Fehim TAŞTEKİN
Az zamanda uz giden Taliban bahislerinde batanlar çok oldu. Kabil’i ele geçirdiğinden beri Taliban’ın Diyubendî, Hanefi hatta sufî köklerine sarıldılar. Büyük bir gayretle! Afganistan’la meşgul ve sınırlı yani ulusal, yani en safından Afganî olduğu tespitlerine bel bağladılar. Bu sayede Taliban için ılımlı, makul, istikrarın garantörü bir çerçeve çaktılar.
Taliban geçici hükümetini açıklayınca bu iyimserlik balonu elde patladı. Şimdi ‘ulusal uzlaşı’ sözünden bin fersah uzakta bir kabine için ‘geçici olması’ temennisiyle yutkunanları görüyoruz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bunların başında. Bu yutkunmanın altında bir de Kabil’den dönen hesaplar var. ABD’nin talebi doğrultusunda Türk askerini Kabil’de tutup havaalanını koruma misyonu çöpe gittikten sonra bu sefer işler hale getirmek için Katar’la birlikte el attıkları havaalanını işletme, Suriye’den milis devşiren özel bir güvenlik şirketini araya sokma ve tabii ki kallavi bir gelir kapısı açma beklentisine yatıldı. Bir şey daha var da dilimiz demeye varmıyor. Bunlar da karşılık bulmadı. Erdoğan da baş diplomatı da iki gündür ‘buruk’ konuşuyor. Taliban iktidarını tanımak için şartlara bakacaklarmış!
Erdoğan’ın “dinsel açıdan aralarında bir fark olmadığını” söyleyecek kadar kendisini özdeşleştirdiği Talibanî kardeşleri nezdindeki kredisinin nakıs olduğu bir kez daha görüldü. Gerçi başından beri öyleydi. Yani işgal güçlerinin bir parçası olarak Afganistan’da asker bulundurmanın getirdiği hoşnutsuzluğun izalesi için küçük bir politika değişikliği belki iş görürdü. O da ABD’nin gündeminden çıkmaktı, Kabil’de kalmak için ısrar etmemekti. Düşünün El Kaide ve bilumum radikal örgütle ilişkisi veya vaat ettiği karanlık dünya nedeniyle sorgulanmayı hak eden bir hareket iktidar olma sürecinde. Uluslararası meşruiyet, tanınma ve destek arıyor. Ama çok ihtiyaç duyduğu Türkiye ile ilişkilere sıra gelince şapadanak diyor ki; “Aramızdaki güven tam olmalı." Herkese “Sen kimsin yaa” diyen Erdoğan susuyor. Taliban için yollara gül suyu dökerken dünya alemin de dikkatini çektiler. Taliban, kendisine kefil olanları da Hindukuş’un ayazında bırakan bir kadroyla huzura çıkıyor.
***
Taliban ulusal uzlaşı hükümeti için Abdullah Abdullah, Hamid Karzai ve Gulbettin Hikmetyar gibi isimlerin olduğu heyetle müzakereler yaparken kendi özünden “Haza Taliban” diyebileceğimiz bir kabine çıkardı. Bir kabine açıklandığında bakanların eğitimine, tecrübesine, bağlantılarına odaklanırız. Merakla. Taliban’ın kabinesini kazınca muzaffer bir hareketin kimseye tenezzülünün olmadığını anlatan özellikler çıkıyor:
- Taliban lideri Molla Heybetullah Akhundzade en tepede ‘emir’ olarak duruyor. Afganistan İslam Emirliği’nin yüksek dini lideri.
- Geçici hükümetin başbakanı Molla Muhammed Hasan Akhund. 2001’den beri BM'nin yaptırım listesinde. Kandahar ekibinden. Örgütün kurucularından. Kararların çıktığı Ketta (Pakistan) merkezli Rehber Şurası'nın başkanı. Amerikalıların tarifiyle “Taliban’ın en etkili komutanlarından biri”. 1996-2001 yıllarında, dışişleri bakanı ve başbakan yardımcısıydı. Bamyan’daki Buda heykellerinin dinamitlenmesinde onun onayı vardı. Hükümetin en büyük iddiası; Afganistan’ı yeniden inşasında Çin’le büyük bir ortaklık kurulacak. Heykelin diyeti ya da coğrafyanın kaderi!
