Cemil ERTEM
Yunanistan krizinde, AB liderlerinin saatler süren toplantısı sonucu alınan karar, bizim şu ağa-maraba fıkrasının son cümlesi gibi; ‘e madem biz buraya gelecektik, bütün bunları niye ettik...” Almanya önderliğindeki AB oligarşisinin, borçların yapılandırılması karşılığında, Yunanistan’a dayattığı şartlar, insana, ister istemez, “bu referandum niye oldu” sorusunu sordurtuyor. Şunu söyleyebiliriz; Syriza ve Çipras, Almanya ve Merkel kadar gözü kara olamadı. Yani Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden çıkarılmasını Merkel göze aldı ama bunu Çipras göze alamadı ve dizlerinin üzerine çöktü. Demek ki devrimcilik lafla yürüyen peynir gemisi değilmiş.
Yunanistan’ı artık Almanya önderliğindeki AB oligarşisinin kuracağı bir fon yönetecek. Aslında bu bir fon değil, bir ekonomi yönetme kurumu. Tıpkı bizde 1881 yılında kurulan Düyun-u Umumiye gibi... Bu borç yönetme kurumu, aynı zamanda, yasama işine de karışacak; Yunanistan, ekonomi ile ilgili ve stratejik yasaları çıkartırken, Troyka’ya yani AB, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’ye danışacak. Yaklaşık 50 milyar Euro’luk fondan Yunanistan Troyka’nın dayattığı reformları yaptıkça ve yasaları çıkardıkça yararlanacak.
Sonunda Krugman da isyan etti!
İşin özeti şu; Yunan halkı bu reform denilen yaptırımlarla daha da yoksullaşacak ve Yunanistan’da Troyka’nın izni ve haberi olmadan tek bir kuş bile uçamayacak. Peki şimdi bu tablo bir sonuçsa bu sonucun sorumlusu hangi ekonomi-politikaları ya da hangi ekonomi anlayışı bunu sorgulamamız gerekmiyor mu? Burada hiç kimse Yunanistan küçük bir ülke, çok spesifik bir örnek, çok ciddi yanlışlar yaptılar diyerek Yunanistan dersinden kaçmasın.
Burada batan Yunanistan değildir, batan bir ekonomi politikası anlayışı hatta teorisidir.
Paul Krugman, New-York Times’de 10 Temmuz günü bu konuda çok çarpıcı bir yazı yazdı, yazı, ‘Yunanistan ekonomisi ABD’deki Cumhuriyetçiler için ders niteliğindedir” başlığını taşıyor. Krugman yazıya, bizim yukarıda vurguladığımız, “ama küçük ülke” savunusunun geçersiz olduğunu söyleyerek başlıyor. Yunanistan, “ABD için Miami kadar bile etmez ama çıkardığı dersler ABD için çok büyük” diyor. Gerçekten şu Yunanistan, bizim için de, bir İstanbul bile etmezken, bizim için de çok büyük dersler çıkardı mı? İşte bu soruyu tam bugün sormamız lazım, çünkü şu koalisyon görüşmelerinin ana ekseni, Türkiye’nin yoluna nasıl bir büyüme stratejisi ile devam edeceği sorusu olmalıdır. Yoksa Türkiye’ye 1881’den sonra 2. Düyun-u Umumiye’nin kurulması işten bile değildir.
Borç değil, büyüyememek batırıyor!
Krugman, Yunanistan krizinden yola çıkarak Cumhuriyetçileri şöyle eleştirmeye başlıyor: “İlk olarak “Biz Yunanistan gibi olacağız!” diyen tayfanın iktisadi tahmin geçmişi gerçekten ilgi çekici: Yıllar boyu her şey hakkında yanıldılar, ve hatalarından ders çıkarmayı reddettiler. Bugün Yunanistan’dan alınması gereken dersin kamu borcunun tehlikeleri olduğunu ve Amerika’nın da aynı yolda olduğunu söyleyenler, geçmişlerine bakmalıdır.
İkinci faktör ise Yunanistan’la ilgili sürekli duyduğunuz hikaye olan “Aşırı borçlandılar, ve bu çok büyük borç yükü şu anki krize sebep oldu” öğretisinin epey eksik oluşu. Tabi iki Yunanistan çok fazla borçlandı (borç verenlerinin sorumsuzca yoğun yardımı ile). Fakat bu borç yüksek olmasına rağmen tarihi standartlara göre o kadar da yüksek değildi. Yunanistan’ın borcunu felakete çeviren şey Yunanistan’ın yüksek borçlu ülkelerin normalde yapabildiği şeyi (Euro yüzünden) yapamaması oldu: Evet mali kemer sıkma politikaları uygulamalı, fakat bunu kolay para ile (para basarak) dengelemeli idi, bu yapılmadı.
