Fehim TAŞTEKİN
Türkiye’nin desteklediği örgütlerle Kürtlerin 2012-2013’te çatışmasına sahne olan Serekaniye’de kaldığım binada sabahın beşinde anlaşılmaz ama ritmik bazı seslerle uyandım. Pencereden uzandım, yandaki boş alanda Asayiş üyeleri kadın erkek karışık bir çember oluşturmuş, spor yapıyordu. İçtima vaktiydi! Bir ordu disiplini! Türkiye’nin öfkesini çekecek şekilde Rojava’da özerkliği doğuran güç işte bu içtimada kendini gösteriyor.
Rakka tarafından gelen yoldan Kobani’ye girildiğinde sağdaki yeni mezarlık, Kürtler için Rojava’yı inşa eden iradeyi temsil ediyor. Biraz geride araba mezarlığı; bombardımanda hurdaya dönenler istiflenmiş.
İslam Devleti’nin (İD) ağır taarruzuna maruz kalan kentte yeniden inşa çalışmaları, toplu konut ve onarım işleriyle sürse de bazı bölgelerde enkaz olduğu gibi duruyor. Kimileri enkaza bakıp yıkımı, kimileri Batı Kürdistan’ın doğuşunu görüyor.
Türk bayrağı ile Kürdistan bayrağının karşılıklı dalgalandığı sınır kapısının beri tarafı savaşın ağır izlerini taşıyor. Pek çok sokağa çatışmalarda ölenlerin adı verilmiş. Tabelalar o sokakta ne kadar savaşçı öldüyse hepsinin ismini taşıyor. Yıkıntılar arasında kalmış zırhlı araçlar, tanklar, havan topları ve patlamış cehennem roketleriyle manzara bir savaş müzesini andırıyor. Kent meydanında İD’den kalan iki tank, Süleymaniyeli bir sanatçının Kobani direnişine adadığı anıtı tamamlıyor.
Kobani İD’in takıntı haline getirdiği bir yerdi. TEV-DEM Dış İlişkiler Sorumlusu Ömer Alluş bunun nedenine dair çarpıcı bir anekdot aktardı: “DAİŞ Kobani’yi kuşattığında elektriği ve suyu kesti. Mazot yoktu. ‘Gelin görüşelim’ dediler. Tek istekleri görüşmekti. Kobani ve Rakka arasında bir köyde görüştük. Görüşme Kobani saldırılarından hemen önce mayıs 2014’te gerçekleşti. DAİŞ temsilcisi ‘Ebu Bekir El Bağdadi’nin selamlarını getirdim’ dedi. ‘Kürtler bizim dostumuzdur, bizim içimizde çok sayıda Kürt var. Sizden İslami Kürt devleti ilan etmenizi istiyoruz. Bütün İslam dünyası sizi tasdik eder. Bu devlet için her Müslüman beş dolar verse 5 milyar dolar eder. İslam devletini ilan ederseniz örnek olursunuz. Siz Selâhaddîn Eyyûbî’nin torunlarısınız, nasıl ki o, Kudüs’ü kurtardı, siz de Orta Doğu’daki bütün devletleri, özellikle Kuzey Kürdistan’ı ve Türkiye’yi tekrar Müslümanlığa döndürebilirsiniz’ dedi. Ben de dedim ki ‘Madem Erdoğan sizin dostunuz, neden Türkiye’ye karşısınız?’ O da dedi ki ‘Siyaseti bilmiyorsunuz. Erdoğan zındıktır. Şu anda ona el veriyoruz, onunla yardımlaşıyoruz, çünkü çıkarlarımız var. Erdoğan Yahudilerin dostudur.’ Ben de ona ‘İslam devleti kurmak gibi bir niyetimiz, projemiz yoktur’ deyip konuyu kapattım.”
Abluka ve ambargo yeniden inşayı zorlaştırıyor
Kobani Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın müjdelediği gibi düşmedi, yıkıldı. Şimdi ayağı kalkmaya çalışıyor. Fakat işler yavaş ilerliyor. Küçümsenemeyecek nedenleri var: Ambargo ve abluka; Rakka, Menbic ve El Bab taraflarına yayılan savaş.