- İçişleri Bakanı Siraceddin Hakkani. FBI’ın başına 5 milyon dolar ödül koyduğu isim. Hala arananlar listesinde. El Kaide ile sıkı bağları olan Hakkani Ağı'nın lideri. Taliban lideri Akhundzade’nin de yardımcısı. Mücahitler kuşağının önde gelen ismi Celaleddin Hakkani'nin oğlu. Hakkani Ağı, Taliban’ın bileşenlerinden biri ve ABD’nin 'terör örgütleri' listesinde. Kabinede Hakkanilerden üç kişi daha var: Abdul Hakkani, Necibullah Hakkani ve Halil Hakkani.
- Savunma Bakanı Molla Muhammed Yakup. Taliban'ın kurucu lideri Molla Ömer'in oğlu. Akhundzade'nin de yardımcısı. Taliban'ın askeri operasyonlarından sorumluydu.
- Dışişleri Bakanı Amir Han Muttaki. Önceki Taliban yönetiminde kültür ve eğitim bakanıydı. Doha’daki görüşmelere liderlik eden Şer Muhammed Abbas Stanekzey de dışişleri bakan yardımcısı oldu.
- Bu sürecin takipçilerinin başbakan gözüyle baktıkları Molla Abdulgani Berader başbakan yardımcısı oldu. Kurucu kadrodaki diğer isimler gibi ABD-Pakistan-Suudi Arabistan üçlemesinin ürünü mücahitler kuşağından. ABD’nin devreye girmesiyle Pakistan’da tutulduğu hapisten çıkarılmış, Taliban’ın 'ılımlı yüzü' diye vitrine konulmuş, Doha’daki müzakere katılmış ve bir Amerikan başkanıyla telefonda konuşan ilk Taliban lideri olmuştu. (Bu şanslı Başkan Donald Trump oluyor.) Molla Ömer zamanında örgütün iki numaralı ismiydi.
- ABD’nin Guantanamo üssünde esir tuttuğu dört isim de kabinede: Kültür ve Enformasyon Bakanı Molla Hayrullah Hayırhah, Sınırlar ve Aşiret İşleri Bakanı Molla Nurullah Nuri, Savunma Bakan Yardımcısı Muhammed Fadıl ve İstihbarat Şefi Abdulhak Vasık.
- Adalet Bakanı Abdulhakim Şari de uzun süre Suudi Arabistan’da hapis yatmış bir isim.
Hepsi erkek. Taliban bir kadın bakana yer vermeyeceğini zaten duyurmuştu. Etnik dağılım da bir Peştunistan haritası sunuyor. Eğer gazetecilerin tuttuğu çetele doğruysa bir Özbek ve iki Tacik üye dışında Peştunlardan oluşan 33 kişilik bir kabine. Peştunlar nüfusun yüzde 42’sini oluşturuyor.
Tamamen Taliban üyelerinden oluşan bir kabine içeriye ve dışarıya “Taliban Taliban’dır” diyor.
Dahası amentüsünü yinelercesine Akhundzade hükümetin ilanından hemen sonra bir açıklama yayımladı. Bütün Afganlara ülkede şeriat yasasının uygulanacağı konusunda çok çalışacakları teminatını verdi. Açıklamaya göre İslam’la çelişmeyen uluslararası ve ikili anlaşmalara sadık kalınacak. Devlete ve hayata dair bütün meseleler İslam’a göre düzenlenecek.
Bunun kadınlara nasıl yansıyacağını özel üniversitelere gönderilen kılık kıyafet genelgesi ortaya koydu: “Kadınlar saç, beden ve yüzün çoğunu kapatacak şekilde abaya ve nikap giyecek. Giysiler siyah olacak. Elleri kapatan eldiven giyilecek.”
Nokta.
***
Taliban 15 Ağustos’tan beri pragmatik yüzüyle dünyayı oyaladı. Yabancı güçlerin çekilmesinden bir hafta sonra “Geçmişin hataları tekrarlanmayacak” sözüne prim veren dostlarını ‘sözsüz’ bıraktı. Neden sonra yaptı bunu?
