İbrahim Kiras
Sorun kimi gençlerimizin ve bir kısım aydınlarımızın vicdan sorgulamasına girişmeleri, soykırım iddiaları konusunda resmî tarihin anlattıklarından farklı hikayeler aramaları değil. Yani sorun 1915 olaylarını açıklama sadedinde farklı görüşlerin olması değil. Maalesef bizim ülkemizdeki hiçbir kesimde farklı görüşlere tahammül yoktur ama yine de asıl sorun bu değil. Asıl sorun aydını az yarı aydını çok olan bir toplumda hakikat arayışının kıymetinin ve karşılığının bulunmaması. Sorun şu ki bizim yarı aydınımız kendi toplumunun tarihine bir hakikat arayışı duygusuyla yaklaşmıyor; bugünkü siyasi ve ideolojik kamplaşma ortamındaki pozisyonunu meşrulaştıracak ve kavgada kullanabilecek araçları bulmak amacıyla bakıyor. Abdülhamit’e de öyle bakıyor, Talat Paşa’ya da. Geçmişte çekilen acıların sebebini anlamak için değil bugünkü husumetlerin taraflarının ideolojik meşruiyetini tahkim gayesiyle tarihe bakılıyor.
Soykırım tezi konusundaki pozisyonları ideolojik angajmanlar belirlediği için bilgiye, belgeye, araştırmaya, okumaya ihtiyaç olmuyor. Ezberlenmiş birkaç laf yeterli oluyor tartışmaya girmek için. Karşımızdakinin ne dediğini durup dinlemek değil, sesinin duyulmasını engellemek önceliğimiz.
Aslına bakarsanız soykırım tezinin dayanakları o kadar zayıf ki bu tezi savunanların pozisyonunu “inanç” dışında bir kavramla açıklamak zor. “Muhakkak yapmıştır bunlar. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” inancı… Bu tezin başlıca iki “kanıt”ından Talat Paşa’nın imha talimatı verdiğine ilişkin telgrafların sahte olduğu çoktan ispat edildi; İstanbul’un işgal altında olduğu 1919-20 yıllarındaki işbirlikçi Divan-ı Harp mahkemelerinde İttihatçı önderlerin mahkumiyetine dayanak yapılan “belge”lerin orijinalleri ise ortada yok o gün bugündür! Nitekim bu mahkeme hakkında İngiliz Yüksek Komiseri Caltrophe bile Londra’ya yazdığı raporda “maskaralık” demişti.
Daha sonra İngiliz işgal güçlerince “Hristiyanlara yönelik toplu katliamlar” yapmak suçlamasıyla tutuklanıp Malta’da yargılanmak istenen 144 hükümet yetkilisi hakkında Kraliyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında da -diğer belge ve bilgilerin yanısıra- bu “kanıtlar” değerlendirilmiş ve neticede İngiliz devletinin bütün ısrarlarına rağmen “bir İngiliz mahkemesine sunulabilecek yeterlikte kanıt bulunmadığı” gerekçesiyle dava kapanmıştır.
Ne var ki soykırım tezinin ispatı için gerekli belge ve kanıtların yokluğu karşısında “çözüm” olarak “belge ve kanıt üretme” yöntemi o gün bugündür kullanılmaya devam ediyor. Özellikle ABD’deki Yahudileri etkilemek için Hitler’in ağzından uydurulan laflar… Türkiye’de herhalde Atatürkçülerin kafasını karıştırmak için “Atatürk’le röportaj” imal etmeler… Sahte fotoğraflar, sahte mektuplar… Daha yakın zamanlarda -eskilerine göre daha rafine bir tarzda üretilmiş olsa da- ipliği pazara çıkarılmış bulunan Torosyan hatıraları vs. bu neviden örnekler.
Bunca sahte kanıtı çıkarınca elde bir şey kalmaması söz konusu tezin sıhhat derecesini yeterince gösteriyor olmalı. Ancak gayet iyi biliyorum ki bütün bunların “kesin inançlılar” için bir önemi yok. Ne söylerseniz söyleyin her şeyin bir tevilini, bir şekilde izahını bulup mevcut pozisyonlarını sürdürmekten geri durmayacaklar.
Öte yandan, Ermeni tezlerinin Türkiye’de alıcı bulmasının sebeplerinden biri de dönemin siyasi iktidarı hakkındaki ezberlerin buna imkân vermesi. 1918’den sonra İttihatçılar için hemen her kesimin katkısıyla öyle bir mitoloji üretildi ki “Bu herifler kesin yapmıştır abi” analizleri yarı aydın zihinlerde kolaylıkla karşılık bulabiliyor.
