Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Taner Akçam’ın Neşe Düzel söyleşisinde, bugünün Türkiye’sini Hrant Dink cinayeti üzerinden 1915’e ve İttihatçılığa ve oradan da bugünün Ergenekon fikrine bağlayan önemli değerlendirmeler var.
Şöyle diyor Akçam:
“Ben Ergenekon bağlantısı nedeniyle, Rauf Denktaş’ın, Hrant Dink’in manevi katillerinden biri olduğuna inanıyorum. Ama çok ilginçtir Hrant’a sahip çıkanlar bunu fark etmiyorlar.
– Neyi fark etmiyorlar?
1915’le Hrant’ın öldürülmesi arasındaki bağı fark etmiyorlar. Hrant’ı savunmak isteyenler, 1915’le aradaki bağı keserek bunu yapamazlar.”
Ah sevgili Taner Akçam ah!
Hrant’ın manevi katilleri o kadar çok ki!
Ama onların sesi herkesten fazla çıkıyor.
“Hrant’ı savunanlar”, geçtik 1915’i, Hrant’ın katili Ergenekon’u da unuttular ve unutturdular çünkü.
Bu davayı AKP’ye nefretin bir aracı haline getirdiler. Şimdi sırada Uludere var.
Taner Akçam, geçmişle yüzleşme kabiliyeti gösterebilen Müslüman kesimi önemli bir dinamik olarak görüyor. Ben de böyle düşünüyorum. 1915’le İslami kesimin gerçek bir yüzleşme yaşaması, elbette Kemalistlerin gerçek bir yüzleşme yaşamasından daha mümkün ve kolay görünüyor.
Ama Taner Akçam’dan ayrıldığım bir nokta var. “Ermeni olayında” Atatürk’ü izlemenin iyi bir yol olduğu kanısında değilim. Dünya yüzleşme politikaları bakımından öyle bir aşamaya geldi ki, örnek alınacak ve izlenecek yegâne yolun ben, Atatürk’ün yolu değil, ama Yahudi soykırımı konusunda Almanya’nın izlediği yol olabileceği kanısındayım.
Aslına bakarsanız, Atatürk zaten izlenebilecek bir yol, bir miras filan da bırakmış değil. İttihatçılarla kavga ederken ve henüz ortada Sevr yokken, yeni Türkiye’nin kuruluşu için dünyadan olumlu beklentiler içindeyken, İttihatçılar Atatürk’ün gözünde “birer katil”di, bu doğru.
Lakin, Akçam’ın da söylediği gibi Atatürk’ün İttihatçılığa karşı bu tutumu, Sevr’le beraber değişti. Atatürk’ün, Kürt meselesinde koşullara göre belirlenen taktiksel yaklaşımı, bence burada da ortaya çıktı. Atatürk’ün yolu yol değil yani. Kaldı ki bugünün Kemalistleriyle İttihatçılar arasında fazla bir fark olduğu söylenemez.
Söylenemez, ama ikisini de biraraya getiren, dayanışma içine sokan, aralarındaki çelişkileri ertelemelerine yol açan Ergenekon sürecinden bu yana, toplumun geçmişle yüzleşme hamlesine müthiş goller attılar.
Bu gollerin biri de Hrant Dink Davasına atıldı. Etyen’in anlatmaya çalıştığı şey gerçekleşti bence. Hrant Dink Davası bugün kuşatılmış bir dava.
19 ocakta yaşadıklarım bu gerçeği bana bir daha gösterdi.
Yazayım diye düşünüyordum, sonra sevgili Rakel’i ve Hrant’ın gerçek dostlarını üzer diye vazgeçtim yazmaktan. Ama galiba yazmanın zamanı geldi.
19 ocakta AGOS’a yürüyenlerin arasındaydım. Cananla beraber yürüdük.
Sayısız sataşmayla, laf atmalarla karşılaştım.
Bu sataşmalara cevap verseydim, muazzam bir provokasyonun meydana gelmesi işten bile değildi. Çünkü sataşmalara karşı beni koruma telaşına düşmüş dostlar da vardı yanımda. Sloganlar atılıyordu, ama bunların bir teki bile Hrant’ın katillerine işaret etmiyordu, tam tersine gerçek katilleri gizlemeye hizmet ediyordu.
“Katil Devlet hesap verecek” türünden kadim ve anlamsız sloganlar!
“Faşistler vuruyor AKP koruyor” sloganı ise epey gözde bir slogandı.
“Zoruma mı gidiyordu, neden atmıyordum bu sloganı, gerçekleri yazacak mıydım?” diye laf atıyorlardı bir yandan da..
