Cemil KOÇAK
Osmanlı Hanedanı’nın yurt dışı maceraları zaman zaman medyanın gözde konularından birini oluşturur; biraz da konunun hiç bilinmeyen yönlerine ışık tutmaya var mısınız? I. Dünya Savaşı Başladığı gün Mahmut Şevket Efendi 'vatanımı savunmak için dönmeme izin verin' diye telgraf çekmişti.
Osmanlı Hanedanı’nın 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen 431 sayılı yasayla yurt dışına sürgün edilmesinin yanı sıra, Türk vatandaşlığından da çıkarılmalarının öyküsü uzun uzun anlatıldı, anlatılıyor. Özetle; 431 sayılı yasanın (Hilâfetin İlgasına ve Hanedanı Osmani’nin Türkiye Cumhuriyeti Memaliki Haricine Çıkarılmasına Dair Kanun’un) ikinci maddesi, Osmanlı Hanedanı’nın erkek ve kadın tüm üyelerinin ve hanedana mensup damatların Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikâmet etmelerini ebediyen yasaklıyordu. Ayrıca, hanedana mensup kadınlardan doğanların da bu madde hükmüne tâbi olacaklarını öngörüyordu. Diğer taraftan, söz konusu kişiler, aynı yasanın dördüncü maddesi gereğince, Türk vatandaşlığından da çıkarılmaktaydı.
28 Haziran 1938 tarihinde kabul edilen 3519 sayılı Pasaport Kânunu’nun dördüncü maddesi ise, Türkiye’den sınır dışı edilmiş veya herhangi bir surette Türk vatandaşlığını kaybetmiş olup da, dönüşlerine izin verilmeyenler ile Türk vatandaşlığından çıkarılanların (yasada yer aldığı şekliyle; bu gibi “ecnebiler”in), “usûlüne uygun pasaport ve vesikalar ibraz etseler bile Türkiye’ye” giremeyeceklerini öngörüyordu. Görüldüğü gibi, gelinler dışında, Osmanlı Hanedanı’na mensup kişilerin Türkiye’ye girişleri yasal olarak mümkün değildi.
Başvurulara hiç cevap verilmedi
Bugün artık Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nde bulunan bazı yazışmalar sayesinde, konunun şimdiye kadar bilinmeyen yönlerini de öğrenebiliyoruz. Millî Savunma Bakanlığı’ndan 6 Eylül 1939 tarihinde Başbakanlığa yazılan bir yazıda, hanedandan Sultan Abdülaziz’in torunu şehzade Mahmut Şevket Efendi’nin Mısır/İskenderiye’den bakanlığa çektiği bir telgrafa yer verilmişti. Buna göre, Mahmut Şevket, 1 Eylül 1939 tarihli, yani Almanya’nın Polonya’ya saldırısının gerçekleştiği gün bakanlığa erişen telgrafında, Türkçe olarak şöyle yazmıştı: “Altı buçuk asırlık bir tarihle iktisab ettiğim vatandaşlık hakkım inkâr olunuyor; şahsî ihtiraslarla da beni vatanımdan ayıran anlasın; benden vatan aşkını silemeyecekleri tabiîdir; her karış toprağı ecdadımın kanıyla sulanmış vatanımın her evlâdından hizmet beklendiği şu sırada, vatanımı kanımla müdafaa için ilk vasıta ile memleketime geleceğim; lâzım gelen teslihâtın [silâhlandırmanın] hemen icrasını talep ederim. Şehzade Mahmut Şevket.” Elbette bakanlık ilgili yazısında, bu “şahsa pek tabiî olarak cevap verilmemiş” olduğunu da duyuruyordu.
Savaşın son günlerine yaklaşıldığında; yine Mahmut Şevket Efendi tarafından 25 Şubat 1945 tarihinde Kahire’den çekilen telgrafta; adı geçen kişinin bizzat Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye seslenerek; “vatanım için Birleşmiş Milletler nezdinde Türkiye’nin içinde ve dışında çoşkuyla koyulabileceğim bütün işleri heyecanla yaparım” ifadesine rast gelinmektedir.