Rojava’yı sıkboğaz eden, Kobani’deki yeniden yapılanmayı yavaşlatan ekonomik durumu Cezire Kantonu Maliye Eş Bakanı Halid Mahmud’dan dinledim. Tablo pek gri: “Dört taraftan kuşatma altındayız. (...) Sınırlar kapalı, normal yollarla ticaret yapamıyoruz. Serekaniye ve Tel Abyad’ı özgürleştirdikten sonra Türkiye buralardaki sınır kapılarını kapattı. (Güney Kürdistan sınırındaki) Semelka da marttan beri tamamen kapalı. Çok ihtiyacımız olan çimento, demir, ilaç, çocuk maması ve teknolojik ürünler getiremiyoruz. Temmuzda bize kola, su ve seramik gibi ihtiyacımızın olmadığı ürünler satmak istediler. Bizden de buğday, pamuk ve mercimek almak istediler. Fakat biz halkın ihtiyaçlarını dikkate alarak stratejik ürünleri stokluyoruz. O yüzden satış yapamadık. Güney Kürdistan kurbanlık hayvan alıyor. Bunlar da İdlib tarafından geliyor, Semelka’dan çıkıyor. Biz sadece az bir vergi alıyoruz. İzin verilen ürünlere de fazla vergi koyuyorlar. Şekere kota uygulanıyor. Jeneratöre izin yok. Sadece 10 amperden düşük olanlara geçit veriyorlar. 10 amperle buzdolabı bile çalışmıyor. (...) Ambargo yüzünden Türkiye ve Irak tarafından mal giriş-çıkışı gayrinizami. Yasa dışı gelen mallar, aracılara ödenen paralar yüzünden pahalı. (...) Semelka resmi kapı olmadığı için BM de buradan yardım gönderemiyor. Resmi kapılar Türkiye sınırında, onlar da kapalı. Yardımların gelmesi için çok uğraştık ama Türkiye üç yıldır izin vermiyor. Kaçakçılar Türkiye’ye pamuk sokuyordu. Türkiye Rojava’dan geldiğini anlayınca onu da durdurdu. (...) Suriye’nin diğer bölgeleriyle ticaretimiz var. Azez ve İdlib tarafından Menbic’e, oradan buraya ürünler geliyor. Tüccarlar bir yolunu buluyor. Tüccarlar buradan bazı şeyleri, Rakka yolundan Suriye’nin diğer bölgelerine götürüyor. İlacı da Rakka üzerinden getiriyorlar ama ‘Rojava’ya götürüyorum’ demiyorlar. Buradan da başka yerlere dizel taşıyorlar. (...) Yönetim hava yoluyla her şeyin getirilmesine izin vermiyor. Mesela okullardaki müfredatı değiştirdikten sonra yeni kitapları basmak için matbaa getirmek istedik, izin çıkmadı. Tüccar kara yoluyla Rakka üzerinden getirdi ama maliyeti çok yükseldi. Rejim MR ve anjiyo gibi tıbbı cihazların getirilmesine izin vermiyor. İnsanlar tedavi için Şam’a gitmek zorunda. Bu, büyük şehirlere mecbur etme politikası. Petrol buradan çıkıyor ama rafineri Humus ve Banyas’ta. Federasyon projesinden sonra engeller daha da arttı. (...) Bölgemizde bin 200 petrol kuyusundan 300'ü çalışıyor. 300 kuyu kendi ihtiyacımızı karşılamak için. Hepsini çıkarsak ne yapacağız? Bunlar ham petrol, rafinerimiz yok. Kaçak yollarla bir tane petrol işleme ünitesi aldık ama küçük. Ham petrolün işlenmesi için gerekli teknik ve kimyasal malzeme yok. Irak Kürdistan’ı zenginleştirme için gerekli olan oktanın girişine izin vermiyor. (...) Ambargo ve ablukaya rağmen umutsuz ve çaresiz değiliz. Buğday, pamuk, petrol ve suyumuz var. Petrolü işledikten sonra uygun fiyata halka satıyoruz. Vergi topluyoruz. YPG hariç 35 bin kişiye maaş ödüyoruz. Buna Asayiş görevlileri ve öğretmenler dahil. Aylık maaş bütçemiz 1 milyar Suriye lirası. (...) Elektrikle ilgili sorunlar var ama Suriye geneliyle kıyaslandığında durum daha iyi. Elektrikte iki kaynağımız var: Biri devletin verdiği elektrik, diğeri gaz ve mazot kullanarak elde ettiğimiz elektrik. Santrallerden elde ettiğimiz elektriği hastane, fırın, okul ve kamu binalarına veriyoruz. Evlere de günde 12-13 saat elektrik verebiliyoruz. Tişrin Barajı’ndan şu anda elektrik alamıyoruz. Barajı İD’den özgürleştirdiğimiz sırada Türkiye barajı tahrip etmek için fazla su verdi. Durumu kontrol ettik, bu kez suyu kestiler. Şu anda elektrik üretmek için yeterli suyu alamıyoruz. Santrali çalıştırdığımızda sorunumuz kalmayacak.”
