İbrahim Karagül
Türkiye’de siyaset, politika anlayışı, daha çok Türkiye algılayışı çoktan iki ana kampa ayrıldı bile. Bu açının kısa ve orta vadede kapanma ihtimali olmayacaktır. Açı daha da derinleşecek, yenilikçi, geleceğe yatırım yapan siyasi anlayış toplumsal zeminini güçlendirirken ezberlere dayalı, eski Türkiye ve dünya algısına dayalı siyaset tarzı, kendini yenileyemediği sürece, eriyip tasfiye olacaktır.
İç politikada tarafların kullandığı siyasi dile bakan herkes bu açının ne kadar geniş ve keskin olduğunu, muhalefetin kullandığı siyasi dilin nasıl hızla Türkiye’ye yabancılaştığını, nasıl “yaşlandığını” farkedecektir. Yanlış anlamadınız, muhalefet blokunun kullandığı siyasi dil bu ülke açısından açık biçimde “yaşlanmıştır.”
Türkiye ekseni, kurucu idealler ve ‘çokuluslu irade’ye sığınanlar
Eğer bundan sonrasının nasıl olacağını, ülkenin nereye gideceğini, siyasi kadroların ne yönde değişeceğini, siyasi söylemlerin nasıl dönüşeceğini, ne tür lider profilinin öne çıkacağını, toplumsal değişimlerin ne tür siyasi kimlikleri besleyeceğini, küresel ölçekte büyüyen yeni dalga ve eğilimlerin Türkiye’yi ne yönde etkileyip biçimlendireceğini görmek istiyorsak, bu açıya, bu ayırıma, bu farklılaşmaya dikkat etmemiz gerekiyor.
Bir tarafta kurucu idealler diğer tarata Soğuk Savaş artığı söylemler, bir tarafta büyük Türkiye hedefi etrafında kenetlenmeler, diğer tarafta çokuluslu irade lehine saf belirlemeler, bir tarafta Selçuklu-Osmanlı-Cumhuriyet genetiğini ayakta tutanlar diğer tarafta vesayet artıklarından iktidar devşirmeye çalışanlar, bir tarafta toplumsal rüzgarı arkasına alanlar diğer tarafta toplumsal eğilimlerin tersine yelken açanlar, bir tarafta bölge ve dünyada ağırlığı artan bir Türkiye için büyük adımlar atanlar diğer tarafta dar mahalle kavgalarını ve kişisel çekişmeleri siyaset sananlar, bir tarafta yeniden yükseliş dönemini başlatanlar diğer tarafta Türkiye’yi küçülme pahasına da olsa bir büyük gücün himayesine sokmaya çalışanlar var..
‘Türkiye’yi durdurma’ya çalışan irade: Hepsi tam da orada işte..
Yarış, rekabet, kavga, mücadele, hesaplaşma işte bu ayırıma göre biçimleniyor. 24 Haziran seçimlerine dair ittifak ilişkileri ve anlaşmaları, çatı aday hesapları, kimin başkan adayı olup olmayacağına dair kararlar buna göre veriliyor. Yarış, hesaplaşma, mücadele yerli olanla çokuluslu olan arasındadır. Türkiye’nin büyük mücadelesi ile bu mücadeleyi sabote etmeye, “Türkiye’yi durdurma”ya çalışan o irade arasındadır. İçeridekilerin, o iradenin isteklerine paralel biçimde konumlanmaları, birbirlerine yakınlaşmaları, ortaklıklar kurmaları Türkiye’ye “çelme atma”, “omuz vurma”, Türkiye’yi “sendeletme” girişiminin parçasıdır.
Belki de en keskin ayırım budur. 24 Haziran seçimleri, Türkiye ekseni ile çokuluslu eksen arasında bir yarış olacaktır. Yeni yükseliş dönemine omuz verenle, bu ülkeyi eski vesayet ortamına çekmeye çalışanlar arasında olacaktır.
Sizi kim bir araya getirdi? ‘Proje örgütler’den sonra ‘proje ittifak’lar
Muhalif bloku bir araya getiren irade, aynı mevzide buluşamayacak kişi ve çevreleri tek bir cepheye yerleştiren irade, onları Türkiye’nin büyük mücadelesinin önüne diken irade, kapalı kapılar ardında yürütülen pazarlıkları yöneten irade hep aynıdır. Bu asla yerli bir irade değildir, bir “yabancı el”dir, küçük ve bir başka gücün merhametine sığınan Türkiye projesi için çalışan iradedir. Seçim öncesi en çok sorulması gereken cevabı en çok aranması gereken soru “sizi kim bir araya getirdi” sorusudur.
Proje örgütlerden sonra proje partiler, proje ittifaklar dönemi başlamıştır. Proje örgütlerin arkasındaki irade proje ittifak ilişkilerini de yönetmektedir. 15 Temmuz’u kurgulayan irade, 24 Haziran seçimlerini de sabote etmeye çalışmaktadır. Kullandıkları siyasi dil, siyaset tarzları, toplumsal zemine yabancılaşmaları dolayısıyla güçlü varlık ortaya koyamayanlar, bu iradenin arkasına sığınmakta, ondan güç almaya çalışmaktadır. Seçim döneminde yapacakları kampanyalara bile o irade karar vermektedir.