Ali Fuat Örfî Paşa’nın isteği
Başkaca müracaatlar da vardı; meselâ, İçişleri Bakanı Faik Öztrak, 13 Mart 1942 tarihinde, Başbakanlığa yazdığı bir yazıda, yine bu konudan söz ediyordu: Hanedanın damatlarından Mahmut Celâlettin’den doğma, ölü Ayşe Sıdıka kocası Ali Fuat Örfî Paşa’nın, eşinin ölmüş olduğu ve esasen damatlar sınıfına da dahil olmadığı gerekçesiyle, yurda dönmesine izin verilmesine ilişkin talebi, kardeşi ve vekili emekli general Mehmet Ali Bergü tarafından dile getirilmişti. 431 sayılı yasaya göre; damat Mahmut Celâlettin ile Sultan Cemile Hanım’ın damadı olan Ali Fuat Örfî Paşa’nın, yasa hükmüne girip girmediği, bu arada eşinin ölmüş bulunmasından dolayı da “damat vasfını muhafaza edip etmediği” hususunun Danıştay tarafından incelenmesi isteniyordu. Maalesef elimizde bu talebin sonucuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Bu arada; belirtmeliyim ki, Halil Rıfat Paşa’nın oğulları olan emekli general Mehmet Ali Bergü ile Ali Fuat Örfî Paşa kardeşti. Bergü’nün oğlu da Vedat Örfî Bergü, sinemacıydı; aynı zamanda Nâzım Hikmet’in karısı Pirâye Hanım’ın ilk eşiydi. Memet Fuat’ın da babası.
Vahdettin’in torunu Hümeyra Özbaş Türkiye’ye nasıl döndü
Ancak, mevzuatın aksine, bazı fiilî uygulamalar da olmuyor değildi: Örneğin, Sadrazam Tevfik Paşa’nın büyük oğlu İsmail Hakkı Okday’ın, Vahdettin’in kızı Ulviye Sultan’dan doğan, ancak 1924 yılında annesi ile birlikte yurt dışında çıkmak zorunda kalan ve 431 sayılı yasanın kapsamına da giren kızı Hümeyra Özbaş; babasının, yarbaylıktan emekli olduktan sonra, Moskova Başkonsolosu iken Atatürk’ün talimatı ile, herhangi bir özel af yasası çıkarılmaksızın, bir refakatçi pasaportu ile ve hiçbir şekilde yasal sayılamayacak bir yöntemle, 1933 yılında Türkiye’ye dönmüş ve İstanbul’da yaşamaya başlamıştı bile. Fakat Vahdettin’in torunu Hümeyra Özbaş’ın yasağı delmesi bir istisna olarak kaldı. Atatürk döneminde, Hümeyra Özbaş dışında, hanedan mensuplarının Türkiye’ye girdiğine ilişkin bir bilgi yok. Meslekdaşım Soli Özel ile birlikte İzmir Kısmet Otel’de Hümeyra Özbaş ile yaptığımız bir mülâkatta; Özbaş, bu macerayı bize şöyle anlatmıştı: “Babam askerdi. Askerlikten Hariciye’ye geçti. Kendisi İstiklâl Harbi’nden geldiği için, tanıdığı çoktu. Başta Atatürk tabiî... Ben iki defa memleketimden atıldım. İlk geldiğimde, babam Moskova’da vazifeli iken, Atatürk babama, ‘Kızını pasaportuna koy getir. Bir şey olursa da, bana haber ver.’ demiş. Bunun hemen akabinde babamın Bulgaristan’a tayini çıktı. Bu şekilde ben de Bulgaristan’dan Türkiye’ye İsmail Hakkı Okday’ın kızı Hümeyra Okday olarak girdim. Fakat sonra tekrar anneme ve Mısır’daki mektebime dönmem icab ettiğinde, bana bir diplomatik pasaport verdiler ve ben bu pasaport ile cirit atmaya başladım. Anneme, Mısır’a, babama, rahatlıkla gidip geliyordum. Bu sık gidişler, “iki aylı kapı”nın (o zamanki millî istihbaratın) nazarı dikkatini celb ediyor. Kim olduğumu anlayınca, beni yakalayıp tekrar çıkarmak istiyorlar. Atatürk, o sıralar çok hasta ve Dolmabahçe’de yatıyor. Gidecek, dert anlatacak kimse yok. İki alternatif vardı: Ya tayin olan babamla Bari’ye gidecektim ya da evlenip Amerika’ya. Evlendim. Buna rağmen, beni götürdüler, hırsız, katil ve bilumum canilerin arasında, numaralar kondu, resimler çekildi, parmak izleri alındı. ‘Suçun ne?’ diye sordular. ‘Memleketime girmek’ dedim. Bütün bu olanlar çok ağrıma gitti. İlk gidişim, ne de olsa çocuktum, işin farkında değildim. İkincisinin ne kadar acı geldiğini anlatmak için kelime bulamıyorum. Bir defalık pasaportumu vererek, beni tekrar yolcu ettiler.”