Bir türbeden arda kalan
Kobani’nin doğusundaki Tel Abyad ile Fırat’ın batısındaki Menbic, İD’den kurtarıldıktan sonra Kürt, Arap ve Türkmen ortaklığının test edildiği yerler.
Kobani’den güneye Fırat’ın batısına geçmeden önce Karakozak köprüsünün yanındaki yerle yeksan edilen Süleyman Şah Türbesi’ne gittim. TSK İD tehdidi karşısında 2015’te, Türk hükümetinin talimatı ve YPG’nin yardımıyla sandukaları aldıktan sonra türbe ve yanında Türk askerinin kaldığı binayı dinamitlerle havaya uçurmuştu. Ve hükümet bunu halka zafermiş gibi sunmuştu. Türbeden geriye molozlar, her bir tarafa saçılmış kum turbaları, bahçe duvarlarında paramparça olmuş mermerler ve hırpalanmış palmiye ağaçları kalmış.
Fırat’ın karşı yakasındaki dağın yamacına ağaçlar Arapça ‘Allah’ kelimesini oluşturacak şekilde tıraşlanmış. İD’in kısmen havaya uçurduğu Fırat üzerindeki köprü hala iş görüyor. Fırat’ın batısına geçtikten sonra TIR ve kamyon parkları bu bölgenin ne türden bir kavşak olduğu konusunda fikir veriyor. Deyrezor ve Rakka’dan gelip Halep ve Türkiye sınırına giden yük kamyonları ve petrol tankerleri buralarda mola veriyor. Güzergâhtaki araç yoğunluğu, İD’in kontrol ettiği bölgelerle ticaretin boyutlarını da resmediyor. Menbic’e girmeden soldaki tahıl filosu bölgenin en büyüğü. Amerikan uçakları silonun üstündeki katı bombalayarak çökertmiş.
Menbic kendi halinde
Türk hükümetinin YPG’yi uzaklaştırmak için aylardır girmekten bahsettiği Menbic’in nüfusu köyleriyle birlikte 500 bini aşıyor. YPG ve YPJ kent içinde görünür değil. Rastladığımız araçlar Asayiş’e ait. Kent merkezinde neredeyse hiç kontrol noktası yok. Kent kendi halinde, sokaklar hareketli. ABD’nin vurduğu köprüler onarılmaya başlamış. İD’in infazlarda kullandığı anıt teknenin üzerindeki ‘çarmıh’ kaldırılmamış. Kentteki gidişat Menbic Sivil Meclisi ve Menbic Askeri Meclisi’nden soruluyor. Kürtler Apocu bir dönüşümün şartlarını oluşturmaya çalışsa da Arapların tepkisini çekmemek için fazla ortalıkta görünmüyor. Rojava projesi açısından handikap sadece Arap-Türkmen yoğunluğundan kaynaklanan demografik faktörle sınırlı değil, muhafazakar damar El Bab gibi burada da çok güçlü.
Fırat Kalkanı Operasyonu’nun şiddeti kente bir kilometrelik mesafede hissediliyor. TSK’nin elindeki Cerablus ve El Rai coğrafi, demografik ve ekonomik büyüklük açısından Menbic’in yanında küçük birer köy gibi kalıyor.
Kürtlerin Arap, Türkmen ve Ermenilerle birlikte bir düzen oturttuğu Tel Abyad da ölçek açısından Menbic ile kıyaslanamaz. Tel Abyad, İD’den kurtarılırken Arap ve Türkmenlere karşı etnik temizlik yapıldığı suçlamaları ile gündeme gelmişti.
