Yıldıray OĞUR
Geçen hafta perşembe günü Washington’da ABD Dışişleri Bakanlığı sözcü yardımcısı Marie Harf günlük basın brifingi için gazetecilerin karşısına geçti.
(Her ülke ile ilgili onlarca sorunun sorulduğu bu günlük basın toplantılarını Türkiye medyasından okuyan biri, ABD’nin işi gücü bırakıp her gün Türkiye ile ilgili açıklama yaptığını düşünebilir. Nitekim Gezi olayları sırasında bu günlük basın toplantılarında ABD sözcüsü her gün sorular üzerine kaygılarını bildirince Türkiye’de “bak her gün ABD açıklama yaptı, hükümet gidici” yorumları yapılmıştı. Toplantılar günlük olunca, soru soran Türk gazeteci de varsa, her gün açıklama yapılabiliyor tabii.)
O günkü günlük toplantıda Harf, Güney Sudan, Suriye, Meksika, Irak, Çin, İran, Hindistan, Pakistan, Yunanistan, Afganistan, Ukrayna, Rusya, Malta, Kuzey Kore , İsrail ve Kerry’nin dış gezileri ile ilgili onlarca soruyu cevapladı.
O sorulardan beşi de Türkiye hakkındaydı. Beşi de aynı Türk gazeteci tarafından ve üst üste soruldu.
Türk gazeteci, “Geçen hafta da birtakım sorular sormuştum. Onların devamı olarak soruyorum” diyerek Türkiye’deki yolsuzluk soruşturması hakkında ne düşündüğünü sordu önce sözcüye.
Sözcü ilk soruya “Daha önce tekrarladıklarımı tekrarlayacağım” diyerek “şeffaflığı, demokrasiyi destekliyoruz” gibi klişe birkaç cümle söyledi. Sonra da Kerry’nin “Türkiye’nin içişlerine karışmayız” açıklamasını hatırlatarak yorum yapmayacaklarını söyledi.
Türk gazeteci tekrar sordu: Peki Erdoğan buna darbe diyor, ne diyorsunuz? Harf: Türkiye’nin içişleri, müdahil olmayacağız.
Türk gazeteci ısrarlıydı: Hükümet bu soruşturmaların arkasında Gülen Hareketi var diyor. Gülen hareketi hakkında ne düşünüyorsunuz? Harf: Türkiye’nin içişleri hakkında değerlendirme yapmıyoruz. Türk hükümetiyle görüşüyoruz. Sorduğunuz grup hakkında daha fazla bir değerlendirmemiz yok.
Türk gazeteciden bir soru daha: Meclis'ten adli kanun geçti. AB eleştirdi? Bu kanunun geçmesi kuvvetler ayrılığına zarar verir mi? Harf: Özür dilerim. Hangi kanun?
Türk gazeteci: Hakimler ve Savcılar Kurulu ile ilgili. Geçen hafta da sorular sormuştum.
Daha fazla dayanamayan sözcü Harf patladı: Evet. Bozuk bir plak gibi ses çıkarmaktan nefret ediyorum ama bütün bunlar Türkiye'nin içişleri ve buna karşı tavır almak bizim işimiz değil.
Sadece bozuk plağa bağlamış Türk gazeteciler değil Batılı iktidarları kulak çekmeye çağıran.
Geçen hafta New York Times, neredeyse Todays Zaman başyazısı gibi çıkan, Başyazı’sından Obama’yı Türkiye’ye “bir şey demeye” çağırdı. Hem de yıllık Birliğin Durumu konuşmasından hemen önce. Ama Başkan Obama o konuşmasını yaptı, 10 kez İran, 6 kez Afganistan, 3 kez Suriye, 3 kez Irak, 3 kez Avrupa, 2 kez Çin, 2 kez İsrail ve birer kez de Ukrayna ve Filistin dedi ama Türkiye demedi. İma bile etmedi.
Atlantik'in karşısında, Brüksel’in ortasında Türkçe kazık soru sorup Türkiye’de kahraman olmak isteyen gazetecilerin yoğun tahriklerine rağmen AB Komisyonu Başkanı Barroso ve AB Konseyi Başkanı Rampuy’a da çektirilemedi o kulaklar..
Geçen hafta Türkiye’ye gelen Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ise açıklamalarıyla neredeyse büyük Türk Kemalisti Candan Erçetin’in yanında “yandaş” gibi kaldı.
Peki neden böyle oluyor? Neden Batı, Erdoğan hükümetinin ipini buradaki muhaliflerin her gün büyük ümitlerle bekledikleri gibi bir türlü çekmiyor? Neden bu hükümete açıkça cephe almıyor, onunla tıpkı AKP muhaliflerinin rüyalarını, bazı AKP'lilerin de komplolarını süslediği gibi kavga etmiyor, kulaklarını çekmiyor?
Neden “Dünyada hiçbir meşruiyeti, geleceği, kalmadı bu iktidarın. Belki yarın belki yarından da yakın” diye yazılar yazıp pencere önünde NATO jetlerini bekleyen emekliliği gelmiş liberalleri hayal kırıklığına uğratıyor sürekli bu Batı?
(NATO jetini abartı zannetmeyin. Gezi olayları sırasında ''Aslında "Bir üyeye yapılan saldırı tam üyelere yapılmış sayılır" şeklindeki NATO felsefesi, günümüzde artık bir NATO üyesi ülkede meydana gelen demokratik hak ihlallerinin bütün NATO coğrafyasında yapılmış sayılacağı, dolayısıyla bütün NATO ülkelerini ilgilendireceği şeklinde yorumlanmalıdır” diye NATO’yu göreve çağıran köşe yazarı bile olmuştu.)
