Alper GÖRMÜŞ
Heyet Tahrir Eş-Şam’ın (HTŞ) Suriye’de IŞİD’vari, Taliban’vari yasakçı, baskıcı bir İslam devleti kurma ihtimalini peşinen reddetmek, onca tecrübeden sonra naiflik sayılmalı. Bu grubun yöneticilerinden gelen karışık mesajlar geleceğin nasıl şekilleneceği hususundaki belirsizliği daha da arttırıyor. (Derdi olgusal gerçeği yansıtmak ve kamuoyunu gerçek bilgilerle donatmak olan ‘iyi’ gazeteciliğe bu tarihsel anda HTŞ’den gelen bütün mesajları çarpıtmadan aktarmak düşüyor. Fakat ne yazık ki böyle olmuyor, birkaç istisna dışında herkes kendi yaklaşımını ‘doğrulayan’ haberlere alan açarken diğerlerini ‘blokluyor.’)
Bu haberlerden birine göre, Esad’ı devirdikten sonra kuracakları düzen konusunda yumuşak mesajlar veren HTŞ lideri Muhammed Colani bir yıl önceye ait bir videosunda, bu vaatlerinin tam tersine, kuracakları düzenin şeriata dayalı olacağını, bu düzende ‘din polisi’ne önemli görevler düşeceğini söylüyormuş.
Ben bu haberden ilk olarak, Halep ve Şam izlenimleriyle bir ‘iyi’ gazetecilik örneği veren Nevşin Mengü’yü izlerken haberdar oldum. Colani’nin konuşmasının içeriği hakkında değildi söyledikleri, sadece bir düzeltme yapıyordu. Nevşin Mengü’nün ‘düzeltme’sini, “yanlış anlaşılma” kaygısını izale etmeye matuf önceki cümleleriyle birlikte aktarıyorum, ki yaptığı ‘normal’ gazeteciliğin Türkiye vasatında sosyal cesaret de gerektirdiği anlaşılsın:
“Bir yere gittiğimde benim amacım, bismillah burada durum ne, bunu aktarmak… Şunu unutmamak lazım, arkadaşlar bu adamlar iki sene öncesine kadar kafa kesiyordu. Onların haberini veriyoruz, aynı adamlar bunlar yanlış anlamayın. O farkın altını onun için ben de çizmek istiyorum. Yoksa herhalde ben de geri zekâlı değilim. Colani’nin Justin Trudeau olmadığının farkında olmayabilir miyim ben? (…) Kimse keriz değil herhalde, oraya gidip aaa ne güzel cennet kurmuşlar diyecek halimiz yok. Ama iki sene öncesine kadar baya kafa kesen adamların şimdi heykel yıkmaması, kadınlara karışılmayacak diye açıklama yayımlaması falan, bunlar enteresan. Bunları ben bir durum tespiti yapmak için anlatıyorum…”
Bu girişten sonra Mengü, Colani’nin videosuna ve o videonun basındaki yankısına dair konuşmaya başlıyor:
“Bugün Colani’nin bir videosu yayınlanmış. [söyleyeceklerimi] yanlış anlamayın, yanlış tercüme yapılmış. Colani diyor ki, gerçek şer’i yönetim halkla bizim aramıza kimsenin girmemesidir. Bu iş sopayla olmaz. Bu iş diyor, doğru sözü anlatarak olur diyor, mealen söylüyorum. Halkla aramıza girmeye çalışan olursa biz onlara sopa kullanmalıyız, diyor. Ama bunu farklı farklı tercüme ettirmişler. Şimdiye kadar kadınların örtünmesi yönünde bir talimat gelmedi. Gelir mi? Olabilir, bilmiyorum, her şey mümkün. İzleyip göreceğiz, ama dediğim gibi, bunlar bir şey denemeye çalışacaklar belli ki. Olacak mı olmayacak mı?”
Mengü’nün sözünü ettiği çevirilerin nasıl şeyler olduğuna da baktım tabii. Aslında başlıklar her şeyi söylüyordu: “’Kimsenin Suriye’den korkmasına gerek yok’ diyen HTŞ lideri: Şeriat uygulanacak…”, ya da: “HTŞ lideri Colani’nin 2023’teki şeriat konuşması ortaya çıktı: Ahlak polisi olacak…”
Mengü’nün düzeltmeye çalıştığı cümleler de şu surette yer alıyordu haberlerde:
“[Ahlak polisinin işlevini anlatırken] İslam hak dindir, halihazırda güçlüdür. Sadece İslam’a karşı zorlama ile duranlara karşı güç kullanırız. Kendimizi zorla davamızdan uzaklaştırmaya çalışanlara misilleme yaparız ve bu görev bunun için var…” Ya da: “Ahlak polisi, şeriatı uygulayacaktır. Biz, insanları güce değil, şeriata uymaya çağırıyoruz. Davetimize direnirseniz, şiddetin gücü ile karşı karşıya kalırsınız…”
Haberlerde de belirtildiği gibi Colani’nin yayımlanan videosu 2023’te çekilmişti. Peki onun şeriat-şiddet bağlamındaki sözlerinin aslı nasıldı? Bunu da Serbestiyet’teki (13 Aralık) birebir çeviriden öğrendim. Okuyunca anladım ki Mengü “yanlış çeviri” demekte haklıymış, çünkü Colani tam olarak şöyle diyordu tartışmalı bölümde:
“(…) Ancak bazen şeriatı küçültüyor ve sadece ‘mahkeme kapısında bekleyen cellatlar’ ya da ‘elinde sopayla pazarlarda dolaşan davetçiler’ gibi algılıyoruz. Kamu ahlakını denetleyen bir içişleri biriminin olması gerekir, ancak burada öncelikli olan davet olmalıdır, zorbalık değil. Eğer davette zorbalık ön plana çıkıyorsa, bu, hakikati insanlara ulaştırmadaki acizliğimizi gösterir. İslam, kendisi zaten hak dinidir ve güçlüdür. Eğer önümüze bir engel çıkarsa, o zaman [onlara] güçle karşılık veririz. Ancak halkla aramızda bir engel yoksa, sadece daveti kullanmalıyız.”