Pençşir’in direnişin yeniden merkezi haline getirme girişimleri komşular ve uzak aktörlerden yüz görmeyince rahatladı. Pakistan’ın SİHA ve teknik desteğiyle bayrağını vadinin göbeğine dikti. Perçşir’in “yavru aslanı” Ahmet Mesud’a “Fransız ve İsrail gizli servislerinin emrinde bir fitneci ve ajan”, eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Emrullah Salih’e da “CIA casusu” diyerek sözde direniş liderlerini itibarsızlaştırdı. Ardından “Ilımlılaşmaya ne hacet” dercesine özüne uygun tercihlerini sıraladı.
Belki şundan da bahsetmeli: Taliban gibi bir örgütün yüzleştiği açmazlar var. Ya uluslararası destek için olduğundan farklı bir çizgi izleyecek ve kendini var eden öze sırtını dönecek. Ya da kendini var eden faktörleri korumak için uluslararası alanla çatışacak. Şimdilik Taliban’ın özünü yansıtan bu geçici hükümet varlık sebebine olan bağlılığını teyit ediyor. Ve ‘müminlerin emiri’ sıfatını kullanan Akhundzade’nin itibarını koruyor.
Bu tercihteki rahatlıkta uluslararası alandan çok büyük tepki görmeyeceği öngörüsü de yatıyor olabilir. Nitekim pek çok ülkenin dış politika kararlarında kıble olarak baktığı Washington’ın ilk tepkisi, isimlere değil icraata göre karar verecekleri yönünde oldu. O vakit Taliban için radikal bir vitrin nedeniyle telaşlanmaya gerek yok. Bir de Amerikalıların ilişkiler için “Afganların ülkeden ayrılmasını engellenmeme” koşulu var. Tam bir aymazlık. Taliban’la anlaşmış ve el sıkışmış bir küresel devin akıl oyunları.
***
Şimdi ulusal uzlaşı pazarlığı sürecek mi, kalıcı bir kabine çıkacak mı, olacaksa Peştunlar dışında etnik gruplar ve Taliban dışı politik aktörler yer alacak mı? Bunu kestirmek zor ama bir şeyin altını çizmekte yarar var: Hariçten işgüzarların gömlek değiştirme çabasına rağmen Taliban kendi içinde tutarlı davranıyor. Taliban’dan “Takım elbiseli şirin Taliban” çıkarma çabası önemli ölçüde Afganistan’ın geleceğinde olmak için can atan ve bunun için zemini yumuşatmaya çalışan aktörlerin gayretkeşliği. Taliban liderliği, ABD ile Doha’da imzaladıkları anlaşmadan 5 gün sonra yani 5 Mart 2020’da bir fetva yayımlamıştı. Fetvada anlaşmadan sonra da Akhundzade’nin “emir” sıfatını koruduğu, işgal sona erdikten sonra şeriat hakim oluncaya kadar silahlı cihadın devam edeceği belirtiliyordu.
Şimdilik sokağa dökülen cesur kadınları bastırmak için havaya ateş açıp kırbaçlıyorlar.
Nihayetinde birkaç hafta uluslararası ilişkileri satın almaya dönük bir tiyatroyu izledik. Ama Taliban’ın özü de sözü de bu. Bunda şeriatın katı yorumunun dışında evrensel insan haklarına, kadın haklarına, temel hak ve hürriyetlere, demokratik değerlere bir milim yer yok.
***
Tekrar Ankara havasına dönersek; Çavuşoğlu, Taliban'ı tanıma konusunda "Şartlara ve gelişmelere göre hareket edeceğiz" diyor. Devlet aklıyla en başından söylenmesi gereken şeydi. Hatta devlet aklı az konuşup çok susup açık vermemeyi de gerektirirdi. Ne devlet baki ne akıl. Hal bu iken Kabil havaalanında Katar-Türkiye ikilisinin öne çıkmasından hareketle Türk diplomasisinin yeni bir bahar havasına girdiği, “Taliban’ın kelebek etkisi yarattığı”, bu nedenle Ankara’nın Araplarla normalleşme sürecinin hızlı ilerleyeceği yönünde çıkarımlar yapıldığını da gördük. Kelebek etkisi mi yoksa afyon etkisi mi? Vaziyet kendini yeterince belli etmiyor mu?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları









































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025