Fehim TAŞTEKİN
Suriye krizi nadir bulunacak bir savaşın bütün çelişkilerini içeriyor. O yüzden günü gününü tutmayan tutumlar üst üste biniyor.
Halep’in Batı-Körfez destekli silahlı grupların elinden kurtarılmasından sonra bölgesel aktörlerin takındığı pozisyonlar ibretlik. Suudi Arabistan ve Katar pokerci kılığında; renk vermiyor. Halbuki son birkaç yıldır kral ve emirin ne olması gerektiğine dair buyurganlığına alışmıştık! Muhtemelen Donald Trump’ın parmak şıklatmasını bekliyorlar.
‘Vekâlet savaşı’nın bu iki finansörü ortalıklarda yokken Türk hükümetinin oryantal figürleri epey baş döndürdü. Yeni ve mühim ortak Rusya’nın senaryosuna göre oynamak, kendi istikbalinden başka bir şeyi düşünemeyen biri için en güvenli patika. Tutunduğu her iddiayı ilk dönemeçte uçuruma atmak mutlak bir trajedi. Dönebiliyor ya, gerisi kimin umurunda! Sağlıklı, öngörülebilir ve doğru çizgiyi tutturan bir nedamet olsa gam değil.
Lime lime dış siyasetin hali bir yana Ankara’nın tutturduğu son istikametin sahaya yansımaları önemli.
Suriye’de Türkiye’nin Rusya ve İran’la çalışmaya başlamasına paralel olarak silahlı gruplar arasında çok keskin bir ayrışma yaşandı. Rusya’nın yönettiği sürece yanaşanlarla bunu reddedenler arasında bir hesaplaşma. Aslında bu, Rusya ve İran’ın çözüm anlayışına uygun bir sonuç. Özellikle Rusya, Cenevre sürecinde ‘makul ve vatansever muhalefeti’ diğerlerinden ayırmakta ısrarlıydı. Rusya, Astana öncesi Türkiye’yi Batı-Körfez ekseninden çekip savaşın seyrini değiştirmek için bu makul muhalefetin kapsamını eski Kaidecileri de sepete koyacak kadar genişletti. Rusya’nın derdi sonu gelmez çatışma döngüsünden kaçınmak ve Donald Trump işe koyulurken karşısına yeni ve avantajlı verilerle çıkmak.
TÜRKİYE’NİN AYRIŞTIRAN ROLÜ
Öncesinde Ahraru’ş Şam ile Nusra Cephesi arasındaki birleşme tartışmaları ayrışmanın zeminini hazırlamıştı. Önde gelen Selefi liderler, Suriye’de kesin bir sonuç almak için cihadi yapıları tek bir çatı altında toplamaya çalışıyordu. Birleşmenin önünü açmak için Nusra, görünüşte de olsa El Kaide’den ayrıldı ve adını Şam’ın Fethi Cephesi olarak değiştirdi. (Kafa karıştırmasın diye örgütü Nusra diye anmaya devam edeceğim.) Ahrar’ın bir kanadı Nusra ile ortaklıktan yanayken diğer kanadı Türkiye-Katar’ın telkinleriyle buna direndi.
Bu ayrışmayı düşmanca saflaşma sürecine sokan bazı gelişmeler yaşandı:
– En önemlisi Halep’te Suriye ordusunun önünü açan çekilme pazarlığıydı. Malum Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Kaide ile bağlantısını itiraf edercesine Rus lider Vladimir Putin’e Nusra’yı Halep’ten çıkarma sözü verdi. Unuttuğu şey El Kaide geleneğinden gelen Nusra’nın yardım alsa da emir almayacağıydı. O yüzden Nusra’yı değil ancak ortaklarını etkileyebildi. Haliyle Nusra, Doğu Halep’teki hezimetten Türkiye’nin dümen soyuna giren Ahrar ve ortaklarını sorumlu tutuyor.
– Türkiye’nin Halep’ten tahliye edilen savaşçıları Fırat Kalkanı Harekatı’na asker yapma girişimleri de ayrışmayı artıran bir diğer etken oldu.
– Astana süreci ve ateşkes dışı tutulan Nusra’nın hedef alınacağına dair açıklamalar süreci iyice keskinleştirdi. Nusra’ya göre Ahrar ihanet içindeydi ve artık devrimin bir parçası değildi.
– Bunlara ilaveten ABD, İdlib ve Halep kırsalında Rusya’yı yalancı çıkarırcasına Nusra’yı hedef aldı. Nusra son bir ayda Ebu Ayşe el Tunisi, Ebu Musab el Cezairi, Ebu Hasan el Tiftnazi gibi liderlerin de arasında olduğu 100’ün üzerinde adamını kaybetti. Nusra ve bağlantılı örgütlerin lider kadrolarına yönelik suikastlar sıklaştı. Bu gelişmeler üzerine Nusra diğer örgütlerle birleşme çabalarını artırırken Halep, Doğu Guta ve Humus gibi yerlerden tahliye edilen yeni militanların yeni adresi İdlib’te kendini sağlama almak için saha temizliğine başladı. Nusra’nın hedef aldığı Sukuru’ş Şam (Şam Şahinleri), İslam Ordusu İdlib Bölüğü, Ceyşü’l Mücahidin (Mücahitler Ordusu), Festakim ve Cephetü’ş Şamiye (Şamlılar Cephesi) yok olmamak için Ahraru’ş Şam’a katıldı. Buna karşın Liva el Hak, Ensaru’d Din, Ceyşu’l Sunne ve Nureddin Zenki de Nusra’nın safına geçerek ‘Şam’ın Kurtuluşu Heyeti’ isimli yeni bir çatı örgütü kurdu.
