Kurtuluş TAYİZ
Van’dan ayrılmama birkaç saat kala Şırnak’ın Uludere ilçesi dağlık alanında çıkan çatışmada 12 PKK üyesinin öldüğü haberi geldi. Kara haber tez ulaşır, derler. Tam da böyle oldu. Çarşı merkezindeki Ehmedî Xani Parkı’nda önceki günlerin gürültüsünden eser yoktu. Parktaki küçük kürsülerde kümeler halinde toplanan insanlar sessizce çaylarını yudumluyordu. Arada da fısıltıyla karışık konuşuyorlardı. Yüzlerinden acı ve öfkeden daha çok çaresizlik okunuyordu. Gelen ölüm haberleri kalan son ümitlerini de sanki yerle bir etmişti. Bu ruh halini Diyarbakır ve Batman’da da gözlemiştim; defalarca hayal kırıklığına uğrayanlarda rastlanabilecek bir karamsarlıkla bakıyorlar artık her soruna. Zira savaşa en çok kurbanı, barış laflarının en çok edildiği zamanlarda verdiler. Birkaç gün önce polisler, bugün de dağdaki Kürt gençleri öldü. Bu ölümler durmaz, devam eder bilirler. Artık barışı da savaşı da tanıyacak kadar tecrübeye sahipler. Yalancı baharlara kolayca kanmıyorlar. Boşuna umut beslemiyorlar. Onları ne devletin/AKP’nin ‘çözümü’, ne PKK’nın ‘barışı’ heyecanlandırıyor; toprağa düşen evlatlarının acısı hepsinden daha gerçek.
Devlet ve PKK’nın kesiştiği yer
Aslında bu tablo, devletin de PKK’nın da Kürt meselesindeki çözümsüzlüğünün resmidir. Toplumsal sağduyu, 40 binden fazla insanın ölümüne neden olan bu iki savaş düşkünü iradeyi biraz frenlemeyi başardı. Ancak onlar barış için gerekli aklı göstermekten, adımları atmaktan hala acizler. Mızıkçılık yapan çocuklar gibi her fırsatta oyunu bozmaktan geri durmuyorlar; türlü bahanelerle yeniden silaha sarılıyorlar.
Küçüklüğümün geçtiği Van’ın ara sokaklarında dolaşırken aklımda “ölüm”e dair sorular uçuşuyor. Kendi kendime “bir işlevi olmalı” diyorum, bu ölümlerin.
Öldürmek bu topraklarda hâlâ geçerliliğini koruyan ilkel bir iktidar kurma biçimi. Ölmek de öldürmek de bir işe yarıyor; yani “güç” üretiyor, iktidar sağlıyor.
Merkezinde insan olmayan devlet ile siyasi hedefine insanı yerleştiremeyen PKK’nın yolları burada kesişiyor. İkisi de halka sadece “büyük savaş” vaat edebiliyor; bu daha çok ölmek ve öldürmek anlamına geliyor.
PKK dışlananları kazandı
Diyarbakır, Batman ve son olarak geldiğim Van’da bariz biçimde ilk göze çarpan insanların diken üzerinde, tedirgin halleriydi. Kimse yarınından ümitli değildi. Her an daha büyük bir felaketle karşılaşmaya kendilerini hazırlıyorlardı.
Van’a gelişimin ilk günü aynı gergin havayı hissettim.
Sokak çatışmalarından dolayı partiler ertelenen seçim çalışmalarına yeni başlıyordu. Esnaflar, birkaç gün önce dükkânlarının taşlanmasına varacak kadar ileri giden sokak çatışmalarının verdiği korkuyu yeni yeni atlatıyordu. BDP’nin seçim otobüsü, şehrin merkezindeki Cumhuriyet Caddesi’nin tam ortasında bulunan Belediye Parkı (yeni adıyla Feqiye Teyran Parkı)’nın önünde müzikle toplanan kalabalığı coşturmaya çalışıyordu.
Sarı-kırmızı-yeşil fistanlar giyen yaşlı kadınlar kafileler halinde yola dizilmişlerdi. Uzaklardan, devletin onları yok saydığı arka/öteki mahallelerden akın akın, seçim otobüsünden yükselen müziğe doğru geliyorlardı. AKP’nin ihmal edilen Anadolu‘yu keşfi gibi PKK da varlığı kabul bile edilmeyen, devletin dışladığı bu insanları kazanmayı başarmış durumda.
PKK seçime girseydi
Seçim otobüsünden yükselen müziği dinlerken PKK’nın neden hâla yasadışı olduğunu ve seçimlere giremediğini düşünmeye başladım. PKK olsaydı nasıl bir seçim kampanyası yürütürdü acaba?
