Cennet USLU
AK Parti iktidarı, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL kapsamında çok sayıda KHK çıkardı. 688 sayılı KHK diğerlerinden farklı olarak her kesimden tepki çekti. Yüksek tepkinin sebebi, kamuoyunca tanınan ve FETÖ ile ilişiği olmadığı herkesin malumu olan çok sayıda akademisyenin üniversitelerindeki görevlerinden topluca ihraç edilmiş olmalarıydı. Kanaatimce, KHK’ların kullanımına yönelik birikmiş bir tepki de bu vesileyle açığa çıktı.
686 Sayılı OHAL KHK’sı üzerinden, tepkilere yol açan sorunların neler olduğuna bir göz atalım.
İlk olarak, OHAL KHK’sı için geçerli olan sınırlama ihlal edilmekte. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, iktidar darbecilerle ve darbenin faili olan FETÖ ile mücadele için OHAL’i talep ve ilan etti. Ne var ki kısa bir süre içinde neredeyse her şey OHAL KHK’ları ile düzenlenir oldu. Rektör seçimleri, Varlık Fonu’na girecek kıymet ve hisseler, öğrenci etüt merkezleri, kamulaştırmaya dair düzenlemeler, seçim yasakları ve bazı bildirilere imza atan akademisyenlerin ihracı gibi, darbe girişimi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan her konu OHAL KHK’ları ile düzenlenir oldu.
İktidarın OHAL KHK’larına ilişkin sınırlamaya uymaması üç bakımdan sorun oluşturuyor.
Problemin ilk boyutu bu icraatın Anayasaya aykırı olması. Anayasanın 121. maddesinin 3. Fıkrası, “olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir” şeklinde (italikler benim). Bu fıkra ile OHAL KHK’sı, açıkça OHAL’in ilan sebebi ile sınırlandırılıyor. Bu sebeple, söz konusu KHK’lar anayasaya ve hukuka aykırı görünüyor.
KHK’ların darbe dışı alanlarda kullanılmasındaki ikinci boyut, bu yolla Meclisin bypass ediliyor olması. Darbe girişimiyle ilişkili alanlarda hızlı ve sert önlemler almak gerekiyordu. Zaten iktidar bu sebeple OHAL talep ettiğinde, kamuoyunun büyük bir kısmı bu talebi makul gördü ve destekledi.
Ancak düzenleme yapılması gereken her konuyu KHK’ya almak, sadece anayasaya aykırı değil, demokratik usul ve işleyişe de aykırı. OHAL ilânıyla ilgili olmayan diğer konuların olağan yöntemler ile çözülmesi, Mecliste görüşülmesi, tartışılması ve olağan prosedüre uygun şekilde ele alınması gerekir. Böylece, düzenlemeler yapılmadan önce kamuoyu yeterince bilgilenmiş, karşılıklı görüşlerle mesele tartışılmış ve nihayet bir karara varılmış; darbecilerin hedef aldığı Meclis de demokratik şekilde işletilmiş olur.
OHAL KHK’larının darbe girişimi dışında kullanılmasındaki üçüncü boyut, AK Parti’ninkamuoyuna ve seçmene verdiği sözü tutmamış duruma düşmesi. Sözünde durmamış olmak, AK Parti gibi hem toplumun geniş kesimlerince desteklenen, hem de iktidar olan bir partinin marka değerini düşürecek bir durum. Ayrıca, ülkedeki siyasi kültürün olumsuz şekillenmesi, siyasetçilere ve siyasete olan güvenin eskiden olduğu gibi tekrar zayıflaması türünden, hepimizi ilgilendiren sonuçları da olacak.
686 Sayılı OHAL KHK’sı ile ilgili ikinci sorun, (adil) yargılanma hakkının ihlâl edilmesi. Bırakın adil yargılanmayı; herhangi bir şekilde yargılanma hakkı tanınmadan, insanlar terör örgütüne destek olmak veya terör/terör örgütü propagandası yapmak gibi suçlamalar üzerinden, sırf idari kararlarla işten atılıyor, görevlerinden ihraç ediliyor.
Söz konusu suçları bir bildiriye imza atmak yoluyla işledikleri, idare tarafından kabul edilmiş ve bu “kanıt” doğrultusunda işlem yapılmış görünüyor. İnsanların suçluluğu mahkeme tarafından kesinleşmeden işlem yapılması, idarenin kendini adeta ilk ve son yetkili mahkeme yerine koyarak böyle bir karar vermesi, hem adalete hem hukuka aykırıdır. Eğer bir suç şüphesi görülüyorsa, öyle bir suç bulunup bulunmadığına mahkemelerin karar vermesini beklemek gerekirdi.
686 sayılı OHAL KHK’sı ile ilgili üçüncü temel sorun, düşünce ve ifade hürriyeti ile ilişkili. Söz konusu bildiri yanlı olduğu, hakkaniyet gözetmediği, ortaya çıkan şiddette PKK’nın rolü ve eylemlerini görmezden geldiği, ahlâken sorunlu olduğu veya sağlam olmayan bir analize dayandığı gibi çeşitli açılardan (ve haklı olarak) eleştirilebilir.
Bildiri hakkında “PKK şiddetini görmeden devleti şiddet kullanmakla eleştirmek veya suçlamak” şeklinde bir değerlendirme yerinde olur. Lakin böyle bir değerlendirmeyi terör propagandasına uzatmak için hayli zorlamak gerekir. Bildiride açık ve doğrudan bir terör övgüsü veya terör örgütü övgüsü bulmak pek mümkün değil. Ancak dolaylı yoldan, ima yoluyla veya bir alt-metin okumasıyla, böyle bir “övgü” çıkarsanabilir.