Gelinen noktada Ahrar’ın safında şu örgütler yer aldı:
Ceyşü’l İslam (İdlib), Ceyşü’l Mücahidin, Ketaib Suvvar eş-Şam, Ketibet el Mutasım Billah, Ketibet en-Nasır Selahaddin, Ketibet el Valaa ve’l Bera, Ketibet Bayarık el Cebel, Ketibet Şuheda el Cebel, Ketibet Usud es-Sünne, Liva Ahrar el Cenub, Liva el Kerame, Liva Halid bin Velid, Liva Mikdad bin Amro, Mücahidi ibn Teykiyye, Cephetü’ş Şamiye, Sukuru’ş Şam ve Tecammu Festakim Kema Ümirte.
Şu örgütler de Tahriru’ş Şam’ı oluşturdu:
Nusra, Hareket Nureddin Zenki, Cebhet Ensaru’d Din, Cebhet Fatih eş-Şam, Ceyş es-Sünne, Cemaat Fursan es-Sünne, Kataib el Sehabe, Kataib Sukur el İzz, Ketibet er-Raşid, Ketibet Kavafil el Şuheda, Ketibet Usud el Harb, Ketibet Usud er-Rahman, Liva Ahrar el Cebel, Liva el Abbas, Liva el Hak, Liva el Temkin ve Siriyat el Aksa.
(Bu listede yerel başka örgütler de var)
Tahriru’ş Şam’a emir olarak Ahrar’uş Şam’ın radikal kanadını örgütleyen Ebu Cabir (Haşim eş-Şeyh) seçildi. Örgütte Emir, Ebu Cabir olsa da çatı örgütünde genel askeri komutan Nusra’nın lideri Ebu Muhammed el Colani.
Bir dönem Irak’ta El Kaide saflarında yer almış olan Ebu Cabir, 2014’te Hasan Abbud’un öldürülmesinin ardından Ahrar’a liderlik etmişti. Ahrar’ın finansörleri, örgütü ‘ılımlı’ ve ‘makul’ bir muhatap haline getirmek için Ebu Cabir’i kızağa almış, o da geçen yıl örgüt içindeki radikal 16 grubu Ceyş el Ahrar ismiyle örgütlemişti.
Ahrar’ın askeri sözcüsü Abu Yusuf Muhacir, Ahrar’ın ikinci adamı Ebu Salih Tahan, Ahrar’ın eski kadısı Ebu Feth el Fergali de Tahriru’ş Şam’a geçti. Şeyh Abdurrazzak el Mehdi, Şeyh Ebu’l Haris el Masri, Şeyh Ebu Yusuf el Hamavi, Şeyh Ebu Tahir el Hamavi, Şeyh Muslih el Ulyani gibi selefi liderler de “Devrim şimdi başlıyor” mottosuyla Tahriru’ş Şam’a destek verdi.
Ahrar’dan kopanların rengine bakıp bu ayrışmanın ılımlılar ile radikaller arasında olduğu sonucunu çıkarmak yanıltıcı olabilir. IŞİD, Nusra ve Ahrar özleri itibariyle cihadi düşünceden beslenen hareketler. Aralarındaki farklılıklar yürüttükleri mücadelenin yöntemi, kapsamı ve ittifak ilişkileriyle ilgili. Üstelik Nusra ile birleşen kanatta CIA’in ‘ılımlıları’ da var. ABD’nin TOW füzesi verdiği Nureddin Zenki gibi… Düne kadar Nusra’nın terör örgütü listesine alınmasına “Nusra devrimin bir parçasıdır” diyerek itiraz edenler bugün Ahrar’ın kanatları altında buluşanlardı. Şimdi Nusra onları devrime ihanet etmekle suçluyor.
TÜRK-SUUD ORTAKLIĞINA NE OLDU?
Bu ayrışmayla, 2015’te Halep’i düşürmek için Türkiye ile Suudi Arabistan’ın ortak operasyonuyla kurulan Fetih Ordusu da resmen çökmüş oldu. Türk-Suud ortaklığı buharlaşmış oldu.
Türkiye’nin bu ayrışmada katalizör olduğu ne kadar belirginse Suudi Arabistan’ın nerede durduğu o kadar belirsiz. Pek suskunlar. Muhtemelen Trump’ın vereceği koordinatları bekliyorlar. İran’la ilgili Trump’tan istediği haşinliği peşinen gören Suudi Kralı Selman, Suriye’de Obama yönetimine çıkardığı arızaları yeni başkana çıkarmayabilir. Yeter ki yılanın başı olarak gördükleri İran’ı hedef tahtasına oturtsun! Yeter ki İran’ın Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’deki nüfuzuna savaş açılsın! Trump bunu yapmaya yeminli ama nasıl yapacağını bilen yok. Üstelik Suriye’de Barack Obama’dan farklı bir yol izlemeyi ve Putin’le çalışmayı vaat ederken Rusya’nın oyundaşı İran’ı nasıl by-pass edeceği meçhul.