Başlıkta sorduğum soruya geçmeden önce Colani’nin 2023’teki videosunda yer alan Suudi Arabistan ve IŞİD uygulamalarını eleştirdiği bölümü de aktarmak istiyorum, ayrıca okumayanlar için tümünü Serbestiyet’in haberinden okumalarını tavsiye ediyorum.
Şöyle diyor Colani:
“Kardeşlerim, hisbe (halk arasında bilinen ismiyle ‘ahlak polisi’ – A. G.) konusu biraz hassas bir konu. Bizim kültürel mirasımızda bazı yanlışlar olduğunu düşünüyorum.
“Hisbe konusunu düşündüğümüzde, özellikle Suudi Arabistan’da olan şeyleri veya bazı kişilerin DEAŞ bölgelerinde gördüklerinden etkilendiğini görüyoruz. Bana göre bu yöntemler ne örf ne de şer’i kurallar açısından doğru değildir. (…) Marufu emretmek ve münkerden nehyetmek hala var. Camilerde, gümrük kanunlarında, ticaret düzenlemelerinde ve adalet sisteminde bu anlayış hâlâ mevcut. Ancak mesele daha çok kamu ahlakıyla ilgili, ki bu da hisbenin sadece bir parçasıdır.
“Ama biz, Suudi Arabistan deneyimine bakıp, bu işi tamamen bir ‘Emr-i Bilmaruf ve Nehy-i Anilmünker Kurumu’na indirgemeyi doğru bulmamalıyız. Çünkü bu tarz bir uygulamanın olumsuz sonuçları olmuştur, olumlu sonuçlar doğurmamıştır. DEAŞ’ın yöntemleri zaten çok açıktır.”
Hastalıklı bir psikoloji: Kendi ideolojik çemberinin dışında kalanların problem çözmesinden huzursuz olmak
Artık başlıktaki iddiaya gelebiliriz.
Bu yazının başlığını okur okumaz “Bu ne biçim laf, 10 yıl önceki o korkunç tecrübenin tekrar yaşanmaması kimi, neden mutsuz etsin, korkutsun” diye itiraz edenler ilk bakışta haklı gibi görünebilir. Çünkü gerçekten de kavranması çok zor, hastalıklı bir psikolojiyi ima ediyor başlık. Kim kalkıp da “Evet, ben böyle hissediyorum” der? Doğru, kimse demez, fakat zaten ben de insanın bırakın ifade etmeyi kendi kendine bile itiraf etmekten kaçındığı tekinsiz bir psikolojiden söz ediyorum.
Bu tuhaf psikolojiye kaynaklık eden şey, esneme kabiliyetini yitirmiş katı ideolojik aidiyetler, fakat orada da mertebeler var: Bütün sorunları çözme yeteneğine sahip bir ideolojiniz olduğuna inanabilirsiniz; sorunlu bir pozisyon olsa da bu sizi tarif ettiğim psikolojiye mahkûm kılmaz. Fakat bununla yetinmeyip, işi bütün sorunları çözebilecek yegâne ideolojinin sizin ideolojiniz olduğu noktasına varırsanız işte o zaman kendi ideolojik çemberinizin dışında kalanların (da) sorun çözücü olabileceğini kabul etmeniz imkânsızlaşır – hele ki söz konusu olan en sert karşıtınızsa ve hele ki sosyal statü olarak onları kendinizden aşağı görüyorsanız… Bunu reddetmek zorundasınız, aksi durumda katı ideolojinizin temel kabulünü kendi ellerinizle berhava etmiş olursunuz. (Bir tevafuk: Bu yazıyı yazarken verdiğim bir arada okuduğum Suriye konulu bir köşe yazısının başlığı şöyleydi: “Çözüm Atatürk’ün aydınlattığı yoldur”, Fikret Bila, Halk TV, 13 Aralık).
Mutlaklaştırdığınız ideolojiniz çemberin dışında kalanları ayrı ayrı çekmecelere yerleştirir ve sizi birilerinin o çekmecelerin dışına çıkma ihtimalini düşünmekten men eder. Bu da sizi kendi ideolojik çemberinizin dışında kalanların başarısızlığından mutluluk duymaya, başarısından korkmaya sürükler; sonuç birçok insanın felaketi anlamına gelecek olsa da…
Bu yazıyı bir rezervle bitireyim: Buraya kadar yazdıklarımdan HTŞ’nin IŞİD’leşmesinin ihtimal dahilinde olmadığı anlamı çıkarılmamalıdır. Gerçi evet, Suriye ne Irak ne Afganistan; yüzyıllar boyunca çok kültürlü çok dinli bir geçmişi tecrübe etmiş, son döneminde de seküler değerlerle barışık bir hayat sürmüş şehirleri olsa da, onca tecrübeden sonra bu ihtimali “laik hezeyan” diye dışlamak düpedüz naiflik olur. Ben de HTŞ’nin IŞİD’leşmesini ihtimal dahilinde gören ve bundan endişe duyanlar arasındayım, fakat bu yazıda eleştirdiklerimden farkım şurada: Ben endişesinin gerçeğe dönüşmesinden korkanlar arasındayım, onlar ise endişesinin gerçeğe dönüşmemesinden korkanlar arasında yer alıyor.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları












































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025