Alper GÖRMÜŞ

Haber şöyleydi:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın alkol yasağı hakkındaki sosyal medyada geniş yankı uyandıran ‘Valiliklerin ferman niteliğinde genelgelerle yaşam tarzına müdahale etmesi, yeme içme kültürüne karşı uyguladığı yasakçı zihniyet, yetki saptırmasıdır, kabul edilemez bir durumdur’ açıklamasının doğru olmadığı, gerçeği yansıtmayan ifadelerin Tekel Bayileri Platformu Başkanı Özgür Aybaş tarafından gerçek gibi paylaşıldığı ortaya çıktı.”
Aybaş, daha sonra “İroni yapıyorsunuz ama gerçek sanılıyor, haber siteleri yer veriyor, binlerce insan yorum yapıyor, lütfen ironi olduğunu açıklayın” eleştirileri karşısında iki ‘savunma’ yaptı.
Savunmalardan birincisi muhalefetle (“Sesini çıkarmayan muhalefeti kendi iç siyasi kavgalarını bırakıp halkın vatandaşın talepleri için sesini yükseltmesi gerektiği için yaptım”), ikincisi medyayla (“E, diyorum işte, ortalık gazeteci, haberci diye gezen bir sürü aptal dolu”) ilgiliydi.
Özgür Aybaş’ın dikkat çektiği bu iki noktadan ikincisi malumun ilamı; o nedenle üzerinde durmaya gerek yok. Ama ‘muhalefet’ meselesi özellikle Serbestiyet’teki son yazıma (“‘Muhalefet siyaset yapmıyor’ çünkü iktidar icraatının teşhiri etkisiz ve anlamsız; bu benzersiz siyasi anomali nasıl oluştu?”, 16 Eylül) değen yönüyle ilginç ve onun üzerinde biraz durmak istiyorum. Fakat burada bana asıl önemli ve ilginç görünen bunlar değil. Asıl önemli ve ilginç nokta, Erdoğan’ın “yeme-içme kültürü (bunu tabii ‘alkollü içki’ bağlantısıyla düşünmek lazım) hakkındaki ‘özgürlükçü’ çıkışını yorumlayan seküler sosyal medya kullanıcılarının neredeyse tamamının Erdoğan’ın bu fazla radikal sözleri sarf etmesinde bir inandırıcılık sorunu görmemesiydi. Bizatihi bunun ve ilaveten yaptıkları yorumların içeriğinin muhalif ruh halini anlamada önemli ipuçları barındırdığını düşünüyorum.
Yine bu sözlerin gerçek sanıldığı o birkaç saatte iktidar seçmenlerinin Erdoğan’a sessiz onayları da üzerinde durulması gereken bir başka nokta; özellikle de benzer bir durumda muhalif seçmenlerin kendi partilerine karşı yönelttiği ani, hızlı ve sert tepkilerle karşılaştırıldığında…
Nihayet, Erdoğan’ın sözleri gerçek olsaydı, ‘azarlanan’ valilerin muhtemel duyguları hakkında da bir şeyler söylemek istiyorum.
Elimizde herhangi bir açıklama yok ama Erdoğan’ın ‘eleştirilerinin’ muhatabı olan valilerin de cumhurbaşkanının ‘özgürlükçü’ çıkışını duyuran haberi ilk saatlerde gerçek sanmış olması kuvvetle muhtemel. Peki ‘Erdoğan’ın sözleri’ni okuyunca acaba onlar ne hissetti? Fakat madem elimizde somut veri yok, valiler hakkındaki soruyu varsayımsal soralım: Valiler, Cumhurbaşkanı tarafından gerçekten de yasakçılıkla suçlansaydı ne yaparlardı? Ödleri mi kopardı, yoksa hiçbir tedirginlik duymaz, gülüp geçerler miydi? (soruya ani ve hızlı tepki vermeyiniz!)
Şüpheniz olmasın ki ikinci şık geçerli olurdu.
Şimdi, ilk birkaç saatte o sözlerin Erdoğan’a ait olduğuna inanan iktidar muhaliflerinin ve iktidar muvafıklarının tepkilerine ve o tepkilerin bize ne söylediğine, ardından da valilerin muhtemel tepkilerine dair bana ait “gülümseyip geçerlerdi” spekülasyonuna bakalım…
Muhalefet seçmeni o sözleri Erdoğan’ın söyleyebileceğine inandı, çünkü…
Özgür Aybaş, amacının “sesini çıkarmayan” muhalefeti teşhir etmek olduğunu söylüyor ve onu iç kavgalarını bir kenara bırakıp iktidarı teşhir etmeye çağırıyor.
Fakat problem şurada ki, “Valiliklerin ferman niteliğinde genelgelerle yaşam tarzına müdahale etmesi, yeme içme kültürüne karşı uyguladığı yasakçı zihniyet”e karşı muhalefet liderlerinin sözlerinin hiçbir etkisi yok ve dolayısıyla anlamsız (bunları, yukarıda sözünü ettiğim son yazımda anlatmıştım). Bir de Erdoğan’ın tek cümlelik eleştirisinin yarattığı etkiyi düşünün.