Riyad renk vermese de Suriye’deki Suudi unsurların izledikleri yol her sokağa çıkabiliyor. Bu noktada üç isimden bahsedeceğim:
– İlki pek medyatik olanı; Suudi vatandaşı Şeyh Abdullah el Müheysini. Silahlı isyan patlak verdikten bir süre sonra Suriye sahnesine çıkan Müheysini, Tahriru’ş Şam’ın mimarlarından biri. Bir dönem IŞİD ile Nusra arasında, bir süredir de Nusra ile diğer gruplar arasındaki anlaşmazlıkları çözme çabalarıyla öne çıktı. Kimilerine göre Suudi istihbaratının Truva atı, kimilerine göre ikinci bir Usame bin Ladin. Onun babası da Bin Ladin’in ki gibi inşaatçı.
– İkinci isim Suudi istihbaratının güdümündeki İslam Ordusu’nun liderlerinden Muhammed Alluş. Türk-Rus oyununa razı oldu. Şam kırsalında hava operasyonuyla öldürülen kardeşi Zahran’ın yerini dolduramayan Alluş, Astana’ya giden heyetin başındaydı.
– Üçüncü adam ‘Suudi’ etiketli Ahmet Cerba. O da Türkiye’nin canını sıkacak bir istikamette ilerliyor. Bir dönem Suudilerin adamı olarak Suriye Ulusal Koalisyonu’na başkanlık eden Cerba, ABD’nin eğittiği 3 bin aşiret üyesiyle Suriye Demokratik Güçleri ile birlikte Rakka operasyonuna katılacağını duyurdu.
Suud unsurlarının farklı istikametleri kafa karıştırabilir. Ama Riyad’ın İran ve müttefiklerine yönelik alerjisi kolayca geçmez. O yüzden Suriye’de yönetim değişikliğini olası kılacak ne varsa yapmaktan imtina etmeyeceklerdir. Bu refleks Demokrat ya da Cumhuriyetçi fark etmez Amerikan bakış açısına da uyuyor.
Burada Suud-Amerikan ekseninden çıkması çok zor olan Ürdün’e de küçük bir parantez gerekiyor. Kral Abdullah’ın son zamanlarda Şam’a yaptığı kurlara bakılırsa Suriye’de devrim projesinin lojistik hatlarından biri daha çöküyor. Rey el Yevm gazetesine göre Ürdün ve Suriyeli komutanlar, Amman’da buluşup işbirliğini görüştü. Bu türden bir temas beş yıl aradan sonra ilk. Bu buluşmayı anlamlı kılan Kral Abdullah’ın Moskova ziyaretidir. Ürdün, Trump’ın politika değişikliği için ön hazırlık da yapıyor olabilir. Kral Abdullah, Suriye’nin güneyinden açılan cephenin lojistik koridoru olmayı pek içine sindirememiş; hatta Esad yönetimine mealen “Beni mazur gör” diyen bir mesaj da iletmişti.
TÜRKİYE’YE OLASI YANSIMALARI
Suriye krizi nadir bulunacak bir savaşın bütün çelişkilerini içeriyor. O yüzden günü gününü tutmayan tutumlar üst üste biniyor.
Sahadaki yeni düzenin hem Suriye krizinin seyrini değiştirmesi hem de dışarıya özellikle Türkiye’ye yansımaları önemli. Fırat Kalkanı Harekâtı ile birkaç yıl torpil geçtiği IŞİD’in düşmanlığını kazanan Türkiye, İdlib cephesinden de El Kaide soslu örgütleri (Tahriru’ş Şam) başına bela almış oldu. İdlib’te üzerinde Türkçe “Ölüm İncirlik’ten geliyor” yazılı Türk bayrağını çiğneyen militanların gösterisi yeni bir evreye işaret ediyor. 5 yıldır bunları baş tacı edenlerin aklı “Bunları birbirine kırdırarak belayı bertaraf ederiz” mantığıyla çalışıyorsa küçük bir hatırlatma iyi gelir: Cihadi saflardaki kutuplaşma 2014’te IŞİD’i büyüttü. Bu sefer de daha keskin, savaşkan, kararlı ve tavizsiz olan ötekilerini yutacak.
Ahrar savaşçı sayısının 24 bine çıktığını bir infografikle duyurdu. Ancak tersini söyleyenler de var. Şarku’l Evsat’a göre çözülmelerin ardından Ahrar’ın savaşçı sayısı 3 bine düşerken Tahriru’ş Şam’ın savaşçı sayısı 31 bini buldu. Nereden bakarsan Rus ruleti!
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları







































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025