Fehim TAŞTEKİN
Ankara’nın Şam’la yeniden el sıkışmasının önünde Kürtler bir ‘diyet’ olarak duruyor. Kürtlerin bu kez eli daha da zayıflamış olmakla birlikte Şam’ın Ankara’yı memnun edecek bir tercihte bulunup bulunmayacağı belirsiz. Burada da Rusya’nın yönlendirmesi önem kazanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump dün, “Suriye’de IŞİD’i yendik, Trump başkanlığı döneminde orada bulunmamızın tek nedeni oydu” tweet’iyle pimi çekilmiş el bombasını evvela kendi yönetim birimlerine atmış oldu. Beyaz Saray, Pentagon ve Dışişleri’nden afallaya afallaya gelen açıklamalar kararın koordinasyon sağlanmadan alındığını gösteriyor. Trump’ın şoke ettiği ekibinde küplere bindiği söylenen Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton da var.
Önce Pentagon Sözcüsü Bob Manning, Trump’ı yalanlarcasına, “Şu an için ortaklarımızla çalışmaya devam ediyoruz” dedi. Bunu, Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders’ın, “IŞİD’e karşı zafer, operasyonun sona erdiği anlamına gelmiyor. Bir sonraki aşamasına geçiş için ABD birliklerinin eve dönüşünü başlattık” açıklaması izledi.
Sonra bir yetkili planla ilgili detaya girdi:
– Çekilme, IŞİD’e karşı son operasyon tamamlandıktan sonra başlayacak.
– ABD askerleri Suriye’den 60 ile 100 gün arasında çekilecek.
– Ülkedeki Dışişleri personeli 24 saat içinde tahliye edilecek.
Bir yetkiliye göre Trump çekilme kararını cuma günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yaptığı telefon konuşmasında aldı. Bir başka yetkili, “Kendi kararını verdi. Erdoğan’la tartıştığı bir şey değildi. Sadece Erdoğan’a kararını bildirdi” diyerek bunu yalanladı.
Farklı kaynaklara göre karar açıklanmadan önce Pentagon’un sahadaki ortağı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile paylaşıldı.
***
Daha aybaşında Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Fırat’ın doğusunda 35-40 bin kişilik ordu kurma planının henüz yüzde 20’lik kısmını tamamladıklarını ve işe devam ettiklerini söylemişken birden bire çekilme kararına nasıl gelindi?
Önce bunu şaşırtıcı olmaktan çıkartan bir-iki hatırlatma yapalım:
Trump yönetiminin 2016’daki seçim vaadi Suriye’den derhal çekilmekti. Fakat hem Pentagon hem de Körfez’deki ortaklarının baskısıyla çekilme planı rafa kalkarken sahadaki askeri varlık üç temel hedefle güncellendi:
– IŞİD yenilecek.
– İran unsurları çekilecek.
– Suriye’de siyasi geçiş sağlanacak.
Hesapta Fırat’ın doğusunda kontrol edilen bölge, Suriye’nin geleceğini şekillendirirken en önemli koz olacaktı. Bunu Rex Tillerson, Dışişleri Bakanlığı koltuğuna veda etmeden önce dillendirmişti.
Bu arada Trump, Körfez’deki müttefiklerini, “Siz asker gönderin, para verin” diyerek işin içine sokmaya çalıştı. Araplardan 4-5 milyar dolar para beklerken Fırat projesine gelen fon 350 milyon doları ancak buldu. Güya Arap NATO’su kurulacak, Suriye’de konuşlanacaktı. Bu da katıksız bir fanteziydi.
İran’ın elini kolunu kesme hedefiyle ilgili de planın ayakları yere basmıyordu. Amerikalılar, SDG ile Deyr el Zor’dan Ürdün sınırındaki Tanaf üssüne kadar inerek Irak-Suriye sınırını İran’a kapatmaktan bahsediyordu. Suriye ordusu hızlı bir hamleyle bunu suya düşürdü. İran’ı geriletme stratejisi yürümezken bu konuda Rusya ile çalışmanın daha kestirme yol olduğu görüldü. Amman Operasyon Odası’nın kontrolündeki Güney Cephesi, Rusya’nın İran unsurlarını sınırdan 80-100 km uzaklaştırma vaadi karşısında, ABD’nin muhaliflerin fişini çekmesiyle çöktü. Bu strateji İran açısından da makbuldü. Sonuçta müttefiki Suriye kazanıyordu.