Yani mesele basitçe muhalefetin iktidarın yasakçı uygulamalarını kendi iç kavgası nedeniyle eleştirmemesi değil, çünkü biliyoruz ki eleştirince suya yazılmış gibi oluyor, bir etki yaratmıyor. Problem, muhalefetin sözünün muhalif seçmenler tarafından bile ‘alımlanmadığı’, buna karşılık kendi kendisini eleştiren iktidara kulağının daha açık olduğu garip bir siyasi atmosferin hâkim olmasında.
Peki, muhalif sosyal medya kullanıcıları o fazla radikal sözlerin Erdoğan’a ait olduğuna o kadar kolayca nasıl inanabildi?
Bunun da bir rasyonel (deneye-tecrübeye dayanan) bir de duygusal (tepkisel) nedeni var.
İnandılar, çünkü Erdoğan’ın seçim kazanmak için başvurmayacağı herhangi bir şey olmadığını tecrübeyle öğrenmişlerdi. Gerçekten de, Erdoğan İstanbul’u ve belki İzmir’e kazanmak için “yeme-içme kültürü” seküler temelli olan seçmenlerin oyuna ihtiyaç duyuyor ve onların kalbini kazanmanın bir yolu da ‘valilerin’ bu işlere karışmamasından geçiyor.
Doğrusunu isterseniz haberi ilk duyduğumda ben de, seçimi kazanmak isteyen bir Erdoğan’ın her şeyi söyleyebileceğini bildiğimden “söylemiş olabilir” dedim, ani ve hızlı bir tepkiyle “yok artık, uydurma bu” demedim.
Muhalif sosyal medya kullanıcılarının Erdoğan’ın sözlerine ‘uydurma’ deyip geçmemelerindeki duygusal (tepkisel) boyuta gelince… İnandılar ya da inanmış gibi yaptılar, çünkü buradan partilerini dövmek için yeni bir gerekçe ürettiler. (“Muhalefet konuşmayınca, ne yapsın adam, muhalefeti de kendisinin yapması gerektiğini düşünmüş olmalı” gibi).
İktidar seçmeni (de) o sözleri Erdoğan’ın söyleyebileceğine inandı, çünkü…
İktidar seçmeni de o sözlerin ‘Reis’e ait olduğuna özünde aynı nedenle inandı: Erdoğan pragmatizminin herhangi bir sınırının olmadığı bilgisine onların da sahip olması nedeniyle…
Fakat burada önemli bir nokta daha var: İktidar destekçileri sadece buna inanmakla yetinmediler, itiraz da etmediler. Bundan bir kez daha anlıyoruz ki, iktidar partisinin seçmeniyle ta başında yaptığı zımnî anlaşma hâlâ güçlü bir biçimde devrededir: “Ey seçmenim, bazen seçim kazanmak için senin hoşuna gitmeyecek şeyler söyleyebilir, vaatlerde bulunabilirim. Lütfen böyle durumlarda sakin kal, unutma ki seçimi sadece ne olursa olsun bana oy verecek olan sizlerle kazanamayız…”
Birkaç on yılı kaybettikten sonra muhalefet de seçim kazanmanın bu ‘olmazsa olmaz’ını öğrendi, Kılıçdaroğlu’nun sabırlı gayretiyle yol da aldı ama, malum, işin sonu iyi gelmedi. Ve tabii büyük umutlar bağlanan bir yöntem sonuç getirmeyince fatura sadece siyasi partilere ve kadrolara değil, yöntemin kendisine de kesildi, kötü oldu.
Valilerin ödü mü kopardı, gülüp geçerler miydi?
Valiler hakkındaki sorumuz da şöyleydi: “Valiler Cumhurbaşkanı tarafından gerçekten de yasakçılıkla suçlansaydı ne yaparlardı? Ödleri mi kopardı, yoksa hiçbir tedirginlik duymaz, gülüp geçerler miydi?”
Yukarıda dediğim gibi, hiç kuşkum yok, gülüp geçerlerdi… Aynı nedenle:
- Sayın valim, gördünüz mü sayın cumhurbaşkanımızın sözlerini?
- Gördüm, gördüm, telaşlanacak bir şey yok. Sayın cumhurbaşkanımız İstanbul’u, hatta belki İzmir’i almayı kafasına koymuş belli ki. Retorik, retorik! Bizimle bir ilgisi yok.
Bir soru daha sorarak bitiriyorum: Erdoğan, sosyal medyadaki muhalif hesapların olumlu tepkilerinden kalkarak seçime doğru “söyleyeyim bari şunu” der mi? Hatta inandırıcı olsun diye “yeme-içme kültürü” ya da festival yasaklama konularında en şöhretli birkaç valiyi de harcamayı göze alır mı?
Ben cevabımı yukarıda verdim: Seçim kazandıracağına inanırsa Erdoğan her şeyi söyleyebilir.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları










































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025