üzerine. Yüksek enflasyonu yüksek ücret zamlarıyla göğüslemeye çalışıyor iktidar. Çare olarak gördüğü ücret zammının enflasyonu daha da yükseltmesi kaçınılmaz ama halkta yaratacağı geçici memnuniyete muhtaç.
Tıpkı ekonomi politikasındaki gibi kriz yönetimi odaklı, çözüm değil süreci bir süre daha idare etme amacına yönelik bir sosyal politikası var şu an. Erdoğan, kutuplaştırmayı arttırıp, baskı ve sansür ortamı sayesinde giderek daha çok dinîleştireceği toplum ve devlet düzenini kurup bir seçim daha kazanmayı düşünüyor olmalı. Oysa değişen sosyoloji kadın, çocuk, LGBTİ+ hakları yönünden ve içindeki insanın hakları pahasına aile kurumunun kutsanmasına itiraz potansiyelini yükseltti. Böyle bir referandumu kazanması kolay değil. Geniş kesimler tam da bu nedenle referandumu kazanabilmek için önce meclisteki partilerin onayını alacağı bir muhalefet turu yapıldığını düşünüyor gibi.
Farklı bir açıdan bakıp siyasi sorumluluğu tek başına üstlenmekten uzak durduğu konuları hatırlamakta fayda var. Örneğin çocuk cinsel istismarı suçlularına af düzenlemesini tek başına üstlenmekten kaçındığını unutmayalım. O zaman da muhalefet turuna çıkmıştı. Destek bulamadığı için Meclis aritmetiği yeterli olduğu halde yapmak istemedi. Siyasi bedelinin yüksek olacağı bilinen konular bunlar. Şehit haberi vermekten kaçındığı gibi LGBTİ+ların, çocukların, kadınların yaşam hakkını doğrudan aileye devredecek bir düzenlemede yetki değil ama siyasi sorumluluk paylaşımına ihtiyacı var.
Bu ihtiyaç doğrultusunda Meclis'te grubu olan muhalefet partilerine ikna turu düzenledi. Üç parti var iktidar bloku dışında. Ancak iktidar medyası HDP’nin konuya destek verip vermeyeceğine kilitlenmiş halde. Neden HDP bu denli önemli. Sadece sürmekte olan kapatma davası değil sadece fezlekeler, dokunulmazlıklar ve vekillik düşürmelerle ilgili olsa bu neden, akla sadece kirli siyaset gelir. Oysa çok daha derin ve hayli somut bir başka gerçek var. Sürekli kriminalize ederek HDP’nin siyaset yapmasını önlediği, kayyum, fezleke, davalar ve vekillik düşürmelerle gücü gibi sayısını da azaltmak için her yolu denediği HDP, önemli ölçüde dindar Kürt seçmenin oyuna da sahip. Ve AKP uzun süredir dindar Kürtlerin oyunu kaybediyor. HDP’nin karşısında kendi tabanı eridiği için Hüda-Par’ı desteklemeye başladı. Ve HDP de dindar Kürt seçmeni yanında tutmak zorunda. Yüzde birlik oy kaybını bile göze alamaz halde. Aileyi kutsama girişimlerine, kadın, çocuk ve LGBTİ+ haklarına itirazda birleşen dincilerin iktidara verdiği destek karşısında HDP’nin yürüttüğü, yürüteceği din politikası önem kazanıyor. Belki keskin bir ifadeyle HDP’nin bugün terör ithamından bile daha etkili olacak şekilde geleneksel, katı tutuma sahip, insan hakları karşıtı din yorumları ile özgürlükçü, insanı, adaleti, hakkı savunan din yorumları arasında sıkışmış olduğu söylenebilir.
HDP içinde oluşturulan Halklar ve İnançlar Komisyonu bu açıdan bence günümüzde en az kadın meclisleri kadar özel ve önemli bir yere sahip. Komisyon’un İslam Masası 23 Ekim'de kampanya açılışını yaptı. Ankara’daki toplantıda sunulan “İslam’da Emek, Adalet, Barış” başlıklı kampanyanın ana teması başlıktan da anlaşılacağı üzere dinin evrensel değerler niteliğini önceleyen yaklaşımıyla Türkiye için umut verici. “Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma” tavsiyesindeki söyleyişle İslam’ın değerler sistemine ilişkin hocanın dediği. Evrensel insani değerlerle uyumlu, insana kendisini iyi hissettiren, Allah’ın iyiliği ve adaleti emredişini vurgulayan bir çalışma ile karşı karşıyayız. İnsan onurunun yüceltilmesi, insan haklarının tanınmasıyla başlar ve Allah’ın temel emirlerinden birisi olduğu için İslam insan onuruyla, insaniyet bilinciyle anılmayı hak eder. İşte tam olarak insan onurunu yüceltme sorumluluğu nedeniyle İslam masasında gerçekleştirilen çalışmalar doğrultusunda HDP’nin iktidara olumlu yanıt vermesini mümkün görmüyorum. Kendisini inkâr anlamına gelir, çünkü iktidarın destek istediği referandumun konusu insan onurunu çiğnemek üzerine. Halk arasındaki tavsiyede “hocanın yaptığını yapma” denilen kısmı temel din politikası haline getirmiş iktidar ile bu çalışmayı yürütenlerin ortaklaşacağını sanmıyorum. Laiklik ilkesinin inanç özgürlüğüne zemin oluşturduğu, HDP İdsam masasının temel kabullerinden birisi. İktidarın ise giderek yeni Selefi akımlarla yakınlaştığı, özellikle Kürt seçmene dini baskı oluşturmak için aşırılıkçı gruplarla ilişkilendiği görülüyor. Bu durumda AKP ve HDP arasında referanduma dair işbirliği imkânsız görünüyor.
Cihatçı, Selefi gruplarla işbirliğine girişen iktidarın desteklediği Diyarbakır’daki bir başka toplantıyı hatırlatarak bir iki cümleyle İyi Parti'ye de seslenmek isterim bu konuda. İslam Masası toplantısından bir hafta önce Diyarbakır’da gerçekleşen bir başka dini toplantıda Hizbullah hükümlüsü açış konuşması ve ev sahipliği yapmıştı. Hüda-Par başkanı da oradaydı, Taliban da, İran’dan gelen temsilciler de hep birlikte iktidar desteğiyle insan haklarını çiğnemeyi dinin gereği gibi gösteren konuşmalarla birbirlerini övmüşler, övünmüşlerdi. Dinin, ilk muhatapların yaşadığı tarihsel dönemine ilişkin muamelat hükümlerini katı yorumla uygulayıp, İslam’ı 7’inci yüzyılda dondurmayı hedefleyenler bugün iktidarın gözdesi. Ve onlar bu referanduma götürülmek istenen anayasa değişiklik hazırlığının mimarlarından. Henüz iktidara cevap vermeyen İyi Parti içerik tartışmasına bile girmeden haklar ve özgürlükler referandum konusu olamaz ilkesine bağlı kalacaktır diye umuyorum. Fakat aynı zamanda İyi Parti'nin politikalarını ve siyasette almakta oldu yolu HDP’yi terörize ederek zorlaştıran iktidara da bu konuda bir cevap vermeleri beklenir. İnsan hakları hukukuna aykırı işler planlandığında HDP’nin kapısını çalmakta tereddüt etmeyen iktidarın, HDP “sopasıyla” kendilerine yön çizmesine daha fazla fırsat vermezler umarım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.12.2025
22.11.2025
3.11.2025
19.10.2025
12.10.2025
4.10.2025
21.09.2025
23.08.2025
17.08.2025
10.08.2025