Vahap COŞKUN
Barışı kurmak ağır bir yük ve bu ağır yük sadece siyasetin sırtına yüklenemez. Toplumdaki diğer güçlerin de, bilhassa sivil toplum kuruluşlarının da bu işe bir el atmaları icap eder. Çatışmaların ürettiği ezberlerin kırılması, çözüm fikirlerinin demlenmesi, mağdurların acılarının paylaşılması, farklı grupların hassasiyetlerinin gözetilmesi, siyasetin önünün açılması ve geleceğin uzlaşmayla ile inşa edilmesi gibi ağır konular, sivil aktörlerin ellerini taşın altına koymalarını gerektirir.
Ancak 1 Ekim’den beri gündemde olan yeni çözüm sürecinde, sivil toplumun bu yönlü bir faaliyet içinde olduğunu söylemek zor. Yeni sürecin karakterinin buna neden olduğu söylenebilir; zira devlet ve PKK merkezli ilerleyen bir süreç söz konusu. 2013-2015’ten farklı olarak taraflar, toplumun katılımı hususunda pek heveskâr değiller. Sivil unsurları teşvik eden siyasi tavrın noksanlığı da, STK’ların katılımını zorlaştırıyor. Hâlihazırda bu alanda gayret gösteren STK sayısının bir elin parmaklarını geçmemesinin sebebi de bu.
Mamafih, yine de bunu kendine dert edinen ve toplumdaki sürece ilişkin çeşitli görüşlerin bir araya gelerek konuşmalarına imkân sağlayanlar da var. İHH da bunlardan biri. İHH, bu sürece dair önce Ocak ayında Diyarbakır’da geniş katılımlı bir toplantı düzenledi. Geçen hafta sonu da İstanbul’da “Türkiye’de ‘Yeni Süreçte’ Hassasiyetler, Riskler, Fırsatlar ve Sivil Toplumun Rolü” başlıklı bir çalıştay organize etti. Farklı düşünsel arka planlardan gelen katılımcılara ev sahipliği yapan bu çalıştaya dair bazı notları paylaşmak isterim.
“STK’ları Barış Mekânlarına Dönüştürmek”
Cuma Çiçek, çalıştayda sivil toplumun rolü hakkında dikkat çekici bir tebliğ sundu. Çatışma süreçlerinde STK’ların belirleyici değil destekleyici bir rollerinin olduğunun altını çizen Çiçek’e göre; STK’ların bir sürece ne oranda destek olacağı çatışmanın bağlamı ve yoğunluğuna göre farklılaşabilir.
Mesela mevcut süreçte STK’ların, vatandaşların korunması, sürecin izlenmesi, tarafların hesap verilebilir kılınması, arabuluculuk ve sürecin kolaylaştırılması gibi mevzulara tesir etmesi güç. Buna mukabil STK’lar, sürecin savunulmasına, grup-içi sosyalleşmenin sağlanmasına ve çatışmaya duyarlı toplumsal birlikteliklerin oluşturulmasına hatırı sayılır bir katkıda bulunabilirler.
Çiçek’in tebliğinde, benim öne çıkarılmasını düşündüğüm üç husus vardı: Birincisi, siyasi partilere/hareketlere bağlı STK’lar, grup-içi sosyalleşmede müspet bir işlevi yerine getirebilirler. AK Parti’yle, CHP’yle, DEM Parti’yle, MHP’yle ve diğer siyasi partilerle az ya da çok ilişki içinde bulunan STK’lar var. Partilere olan bu yakınlıkları, bu STK’ların parti tabanlarına erişimini kolaylaştırır. Dolayısıyla bu STK’lar, farklı parti tabanlarında sürecin meşrulaştırılmasına ve süreç için rıza üretilmesine yardımcı olabilirler.
İkincisi, meslek odaları, barolar ve sendikalar gibi kuruluşlar, farklı toplumsal kesimler arasında bir köprü kurabilirler. Birbirinden ayrı ve birbirine uzak grupları aynı masa etrafında toplayabilir, bunların Kürt meselesini birlikte konuşmalarının, birbirlerini anlamalarının ve birbirleriyle yakınlaşmalarının zeminini güçlendirebilirler.
Keza hemşeri dernekleri ve dayanışma dernekleri, sürecin toplumsallaştırılmasını hızlandırılabilir. Spor kulüpleri ve insanları, barış düşüncesini en ücra köşelere kadar yaygınlaştırabilirler. STK’lar çalışmalarını çok dille yapabilir ve eserlerini çok dille sunabilir; böylelikle dil üzerinden kurulan karşıtlıkları geçersiz kılabilirler. Çatışmaya duyarlı toplumsal birlikteliklerin harcı, bu tür çalışmalarla karılır.
Üçüncüsü, toplum adına konuşmaktan ziyade toplumun konuşma gücünün artırılmasına odaklanmaları, STK’ları bu süreçte daha etkin kılar. STK’ların kendilerinin, farklı hassasiyetleri karşılıklı olarak düşünen ve farklı kimliklere açık barış mekânlarına dönüşmek için çaba harcamaları gerekir.