Refik Saydam’ın verdiği söz
“Enver Paşa’nın çocukları da benim gibi, Türkiye’ye giremiyorlardı. Bir yandan babam, bir yandan da Enver Paşa’nın biraderi Nuri Paşa, bizi tekrar Türk vatandaşlığına sokabilmenin yollarını bulmaya çalışıyorlardı. Babamın yakın dostu olan Refik Saydam, o zaman başvekil ve babama söz vermiş: ‘Hiç merak etme İsmail, ben kânunu çıkartacağım.’ Nitekim kısa sayılabilecek bir zaman sonra bu vaadini gerçekleştirdi. Bir gün fuara gitmek üzere trenden indim, baktım Ahmet Emin (Yalman) Bey ve eşi kollarını açmışlar; ‘müjde, müjde, çıktı çıktı, kanun çıktı” diyerek, bana doğru koşuyorlar. O zaman Enver Paşa’nın üç çocuğu, bir de Kâmil Bey’in, yani biraderinin kızı, böylece onlar dört, bir de ben, beş, ailede vatandaşlık haklarına kavuşan ilk kişiler olduk.”
* Hümeyra Özbaş ile mükâkatın tamamı ‘Geçmiş Ayrıntıda Saklıdır’ (Timaş Yayınları) kitabımda yayımlandı.
Memet Fuat: ‘Gölgede kalan yıllar’
Eğer güzel bir anı kitabı okumak isterseniz, bu kitabı muhakkak okumanızı öneririm. Konumuzla ilgili küçük bir kısmı buraya alıyorum: “Mehmet Ali ile Fuat, Kuleli’yi bitirince, hünkâr yaveri olarak saraya alınmışlar. İkisi de beyaz tenli, sarı saçlı, yakışıklı delikanlılar; dedemin gözleri maviydi. Yaveri oldukları padişah II. Abdülmahid; dönemin sadrazamı ise Halil Rıfat Paşa. Dedemi Halil Rıfat Paşa kendine damat olarak seçip, kızı Güzide Hanımla evlendiriyor. Dedemin kadınları etkileyen yanı yalnız yakışıklılığı değildi. Çapkınlıkları ise anlatmakla bitmezdi. Bu konuda bayağı ünlüydü. Dedem karısına hiç bağlı kalmadığını gösteren canlı belgeleri son yıllarına taşımanın da ötesinde, arkasında bırakarak öldü. İkinci karısının, arkadaşlık etsin diye babaannemin yanına verilen kızlardan biri olduğu söylenirdi. Çapkınlıklarını daha fazla anlatırdı; aynı gece iki kardeşten önce biriyle, sonra öbürüyle buluşmuş; ertesi gün kadınların ikisi bir arabada, dedem atlı Fenerbahçe’de karşılaşınca, arabanın içinde kızılca kıyamet kopmuş…”
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları







































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2016
3.02.2016
26.03.2016
19.03.2016
13.03.2016
5.02.2016
28.02.2016
20.02.2016
13.02.2016
7.02.2016