Murat AKSOY
Önce gün sız/dırıl/an MİT ile PKK temsilcileri arasındaki görüşme notları Kürt sorununun çözülmesi konusunda çok ciddi yol alındığını gösteriyor. Ortaya çıkan bu notlar aslında Türkiye'nin 12 Eylül Referandumu'nda, 12 Haziran Seçimleri'nde borsa dili ile söylersek satın aldığı gerçeklerdir. İki gündür bu görüşme notlarının detaylarını, sayılarını, süreci ayrıntıları vs. okudunuz. Bunları tekrar yazmanın bir yararı yok. Ama yazılan ve tekrar yazılmasında fayda gördüğüm iki önemli nokta var. İlki siyaset. Siyasetin çözüm için ne kadar önemli olduğu. İkincisi ise, İmralı ile Kandil arasındaki uyumsuzluğun eskiye dayandığıdır.
Görüşme koordinatör ülke temsilcilerinin yanında dönemin MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, şu anda MİT Müsteşarı olan Hakan Fidan, KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu, PKK'nın Avrupa sorumlusu Sabri Ok, Kongra-Gel Başkan Yardımcısı Zübeyir Aydar var. Görüşmeye katılanlardan şüphesiz en önemli isim şu anda MİT Müsteşarı olan ve yapılan görüşme heyetine Müsteşar Yardımcısı sıfatı ile yeni katılan Hakan Fidan. Hakan Fidan neden önemli? Görüşmedeki sözleri ile ifade edersek; "Olayın teknik görünen bir çalışmadan öte daha siyasi içerikli, daha farklı bir boyuta taşınması ihtiyacı hâsıl olunca Sayın Başbakanımız bu konuda beni görevlendirdi. ... Hükümetin çok ciddi niyeti var. Bu iyi niyeti Türkiye'deki reel şartların izin verdiği ölçüde hayata geçirmeye, realize etmeye çalışıyor. ... Hem sizle, hem Sayın Öcalan'la bizim perspektifimiz bu sürecin kesintisiz devam ettirilmesi. İşte bir defa görüştük, beş ay sonra... Yok, bunu sistematik bir şekilde... Yoğun iletişimle biz birtakım krizlerin önüne geçebileceğimize açıkçası inanıyoruz".
Görüşme notlarından çıkan, 5. yapılan bu görüşmelerin farklı yerlerde gerçekleştiğidir. Görüşmeye Hakan Fidan'ın hem Müsteşar Yardımcısı hem de Başbakan (yani hükümet ve siyaset) adına katılması, ilk 4 görüşmede alınan mesafeyi siyasal olarak da sahiplenmek anlamını taşıdığı için önemlidir. Fidan'ın bu kapsamda İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan ile aynı sıfat ile görüştüğünü de eklerseniz aslında son dönemde gerek PKK çevresinde gerekse BDP çevresinde sıkça dillendirilen; AK Parti'nin Kürt sorununun çözümünü istemediğini hatta 2007'den bu yana Kürt siyasetini ve PKK'yı sistematik biçimde asimile etmek istediği tezinin ne kadar temelsiz olduğunu görürüz. 2010'nun başında yapılan 5. tur görüşme bunun gerçeğe uymadığını göstermektedir. Bırakalım 2010 başını, 2011 yılının Temmuzu'nun ilk haftasında Öcalan'ın devletle barış konseyi kurulması konusunda anlaştığı. 8 Temmuz tarihli avukat görüşme notlarından biliyoruz. Hatta bir adım daha atalım Silvan Saldırısı'nın olduğu 14 Temmuz sonrasında bile Öcalan ile devletin görüştüğü ve görüşenlerin çözüm yönünde irade koyduğu bir gerçektir.
Gerek 2010'un başında yapılan bu görüşme sonrasındaki gelişmelerde gerekse 2011'de Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında Öcalan ile yapılan görüşmelerden sonraki süreçte artan şiddete bakıldığında Öcalan ile Kandil hattı arasında bir uyumsuzluğun var olduğu görünmektedir.
Çünkü;
* 2010'un başında yapılan bu görüşme biterken koordinatör ülke temsilcisinin dağa da, Avrupa'ya da gideceğiz sözlerini; i) Mart 2010'dan itibaren artan şiddet, ii) BDP'nin anayasa değişikliğindeki tavrı, iii) bu kadar açık görüşme trafiği varken 'Balıkçı'nın devreye girerek 15 Ağustos'ta eylemsizlik kararı ilan etmesini birleştirdiğinizde Öcalan ile Kandil arasındaki uyumsuzluğu net biçimde görmek mümkün.
