Cemil ERTEM
Almanya Cumhurbaşkanı’nın, hem Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısında hem de ODTÜ’de yaptığı, diplomatik temayüllere de pek uygun olmayan, konuşmasını Joachim Gauck’un siyasi kimliğine, yetiştiği ideolojik ortama bakınca kendi subjektif görüşleri olduğunu sanabilirsiniz; ancak bu, kesinlikle doğru değil. Gauck’un çok kolay benimsediği ve diplomatik nezaketi de çiğnemeyi göze alan skandal sözleri, Alman devletinin, önceden planlayarak Gauck’a söylettiği siyasi çıkıştır. Böylece Almanya, Merkel’i de aşarak Türkiye’nin yeni yoluna ve bu yola bağlı dış politikasına, her ortamda karşı çıkacağını resmen, hükümetler üstü olarak belirtmiş oldu. Yani Alman devleti -aklı sıra- Gauck’a dayanarak şu mesajı verdi: “Biz, Türkiye’de bile her türlü diplomatik nezaketi çiğnemeyi göze alarak bunları söylüyorsak, diğer uluslararası platformlarda, bundan böyle, neler söyleyeceğimizi düşünün.” Yani Almanya, Türkiye ile ipleri koparıyor; daha doğrusu Erdoğan’ın siyasetin tepesinde olduğu bir Türkiye ile iplerini koparıyor. Böylece örtülü olarak ama resmen Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığını onaylamadığını da söylüyor.
Düşünün Rusya’nın Kırım’ı ilhak ettiği ve soğuk savaştan bu yana Rusya ile Batı’nın sıcak bir çatışmaya bu kadar yakın olduğu bir konjonktürde NATO üyesi Almanya, sıcak çatışma bölgesinin tam ortasında ve en stratejik konumda yer alan NATO üyesi Türkiye’ye bu çıkışı yapabiliyor. Üstelik Türkiye’nin orta vadede gerçekleştireceği, Uzak Asya ve Kafkasya coğrafyasından Batı’ya doğru olan enerji ve ticari transit geçişlerin öneminin doruk yaptığı bir zamanda da oluyor bu gelişme. İşte bunun üzerinde, Türkiye’deki gelişmelerle birlikte, durmalıyız ve bunun nedenini deşifre etmeliyiz. Evet başlayalım:
HDP neyi reddetti?
Geçen gün, Yeşiller ve Sol Partisi üzerinden HDP içinde yer alan Ufuk Uras, Özgür Gündem Gazetesi’nde ilginç ancak dikkat edilirse önemli ipuçlarını içinde saklayan bir yazı yazdı; bir cümle şöyle: ‘Seçimlerde AGİT’e şikayetçi olmaktan, Ukrayna ile aramızda benzerlikler kurmaya değin başka mahfillerde pişirilen yaklaşımlara hep uzak durduk.’ Bu cümlenin açılımı şu; “Bize, (HDP’ye) Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’na (AGİT) Türkiye’yi şikayet ediyoruz, bu şikayet sonucunda Türkiye, Helsinki Nihai Senedi’nin insan hakları ihlali ve temel özgürlüklerin kısıtlanmasını ile ilgili bölüm ve maddeleri uyarınca haksız bulunursa, seçimler meşru olmaz. Aynı anda Türkiye’nin dört bir yanında, Kürtler’in de katıldığı gösteriler başlarsa, Türkiye’de Erdoğan hükümeti, tıpkı Ukrayna’daki gibi düşer, buraya destek verin ki, hükümet düşsün...” Demek ki, birileri HDP’ye ya da HDP’ye yakın çevrelere böyle bir -doğrudan ya da dolaylı- öneride bulundu ve bu, HDP -tabii BDP- tarafından geri çevrildi ya da HDP, Uras’ın dediği gibi, bu çevrelerden ve ne yapmak istediklerinden haberdardı ve uzak durdu. Şimdi yine Özgür Gündem’de, Ufuk Uras gibi, Yeşiller ve Sol Partisi yönetiminden gelerek yer alan Erol Katırcıoğlu’nun dünkü yazısına bakalım; şöyle başlıyor Katırcıoğlu: ‘Eğer duyduklarım doğruysa sol cenahın içinden bir kesim cumhurbaşkanlığı seçimine müdahil olmak istiyormuş. Bunu da, işin içine CHP’yi, Kürtler’in ve dindarların bir kısmını (bu bir ‘kısım’ ‘dindarlar’ büyük ihtimalle CHP’ye ‘paralel’ kesim -C.E.’nin notu-) hatta belki de MHP’yi de katarak yapmak istiyormuş. Erol Katırcıoğlu, kurulmakta olan bu ‘acayip’ platformun HDP’ye soğuk olduğunu da yazısında belirtiyor. Acaba bu HDP’ye olan soğukluk, şu AGİT şikayeti meselesinde, Ufuk Uras’ın dediği gibi, HDP’nin bu çevreleri pek kaale almaması kaynaklı olabilir mi? Bence şüphesiz ki böyle...