IŞİD bittikten sonra ABD’nin Suriye’de İran’ı bloke etme bahanesiyle kalmasının zorlaşacağı aşikârdı. Üstelik bu planla Türk-Amerikan ilişkileri rayından çıkıyordu.
Bu yüzden yeni bir strateji arayışı başladı. Ana fikir, 300-400 milyar dolar gerektiren Suriye’nin yeniden inşa sürecine omuz verme karşılığında bu ülkedeki siyasal değişimi satın almak. Bunun için de Şam’la diyalog kaçınılmazdı. (Bu konuyu 19 Aralık’taki Gazete Duvar yazımda anlatmaya çalışmıştım.) Beri tarafta Astana sürecinde Türkiye, İran ve Rusya yol alıp anayasa komitesi kuracak noktaya gelirken Araplar arasında, “Bir Arap ülkesinin geleceğini başkalarına bırakamayız” diyen bir anlayış karşılık bulmaya başlamıştı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Şam’a heyet göndermesi, Bahreyn’in Şam’a sıcak mesajlar vermesi, Ürdün-Suriye sınır kapısının açılması, Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir’in Şam’ı ziyaret etmesi ve Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşünün yolunun açılması bu konseptte gelişti.
Bu gidişat, istenilen sonucu verdiği takdirde ABD mecburen Suriye’deki hikayesine nokta koyacaktı. Ama yeni strateji de bu kadar hızlı çekilmeyi gerektirmiyordu. İşte burada Türkiye faktörü devreye giriyor. Ankara, Fırat’ın doğusuna operasyon baskısıyla Trump’ı Türkiye ile Kürtler arasında bir seçim yapmaya itti. Amerikan yönetimi 2016’dan beri bu noktaya gelmemek için Türkiye’yi teskin ve oyalama taktikleri izliyordu. Belki Trump da Ankara’nın baskısını kendi orijinal çekilme planına dönmek için bir fırsata dönüştürmüş olabilir.
Türkiye’yi yeniden kazanma ve Rus çemberinden çıkarma kaygısı Amerikan yönetiminin bir kanadında zaten baskındı. Türkiye’yi çekme hesabıyla, Dışişleri, Rus S-400 anlaşmasından vazgeçmesini temin için Türkiye’ye Patriot füze sisteminin satışını onayladı. Bu hamlenin ikincisi şimdi Suriye’de gelişiyor.
***
Bundan sonra ne olacak? Bir sürü belirsizlik var. Bir kere çekilme süreci uzayabilir. Şimdilik 2-3 aylık takvimden bahsediliyor. Trump’ın kararına karşı Pentagon ve Kongre’den itirazlar gelmeye devam ederken çekilme dallanıp budaklanabilir. New York Times’a sızdırılan bilgilerde görüldüğü gibi Savunma Bakanı Jim Mattis gibi isimler “Kürtlere ihanet olur”, “Kürtler Türkiye’nin saldırısına maruz kalır”, “Rusya ve İran’ın nüfuz alanı açılır”, “Kürtleri terk etmek, ABD’nin Afganistan’dan Yemen ve Somali’ye uzanan coğrafyada yerel savaşçıların güvenini kazanmasını zorlaştırır” gibi argümanlarla sürece yeni boyutlar katabilirler. Ki Trump’ın dediği gibi IŞİD’in işi bitmiş de değil. Mattis’in yanı sıra Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, IŞİD’le mücadele koordinatörü Brett McGurk, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey de IŞİD’in belli bölgelerde hâlâ kontrolünü sürdürdüğünü söylüyor. Elbette çekilme IŞİD’e karşı operasyonların biteceği anlamına da gelmiyor. ABD operasyonları Irak ve Türkiye üzerinden sürdürülebilir.