* İkincisi uyumsuzluk göstergesi 2011 yılında yaşananlardır. Öcalan'ın önce 1 Mart'ı, sonra 15 Haziran'ı ve en nihayetinde 15 Temmuz'u önce kritik tarihler olarak zikredip her üç tarihi de sonradan anlamsız ilan etmesine rağmen PKK, Mart 2011'den itibaren şiddeti sistematik olarak yükseltti ve nihayet Öcalan'ın 8 Temmuz tarihli "devlet ile barış protokolleri imzaladık artık 15 Temmuz'un bir hükmü kalmadı" açıklamasına rağmen PKK'nın önce Tunceli'de iki işçiyi sonra 11 Temmuz'da Diyarbakır Lice'de iki asker, bir sağlık görevlisini kaçırması; kaçırılanları kurtamak için arama görevi yapan askerlere 14 Temmuz'da Silvan'da yapılan saldırı ve 13 askerin şehit edilmesi Öcalan ile Kandil arasındaki uyumsuzluğun bir başka önemli göstergesidir.
* Buna 11 Temmuz'da CHP'nin yemin etmesinden sonra BDP'nin de 15 Temmuz'a kadar yemin etme imkanının doğduğunu da bu trafiğe ekleyelim. Hatırlamak için Öcalan 8 Temmuz'da açıklanan görüşme notlarında BDP'nin Meclis'e girerek yemin edebileceğini söylemişti. Nitekim 13 Temmuz'da BDP'liler yemin şartlarını Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve AK Parti'lilerle görüşmüş 14 Temmuz'da 2. görüşme kararı alınmıştı. 14 Temmuz'da sadece Silvan saldırısı olmadı, medyada daha önceden haber bile olmayan bir gelişme daha yaşandı ve DTK Diyarbakır'da toplanarak 'Demokratik Özerklik' ilan etti.
Şimdi bütün bunları birleştirdiğimizde karşımızda çıkan tablonun özeti şudur; AK Parti yapılan karşı propagandaya rağmen Kürt sorununun siyasi çözümü yolunda Başbakan'ın ifadesi ile yeterli "siyasi riski almış ve adımlar atmıştır". Siyaset yolu açıldıktan sonra herkesin yapması gereken açılan bu siyasi alana sahip çıkmak ve bu alanı olabildiğince genişletmek iken özellikle Kürt sorununda önemli bir siyasi aktör olan BDP bundan kaçmıştır. 2009'dan itibaren DTK'nın içinde kaybolan BDP, 2011 ile birlikte PKK şiddetinin arttırdığı dönemde ise giderek parti olmaktan çıktı ve örgütün sivil bir unsuruna dönüştü.
Bugün eğer bizler BDP'yi her şeye rağmen siyasete davet ediyorsak; bu BDP'ye verdiğimiz değer ve önemden dolayıdır.
Sonuç olarak ortaya çıkan görüşme notları, çözüm için siyasete bir şans daha vermektedir. Bu şansın CHP tarafından yeterince fark edildiği kanaatinde değilim. BDP lideri Selahattin Demirtaş'ın, "AK Parti'ye yüklenilmesin" gibi haklı bir tespit yaptıktan sonra "Müzerekere açık yapılsın" önerisi ne yazık ki bir anlamda hayal kırıklığıdır. Çünkü ortaya çıkan görüşme notlarından sonra asıl sorumluluk bir kez daha BDP'ye düşmektedir. Başbakan Erdoğan'ın Kuzey Afrika ziyaretinde çizdiği demokratik Türkiye vizyonunu geliştirecek araçlardan birisi BDP'nin siyasete sahip çıkması iken; bunun farkında olmamak gerçekten hayal kırıklığına uğratıyor bizi. Tam bu süreçte AK Parti BDP'yi siyasal muhatap alarak büyük bir adım atabilir.
Bugün artık AK Parti istemese dahi -ki bence hâlâ çözüm için en büyük şans Erdoğan'dır- Kürt sorunu çözülmek zorundadır. BDP bu sürecin bir parçası olmayı ısrarla reddetmektedir. Bunun bir nedeni var, BDP'nin dili muhataplık için Öcalan'ı işaret etse de, zihni Kandil'in ipoteğindedir.
Daha önce cevabını yazdığımız bir soru ile bitirelim; Kandil şiddeti neden yükseltiyor? Bunun iki cevabı var. İlki sorunun kaçınılmaz biçimde çözüme gittiğini gördükleri için masada devletin karşısında Öcalan'ın yanına oturmak. İkincisi ve daha düşük olasılık da bölgede değişen güç dengeleri içinde kendine yer bulamayan üçüncü ülke/ler/in taşeronu olmak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018