Bir adaya hapsedilmiş olan liderlerinin mağduriyetini ön plana çıkararak daha fazla oy toplamaya çalışırdı.
Çatışmalarda hayatlarını kaybeden gerillaların maneviyatını siyasi propagandaya çevirirdi.
İsyan günlerine methiyeler dizerdi.
Peki, BDP’nin seçim kampanyasında bugün olmayan ne?
Olmayan bir şey yok aslında, saydıklarımın hepsi var.
Bu durumda PKK niye yasak?
Türkiye neden PKK’nın yasallaşmasına bu kadar direniyor?
Doğrusu, anlayabilmiş değilim. Bunun kolay olmadığını elbette biliyorum. Devlet kadar PKK da işi yokuşa sürüyor. PKK, ‘yasallaşma’ ihtiyacını en az PKK kadar PKK’lı olan BDP gibi bir partiyle de karşılayabilirdi. Ama bunu yapmayarak KCK gibi bir ‘ara’ yapılanmada ısrar etti, ediyor. BDP yerel yönetimlerde iktidar olduğunda PKK’yı dışlamasından mı korkuluyordu? Eğer PKK’nın yasallaşması gündeme gelecekse, KCK yapılanması yerine, bugün Türkiye’de artık tartışmasız olarak kabul gören BDP, daha gerçekçi bir model olabilir.
Bölgede BDP-PKK baskısı
Diyarbakır ve Batman’da olduğu gibi Van’da da seçim öncesi tansiyon yüksekti. YSK vetosu ve dağdan gelen cenazeler Van’da da ciddi sokak çatışmalarına yol açmış. Şehir hâlâ bu olayların etkisini üzerinde taşıyor. Şırnak’ın Uludere ilçesinde 12 gerillanın daha hayatını kaybetmesi, Van’ı daha da hareketlendireceğe benziyor. Zira son olaylardan sonra hem AKP’nin seçim çalışmaları aksamış hem de BDP-PKK dışındaki gruplar üzerlerinde daha çok baskı hissetmeye başlamışlar. En tarafsız kuruluş olarak gözlediğim Van Mazlumder Şube Sekreteri’nin şehirdeki siyasi havayla ilgili anlattıklarına ayrıca yer vereceğim.
Eskinin mazlumu, devlet mağduru BDP bugün, kendisinden olmayan gruplar üzerinde, özellikle de AKP üzerinde ciddi bir baskı kurmuş durumda. AKP, Van’da adeta şehir merkezine hapsolmuş. Mahalle ve ilçelerde seçim çalışması yapmakta güçlük çekiyor. Her fırsatta araçları taş yağmuruna tutuluyor; adayları tehdit ediliyor. BDP’liler, bu saldırganlığı AKP’nin kendi kadrolarına yönelik sürdürdüğü tutuklama kampanyasına bağlıyorlar. Bu tesbiti Mazlumder’in genç yönetim kurulu üyesi Bahrettin Bildirici de paylaşıyor. Bildirici, BDP’nin seçim çadırlarının yasaklanmasının, yaygın tutuklama olaylarının Van’ın siyasi tansiyonunu birden yükselttiğini ve BDP’yi daha agresifleştirdiğini söylüyor. BDP’li bazı yöneticilerin kullandığı dil de oldukça sert. “AKP’lilerin bu şehirde öyle ellerini kollarını sallayarak kolayca gezemeyeceğini” halka açık toplantılarda dile getiriyorlar. Aynı söylem Batı’da BDP’ye karşı herhangi bir parti tarafından dile getirilse bu, o partinin tartışmasız olarak ırkçılıkla, faşistlikle suçlanmasına yeter.
Özerklik talebi tartışmalı
Bütün Güneydoğu’da değil belki ama BDP’nin kendi kalesi olarak tanımladığı şehirlerde AKP’yi sindirmeyi başardığını söylersek abartmış olmayız. BDP’li adayların çoğu güçlüye karşı -yani iktidar ve güç sahibi olan AKP’ye karşı- böyle saldırgan bir siyaset izlemeyi meşru görüyor. Karşı karşıya kaldıkları baskıları örnek vererek saldırganlıklarını mazur göstermeye çalışıyorlar. Kendi seçmenleri de bunu kabul edilebilir buluyor ve hak veriyor. Yani düz ovada siyasi mücadele verilmiyor, adeta savaş yapılıyor.