Tel Abyad’da asayiş berkemal
Tel Abyad’ın ahvalini de TEV-DEM Dış İlişkiler Sorumlusu Ömer Alluş’a sordum. Alluş’a göre İD’le bağlantılı olan ya da 2013’te Kürtleri göçe zorlayan bazı aileler dışında bölgeyi terk eden insanlar evlerine dönmüş durumda. Araplar ve Türkmenler yönetime ortak oldu ancak Türkmenler kendilerine ayrılan yerleri doldurmakta zorlandı. Alluş’un mevcut durum, yönetim yapısı ve diğer halklarla ilişkilere dair verdiği bilgiler şöyle:
“Dönmeyenler katliam yapan ve DAİŞ’e katılanlardır. Savaş sırasında Saylem, Hızveyli, Haznevi, Safaviyye, Geyşiş köylerinde evler yıkıldı. Sebebi uçaklarla yapılan bombardımandır. Eğer biz yıksaydık Kuneytra köyünü yıkardık çünkü Kürtleri öldüren aile orada yaşıyordu. Orada tek evin penceresi kırılmadı. Bu köylerin halkı döndü, evleri yıkılanlar bizim temin ettiğimiz çadırlarda yaşıyor. Bu köyler için uluslararası kuruluşlardan yardım istedik ama yapmadılar. (...) Tel Abyad’ı özgürleştirdiğimizde kent boşalmıştı. 18 Haziran 2015’te şehre girdiğimizde günlük 500 paket ekmek asker ve sivillere yetiyordu. Birçok insan sınırda bekliyordu, Türkiye’ye geçmemişti. Ramazan’ın ilk günüydü. İnsanlardan dönmelerini istedik. Halk perişandı, mecburen gelenler oldu. Onlarla ilgilendik, bizden kötülük görmeyince diğerlerini arayıp gelmelerini istediler. Ramazan’ın yarısına kadar halkta korku vardı. Dükkânlarını açmadılar. İkinci yarısından sonra halk dükkânlarını açmaya ve hayat normale dönüşmeye başladı. Aşiret büyükleri bizimle ilişkiye geçti. Önde gelen insanlarla 15 Temmuz 2015’te Rusipiler Meclisi’ni kurduk. Mecliste beş kanaat önderi vardı. İlk toplantıyı bir benzin istasyonunda yaptık. Daha sonra Demokratik Özerklik Meclisi’ni oluşturduk. Bir Kürt kadın ile Arap aşireti Muassaf’tan bir erkek meclisin eş başkanlığını yapıyor. Sağlık, eğitim, ekonomi ve yerel yönetimler gibi alanlarda 11 komite kurduk. Her komitenin eş başkanları var. Her komitede Kürt, Arap ve Türkmen yer alıyor. Türkmen nüfusu az olduğundan katılım gösteremiyor. Sırf çalışmalara katılsınlar diye şehirde onlara evler ayarladık. Köyleri şehre uzak. Mesela İbrahim El Hasan hukuk komitesindeydi. Şimdi Demokratik Suriye Meclisi’nde İlham Ahmed’in yanında eş başkan yardımcısı. Ona ev ve araba tahsis ettik. Maalesef Türkmenlerin çoğu DAİŞ ile birlikte hareket etti. Buna rağmen aile yakınları DAİŞ’e katılmamışsa onları da yönetime aldık. Temel haklar sadece Kürtler için değil. Bu siyasal ve toplumsal örgütlenme projesidir. Amaç sadece bir yönetim oluşturmak değil. Mahalle meclisleri ve köy komünleri kurduk. Türkmen çocuklarına Türkçe dersi vermek istedik ama öğretmen bulamadık. Süluk Belediyesi’ne Türkçe tabela yazmak istedik, yazacak kişi bulamadık.”
Evet, Rojava’da bir hikâye yazılıyor. Bir taraf için umut, diğer taraf için tehdit. Her hâlükârda izlenmeye değer bir hikâye.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları











































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025