Bir başkası, beni Uludere’de ölen Kürtler için tek yazı yazmamakla suçluyordu, sesini yükselterek, terbiyesizce bir üslupla ve adeta çocuk azarlar gibi davranarak...
Oysa o güne kadar Uludere’deki katliam için iki yazı yazmıştım ki, birinin başlığı bile Kürtçeydi: “Jiyana İnsanê Vındayi” –Kayıp İnsanların Hayatı–.
Silivri’nin eli kanlı katillerine, her hafta Silivri’ye gidip Hrant’ın gerçek katillerine özgürlük isteyenlere kimse bir şey demedi ama. Onlar en ön saflarda, “Hrant’ın gerçek dostları”yla yan yana yürüyorlardı..
19 ocakta, AGOS’un önüne zor bela yürüdüm, içeri girmek veya laf atanların sesini duymayacağım bir yer bulmak istedim kendime, ama önüme kurulan “barikatı” aşamadım. Kimse beni tanımasaydı keşke dedim içimden, her şey ne kadar kolay olacaktı, tanınmayan bir Hrant Dink dostu olmak istedim o an. Sonra da tanınan bir Hrant Dink dostu olduğuma üzülüp durdum.
Derken itiş-kakış sağdaki merdivenlere çıktık Canan’la ve oradan da tören bitene kadar durduk. Tören bitti, kalabalığın dağılmasını beklemek için bir cafe’ye girdik. Epey sonra AGOS’a birkaç dakikalığına girdim, ama içim o kadar buruktu ki..
Hrant’ı anmak için katıldığım bu yürüyüşte karşılaştığım bu nefreti hak etmek için ne yapmıştım acaba diye sorular sordum kendime.
Bu nefreti, bizim gibi insanlara karşı, üstelik Hrant Dink davası üzerinden kim ve kimler üretiyordu acaba?
Hrant’ın anıldığı bir yürüyüşe katılamaz hale gelmiş olmamın sebebi neydi?
Toplumun vicdanına ters düşen, yaralayan, iyi gelmeyen ne yapmıştım ben?
Doğrusu, 19 ocakta karşılaştığım hakikat bana her bakımdan çok ağır geldi.
Canan’ın ikide bir nemlenen gözlerine bakıp teselli babından, bir tek şey söyleyemedim.
Benim yüzümden çektiği acılardan sonra ona karşı içimde gelişen mahcubiyetlere bir yenisi eklenmişti işte. Canan’a karşı, kendimi bir kez daha mahcup hissettim, hem de Hrant için kol kola, el ele yürüdüğümüz bir zamanda..
Oysa ne çok sevinmişti Ankara’dan gelirken; İstanbul’da, Hrant için ve benimle ilk kez yürüyecek olmasına ne çok sevinmişti
“Biricik oğlu” Zerdeşt’ten ayrılamaz o, ayrıldığı zamanlar son derece sınırlıdır. Zerdeşt engelli bir çocuk olarak, o kadar yolu yürüyemezdi tabi; Cihangir’de, onu ablasına bıraktık ve birlikte kahvaltı yaptığımız sevgili Zeynep Tanbay ve Ufuk Uras’la Taksim Meydanı’na çıktık.
Sonrası böyle yaşandı işte.
Duygularınıza biraz dokunmuş olmak için yazmadım bunları. Duygu sömürüsü yapmak değil amacım.
Benim hissiyatımı, yaşadıklarımı o gün kaç kişi hissetti ve yaşadı onu da bilmiyorum.
Ama böyle bir şeyi yaşamamak ve hissetmemek için, bu ülkede yüz binlerce insanın Hrant’ın dostlarıyla beraber yürümekten korkar hale geldiklerini tahmin edebiliyorum.
Ben de korkuyorum ve bu korku içimde kaldıkça, 19 Ocak yürüyüşlerine bir daha katılmayı düşünmüyorum. Hrant için başka bir şey yapabilirim o gün, kimse duymasın ve bilmesin, ne fark eder:.
Size kendimi anlattıysam, bir soruya cevap aramak içindir; yoksa Hrant’ın ve 1915’in büyük acısı söz konusu olduğunda ne ben ne Canan ne bir başkası, mevzubahis bile olamaz..
2013’ün 19 Ocak’ında nefretle değil sevgiyle ve beraberce yürüyebilmek için ne yapmamız lazım?
Hrant’ın katlini 1915’e bağlayan yolda biraraya gelebilecek miyiz?
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları










































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012