Kaldı ki 686 sayılı KHK ile ihraç edilenler arasında, sadece “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atanlar değil; bu bildiriye imza atan akademisyenler hakkında idari ve cezai soruşturma açılmasını protesto eden ve eylemin ifade hürriyeti kapsamında görülmesi gerektiğini belirten ikinci bir bildiriye imza atanlar da bulunmakta.
Böylece ilk bildiriye imza atanların terör örgütü propagandası yapmakla suçlandığını kabul edersek, ikinci bildiriye imza atanların tam olarak neyle suçlandıkları dahi belli değil. İlk bildirideki “suç kanıtı” tavşanın suyu ise, ikinci bildiriye imza atmak adeta tavşanın suyunun suyuna dönüşmüş oluyor.
Unutulmaması gerekir ki ifade hürriyeti, öncelikle iktidarın hoşuna gitmeyen, iktidarı eleştiren, suçlayan, huzursuz eden veya öfkeye düşüren tartışmalı fikir ve görüşler için gereklidir. Can sıkmayan, hemfikir olunan, hoşa giden veya etki yaratmayan eleştirilerin zaten ifade hürriyeti korumasına ihtiyacı olmaz.
İfade hürriyetini savunan bir metnin suç olarak görülmesi, durumu iyice dramatik hale getiriyor. Bütün bu işlerdeki ironi ise, ifade hürriyetinin korunması ve genişletilmesi konusunda AK Parti’nin bir zamanlar statükoyu karşısına alma pahasına pek çok önemli ve ileri adım atmış olması.
686 sayılı KHK’daki dördüncü temel sorun, Kürt meselesinde önceden izlediği politikayı tamamen değiştiren iktidar partisinin, akademisyenler, gazeteciler ve yazarlardan da yeni politikaya uygun pozisyon almasını talep ediyor veya onları buna zorluyor izlenimi yaratmış olmasıdır. Demokratik bir rejimde bu olağan ve makul bir beklenti değil.
Birkaç yıl önce, henüz iktidarın politika değişikliğine gitmediği bir sırada, Kürt meselesinde sergilenen belirli bir esneklik ve özgürlük vardı. Bu esneklik ve özgürlük ansızın ortadan kaldırıldı. Önceden suç olarak görülmeyen fikirler, ifadeler veya eylemler birden bire suç olarak tanımlanır oldu. İktidarın yeni politikası çerçevesinde suçlananlar, haklı olarak, Kürt meselesiyle ilgili çok daha “radikal” fikir, ifade veya eylemlerin Çözüm Süreci döneminde AK Partililer ve/ya AK Partiyi destekleyen pek çok aydın ve gazeteci tarafından dillendirildiğini söylüyorlar. Bir ülkede neyin suç olup neyin suç olmadığı, iktidar partisinin izlediği politikaya bağlı olarak değişmemeli.
Örneğin geçenlerde Hasan Cemal, Fehman Hüseyin’le yaptığı röportajdan alıntıları yazısında kullandığı için terör propagandasından hapse mahkum edildi. Oysa daha yakın bir geçmişte bu tür yazılara ceza verilmiyordu. Çözüm Süreci devam ediyor olsaydı, muhtemelen buna da verilmezdi.
686 sayılı OHAK KHK’sı ile ilgili bahsedilmesi gereken son problem, akademideki muhaliflere yönelik siyasi bir tasfiye görüntüsü vermesi. İlk bildiri imzacılarına baktığımızda, genel olarak sol veya sol-Kemalist olarak tanımlanabilecek muhalif kesimleri görüyoruz. Dolayısıyla işine son verilenlerin büyük bir kısmı iktidar partisinin ideolojik karşıtlarından oluşuyor.
Her ne kadar akademide ideolojik temelli bir tasfiye yapılıyor kanaati kamuoyunda oluşmuş olsa da, ikinci bildiri imzacıları arasında İslamcı ve muhafazakâr gelenekten gelen kimseler de bulunuyor. Dolayısıyla eğer bir siyasi tasfiye endişesi varsa, bu, ideolojik temelli olmaktan ziyade, muhalif olan herkese yönelik bir karaktere bürünüyor.
Demokratik bir rejimde, insanlar iktidar politikaları ile uyumlu pozisyon almıyorlar, iktidarın politika ve icraatlarına muhalefet ediyorlar ve iktidarın rızası ve onayı aksine bildiriler yayınlıyorlar diye cezalandırılamaz.
* * *
İşte, yazı boyunca sıralamaya ve açıklamaya çalıştığım bu tür sorunlu alanlar sebebiyle, 686 sayılı OHAL KHK’sı diğerlerinden farklı olarak kamuoyunda yoğun ve sert bir tepkiye yol açtı.
Tepkiler karşısında iktidar cephesinden “bazı hataların olmuş olabileceği... bunların düzeltileceği... listenin YÖK’e geri gönderileceği” gibi değerlendirmeler geldi. Umarım 686 sayılı KHK vesilesiyle, geçici ve kişi bazlı, idari takdir kabilinden “düzeltimler” yerine, demokrasi, hukuk ve ilkeler referanslı bir hamle yapılabilir.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları











































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.03.2025
10.10.2020
28.09.2020
21.09.2020
24.02.2020
3.01.2017
24.10.2017
16.10.2017
24.09.2017