***
Bilinmeyen bir diğer husus, Trump’ın çekilme karşılığında Erdoğan ile bir pazarlık yapıp yapmadığı. Amerikan askerlerinin çekilmesi, otomatik olarak Türkiye’nin planladığı operasyona yeşil ışık yakıldığı anlamına gelmiyor. Yine de sormak gerekiyor; Trump, Erdoğan’a, “Biz çekiliyoruz, sen de rahat ol, bu işi siyasi süreç ile halledelim” demiş olabilir mi? Ya da Araplar için düşlediği jandarmalığı NATO’daki müttefikine vererek Amerikan çıkarlarını bu şekilde sürdürmeyi uygun görmüş olabilir mi? Böyle olduğunu düşünenler yok değil. Mesela Yeni Amerika Güvenlik Merkezi’nden Nicholas Heras, “Görünen şu ki Trump, Erdoğan’ın Suriye’deki yükü ABD’nin sırtından alma konusundaki sözlerine inandı” diyor.
***
Yeni bir denge oluşurken Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna geçip geçmeyeceği konusunda Rusya’nın tutumu kritik hale geliyor. Operasyonun önünü açarak hem Amerikan askeri varlığını zora sokmak hem iki NATO müttefiki arasında çatlak yaratmak hem de Kürtleri Şam’la uzlaşmaya mecbur etmek Rusya için kullanışlı bir tercihti. Ama ABD’nin çekilmesi bunu bir tercih olmaktan çıkarabilir. ABD’nin yerini Türkiye’nin alması ne Rusya ne İran ne de Suriye’nin işine gelir. Ayrıca Rusya Kürtleri hesaba katmadan bölgede kalıcı çözümün olamayacağını görüyor. Bu konuda Türkiye ile anlaşamadıklarını zaten gizlemiyorlar.
***
Manzara pek puslu ve Kürtleri neyin beklediği belirsiz. Kürtler 2014’te ‘davetsiz’ gelen Amerikan yardımıyla projeyi büyütüp Rakka ve Deyr el Zor’a gitmeye karar verirken üç beklenti içindeydi:
– IŞİD’i Fırat hattında tehdit olmaktan tamamen çıkarma.
– Türkiye ve Suriye ordularının olası operasyonlarına karşı korunma.
– Siyasi tanınma.
Sahada Amerikan varlığına diplomatlar da eklendi ama demokratik özerk yapının tanınması konusundaki beklenti karşılık bulmadı. ABD’nin geçen yıl Irak tarafında Kerkük’ün Kürdistan’ın kontrolünden çıkarılmasına sessiz kalması da Suriye’de olabileceklerle ilgili kötü bir sinyaldi. Bu arada ortada bir taahhüt yoktu ama Amerikan ortaklığı Afrin’de de caydırıcı etki yaratmadı.
Şimdi Kürtler, Türkiye’nin olası operasyonunu önlemek için Suriye yönetimiyle anlaşma yoluna gidebilir. Buna karşın Türkiye de kuvvetle muhtemel Kürtlere statü verilmesini önlemek için sahadaki askeri mevcudiyetini caydırıcı faktör olarak tutmaya devam edecek. Ankara’nın Şam’la yeniden el sıkışmasının önünde Kürtler bir ‘diyet’ olarak duruyor. Kürtlerin bu kez eli daha da zayıflamış olmakla birlikte Şam’ın Ankara’yı memnun edecek bir tercihte bulunup bulunmayacağı belirsiz. Burada da Rusya’nın yönlendirmesi önem kazanıyor.
Türkiye Fırat’ın doğusuna inmese bile Afrin, Cerablus, El Rai, Azez ve El Bab’daki askeri kontrolü ve İdlib’de beslediği onlarca örgütle süreçleri etkilemeye devam edebilir. Bu kartın ters tepmemesi elbette Rusya ve İran’la ortaklığını sürdürmesine bağlı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025