Dikkat çekici bir diğer gözlem ise: BDP dışındaki çevreler özerkliğe soğuk bakmaya başlamışlar. Bunun sebebi, son günlerde BDPPKK’nın artan baskısı. Özerklik ile ilgili olarak daha ciddi düşünmeye başlamışlar. BDP ve PKK’nın özerklik tanımını sorguluyor görünüyorlar. CHP’nin gündeme getirdiği Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na Türkiye’nin koyduğu çekincelerin kaldırılmasının yeterli olabileceğini dile getiriyorlar. Bu yaklaşım yerel iktidarın tümüyle BDP’nin denetimine girmesinden duyulan endişeyi de yansıtıyor.
Çözümün anahtarı demokratik anayasa
Van Ticaret Borsası Başkanı Feridun Irak, şehrin ekonomik sorunlarını olduğu kadar siyasi sorunlarını da en iyi bilen isimlerden biri. Feridun Irak, söze “bir kere ortada Kürt sorunu vardır” diyerek başlıyor. Sorunun varlığını görmezden gelmenin bugüne kadar ülkeye faturasının ağır olduğunun altını çizen Irak, Kürt meselesinin çözümü için harcanan çabanın ve gösterilen siyasi iradenin yetersiz olduğunu vurguluyor: “Bu sorunun hem siyasi hem de ekonomik boyutu var. Bir kere bu ülkenin neresinde olursa olsun herkes kendi etnik kimliğiyle onurlu-şerefli bir şekilde yaşayabilmelidir. Bunun için dilini ve kültürünü geliştirebilmeli, engellerle karşılaşmamalıdır. Seçimlerden sonra yeni bir anayasanın yapılması gündeme gelecektir. Toplumun bütün kesimlerinin katılacağı demokratik bir anayasa yapılmalıdır. Siyasi Partiler Yasası ile seçim yasası, siyasetin yerelleşmesinin önünü tıkamaktadır. Halk, liderlerin listeye koyduğu adaylara değil; tanıdığı, bildiği, beğendiği adaylara oy vermelidir. Yüzde on seçim barajı sadece siyasi ihtiyaç değil; ekonomik bir taleptir de. Siyasetin yerelleşmesini engelleyen bu baraj, aynı zamanda, sosyal-ekonomik potansiyellerinin gelişmesine de ket vurmaktadır. Kürt sorununu demokratik bir anayasa ile çözebiliriz. Ekonomik kalkınmanın da, toplumsal değişimin de anahtarı demokratik anayasadır.”
Devlet BDP’ye, BDP diğer partilere baskı yapıyor
Mazlumder Van Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Bahrettin Bildirici, BDP dışındaki partilerin seçim çalışmalarını rahat yapamadığını söylüyor. Mazlumder, şehirdeki seçim çalışmalarını izlemek için komisyonlar oluşturmuş. CHP konvoyu ile AKP’nin seçim araçlarının taşlandığını belirten Bahrettin Bildirici, şunları anlattı: “Devlet BDP’ye baskı uyguladıkça BDP de bunu diğer partilere yansıtıyor. Mesela BDP’nin kurmaya çalıştığı çadırlara izin verilmedi. Bu yüzden olaylar çıktı. BDP’ye müdahale edilmezse seçim rahat geçer. Mevcut durumda AKP ilçe ve köylere saldırıya uğradığı için gidemiyor. Onlar da rahatsızlar. BDP dışındaki dindar kesimler özerkliğe karşılar. Devletten gördükleri baskının aynısını PKK’dan görmekten korkuyorlar. Başbakan Erdoğan da, Kürtlerin ümidini kırıyor. Özellikle “Kürt sorunu yoktur, Kürt kardeşlerimin sorunu vardır” açıklamasından sonra şehirde hayal kırıklığı oldu.”
Mustazaflar: Hem devlet hem PKK baskı uyguluyor
“Mustazaflar Van Şubesi Sekreteri Ferhat Akiz, konuşmaya basını şikâyet ederek başladı. Sanırım bunda haklılık payı da vardı. Yüksekova’da derneklerinin basılıp bir arkadaşlarının öldürülmesine karşın, basının kendilerini saldırgan taraf olarak göstermesine tepkililer. Bazı çevrelerin 1990’larda olduğu gibi kendilerini PKK’yla çatışma içine çekmeye çalıştığını söyleyen Ferhat Akiz, “Biz yasal, demokratik bir kuruluşuz ve amacımız halka hizmet vermek; ne silahla, ne de çatışmalarla işimiz olmaz” diyor. Ferhat Akiz, kendilerinin hem devletin hem de PKK’nın baskısı altında hissettiklerini, iki kat daha fazla baskıya maruz kaldıklarını söylüyor.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları













































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019