Hedef: CHP-MHP tadında bir teknokrat hükümet
Hele hele Öcalan’ın son açıklamasında yer alan ‘Türkiye’nin derinlikli, dışa açılımcı, demokratik hamlesine barış süreci en önemli katkıyı sunacak yetkinliktedir. Katkı bu temelde olmalı’ cümlesi, Türkiye’yi AGİT’e şikayet ederek, meşruiyet sorunu oluşturduktan sonra, Ukrayna benzeri ayaklanmaların meşruluğuna oynayacak ve hükümeti düşürerek teknokrat hükümet darbesi peşinde olan çevrelerin, BDP-HDP ve Kürtler’den, Erol Katırcıoğlu’nun tespit ettiği gibi, iyice ‘soğumalarına’ neden olmuş olabilir. CHP-MHP koalisyonunu, 12 Eylül öncesi Milliyetçi Cepheleri andırır şekilde örmeye ve Türkiye’yi darbeye götürmeye çalışan ‘sol’ görünümlü Nasyonel-Sosyalist çevrelerin halk nezdinde bir karşılığı yok; ancak Almanya ile finanstan, sigortaya kadar ortaklığı olan şu malum ‘D’ (‘D’ derken Deutschland, yanlış anlaşılmasın) medya grubu, bu gibi yapıların destekçisi. Hatta şu sıra ‘Türkiye’de Erdoğan cumhurbaşkanı olmaya kalkarsa ayaklanmalar olur’ diyen ve bunu da bilimsel (!) araştırmalara dayandırdığını iddia eden araştırma kurumunun da D ile organik ilişkisi var mı yok mu bakalım...
Bir ‘demokrasi savunucusu’ olarak AGİT
Şimdi gelelim AGİT meselesine ve Almanya’nın, ‘eski’ bir Nasyonel-Sosyalist devlet olarak, Türkiye’nin bu ‘yeni’ Nasyonel-Sosyalistlerini neden kullanmak istediğine...
AGİT, 1970’lerin, kriz ve soğuk savaşla örülü dünyasının ürünü bir yapılanma. Bu açıdan buradan geliştirilen’demokrasi’ söyleminin, aslında, anti Sovyet hatta faşizme varan bir anti-komünizm hamuru vardır, tıpkı şimdiki Alman Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un siyasi kişiliği gibi... Gauck, Doğu Alman kökenli bir rahiptir ama rahip olmayı, Doğu Almanya’da anti-komünist, faşist yüzünü gizlemek için seçmiştir. AGİT Örgütü’nün de demokrasi ve insan hakları karnesi, 1970-80 yılları arasında Varşova Paktı karşısında gösterdiği performans ile sınırlıdır. Mesela AGİT, Hocalı Katliamı’nın nedenleri arasında olan Dağlık Karabağ sorunu başta olmak üzere, Yugoslavya’nın iç savaşla parçalanması ve Doğu Avrupa’nın Balkan’laştırılması karşısında ve özellikle Bosna-Hersek’te yapılan katliamlarda pek ortalıkta gözükmemiştir. Çünkü zaten bütün bunların gizli faili, temsilen Doğu Almanyalı Gauck’un başında olduğu 4. Reich peşindeki Alman devletidir.
Bu Almanya’yı bilelim!
Almanya, 2. Dünya Savaşı öncesi sömürgesi olan, Britanya ve diğer Avrupa devletleri gibi değildi; pazara ve enerjiye ulaşma güçlüğü çekiyordu. Bunun için Almanya, geç kalmış bir ulus devlet olarak, bu kaynaklara ulaşmak, rakiplerini geçmek için faşizme başvurdu. Bugün de Almanya, Rusya, Kafkasya ve Ortadoğu kaynaklı enerjiyi denetlemek istemekte, bunun için, geçmişte olduğu gibi, Rusya’ya saldırarak değil, onunla örtülü bir işbirliği yaparak bunu sağlamaya çalışmaktadır. Öte yandan Almanya’nın bugün enerjide ve pazarda karşısındaki en büyük engel Türkiye’dir; 2. Dünya Savaşı öncesi bu engel Sovyet Rusya idi ve Hitler, Polonya’ya işgalle işe başlayarak Rusya’nın hedef olduğunu göstermişti. Şimdiki Almanya ise şu andaki pazar ve enerji engeli olan Türkiye’ye içerden medya ve nasyonel-sosyalistleri satın alarak saldırıyor.
Türkiye’nin, Ortadoğu, Kafkasya ve Akdeniz’deki bütün enerji hamleleri Almanya’nın hedefidir, Ortadoğu, Afrika ve Asya’da Türkiye’nin ulaşmak istediği bütün pazarlar, aynı zamanda, Almanya’nın hedefidir.
İşte böyle, bunları bilelim...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları




































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018