Bazılarına bu cümleler çok sert, acımasız gelecektir, biliyorum. Ancak seçimden hemen sonra, bugünkü “operasyonel ilişkiler”in mahiyeti çok net biçimde ortaya çıkacaktır. O zaman, aslında Türkiye’nin nelere karşı önlem almaya çalıştığı, bölgede ne ölçüde sarsıntılar yaşanacağı, küresel ölçekte fırtınanın hangi ülkelere ne tür bedeller ödettiği görülünce fotoğraf net biçimde ortaya çıkacaktır. O günlerden geriye bakanlar bu cümlelerin hakkını işte o zaman verecektir.
CHP projesi tamamlandı. Kılıçdaroğlu, ulusal güvenlik ve Muharrem İnce..
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı siyasi dili uzun süredir izliyorum: Çoğu zaman bu ülkenin ulusal bütünlüğüne zarar verici açıklamalar yapmaktan kaçınmayan, etnik ve mezhep kimliği üzerinden çatışma alanlarını genişletme eğilimi gösteren, Türkiye’nin kendini savunma girişimlerinin hemen hepsinin karşısında yer almış, tarih yapıcı yerli iradeye açıkta cephe almış, CHP’yi Türkiye partisi olmaktan çıkarıp dar bir ideolojik örgüt boyutuna indirgemiş, bu yönde kendisine yüklenen projeyi tamamlamış, Türkiye’den çok Almanya’nın tezlerine göre hareket ediyor görüntüsü veren, son derece kişisel sataşmaların ötesinde bu ülke için hiçbir vizyon ve gelecek perspektifi üretememiş bir siyasi kişilik görüyorum. Bu yönüyle defalarca Kılıçdaroğlu için bir “ulusal güvenlik meselesi” tehlikesine vurgu yaptım. Endişem bu yönünün daha da öne çıkacağı şeklindedir.
CHP’nin Başkan adayı Muharrem İnce’nin dünkü konuşmasını dinleyenler, bu ülke için hiçbir tezi olmadığını, bu haliyle de olamayacağını, kullandığı siyasi dilin sığlığını, CHP lideri ile arasındaki konuşma biçimini, “kaypak” ve ”üslupsuz” söylemini, Türkiye’yi yönetme umudunun asla olmadığını, üretme ve yönetme yerine sarsma ve çökertme üzerine bir kavganın temsilcisi olacağını fark etmiştir. Bu üslup ve siyasi dil ile nereye varılabilir, nasıl bir gelecek inşa edilebilir!
Hiçbir projeleri yok: O iradeye ne söz verdiler?
Hiçbir projeleri yok, hiçbir söylemleri, geleceğe dair idealleri yok. Geriye bakıp intikam saldırıları yapıyorlar. Dünyanın, bölgenin nereye gittiğine dair hiçbir kanaatleri yok. Geleceğin dünyasını algılayabildiklerine dair hiçbir işaret yok. Bu ülkenin neyin peşinde olduğunu, bu kadar büyük projelere neden imza attığını, neye hazırlandığını, küresel fırtınaya yakalanmamak için ne tür önlemler aldığını anlamadıkları ortada. Seçimden sonra Türkiye’yi, bölgeyi, dünyayı neler beklediğini anlamadıkları ya da anlayıp ona göre bir cephe seçtikleri ortada.
Nasıl bir coğrafya şekillenecek, Türkiye ne yöne gidecek, muhalif blok, uluslararası sisteme ne tür sözler verdi? ABD ve Avrupa, kontrolleri altındaki örgütler üzerinden ya da doğrudan seçimlere neden bu kadar müdahil oluyorlar? 24 Haziran sonrası en çok soracağımız sorular bunlar.
Türkiye’nin geleceğine karar verilecek: Hiçbir ittifak bu iradeyi kıramayacaktır..
Ama bugün, Türkiye ekseni ile çokuluslu irade arasındaki mücadelenin en keskin safhasındayız. Herkesin tarih sayfasında yerini belli edeceği, safını seçeceği noktadayız. Milletimizin o ağır yükü, bu siyasi partilerden çok daha iyi algıladığından kuşkumuz yok. Tarih dönmüştür, ülkemizin siyasi geleceği belirginleşmiştir. Bu seçimden sonra, söz konusu siyasi partilerin toplumsal zeminde daha da yabancılaşacağını, eriyeceğini düşünüyorum. Çünkü bu duruşla, bu söylemle bu ülkenin geleceğinde yer almak mümkün olmayacaktır.
Çünkü bu seçim, Türkiye’nin geleceğini seçme biçimidir. Tercihlerimiz buna göre olacaktır. Ya dünyaya açılacağız ya küçülüp coğrafyaya sıkışacağız. 24 Haziran sonrası için yol haritası artık nettir. Türkiye büyüyecek, ana eksen daha da güç kazanacaktır. Hiçbir ittifak bu iradeyi kıramayacak, eğilimi durduramayacak, engelleyemeyecektir. Bunu hep birlikte göreceğiz.. O projelerin tamamı yerle bir olacak ama herkes bugün aldıkları ihalelerle, rollerle ortada kalacaktır..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları














































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021