Muharrem Sarıkaya
CHP’de uzun süredir inşa edilmeye çalışılan yeni siyasi çizginin belki de en son aşamasına bugün tanıklık edilecek.
Aslında 2011 genel seçiminden bugüne adım adım inşa edilen, 1980’lerde kalan eski siyasetin, sosyal yenileşmesi olarak da adlandırabileceğimiz bir sürecin son halkası olarak da değerlendirilebilir.
Ancak bu aşamaya getirilen yeni çizginin, hangi oranda başarılı olacağına 31 Mart akşamı sandık karar verecek.
CHP, ya ideolojiyi önceleyen 1990 siyasetine dönecek.
Veya yine 1970’lerde kendisine cevval tutum içinde oy veren yoksul kesimlerin ağırlıkta olduğu sosyolojik tabanına ulaşmayı sağlayacak sosyal politikaları kendi kadroları ile hayata geçirecek yeni çizgisinin veya yolunun gereklerini yerine getirecek.
LİBERAL DEMOKRASİ
Aslında bu durum CHP’nin kuruluşundan bugüne gelen politik yol haritasında üçüncü aşaması veya yönü de olacak.
CHP’nin birinci devresine bakıldığında dönemi sonrası ele alınırsa, buna sosyal demokrat politikalara yönelim de denilebilir.
Liberal demokrasiyi önceleyen, hukuk devleti ve insan hakları üzerine temellenen siyasi çizgiydi hedeflenen.
Nitekim İsmet İnönü, 29 Temmuz 1965’te, Abdi İpekçi’ye verdiği demecinde CHP’nin yeni çizgisinin adını da şu cümleyle koymuştu:
“CHP, bünyesi itibarıyla devletçi bir partidir ve bu sıfatla elbette ortanın solunda bir anlayıştadır…”
İnönü bundan kısa sürede uzaklaştı, devletçi politikayı eşitler arası birinciliğe koyarken, partinin etkin üyesi Bülent Ecevit 1966’da daha baskın bir şekilde “ortanın solu” politikasına sarıldı ve manifestosunu yazdığı yeni siyasal çizgiyi 1980 ihtilaline kadar devam ettirdi.
Emeği ve emekçiyi yok saymayan, yoksul kesimlerde örgütlenmesini, geliri yüksek mahallelere göre daha dinamik tutan, eğitimli yoksul kesim ile entelektüel zengin kesimi buluşturmayı amaçlayan, özgürlükçü demokrasiyi hedefine koyan, İskandinav sol parti politikaları ile örneklenen çizgi, yaşatılmaya çalışılsa da çabuk tükendi.
Hem siyasetin yeni aktörleri, hem de dünyada değişen elektronik çağın yeni araçları ile desteklenmiş, dünyayı global köy haline getiren yeni akım ve konjonktürel gelişmeler izin vermedi.
CHP’nin adına yeniden kavuşması sonrası partinin kaptan köşküne oturan Deniz Baykal ve arkadaşları önce İngiltere’de İşçi Parti lideri Blair’in “Üçüncü Yol” veya “Yeni Sol” diye isimlendirdiği, sadece ekmek ve işçilere değil, tüm kesimlere sosyal adaleti sağlamayı amaçlayan düşünce biçimine yöneldi.
Hatta Deniz Baykal, kongre salonuna Blair gibi girdi…
İslami akımların gelişmesi, Atatürkçü ve laik kesimin buna tepkisinin arttığını gören Baykal da üçüncü yolu terk edip, ideolojisinin temeli olan laiklik mücadelesine döndü.
Ancak yoksul mahallelerin tercihi, “ihtiyacını ver- oyunu al” politikalarını içselleştirince CHP’de entelektüel zenginler ve orta sınıfın üst tabakası dışında taban kalmadı.
DÖRDÜNCÜ EVRE
Baykal’ın ayrılmak zorunda kalması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin direksiyonuna oturmasıyla birlikte, içe odaklı politikadan, dışa yönelik mücadeleye odaklı yeni bir çizgiye yöneldi.
Bu aslıda 1990 sonrası kaybedilen ve tekrar getirilmesinde güçlük çekilen yoksul semtleri de içine alan, eski sosyolojik tabanın CHP’ye tekrar dönüşünü sağlayacak politikadan başka bir şey değildi.
Türkiye’nin en saygın toplum bilimcilerinden Prof. Dr. Sencer Ayata ve arkadaşları partinin yeni çizgisinin yol haritasını yeniden yazdı.