Yunanistan’ın 2009 sonundaki durumunu düşünün, borç krizinin ayyuka çıktığı zamanlar. O zaman kamu borcu GSYİH’nın %130’u civarındaydı ve bu tabii ki büyük bir rakam. Fakat bu kesinlikle benzersiz, daha önce görülmemiş bir şey değildi. Bu oran, 1946’da savaşın hemen sonrası ABD’nin kamu borç yükü/GSYİH oranıyla aynıydı. Ve 1946’da İngiltere için bu oran tam iki katıydı.
Fakat bugün, Yunanistan’ın borcu GSYİH’nin %170’i ve hala yükseliyor. Bunun sebebi Yunanistan’ın sürekli borç almaya devam etmesi mi? Aslında hayır, Yunanistan’ın borcu 2009’dan beri sadece %6 arttı, gerçi bu düşük rakamın bir kısmı 2012’de borç affından kaynaklandı. Fakat esas nokta, borç/GSYİH oranı %170’e çıktı çünkü GSYİH %20’den fazla küçüldü! Ve neden küçüldü? Büyük oranda borç verenlerin empoze ettiği kemer sıkma politikaları sebebiyle.
ABD’de ve “bizde” “Cumhuriyetçiler”
Peki burada Krugman’ın önerisi nedir, çok basit; Yunanistan gereksiz değerli olan ve para politikası uygulamasını önleyen Euro’dan çıksın, yeni temkinli ve ekonomik koşullarına uyacak bir büyüme modelini hayata geçirsin. Krugman’ın burada itirazı ortada kemer sıkma adı verilen bir maliye politikası varken bunun para politikası tarafının olmaması ve borçlanma/büyüme gibi süreçlerin birbirinden koparılmasıdır.
Burada Krugman, Yunanistan’ı batıran politikaların benzerini şimdi ABD’ye Cumhuriyetçilerin önerdiğini söylüyor; yani başta sağlık olmak üzere, kamu harcamalarını-silahlanma hariç- mümkün olduğunca kısmak ama buna rağmen faizleri yukarıda tutup doları aşırı değerli hale getirmek, zenginlerden alınacak vergileri daha da düşürmek... Evet Krugman haklı; bu deli gömleğini Cumhuriyetçiler ABD için savunuyor ve yalnız ABD’yi değil, dünyayı da büyük bir ekonomik kriz riski karşısında bırakıyorlar. Ancak bu eksik, bu deli gömleğinin terzisi yalnızca ABD’deki cumhuriyetçiler değil.
Bize “deli gömleğini” kim dikiyor?
Bu deli gömleğini Türkiye’de de yalnız muhalefetin savunduğunu söyleyemeyiz. Bu deli gömleği politikaları, çok geniş bir kesim tarafından savunuluyor. Açık söyleyelim bu politikaları AK-Parti içinde de savunan ve bunları “rasyonel” bulan hatta mutlaklaştıran bir taraf var ve bize göre bu politikalar, son seçimlerde, büyümeyi düşürerek partinin oy kaybının en büyük sorumlusu olmuştur.
Ancak şu an AK-Parti ile koalisyon görüşmeleri yapan CHP’nin ekonomi-politikası Krugman’ın anlattığı bu deli gömleğinden farklı değil.
Kamu harcamalarını mümkün olduğunca aşağıda tutan ve yüksek faizle ile de TL’sını aşırı değerli hale getirip ithalatı ve borçlanmayı kolaylaştırıp ihracatı zorlaştıran bu anlayış, başından beri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eleştirilerine neden olmuştur. Türkiye, bütün bu dönemde, daha fazla ve istihdam yaratarak büyüyebilirdi ama bu, neoliberal politikalar etkisiyle önemli ölçüde önlenmiştir.
Bugün IMF ve derecelendirme kuruluşları Latin Amerika ve Asya ülkelerine, tıpkı Türkiye örneğinde olduğu gibi, Krugman’ın deli gömleği dediği bu yoksullaştırıcı ekonomi politikalarını öneriyorlar. Hatta bu politikaları uygulamayan ülkeleri “notunuzu indiririz” diye tehdit ediyorlar.
Yine bugün Derecelendirme kuruluşları ve Batı medyası, Türkiye’de kurulacak bir koalisyonun mutlaka Krugman’ın deli gömleği dediği bu politikaları esas alması gerekli olduğunu öğütlüyorlar. İşte bunun için, bütün bunları bildiği ve hesap ettiği için, Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen akşam TÜMSİAD iftarında, 3. Havaalanı’ndan, enerji yatırım ve projelerine kadar tüm stratejik yatırımlara sahip çıkmak zorunda kaldı ve bunlara karşı çıkan beni karşısında bulur dedi. Çünkü Türkiye’de koalisyonla gelecek yeni bir neoliberal dalga, ilk önce bu yatırımları hedefleyecektir. Tabii nihai hedef 2. Düyun-u Umumiye’dir.
Ama şunu söyleyelim ki, Yunanistan’ı soktukları bu deli gömleğine Türkiye’yi sokmaları artık çok zor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları




































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018