Cihan AKTAŞ
Hafta içinde Bursa’daydım ve terminalden şehre doğru ilerlerken her seferinde olduğu gibi Doğanbey Konutları’nın manzarayı yaralayarak üzerime üzerime geldiğini duydum. Bir de “Kent Meydanı” felaketi var ki şehir halkını meydana değil, avm gezginliğine çağırıyor . Meydanı işgal ediyor diye şehir dışına taşınan garajın yerine bir önceki belediye, “kent meydanı” adını verdiği bir avm yapmış. Bursa belediyesi tarihi eserleri gün yüzüne çıkartma konusunda gösterdiği titizliği keşke şehrin dokusuna uygun gelişimi konusunda da gösterebilseydi!
Feribotla Kartal’a gelirken ise ta karşıya, tepelere bakarken, Süreyyapaşa Sanatoryumu’na nefes veren çamlı ormanların bağrında yükselen beton blokların benzeri bir tahribatı yansıtmaya devam ettiğini izledim. Sitelerde yaşayanlar adalara nazır manzara dolayısıyla mutluluk duyuyor olabilirler. Oysa aynı mutluluğu denizden ve sahilden Süreyyapaşa sırtlarını seyre dalan bir şehirli duyamıyor, çoktandır. Hayal meyal seçilen dumanlı yükseltiler, Doğanbey Konutları’nı andıran bir fütürsuzlukla bir yanlışlığı işaretleyerek ormanı yaralamaya devam ediyor.
Betonla yeşil arasındaki uyumu dengeli bir şekilde kuramama gibi bir sorunumuz var. “Milyonluk Manzara” kitabında yer alan “İncir ağacı için ısrar eden kim?” başlıklı yazımda dile getirdiğim gibi, hızla yayılan ucuz betonarme yapıların mantığına göre her ağaç, her yeşil alan hatta yeşil alanı savunan kişi sanki bir parça “deli incir” muamelesi görmeye hazır olmalı.
Hoş İstanbul yağması AK Parti iktidarı ile açıklanamayacağı gibi, siluet kaybı da özellikle son on yılın meselesi değil. Kim AKM’nin Taksim sırtlarını taçlandıran güzellikte ve şehrin kültürel merkezi olabilecek yeterliğe sahip bir bina olduğunu söyleyebilir ki... Ayrıca kim beton blokların gölgesinde kalmış görkemli camiler üzerinden mütedeyyin kesimlerin potansiyel estetik duyarlığının somutlaşmış olduğunu öne sürebilir... Ne Müslümanlığa yakışan tevazu, ne de mümin ferasetine uygun olarak geçmişten, yapılmış olandan ders alma mahareti... Kamu binaları gibi site benzeri yerleşimler alanında da yağma, çapul ve talan ile ifadelendirilecek faaliyetler son yıllarda sürüp giden yoğun inşaat faaliyetleriyle birlikte konuşulmaya başlandı. Yeşili öylesine gani ki İstanbul ve Bursa gibi şehirlerin, yağma ve ihmal sonsuzca sürebilirdi sanki.
AK Parti siyaseti belediye faaliyetlerinden itibaren bir yandan yeşillenmeye destek verirken aynı zamanda görkemiyle modern mimariyi, bir üslupla tanımlanma zorluğuyla da postmodern mimariyi çağrıştıran, niceliğe dayalı bir yapılanmayı teşvike devam ediyor. Şehirlerde hızla yayılan kaba saba avm’li projeler, yeşil alan kaybıyla konuşulur oldu. Ataşehir’de yüksek blokların gölgesi altında ezilen ve başarısı büyüklüğüne bağlanan taklit caminin zaaflarının “Mimar Sinan” adı ile örtülmesi, “şehre karşı avm”yi öne çıkartan yapılanmadan ne ölçüde bağımsız görülebilir? Müslümanların günümüz dünyasına sunacağı camilerin Mimar Sinan taklitlerinden ibaret olması (kimileyin “tekrarlar” olarak da yorumlanıyor bu eğilim), kültürel bir yoksulluğun göstergesidir olsa olsa. Bir form malzemesinden de alır gelişimini. Taş hesabıyla tasarlananın betonarmeyle tekrarı veya taklidi bu anlamda bir hayli problemli.
Her problemli projenin bir avm ekiyle takdimi ise olağanlaşmaya başladı. Adana’nın Kozan ilçesindeki Mahmutlu Mahallesi örneğini takip etmiştim geçen yıl: Oturmuş, halinden memnun mahalle halkı kentsel dönüşüme, “ne güzel işte, avm’niz de olur” diye ikna edilmek isteniyordu
Gezi Parkı’na dönük yeşil alanı azaltan projenin sebep olduğu taşmanın sembolik anlamları olduğu açık. Meydandaki tek parkın avm’li bir projeyle daha “kalkınmış” bir Taksim’e katkı sunacağı iddiası akla Bursa’nın “Kent Meydanı”ismi verilen avm’sini getiriyor. Bir yanıyla Harbiye’ye açılan Taksim, gerek meydanı, gerekse AKM’si ile, Beyoğlu bağlantısı nedeniyle de sadece İstanbul’da değil bütün Türkiye’de belli bir hayat tarzının duyarlıklarını temsil eden mekânlarıyla tanınan bir semt.