Evet, doğrudur. 2002 yılında Erdoğan, seçimleri kazanmasına rağmen bütün Batılı başkentleri dolaştıktan sonra Türkiye’ye gelip iktidar koltuğuna oturmuştu. 2002-2005 arası Türkiye’de askerî vesayete goller AB üzerinden atılmıştı.
Evet, bir zamanlar darbe yapan generallerin bile aklına gelen ikinci cümle NATO ve CENTO’ya bağlılığını ilan etmekti.
Evet, 2007’den sonraki büyük iktidar kavgasında ulusalcıların sesi Cumhuriyet gazetesi bile Bush’a, sonra Obama’ya açık mektuplar yayınlayıp “İslamcı Erdoğan’ı değil biz laikleri destekle” demişti.
Ama Türkiye de Batı da bu arada çok değişti.
Türkiye hem ekonomik olarak hem diplomatik olarak kulağı çekilebilecek ülkeler sınıfından değil artık.
“Paris sokakları bal dök yala” boyutlarındaki bir lümpen Batıcılara, “bir kapağı atsak her şey tastamam” sınırlarındaki kurnaz AB'cilere anlatmak zor olsa da, Batı ile Türkiye ilişkisi limonlu çay içen, fedakâr başöğretmenle hevesli talebe ilişkisi de değil uzun süredir.
Hatta Türkiye’nin canlı siyasi hayatı, iç dinamiklerinin demokrasi şehveti, Batı’nın artık pek de umurunda olmayan Türkiye’yi demokratikleştirme yeteneklerini işlevsiz kılmış durumda.
Ayrıca, 60 yıldır demokrasisi olan Türkiye, dünyanın gözünün çevrildiği Müslüman mahallesinde sözü dinlenen, Batı’ya siyaseten ve diplomatik olarak en tanıdık ve yakın aktör hâlâ. İran meselesinde Brezilya’yla Batı’ya rağmen tavır alarak, Filistin’de sesini çıkararak, Suriye meselesinde Batı’nın yapmaya söz verip yapamadıklarını yaparak elde edilmiş bir koltuk o masadaki. Türkiye İran ve Venezuela gibi sistem dışından da Batı’yı eleştirmiyor, ısrarla sistem içinde kalarak Batı’ya atar yapıyor. Ve bu atarlı ses, Batı’nın “Bu Erdoğan’ın siniri de çekilmiyor hiç” deyip işin duymazlıktan gelemeyeceği kızdırılmış bir coğrafyanın hissiyatını yansıtıyor çoğu zaman.
Batı için native Almancasıyla Mesut Yılmaz’ın Başbakanı olduğu problemsiz bir sadık Türkiye yerine, baş ağrıtan ama bölgede sözü geçen, aktör olabilen müttefik bir Türkiye daha sahici, işlevsel ve konuşmaya değer.
Mısır’da darbeye darbe diyememiş Batı’nın, darbeye darbe deyip bedelini de ödemiş Türkiye’nin kulağını Montesqui’nün hatırına çekmesi artık kolay mı zannediyorsunuz?
Ya da Mısır demokrasisi bitkisel hayatta yaşatılmaya çalışılırken, Türkiye’nin 60 yıllık demokrasisinin öyle kolayca harcanabileceğine?
Ayrıca üzgünüm ama hükümet, ekonomik çıkarları için politik hovardalık yapma lüksünü kaybetmiş Avrupa’yı ve ABD’yi büyük projeler, petrol hatları üzerinden çelik halatlarla amiyane tabirle “bağlamış” durumda. O yüzden artık Türkiye-Batı meseleleri, Merkel’le kendisini dinleten Obama arasındaki meseleler gibi kapalı kapılar ardında, çaktırmadan halledilen diplomatik meseleler sınıfına yükseldi.
O yüzden artık Batı, Türkiye’de bükemeyeceği bilekle karşılaşanların yan mahalleden çağıracağı daha güçlü bilekli büyük abi değil. Çünkü Türkiye de mahallenin o büyük ağabeylerinin takıldığı kahvenin müdavimlerinden. Batı medyası, sivil toplumu Erdoğan’dan, AKP iktidarından ne kadar nefret ederse etsin Batılı iktidarlar için AKP iktidarı, Türkiye için de bir geleceği olup olmadığı bile meçhul cılız iktidar odaklarına tercih edilmeyecek bir aktör hâlâ. Bunun rahatlığı AK Partili siyasetçilerde görünüyor, bunun farkına biraz da posası çıkmış komplo teorilerinin suyunu çıkarmaya çalışan AK Parti’ye yakın çevreler varsa fena olmayacak.
Yani yerli otoriteye kızıp, soluğu Batı’da alanları uzun bir süre daha “Keşke elimizden bir şey gelse. Sabredin, mücadele edin” nasihatleriyle sepetlenip Edirne sınırından gönderilmek bekliyor.
Ankara’daki Batılı diplomatlar Türkiye’de yayın yapan iki İngilizce gazeteyi okusa, yapacakları tek şey büyükelçiliklerine kuru bakliyat stoku yapıp, sığınaklara çekilmek olurdu. Ama Şangay Beşlisini Jackie Chan filmi sanabilecek AKP'li politikacıların “Şanghay Beşlisine gireriz ha” sözlerini heyecanla İngilizceye çevirip yurt dışına tweetleyenleri büyük hayal kırıklıkları bekliyor…
Boşuna beklemeyin. O şövalyeler beyaz atlarına binip hiçbir zaman gelmeyecekler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları













































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026