Hukuki Belirsizlik ve Siyasi Otoriterlik
Riskler ve fırsatlar, İHH çalıştayının üzerinde en çok durulan başlıklarından biriydi. Kendi adıma, her süreçte olabilecek provokasyonların ve taraflar içindeki çözüm karşıtlarının varlığının haricinde, bu sürece özgün dört mühim riskin olduğunu belirttim.
- Hukuki belirsizlik ve siyasi otoriterlik: Gerek sürecin henüz açık, yasal ve kurumsal çerçevelerden yoksun olması ve gerek otoriter bir siyasi atmosferin varlığı, sürece dönük muhalefetin temel dayanaklarından birini oluşturuyor.
- Sürecin iç siyasi hesaplar için kullanılması: İktidarın süreci mümkün mertebe geniş bir toplumsal mutabakatla yürütmek yerine, CHP’yi sıkıştırmayı ve muhalefeti bölmeyi amaçlayan bir tasarıma meyletmesi, dâhil olabilecek olanların dışlanması, muhalefetin iktidara güvenmesini zorlaştırıyor.
- 3. Suriye meselesi ve bölgesel belirsizlikler: Suriye’deki gelişmeler bugüne kadar süreci ivmelendirse de, sahadaki kırılgan dengelerin ve iç-dış aktörlerin pozisyonlarının değişmesi (özellikle İran ve İsrail’in süreci sabote etme gayretleri) süreçte olumlu havayı bulandırabilir.
- Muhalefetteki çözüm süreci karşıtı dil ve söylem alanı: Bilhassa İmamoğlu’nu hedefleyen 19 Mart operasyonundan sonra ana akım muhalefet çevrelerinde (CHP’ye yakın medyada, akademide, kanaat önderlerinde, vb.) zaten güçlü olan ulusalcı, endişeci ve sert retoriğin yeniden harlanması, sürecin toplumsal desteğinin zayıflamasına neden olabilir.
“Devlet Meşruiyeti”
Buna mukabil fırsatlar babında da beş noktaya temas ettim.
- Toplumun sessiz onayı ve itirazsızlık hali: Sokakta çözüm sürecine yönelik coşkun bir heyecan ve aktif bir destek olmasa da, halkın büyük bir kısmının barışa yorgun bir rıza göstermesi sürecin gürültüsüz ilerlemesine imkân tanıyor.
- Siyasi onay ve kurumsal direncin zayıflaması: Meclis’te İYİ Parti’nin yüksek sesli muhalefeti haricinde bütün partiler ilkesel olarak sürecin arkasında duruyor. CHP, temkinli olsa da süreci desteklemekten geri kalmıyor. DEM Parti, başından beri yapıcı bir siyasi duruş gösteriyor. DEVA ve Gelecek Partisi, somut önerilerle sürecin içerik kazanması için uğraşıyor. Meclis’teki bu uzlaşma, pozitif bir siyasi zemin yaratıyor.
- Bölgesel dinamiklerin süreci desteklemesi: Bir çatışmanın sona erdirilmesinde devletin, örgütün ve toplumun çözüm isteğinin yanında bölgesel ve küresel güçlerin de bu çözüm arayışına nasıl yaklaştıkları önem taşır. 2013-2015 çözüm süreci, bu bağlamda son derece talihsizdi; çünkü bölgesel dinamikler ve küresel güçler bir çözümden çok çatışmaya hizmet eder nitelikteydi. Bugün ise İran’ın zayıflaması, Irak’ta bütün grupların PKK’nin silah bırakmasına taraftar olması, AB ve ABD’nin Suriye’deki istikrar arayışları ve Batı’nın Türkiye ile yeniden bağlantı isteği, süreci mümkün kılan ve başarı ihtimalini artıran bir atmosfer oluşturuyor.
- MHP’nin sağladığı devlet meşruiyeti: Bahçeli’nin dümende oturmasının, süreç açısından hayati bir önemi var. Çünkü bu durum; böyle bir sürece en çok itiraz etmesi beklenen milliyetçi mahalleyi sürecin yanında konumlandırıyor. MHP hem fikri hem de kadrosu açısından devlette güçlü olduğundan, bu sürece bürokrasiden gelmesi muhtemel dirençleri asgariye indiriyor. Bahçeli, Erdoğan’ın siyasi maliyetini aşağıya çekerken hem muhalefete hem de sivil aktörlere sürece müdahil olabilecekleri büyük bir alan açıyor.
- Silah bırakmanın toplumsal meşruiyeti tahkim etmesi: Dünyadaki diğer tecrübelerden farklı olarak silah bırakmanın ilk adım olarak kurgulanmasının ve tarafların bunda anlaşmalarının, sürecin toplumsal meşruiyetini artıran bir tarafı var. Silahın yarattığı korku izale edildiğinde, hem toplumun sürece duyduğu güven büyür hem de sürecin gerektirdiği hukuki ve siyasi adımları atmanın zemini gelişir.
Velhasıl, 2013-2015’e nispetle daha elverişli bir ortamdayız. Sivil ve siyasi aktörleriyle hepimiz barışa omuz vermeliyiz. Sorumlulukla yol almalı ve barışın bu kez elimizden kayıp gitmesine müsaade etmemeliyiz. Yoksa tarihe karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025