“CHP’nin dördüncü evresi olacak” diye isimlendirilen bu yeni çizgi “özgürlükçü demokrasinin, halkçı sosyal politikalarla hayata geçirilmesini” amaçlıyordu.
Aile Sigortası bunun en önemli tanımıydı.
Ardından o güne kadar hiç fark edilmeyen emekli kesimler ve asgari ücret konusu geldi.
Prof. Ayata’nın o dönem de vurguladığı, “partinin ideolojik temellerinin” kazıkları sağlamlaştırırken, “madem kimliğimiz sosyal demokrat, o zaman sosyal politikalara yöneliyoruz” hedefiyle bütünleştirdiği yeni çizgi, “dördüncü evrenin” adımını atmaya başladı.
Belediyelerin yoksul kesime yönelik üretime dayalı gıda ve ekonomik yardım projeleri de bunun diğer örneklerini oluşturdu.
Özellikle emeklilerin maaş artışı, taşeron işçiler ve asgari ücretin yükseltilmesine yönelik seçim vaatleri ile etkili oldu.
Ancak Başkanlık Sistemine geçişin daha baskın tartışıldığı dönemdi…
AK Parti’nin 7 Haziran’da reddettiğini, 1 Kasım seçimine giderken kabul edip uyulamaya koyması da bunun CHP’nin vaadi olmasının anımsanmasını engelledi.
MODEL FARKI
Parti içi çekişme, kurultaya dayalı içe dönük politikalar da eski sosyolojik tabanı bırakın getirmeyi, yeni tabanlara yönelten politikaların üremesine yol açtı.
Baştan ortaya konulan, kendi temel kadroları ile hedef politikasını uygulamak yerine, kendi sınıfı ile barışmakta zorlanan kesimler üzerinden yeni çizgi hayata geçirilmeye çalışıldı.
Bu da yeni bir kırılmaya daha da önemlisi çatışmaya dönüştü.
Son günlerde adaylık sürecinde yaşananlar da bunun en belirgin örnekleri…
Kılıçdaroğlu’nun başta ortaya koyduğu, “sosyal politikalara donatılmış özgürlükçü demokrasi ” çizgisinde kararlı olduğu görülüyor.
Ancak bunun hangi araçla hayata geçireceği konusunda zorlanıyordu.
Bu zorlukta kendi tercihlerinin de rolü vardı.
AİLE GELİRİ
Parti içinden yansıyanlara bakılırsa, Ankara'da bugün aday tanıtım ve seçim bildirgesi açıklama töreninde yapacağı konuşmada aslında başlattığı ve uygulamada tökezlediği yeni dönemin yol haritasına dönük yeni verilerle karşılaşacağız.
Buna özetle, yoksul kesimleri hedefleyen, belediyeler aracılığıyla onların ihtiyaçlarını karşılayan, hatta istihdam yaratan, bu arada ekonomik kriz nedeniyle daha da yoksullaşmaktan korkan orta gelir düzeyini de rahatlatan yeni politikaları açıklaması bekleniyor.
Bunların arasında en dikkat çekici olanın, CHP’li belediyeler aracılığıyla yapılacak destekle açlık sınırının altında kalanlara verilecek destek sayılabilir.
Yani bir ailenin evine giren gelirin miktarı 2009 liranın altındaysa, aradaki fark CHP’li belediyeler tarafından “aile geliri” adı altında kapatılacak.
CHP’li belediyelerin İzmir, Aydın, Eskişehir’de uzun süredir uyguladığı, üreticiden doğrudan tüketiciye ulaşmasını sağlayacak tanzim satış modeli market zincirleri de vaatlerin arasında yer alacak.
CHP aile sigortası, emekli maaşı, asgari ücret gibi ilk dile getiren ve belediyelerinde uygulayan olmakla birlikte, iktidar partisinin daha güçlü sahiplenmesiyle bunları elinden kaçırmıştı. Örneğin son dönem buna satış mağazaları da eklendi.
CHP, bakalım bu kez de bizzat ürettiği sosyal politikaları doğru aktörlerle sunamamanın getirdiği zorluğa tekrar mı düşecek? Yoksa rakibinin uygulamasının da kendi siyasetine artı yazmasını sağlayacağı politikayı mı uygulayacak?
Bunu da seçim propaganda dönemi gösterecek…
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.08.2021
26.07.2021
21.07.2021
13.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
12.05.2021
11.05.2021
3.05.2021
28.04.2021