Bugün Türkiye’deki her bir zümrenin politik pozisyonu İttihatçı karşıtlığı içinde meşrulaştırılır. Mevcut rejimle doğrudan hesaplaşamayan İslamcıların, Cumhuriyet kadrolarını Meşrutiyet devrinden üstün gösterme ihtiyacı hisseden Kemalistlerin, ideolojik karşıtı olarak yakın tarihte otoriterlik örneği arayan liberallerin işine gelen ve zaten hep birlikte ürettikleri bir mitoloji bu.
Bugün ne İslamcılar İttihat ve Terakki Fırkasının tarihin gördüğü en İslamcı cemiyet olduğunu biliyorlar ne liberaller siyasi tarihin gördüğü en liberal teşkilat olduğunu ne de Kemalistler Millî Mücadelenin mimarı ve modernleşme atılımının başlatıcısı olduğunu… Ermeniler de o günkü Türkiye’deki Ermeni meselesinin çözümü yolunda en içten çabayı gösteren siyasi grubun İttihatçılar olduğunu bilmezler…
Geçen de dikkat çektim, 1915’te ve devamında iki tarafın birden çektiği acılar Ermeni toplum önderlerinin hem bizim hem de kendi halklarının geleceğini masaya sürerek oynadıkları tehlikeli kumarın sonucuydu. 1908 Devrimi’nden sonra silahlı mücadeleden ve terör eylemlerinden -çoğunlukla- vaz geçip iktidardaki İttihat ve Terakki Partisi’yle iyi ilişkilerinin neticesi olarak kabinelere bakan bile veren Ermeni örgütleri ve cemaat önderleri Birinci Dünya Savaşı başlayınca bunun kendilerine bağımsız devlet kurma fırsatı vereceğini hesaplayarak verdikleri sözden döndüler. (2015’e gelindiğinde hükümetle “çözüm süreci” yürütmekte olan PKK’nın ve yan kollarının Rojava’da “bağımsız Kürt devleti” kurulması ihtimali önlerine bir yem olarak atıldığında birdenbire Çözüm’den de Süreç’ten de vazgeçip teröre yönelmeleri hadisesine ne kadar da benziyor değil mi?)
Oysa bugün “bütün kötülüklerin müsebbibi” diye gösterilen Talat Paşa kendilerini uyarmıştı. Günlerce dil dökmüştü “Ne olur yapmayın” diye… Yabancı elçilik raporlarında bile “En büyük Ermeni dostu” diye tarif edilen Talat Paşa, başka çare kalmayınca Tehcir uygulamasına başvurduğu için “Ermenilerin en büyük düşmanı” ilan edildi.
Anadolu’nun en az yarısını Ermenistan’a katma hayali peşindeki gruplar haklıydılar Talat’a düşman olmakta. Çünkü Tehcir yapılmasaydı er veya geç o projenin gerçekleşmesi mümkün olabilecekti. Yalnızca 1915 şartlarını değil, birkaç yıl sonrasının Millî Mücadele’yi ortaya çıkaran konjonktürünü de hesaba kattığınızda açıkça görebilirsiniz ki Tehcir yapılmasaydı bugün üzerinde yaşadığımız topraklar Türkiye olmayacaktı. Burada artık Türkler veya Müslümanlar yaşamıyor olacaktı.
Diaspora bu gerçeğin bilinci içinde ve “Tehcir” yüzünden Anadolu’da bir Ermeni devleti kurma hayallerinin sonsuza dek suya düşmesinin hıncıyla dolu. Onun için Tehcir sırasında on binlerce Ermeni yurttaşımızın bölgedeki başıboş çetelerin ve intikam peşindeki bazı aşiretlerin saldırıları sonucu hayatını kaybetmiş olmasını “Talat’ın imha talimatı”yla gerçekleştirilmiş “soykırım” olduğunu iddia ediyorlar. Bu iddianın kabul edilmesi uğrunda yüz yıldır her yolu deneyerek bugüne kadar geldiler.
Biz ise günlük siyasi konjonktürün icap ettirdiği bölünmüşlük içinde tarihimizi ve tarihteki şahsiyetleri de aramızda bölüşmüş olduğumuzdan bir kısmımız Talat’a düşmanlık ediyor. Talat’ın temsil ettiği irade olmasaydı bugünümüzün olup olmayacağını düşünmüyoruz. Çünkü bilmiyoruz. Çünkü tanımıyoruz. Çünkü merak etmiyoruz. Çünkü hakikate ihtiyacımız yok. Çünkü inandıklarımız mevcut kültürel/politik/ideolojik pozisyonlarımızı meşrulaştırmaya yetiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları













































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026