AKM, işlevsel mimari iddiasına karşılık kullanışsız bir yapı. “Avm” ve “ağaç” bağlantılarıyla anlamlı bir çıkışla başlayan eylemin diline eklemlenmeler, sembolleşen binayı yer yer Gezi Parkı itirazlarına katıyor. Eylemcilerin çökertme pahasına bakımsız binanın çatısına çıkmaları da bir hayli ironik. Çok sesli sanat iddiasıyla yapılmış olan bina toplumsal sanat algısını tekdüze bir seviyede tutarken, çok sesli bir eyleme de sınırlı olarak destek sunabilirdi. Hem yıkıcı sevgi mazinin ihyasına yetmeyecektir. Bu tespit park yerine -yeniden- inşa edilmek istenen Topçu Kışlası için de geçerli. Şimdide yerleşik duran, nefes alıp veren çevrenin tahribi üzerinden yüce geçmiş ihya edilemez.
Temeli 1949 yılında atılan AKM, faaliyete açıldığı 1969’dan bu yana geleneksel/dini imgelere kapalı programları, tartışmaya kapalı “yüce” duruşuyla “karşı taraf” tepkisini biçimlendiriyor ve onda eksik kalan ister istemez, bir bakıma başka türlü bir tepkisellikle, eleştirilere prim vermeyi zaaf sayan gözardıların teşvikiyle, taklit ve tekrarlar halinde çoğaltılıyor, yayılıyor.
Mekânların sembolik anlamları, protesto seslerini karıştırıyor. Bir yanda AKM iyi kötü kültür/sanatı temsil ediyor, avm ise doğrudan tüketim kültürünü. Pek çok mimar Topçu Kışlası projesini değerlendirirken “rant” ve “avm” bağlantıları kuruyor. Bu arada Gezi Parkı eylemlerine bir ucundan eklemlenerek meşruiyet uman ulusalcılar,hükümetin AKM’ye dönük tasarıları üzerinden “gericilerin” sanat düşmanlığına dair yargılarını öne sürmeden geçmiyorlar.
AKM binası çirkin, kullanışsız, sevimsiz, pek çok açıdan görkemi esas alan modern mimarlık anlayışının bir tezahürü. Tıpkı halkevleri projelerinde olduğu gibi bina kente ve meydana hâkim bir alanda tasarlanmış. “Halkevleri: İdeoloji ve Mimarlık”ın yazarı Neşe G. Yeşilkaya’nın halkev, binaları için dillendirdiği şekilde, “kentlinin bilinçsel haritasın”nı tanımlayan odak bir yapı olma iddiasına sahip çıkıyor.
AKM’nin temsil ettiği kültür/sanat alanı o denli steril, şekilci ve ideolojik mühendislik şartlarıyla maluldu ki, bütün bir toplumun sanatsal enerjisini heba etmeye zorlayan bir sanat ve sanatçı tanımı üzerinden vazedilirken bir bakıma dogmalaştı. Bu dogma darbelerle, haki renkle, yüksek sanatın ulaşılmazlığını tanımlayan sanatsal destek ve işaretlerle koruma altındaydı her zaman. Müslümanların mesela operadan anlamadığı veya çağdaş Türkiye’nin ancak opera bilinci üzerinden mümkün olduğu şeklindeki yargıların sayısız varyasyonu, “galeri basan dinci”ye ulaşıyordu bir yerde.
Gezi Parkı eylemlerinin başlangıcında Taksim/AKM imajları etrafında birçok önyargı ve klişe yıkılırken, eylemlerin eklemlenmelerle karışmaya başladığı akışta “galeri basan dinci” kurgusu yerini sahiden de galeri basan ulusalcılara bıraktı. Ulusalcı sloganlarıyla afişleri, duvarları kaplayan bir grup Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde açılan –konusu bir bakıma “şehir ve özgürleşme olan- II. Uluslararası İstanbul Trienali’ni basarak güvenlikçileri dövdüler, eserleri tahrip ettiler. Gezi Parkı eylemleri böylelikle Türkiye’de resmi ideoloji tarafından mütedeyyin kesimler üzerinde baskı vesilesi olagelmiş bir klişenin dağılmasına sahne oldu.
Buna karşılık samimi bir çevre duyarlığıyla 15 ay önce başlamış olan Gezi eyleminin Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gecenin sabahında polis tarafından basılarak eylemcilere ait çadırların yakılması, daha sonra büyüyecek ve çığırından çıkartılacak tepkileri başlattı. Bir eylemi çalmak isteyenler, polis şiddetinin oluşturduğu puslu havayı ganimet bildiler. Eyleme katılanlar arasında farklı bir profil çizen gençliğin bilincinde polis şiddeti, uğruna ağaçlar feda edilen avm’li bir projenin çağrıştıracağı her türlü tasarımla ilişkili olarak yer tutuyor.
AKM’nin kültür ve sanat alanında yaydığı modernizmin tek biçimci kanalının bir tür rant hesabıyla tırmanan şiddetiyle avm eklemli rant hesaplı inşaat faaliyetlerinin tahripkârlığı arasında sıkışmayı hak etmiyor toplumumuz. Bundan böyle belediyeler avm’li projeler konusunda kılı kırk yarmayacaklar belki, ancak herhangi bir projenin de sırf avm’li oluşuyla mazur görülmesi beklenemeyecek.
http://www.dunyabulteni.net/?aType=yazarHaber&ArticleID=19107
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları










































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2021
9.08.2019
16.01.2019
4.02.2018
28.08.2018
15.08.2018
28.07.2018
19.07.2018
21.10.2017
21.09.2016